Sultan Abdülaziz Hân 'ın Şehid Edilişi nin yıldönümü

>
English (US) Deutsch Français Русский 中文(简体) Português Italiano 日本語 한국어 Español
LA TAHZEN İNNALLAHE MEANA

» Sultan Abdülaziz Hân 'ın Şehid Edilişi nin yıldönümü



4 Haziran 1876 tarihinde dedelerimizden Sultan Abdülaziz Hân 'ın Şehid Edilişi nin yıldönümü vesilesiyle tüm padişah dedelerimizin ruhları şâd mekânları cennet olsun ! "

Sultan Abdülaziz Han
Babası : Sultan II. Mahmud
Annesi : Pertevniyal Sultan
Doğduğu Tarih : 7/8 Şubat 1830
Padişah Olduğu Tarih : 25 Haziran 1861
Tahttan İndirildiği Tarih : 30 Mayıs 1876
Öldüğü Tarih :4 Haziran 1876     
Sultân Abdülaziz, 1830 yılında II. Mahmûd’un Kadın efendisi Pertev-niyâl Vâlide Sultân’dan Eyüp Sarayı’nda dünyaya gelmiştir. Haziran 1861’de ağabeyi I. Abdülmecid’in vefâtı üzerine Osmanlı tahtına çıkmış ve halk tarafından Sultân Aziz diye anılmıştır. III. Selim, II. Mahmûd ve I. Abdülmecid’in Avrupa’yı taklid eden ve çevreleri tarafından suiistimal edilen hayatlarının Osmanlı Padişahları hakkındaki ortaya çıkardığı menfi imajı, Sultân Aziz yaşadığı müstakim hayatıyla telafi etmiştir. Abdülhamid gibi velâyetine inanılan bir padişah olmuştur. İntihâr meselesi, tamamen sefih bir hayat yaşayan Hüseyin Avni Paşa ve bir kaç serseri subayın tertibinden ibarettir.

Mevlevî, hattât, pehlivan, bestekâr ve Arapça ile Farsça’ya vâkıf olan Sultân Aziz, Batı Musikisi hayranlığını Saray’dan çıkarmaya çalışmıştır. Ekibi, Tanzîmât’çıların ileri gelenlerinden olan Âli Paşa ve Fuad Paşa ile daha sonra Yeni Osmanlılar arasında yer alan Mithad Paşa ve arkadaşlarıdır. En büyük şanssızlığı ekibinin tam müstakim insanlar olmayışıdır. Sultân Abdülaziz, özellikle Sultân Abdülmecid devrinde devletin israflar ve sefâhetlerle sarsılan devlet nizâmına hemen çeki düzen vermekle işe başlamıştır. Saray’daki harcamaları durdurmuştur. Devletin hazinesinin kaçak verdiği kara delikleri kapatmaya çalışmıştır.

Zamanındaki ilk olay, Haziran 1861’de baş gösteren Sırp İsyanıdır. Karadağ İsyanı Ömer Paşa tarafından bastırılınca Avrupa ayaklanmış ve Eylül 1861’de İstanbul Mukavelesi imzalanmak mecburiyetinde kalınmıştır. Bu Protokol, Sırplara daha fazla muhtâriyet vermek manasına gelmektedir.

İkinci önemli olay, Sultân Abdülaziz’in üç taht vârisini ve çok sayıda devlet erkânını alarak Feyz-i Cihâd Vapuru ile Nisan 1863’de yaptığı Mısır Seyahatidir. Yavuz’dan sonra Mısır’a gelen ikinci Osmanlı Padişahı olması hasebiyle, Mısırlılar tarafından candan tezâhüratlarla karşılanmıştır. Bu arada, Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın torunu olan Mısır Valisi İsmail Paşa da istediğini elde etmiştir. Maalesef, sadrazam ve adamlarını elde ederek, daha önce ailenin en büyük erkek evladı Mısır Valisi olacakken, Mayıs 1866’da yayınlattığı bir fermanla, Mısır velâyetini kardeşi Mustafa Fâzıl Paşa’dan alarak oğlu Mehmed Tevfik Paşa’ya vermiştir. Daha sonra Osmanlı Maliye Nâzırlığına getirilen Mustafa Fâzıl Paşa, gizli olarak kurulan Yeni Osmanlılar Cemiyetini destekleyerek bu intikamını almıştır. Haziran 1866’da Mısır Valilerine Hidiv ünvanı verildi ki, kral naibi demektir.

Osmanlı askeri içerdeki iktidar mücadeleleriyle çalkalanırken, Sırbistan’da yine problemler çıkıyor ve Osmanlı Devleti, Nisan 1867’de 345 yıllık hâkimiyetinden sonra Belgrad’ı tamamen Sırp Prensliğine terk ediyordu. 1864’de İyonya Adalarını Yunanistan’a bağışlayan İngiltere, Yunanlıları şımartmış ve Girit’te karışıklıklar başlamıştı. Rusya’nın da desteğiyle Eylül 1866’da Girit İsyanı başladı. Osmanlı Devleti enosis = Yunan’a iltihak’tan başka bir şey istemeyen Rumlarla anlaşamadı. Sadrazam Âli Paşa’nın bizzat Girid’e gelmesi üzerine Fransa, Rusya, Prusya ve İtalya işe karıştı ve Âli Paşa, Ocak 1868’de meşhur Girit Fermanını ilan etti. Artık ada Yunanistan ile Osmanlı Devleti arasında sanki ortak bir eyâlet gibi idi.

Bu arada Sultân Abdülaziz, kendi zamanına kadar hiç bir Osmanlı Padişahının yapmadığı ve 1950 yılına kadar da hiç bir Türk Devlet Başkanının yapmayacağı bir işi yaptı. Yani 46 gün sürecek Avrupa Seyahatine çıktı. Davet, III. Napolyon ve Kraliçe’nin davetiyle Paris’ten başladı. Çok büyük ilgi gördü. Arkasından Galler Prensi VII. Edward’ın karşıladığı Londra ziyareti ile devam etti ve burada Kraliçe Victoria ile görüştü. Halkın çılgınca alkışladığı Abdülaziz, daha sonra Brüksel’e geçerek Kral II. Leopold ile öğle yemeği yedi. Berlin seyahati davetini özürleri sebebiyle kabul edemeyen Sultân Aziz’le Prens Bismarck’ın tavsiyesiyle Prusya Kralı ve Kraliçesi, Berlin’e 460 km uzaklıkta bulunan Koblenz’e kadar gelerek görüştü. Bu durum, Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki etkisini göstermesi bakımından önemli idi. İstanbul’a dönerken Viyana Garında Avusturya İmparatoru ve Macaristan Kralı tarafından karşılandı. Daha sonra da Budapeşte’ye uğradı ve Vidin yoluyla İstanbul’a döndü (21.6.1867-7.8.1867).

Bu arada Osmanlı Devleti’nin idarî, hukukî ve siyasî ıslâhâtı da devam ediyordu. 1862’de günümüzün Sayıştay’ı demek olan Div’an-ı Muhâsebât ve 1868’de günümüzün Danıştay’ı olan Şûrây-ı Devlet kurulmuştu. Günümüzün Yargıtay’ı demek olan Divan-ı Ahkâm-ı Adliye de Abdülaziz devrinde tesis edilmişti. Mecelle’nin hazırlanması için hazırlıklar yapılmıştı. 1868-1869 kışında Yunanistan’la savaşa ramak kalması ve Paris Konferansı ile tatlıya bağlanması; Kasım 1869 tarihinde Süveyş Kanalının açılması, Abdülaziz döneminde meydana gelen önemli olaylardı.

Mustafa Reşid Paşa’nın yetiştirdiği mükemmel bir diplomat olan Âli Paşa’nın Eylül 1871’de vefat etmesi, Osmanlı Devleti açısından içte ve dışta tam bir yıkım oldu. Zira meşrutiyetçi görünen ve Yeni Osmanlılar Cemiyetinin mensupları olan Ziya Paşa, Namık Kemal ve benzerlerine gün doğdu. Rüşvetlerle Mısır Valiliğini oğluna vermeye çalışan Mısır Valisi İsmail Paşa da fırsatçılar arasındaydı. Osmanlı Devleti’nin kaht-ı ricâl devri başladı. Artık devlet, kültürlü ama vasıfsız bir sadrazam olan Mahmûd Nedim Paşa’nın; Mısır Hidivlerine dış borçlanma yetkisi vererek Mısır’ı İngilizlere bir nevi satan Mithad Paşa’nın ve tam bir cani olup Amerikalılardan açıkça rüşvet alan Serasker Hüseyin Avni Paşa’nın elinde kalmıştı. 1876’da Mithad Paşa ve ekibinin akılsız tasarruflarından dolayı, dış borçlar 200 milyon altını geçiyordu. Rus Büyükelçisi Kont İgnatiyev’in tahrikleri ve Sadrazam Mahmûd Nedim Paşa, Adliye Nâzırı Mithad Paşa ve Ticâret Nâzırı Mahmûd Celâleddin Paşa’nın menfaatleri uğruna, Ekim 1875’de 6 Ramazan Kararnâmesi diye bilinen ve istikraz faizlerini % 50 indiren Kararnâme ilan edildi. Avrupa Devletleri ayağa kalktı. Bu arada Hersek ve Bulgaristan isyanları da alabildiğine genişleyerek devam ediyordu. Rusya’nın tahriki ile 6 Mayıs 1876’da Almanya ve Fransa’nın Selanik Konsolosları katledilince tansiyon fevkalade yükseldi. Devleti içte ve dışta rezil eden Mithat Paşa ve ekibi, suçu Sultân Abdülaziz’e yıkarak onu hal’ etmeye karar verdiler. İngiltere’yi arkalarına almışlardı ve onlardan para desteği alıyorlardı.

Önce rüşvet vererek üniversite talebeleri demek olan talebe-i ulûmu ayaklandırdılar. Bunun üzerine Osmanlı Devleti’ni yıkan ve tarihe 4 büyükler yahut Hal’ Erkânı diye geçen dört vasıfsız adam devletin en önemli makamlarına geldiler (11 Mayıs 1876): Mütercim Rüşdi Paşa sadrazam, Hüseyin Avni Paşa serasker, Mithad Paşa devlet nâzırı ve ehliyetsiz müfsid imam diye bilinen Hasan Hayrullah Efendi Şeyhülislâm oldular. Abdülaziz’in devlete verdiği yeni şekil ve özellikle de yeni donanmadan korkan İngiltere, kuklası olan Mithad Paşa’yı kullanarak Padişah aleyhindeki her hareketi takip ediyordu. 30 Mayıs 1876’da Harbiye Mektebi kumandanı Süleyman Paşa, çoğu Türkçe bilmeyen iki tabur askeri kandırarak Dolmabahçe Sarayı’nı bastı ve Padişah’ı tahttan indirdi. Hal’ fetvâsını Padişah’ın şuurunun bozukluğuna dayandıran Şeyhülislâm ise, hırsının esiri ve inkılabcıların oyuncağı olmuştu. Padişah hal’ edilmekle kalmadı; Dolmabahçe Sarayı tam manasıyla yağmalandı. Hüseyin Avni Paşa, hem hırsız ve hem de namussuz biri idi. Askere bahşiş dağıtılarak memnuniyetsizlikler bastırıldı. Artık 30 Mayıs 1876 tarihinden itibaren, bütün bu olup bitenlerin arkasında olan ve Osmanlı Padişahları arasında mason olduğu bilinen V. Murad Osmanlı tahtında oturuyordu. Sultân Aziz, 4.6.1876 tarihinde yani hal’ından 5 gün sonra, Hüseyin Avni Paşa’nın kiralık katilleri eliyle, kol damarları intihara benzeyecek şekilde kesilerek şehid edildi ve resmen intiharmış gibi gösterildi.

KADIN EFENDİLERİ: 1- Dürr-i Nev Baş Kadın Efendi. 2-Hayrân-ı Dil İkinci Kadın Efendi. 3- Edâ-Dil İkinici Kadın Efendi. 4-Neş’erek (Nesrin) Üçüncü Kadın Efendi. 5- Gevherî Dördüncü Kadın Efendi.

ÇOCUKLARI: 1- Yusuf İzzeddin Efendi; 2- Mahmûd Celâlüddin Efendi; 3- Mehmed Selîm Efendi; 4- Abdülmecid II; 5- Mehmed Şevket Efendi; 6- Mehmed Seyfeddin Efendi; Sâliha Sultân; 8- Nâzıme Sultân; 9- Emîne Sultân; 10- Esmâ Sultân; 11- Fatma Sultân; 12- Münîre Sultân; 13- Emîne Sultân .
    

Kaynak: Osmanlı Araştırmalar Vakfı
25.06.1861     Sultan Abdülmecid’in ölümü.
Sultan Abdülaziz’in Padişah olması.     
06.08.1861     Mehmet Emin Paşa’nın azli, Ali Paşa’nın dördüncü sadareti.     
31.08.1861     Karadağ meselesinin İşkodra’da yapılan görüşmelerle barış yolu ile halledilmesi.     
29.10.1861     Ali Paşa’nın azli, Keçecizâde Fuat Paşa’nın sadareti.     
15.06.1862     Belgrad olayı.     
01.07.1862     Keçecizâde Fuad Paşa’nın mali önlemleri.
Devletin malî sıkıntısı, kağıt paranın tedavülden kaldırılması.     
23.08.1862     Karadağ Ordusu’nun mağlup edilmesi.
Reika zaferi.     
31.08.1862     İşkodra anlaşması.     
08.09.1862     Sırbistan’daki Türk Kaleleri hakkında anlaşma.     
08.10.1862     Sırbistan ile ilgili meselelerin bir protokol ile halledilmesi.     
02.01.1863     Keçecizâde Mehmet Fuat Paşa’nın istifası.     
05.01.1863     Yusuf Kamil Paşa’nın sadareti.     
03.04.1863     Sultan Abdülaziz’in Mısır gezisine başlaması.     
01.06.1863     Yusuf Kamil Paşa’nın azli, Keçecizâde Fuat Paşa’nın ikinci sadareti.     
28.06.1864     İstanbul Protokolü.     
19.04.1866     Eflak-Boğdan Beyliği’nin başına Prusyalı Charles’in seçimi.     
02.06.1866     Mısır valilerine-Hidiv unvanı verilmesi.     
04.06.1866     Keçecizâde Fuat Paşa’nın azli ve Mütercim Rüştü Paşa’nın sadareti.     
02.09.1866     Girit isyanı, asilerin Yunanistan’a ilhakı kararı.     
08.09.1866     Girit ıslahatı.     
11.02.1867     Mütercim Rüştü Paşa’nın istifası.
Mehmet Emin Paşa’nın beşinci sadareti.     
24.03.1867     Yeni Osmanlılar Cemiyeti’nin Paris’de propagandası.     
10.04.1867     Belgrad ve bazı kalelerin Sırbistan’a terki.     
21.06.1867     Sultan Abdülaziz‘in Avrupa gezisi, Ali Paşa’nın saltanat vekaleti.     
10.07.1867     Sultan Abdülaziz’in Paris’den Londra’ya hareketi.     
12.07.1867     Padişah’ın Londra’ya varışı.     
23.07.1867     Londra’dan Brüksel’e geçiş.     
25.07.1867     Padişah’ın Coblenz’de Prusya Kral ve Kraliçesi tarafından karşılanması.     
28.07.1867     Padişah’ın Viyana’ya gelişi.     
31.07.1867     Padişah’ın Budapeşte’ye varışı.     
07.08.1867     Devlet tarihinde bir Sultan’ın çeşitli Avrupa ülkelerine yaptığı en kapsamlı geziden Padişah’ın İstanbul’a dönmesi.     
02.10.1867     Ali Paşa’nın olağanüstü yetkilerle Girid’e hareketi.     
04.01.1868     Girid’de ıslahat hareketleri.     
01.04.1868     Şuray-ı Devlet kurulması.     
09.06.1868     Yabancılara mülkiyet hakkı verilmesi.     
02.12.1868     Türk-Yunan siyasi ilişkilerinin kesilmesi.     
11.12.1868     Osmanlı Hükûmeti’nin Yunanistan’a ültimatomu.     
09.01.1969     Türk-Yunan meselesinin, Batılı Devletlerin isteği üzerine Paris Konferansı’nın toplanması.     
12.02.1869     Keçecizâde Mehmed Fuad Paşa’nın ölümü.     
18.02.1869     Girid sorunu hakkında Paris konferansı.     
19.11.1869     Süveyş Kanalı’nın açılışı.     
11.03.1870     Bulgar kilisesinin bağımsızlığı.     
13.03.1871     

Karadeniz’in tarafsızlığına son veren Londra anlaşmasının imzalanması.
    
07.09.1871     Sadrıâzam ve Dışişleri Nazırı Mehmed Emin Ali Paşa’nın ölümü.     
08.09.1871     Bahriye Nazırı Mahmud Nedim Paşa’nın sadareti.     
13.09.1871     Ünlü şair Şinasi’nin ölümü.     
16.04.1872     Antakya zelzelesi.     
30.07.1872     Mahmud Nedim Paşa’nın azli, Mithat Paşa’nın ilk sadareti.     
28.09.1872     Mısır Hidivine dışarıdan borçlanma yetkisinin verilmesi.     
19.10.1872     Mithat Paşa’nın azli, Mütercim Rüştü Paşa’nın sadareti.     
15.02.1873     Mütercim Rüştü Paşa’nın azli, Ahmet Esat Paşa’nın sadareti.     
15.04.1873     Ahmed Esat Paşa’nın azli, Mehmet Rüştü Paşa’nın sadareti.     
03.05.1873     Haydarpaşa-İzmit demiryolu hattının açılması.     
15.02.1874     İstanbul-Edirne-Filibe demiryolu hattının açılış töreni.     
13.04.1875     Mehmed Rüştü Paşa’nın azli, Hüseyin Avni Paşa’nın sadareti.     
25.04.1875     Hersek isyanı.     
20.08.1875     Hüseyin Avni Paşa’nın azli ve Ahmed Esat Paşa’nın ikinci sadareti.     
26.08.1875     Fransa’nın Hersek sorununa karışması.     
06.10.1875     Ahmed Esat Paşa’nın azli, Mahmut Nedim Paşa’nın sadareti.     
31.01.1876     Faizlerin düşürülmesi kararı.     
02.05.1876     Bosna-Hırvatistan isyanlarıyla ilgili (Andraşi Layihası)     
06.05.1876     Bulgar ihtilali, Otluk köyü vakası.     
10.05.1876     Selanik Olayı (Bir Bulgar kızının Müslüman olması konusu).     
11.05.1876     Yüksekokul öğrencilerinin Hükûmet aleyhine gösterileri.     
13.05.1876     Mahmud Nedim Paşa’nın azli, Mehmed Rüştü Paşa’nın dördüncü kez sadareti.     
30.05.1876     Berlin Memorandumu.
Abdülaziz’in tahttan indirilmesi.
V. Murad’ın Padişah oluşu.

 




islami forum



Bilx.net
Get  our toolbar!

Kabeden Canlı Yayın