سْــــــــــــــــــمِ ﷲِالرَّحْمَنِİlminfazileti islamic sciences-İslami İlimler

>
English (US) Deutsch Français Русский 中文(简体) Português Italiano 日本語 한국어 Español
LA TAHZEN İNNALLAHE MEANA


Hastalara Yedi Kez Okunması rivâyet edilen dua

Hastalara Yedi Kez Okunması rivâyet edilen dua |  görsel 1
Hastalara Yedi Kez Okunması rivâyet edilen dua مَا مِنْ عَبْدٍ مُسْلِمٍ يَعُودُ مَرِيضَاً لَمْ يَحْضُرْ أجَلُهُ فَيَقولُ سَبْعَ مَرَّاتٍ : "أَسْأَلُ اللهَ الْعَظِيمَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ أَنْ يَشْفِيَكَ" إلا عُوفِي " ( أبُو دَاوُدوالتِّرمِذِيَُّ)   Okunuşu: '' Es'elullah-el Azîm Rabb'el Arş-il Azîm En Yeşfihek'' Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi; “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ‘Kim, henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun yanında yedi kere: "Yüce arşın Rabbi olan Azamet sahibi Allah’tan sana şifa vermesini dilerim" derse mutlaka hasta şifa bulur." (Ebu Davud, 3106, Tirmizi 2165, Nesei, Ahmed 1/239) Allah-u Teala ve Tekaddes Hazretleri hastalarımıza şifâ nâsip eylesin âmîn.

Hasbunallahu ve ni’mel vekil zikrinin fazileti

Hasbunallahu ve ni’mel vekil zikrinin fazileti |  görsel 1
 Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhüma diyor ki: “Hasbünallah ve nî’mel vekîl” sözünü, Hz. İbrahim aleyhisselâm ateşe atılırken söylemişti. Hz. Muhammed aleyhiselâm (ve sahabeleri) de “İnsanlar (müşrikler) size karşı ordular topladılar, onlardan korkun denildiğinde, bu onların îmanını daha da arttırdı ve “Hasbünallahü ve nî’mel vekîl” dediler. (Buhârî)    Hz. İbrahim neden ateşe atıldı?    Babilliler elleri ile yaptıkları putlara (heykellere) tapınan sapık bir toplumdu. Özellikle insanlık tarihinin en kanlı diktatörlerinden biri olan Nemrut zamanında putperestlik belâsı korkunç boyutlara ulaşmış ve Nemrut da kendisini putlaştırıp heykellerini tapınağa koydurmuştu. Babillilerin bayram şenliği için şehrin dışına çıktıkları bir gün, Hz. İbrahim onların tapınağına gitti ve biri hâriç, heykellerin hepsini kırıp paramparça etti.    Bayram dönüşü tapınaklarına koşuşan Babilliler, putlarının param parça olduğunu görünce çılgına döndüler ve “Bunu ancak İbrahim yapmıştır” diye Nemrut’a şikâyet ettiler.    Nemrut, halka ve görevlilere derhal odun taşıyıp büyük bir ateş yakmalarını emretti ve Hz. İbrahim’in ateşte yakılarak cezalandırılacağını haber verdi.    Halkın ve görevlilerin günlerce taşıyıp kalenin yakınına yığdıkları odunlar her taraftan tutuşturulunca, korkunç alevler her tarafa yayıldı ve aşırı ısıdan havada uçuşan kuşlar bile ölmeye başladı. Hz. İbrahim’i ateşe atmakla görevli askerler aşırı ısıdan dolayı ateşe yaklaşamayınca, mancınıkla atılmasına karar...

Günahtan Nasıl Korunuruz?

Günahtan Nasıl Korunuruz? |  görsel 1
İnsanın günahlardan sakınması, sevap işlemesinden çok daha zordur. İnsanı lütfa , ihsana erdiren şey, çok amelden ziyade günah işlemekten sakınmaktır. Yani ilk hedefimiz günahtan kaçınmak olmalıdır; sevap işlemek daha sonra gelmelidir. Korunma gayretlerimize rağmen, bir anlık gaflet sonucu günah işlemiş isek, bu günah, kalbimizde yanan bir ateş haline gelmeli ve ahirette yanmadan önce bizi bu dünyada yakmalıdır. Bu tür bir ıstırabımız olursa, içimizde yanan ateşi aşk ateşine çevirecek, nârı nur yapabilecek ve bizleri felaha ulaştıracak kişi ile karşılaştığımızda “lebbeyk” diyebiliriz. Yoksa, Mektubat-ı Rabbanî’de zikredildiği gibi, Rabbimiz’den alıkoyan her şey olan dünyadan ve bu dünyanın kötülüklerinden nasıl kopabiliriz ki! Sevgili Peygamberimiz s.a.v. bir hadislerinde, “ Ademoğlu günahkârdır; günahkârların en hayırlıları ise tevbe edenlerdir.” ( İbn Mâce , Zühd , 30) buyurmaktadır. Tevbe ile insan, yapmış olduğu günah ve kusurlardan kurtulur. Allah şu ayet-i kerimesiyle kullarını kurtuluşa çağırmaktadır: “Ey iman edenler! Hepiniz Allah’a tevbe ediniz ki felâh bulasınız.” (Nur, 31) Kullar ne kadar günah işlemiş olurlarsa olsunlar, bir daha kesinlikle yapmamak üzere dönüş yaparlarsa, yani umutsuzluğa kapılmadan Allah’a yönelip tevbe ederlerse, Allah onları affeder. Günahlarımızın affı ve yeni günahlardan korunma konusunda Allah’tan asla ümit kesmemeliyiz. Mevlâna Hazretleri Mesnevi-i Şerif’te şöyle bir kıssa anlatır: Adamın biri Hz. Şuayb Aleyhisselam’a der ki: “Allah benim birçok günahımı ve hatamı gördüğü halde beni lütuf ve keremiyle cezalandırmıyor.” Adamın bu sözü üzerine Allah T...

“Ey Habibim,Benim için birbirini sevenleri müjdele.!

“Ey Habibim,Benim için birbirini sevenleri müjdele.! |  görsel 1
Yaratılışımızın gereği olan dostluk,Rabbimiz’in de Emridir.. Yüce Yaratıcı bizi,Kendisinden korkarak,yaratılış çizgimizi bozmamaya ve dolayışıyla da, “Sadıklarla beraberOlmaya çağırır”(Tövbe ,119)Efendimiz (s.a.v )söyle buyurur.. Allah’a yemin ederim ki,iman etmedikçe Cennete giremezsiniz,Birbirinizi sevmedikçe de kamil mü’min olamazsınız. Size bir şey söyleyeyim mi?onu yaptığınız takdirde birbirinizi Seversiniz.aranızda selamı yayınız ve hediyeleşiniz.” Bu kudsi hadiste de,birbirlerini Allah için severek dost olanlar,Söyle müjdeleniyor.. “Ey Habibim,Benim için birbirini sevenleri müjdele.!Benim için birbirini ikramda bulunanları müjdele!Senin için birbirine itimat edip de dost olanların müjdele.Onlara Benim de muhabbetim tahakkuk etmiştir..Bende o kullarımdan razıyım” Yine Resulullah (s.a.v.) “Allah için birbirini seven,hayatını böyle geçiren,ve bu hal üzere vefat edenlerin,hiçbir gölgenin bulunmadığı bir günde,Arşın gölgesinden gölgeleneceklerini” müjdeler.. Allah için birbirlerini seven dostların Ahiret alemleri öyle Nur,Huzur,ve mutluluk dolu olacak ki,bunu ancak Efendimiz (s.a.v) Anlatabilir.. “Kıyamet gününde,Arşı-i Ala’nın etrafına,kürsüler konacak..o kürsülere oturanların yüzleri,ayın ondördü gibi parlayacak.Diğer insanlar korku ve endise içinde çalkalanırken,Onlarda korku ve endişe olmayacak..Nebiler ve Şehitlerden olmadıkları halde,bütün iman ehli onlara imrenecek..Kürsüleri Nur,elbiseleri Nur,vücutları Nur..Yüzlerinin ışığından ay ve güneş olmadığı halde,Mahser yeri Pırıl-pırıl olmuş. Ya Rabbi,bunlar kimlerdir.? “diye soracak Mahşer halkı..Onlar öyle kimseler ki,ayrı-ayrı me...

En Büyük Günah Şirk

En Büyük Günah Şirk |  görsel 1
EN BÜYÜK GÜNAH (ŞİRK) Allah seni merhametinden esirgemesin. Bilesin ki, Allah'a ortak koşmak, kişinin Allah'a karşı işlediği en büyük günahtır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: «Allah kendisine ortak koşmayı elbette bağışlamaz. Bundan başkasını dilediğine bağışlar.» (Nisa 48) Buhârî ve Müslim'deki bir rivayete göre de Peygamber (s.a.v)'e en büyük günâhın hangisi olduğu sorulmuş ve o da şu karşılığı vermiştir: «Seni yaratan Allah olduğu halde, O'na eş koşmandır.» (Buhârî, Tefsir sûre II /1, V/17,Rıkâk 51; Müslim, İmân 141) Yüce Allah da: «Bile bile Allah'a eş koşmayın.» (Bakara 22) buyurmaktadır. Yine şöyle buyurmaktadır: «Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: İnkârınla az bir müddet zevklen, şüphesiz sen cehennemliksin.» (Zümer 8) Her kim Allah Azze ve Celle'ye, O'na hâs olan İlâhlık ve Rablıkta yaratıklarından birini eş koşarsa, kâfirdir, İslâm ümmeti bu konuda icmâ etmiştir. Zâtından dolayı ibadeti hak eden sadece Allah'tır. Kalblerin İlâh tanıyıp yöneldiği, sıkıntı anlarında tapılan O'dur. O'ndan başkası, kuldur ve dolayısıyla O'na muhtaçtır, O'nun hâkimiyeti karşısında hiçbir güce sahip olmayan kul, nasıl ilâh olabilir. Allah şöyle buyurmaktadır: «Tuttular kullarından O'na bir cüz (çocuk) isnat ettiler, gerçekten insan çok nankör, açık bir küfürbazdır.» (Zuhruf 15) «Göklerde ve yerde olan her şey Rahmana baş eğmiş kul olarak gelecektir.» (Meryem 93) «Mesih de, gözde melekler de Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler.» (Nisa 172) «Allah'ın ya...

MUHARREM AYINDA MEYDANA GELEN BAZI OLAYLAR:

MUHARREM AYINDA MEYDANA GELEN BAZI OLAYLAR: |  görsel 1
MUHARREM AYI, İSLAM TARİHİ BOYUNCA BÜYÜK OLAYLARA SAHNE OLMUŞTUR. MUHARREM AYINDA MEYDANA GELEN BAZI OLAYLAR: Hz. Âdem aleyhisselâmın tövbesinin kabul edilmesi, Hz. Nuh aleyhisselâmın gemisinin tufandan kurtulması, Hz. Yunus aleyhisselâmın balığın karnından çıkması, Hz. İbrahim aleyhisselâmın, Nemrut'un hazırlattığı ateşte yanmaması, Hz. İdris aleyhisselâmın diri olarak göğe çıkarılması, Hz. Yakup aleyhisselâmın oğlu Hz. Yusuf aleyhisselâma kavuşması, Hz. Eyüp aleyhisselâmın hastalıktan kurtulması, Hz. Musa aleyhisselâmın nehri asasıyla yararak geçmesi, Hz. İsa aleyhisselâmın doğum günü, Hz. İsa aleyhisselâmın Yahudilerin elinden kurtulup göğe çıkarılması, Hz. İbrahim aleyhisselâmın doğum günü, Hz. İbrahim aleyhisselâma Halilürrahman adının verilmesi, Hz. Süleyman aleyhisselâmın tövbesinin kabul edilmesi, Hz. Süleyman aleyhisselâma mülk ve saltanatının verilmesi, Hz. Yakup aleyhisselâmın gözlerinin tekrar açılması, Hz. Davut aleyhisselâmın tövbesinin kabul edilmesi, Hz. İsmail aleyhisselâmın doğması, Hz. Yusuf aleyhisselâmın kuyudan çıkarılması, Hz. Âdem aleyhisselâmın Cennet'ten kovulması, Hz. Havva aleyhisselâmın Cennet'ten kovulması, Hz. Yusuf aleyhisselâmın zindandan kurtulup özgürlüğe kavuşması, Hz. Yunus aleyhisselâmın dua ve öğütleri ile Ninova kentinin kurtuluşu, Hz. Yahya aleyhisselâmın doğuşu, Hz. Zekeriya aleyhisselâmın çocuğu olması için yaptığı duanın kabul olması, Hz. Musa aleyhisselâmın Kutsal Tuva Vâdisi'nde ateş ağacını görmesi, Hz. Âdem aleyhisselâmın yeryüzüne inmesi, Hz. Musa aleyhisselâmın doğması, Hz...

» HİCRİ YILBAŞI GECESİ VE DUASI

» HİCRİ YILBAŞI GECESİ VE DUASI |  görsel 1
» HİCRİ YILBAŞI GECESİ VE DUASI     HİCRİ YILBAŞI TÜM MÜSLÜMANLARA KUTLU OLSUN Peygamber efendimiz, miladi 571’de 20 Nisana rastlayan, Rebiul-evvel ayının 12. Pazartesi sabahı, Mekke’de doğdu. 622’de Mekke’den Medine’ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü, Medine’nin Kuba köyüne geldi. Bu tarih Müslümanların şemsi yılbaşı oldu. O yılın Muharrem ayının birinci günü de, hicri [kameri] yılbaşı oldu. Muharrem ayının birinci gecesi [bu yıl cumayı cumartesiye bağlayan gece yani bu gece] Müslümanların yılbaşı gecesidir. Bu geceyi ihya etmeli ve saygı göstermeli. Saygı göstermek, günah işlememekle olur. Zilhiccenin son günü ve Muharremin birinci günü oruç tutan, bütün yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. Bir hadis-i şerifte, (Ramazandan sonra en faziletli oruç, muharrem ayında tutulan oruçtur) buyuruldu. İslamiyet’ten önce Araplar, muharremde savaşmak isteyince, o yıl muharrem ayının ismini, sonraki aya korlar, sonraki ayın ismini, muharrem ayına takarlardı. Böylece, haram ay, muharremden bir sonraki ay olurdu. (Bir ayın haramlığını başka aya geciktirmek, ancak kâfirliği arttırır. Kâfirler, böylece sapıtıyorlar. Onlar, Allah’ın haram kıldığı ayların sayılarını denk getirmek için, haram ayı bir yıl helal edip, başka yıl onu yine haram ederler. Böylece, Allah’ın haram kıldığını helal kılmaya çalışırlar) mealindeki Tevbe suresinin 37. âyeti, ayların yerlerini değiştirmeyi yasak etti. Kur’an-ı kerimde bildirilen ve dinde kullanılan Arabi ayların bir yılı, bir güneş yılından on gün kısadır. Hicri kameri aylar, hicri şemsi ve miladi aylara göre, on gün önce gelmektedir. Bunun için Müslümanların mübarek günler...

KURBAN NEDİR ,NASIL KESİLİR ?

KURBAN NEDİR ,NASIL KESİLİR ? |  görsel 1
Bayram yaklaştıkça kurban heyecanı artıyor. Vatandaşlar, kesecekleri kurbanı temin etmek için pazarları dolaşıyor. Kan akıtmanın dindeki yerinden hayvan kesme yöntemlerine kadar birçok konunun yer aldığı çalışma, pratik bilgiler içeriyor. Din âlimleri, bütün ibadetlerde olduğu gibi kurbanda da Allah rızasının önde tutulması gerektiğini vurguluyor. Hz. Peygamber Efendimiz, kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, bir bölümünün de evde bırakılmasını tavsiye ediyor. Ailenin maddi durumuna göre etin tamamı da hane halkına bırakılabilir veya kurbanın tümü ihtiyaç sahiplerine dağıtılabilir.   Kurban, mümini Allah’a yaklaştırır Kurban Bayramı, Hz. İbrahim ve İsmail’den günümüze kadar, hep bir kahramanlık, fedakarlık, hasbîlik ve teslimiyet sembolü olagelmiştir. Kurban Bayramı, tıpkı orduların savaşa gidişi gibi gürül gürül tekbirlerle gelir ve bir velvele olur, her yanda yankılanır. Onda hem bir mûsiki ve şiir hem de muharebelerin bin tarraka ile gürleyen hakkı ilan sesleri iç içedir. Kur’an-ı Kerim’de ‘Kesilen kurbanların ne eti, ne de derisi Allah’a (cc) ulaşır. Yaradan’a ulaşan sizin takvanızdır.’ denilmektedir. Bu lütfun gerçekleşebilmesi için kesilen kurban Allah rızası için kesilmeli, etleri ise yine Allah (cc) rızası için fakir fukaraya dağıtılmalıdır. İbadetler hikmetlerinden veya getirdiği faydalardan ziyade Allah emrettiği için yapılır. Ama onların hikmetlerini ve güzelliklerini bilmek bizim kulluğumuzun bir gereği ve Allah’ın nimetlerini yâd etmek için birer vesiledir. Kurban kesmenin de Allah’ın bir emri olması h...

Sabah Akşam Okunacak Dualar ve Âyeti Kerimeler

  Sabah Akşam Okunacak Dualar ve Âyeti Kerimeler ~ Cübbeli Ahmet Hoca

Cenabı Hakkın Rızası

Cenabı Hakkın Rızası |  görsel 1
Cenabı Hakkın Rızası

Kuran_ı Kerime Göre Sevilmeye layık olanlar

Kuran_ı Kerime Göre Sevilmeye layık olanlar |  görsel 1
Quran-Kurana Göre Sevilmeye layık olanlar

"İlm-i Ledün" nedir?

İlm-i Ledün nedir? |  görsel 1
"İlm-i Ledün" nedir? Ehl-i tasavvuf, duyu, akıl ve tecrübe dışında, bir de ilm-i ledün kabul ederler. İlm-i ledün, vehbî bir ilimdir. Hz. Hızır’ın ilminden bahseden ayetteki “Ledün” kelimesinden hareketle, bu isim verilmiştir. (Kehf Sûresi, 65). Böyle bir bilgi, özel bir bilgidir. Bu bilgi, olayların iç yüzüne vukufiyeti sağlar. Bir çeşit gayb bilgisi, sırlar bilgisidir. İnsan kalbi, çok hassas alıcılar manzumesidir. Zikir, fikir, riyazet gibi esaslarla kalp şeffaflık kazanır, letafet kesb eder. Hakikatler âlemine parlak bir ayna haline gelir. Böylece, bir kısım hakikatler, sırlar o kalbe akseder. Hassasiyeti ve şeffafiyeti nispetinde bazı tecellilere mazhar olur. (1) Fakat şu nokta unutulmamalıdır ki; insan kalbi, Rahmanî ilhamlara alıcı olduğu gibi, şeytanî vesveselere de açıktır. İkisini birbirinden ayırt edemeyen aldanır ve aldatır. “Keşfiyat te’vîle, rüyalar tabire muhtaçtır” (2) esasını bilmeyen, bu vâdide çok yanılır. Kur’an hakikatlerine ters düşen rüyalarla amel edilmez, bu tür keşifler mutlaka tevil edilmelidir. Sözgelimi, rüyada oğlunu kurban ettiğini gören birisi, rüyanın zahiriyle amel edecek olursa, evlat katili olur. Bu noktada, kendini Hz. İbrahim’e kıyas etse, yanlış bir kıyas yapar. Zira peygamberlerin rüyası vahiydir. (3) İlgili olaydaki murad-i İlâhi, Hz. İsmail’in kurban edilmesi değil, baba ve oğulun imtihan edilmesidir. İlham yoluyla gelen bilgide şu özelliklerin tamamını veya bir kısmını görürüz: 1- Teselli. 2- Yönlendirme. 3- Gaybdan haber. Bu tür bilgi, subjektif bir karakter arzeder. Başkasını bağlayıcı bir özellik taşımaz. Mazhar olan kişi açısından ise, bir kanaat verir. Sıkıntıda olanı ferahlatır. Darda ola...

Hoca Ahmet Yesevî Hazretleri K.S

Hoca Ahmet Yesevî Hazretleri K.S |  görsel 1
Hoca Ahmet Yesevî Hazretleri K.S Türkistan'da yetişen büyük velîlerden. İsmi, Ahmed bin İbrâhim bin İlyâs Yesevî olup, Pîr-i Türkistan, Hazret-i Türkistan, Hazret-i Sultan, Hâce Ahmed, Kul Hâce Ahmed diye tanınır. Babası Hâce İbrâhim'in nesebi hazret-i Ali'nin oğlu Muhammed bin Hanefiyye'ye ulaşır. Soyu, hazret-i Fâtıma vâlidemize dayanmadığı için seyyid değildir. Annesi evliyâdan Şeyh Mûsâ'nın Ayşe isimli kerîmesi olup, sâliha, müttekî ve afîf bir hâtun idi. Doğum târihi bilinmemektedir. 1194 (H.590) senesinde Yesi'de vefât etti. Kabri oradadır. Tîmûr Han onun için muhteşem bir türbe yaptırmıştır.   Ahmed Yesevî annesini çok küçük, babasını da yedi yaşında kaybetti. Babası son nefesinde Gevher Şehnaz ismindeki kızına:   "Ey benim kızım! Kardeşin bu dünyâya ender gönderilen mübârek bir kişi olacaktır. Ona göz kulak ol. Benim dergâhımda, bağlı bir sofra durur. Ahmed o sofrayı kendi başına açtığı zaman onun cihan mülkünde görünme vaktinin geldiğini bilmelisin. Zamânı gelmeyince, bu sırrı kimseye açma." dedi.   Gerçekten Ahmed Yesevî'de çocukluğunda garib hâller ve yaşından beklenilmeyen fevkalâdelikler görülüyordu. Hızır aleyhisselâm ile görüşüp sohbet ediyor, onun mânevî terbiyesi ile olgunlaşıyordu. Bu sırada meydana gelen bir hâdise, şöhretinin bütün Türkistan'a yayılmasına yol açtı. Menkıbeye göre, o sırada Türkistan'da Yesevî adında bir hükümdâr saltanat sürmekte idi. Bu hükümdar yaz gelince, Türkistan yaylaları...

Kur’andan başka delil var mıdır?

Kur’andan başka delil var mıdır? |  görsel 1
Kur’andan başka delil var mıdır? Kur’andan başka kaynak tanımam, benim için sadece Kur’an delildir. Meal okuyup onunla amel ederim) diyenler haklı değil midir? Allah’ın kitabı yetmiyor mu, başka kaynağa ne ihtiyaç var? Bunu söyleyen kimsede, zerre kadar samimiyet yoktur. Böyle söyleyenler Kur’an-ı kerime kesinlikle inanmıyorlar. Kur’an-ı kerime inansalar, onun bildirdiklerine de inanırlar. Allahü teâlâ, (Yalnız bana tâbi olun, yalnız bana itaat edin) buyurmuyor. Resulüne ve âlimlere de uyulmasını emrediyor. Şu âyet-i kerimeleri, hangi mezhepsiz inkâr edebilir ki: (Allah’a ve Resulüne itaat edin!) [Enfal 20] (Resule itaat de Kur’an-ı kerimin emridir.) (Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71] (Resulüm de ki: “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”) [Al-i İmran 31] (Allah’a ve Resulüne inanmayan [kâfir olur] kâfirler için çılgın bir ateş hazırladık.) [Feth 13] (Resulüne inanmayan da kâfirdir. Resulullaha inanmak demek, Onun bildirdiklerinin tamamını kabul etmek, inanıp hepsini beğenmek demektir.) (De ki, Allah’a ve Resulü’ne itaat edin! [İtaat etmeyip] yüz çevirenler [kâfir olanlar], bilsinler ki, Allah, kâfirleri sevmez.) [Âl-i İmran 32] Allah’tan değil, Resulünden de yüz çeviren kâfirdir.) (Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7] (O Peygamber, güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar.) [Araf 157] (Allahü teâlâ, haram kılma yetkisini Resulüne de vermiştir.) (Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80] (Allah’a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) [Ahzab 36] (Allah ve Resul&uum...

Akraba hakkını gözetmek unutulan bir gerçek

Akraba hakkını gözetmek unutulan bir gerçek |  görsel 1
Akraba hakkını gözetmek unutulan bir gerçek Yüce Allah buyuruyor:    Sen, akrabaya, yoksula ve yolda kalana hakkını ver (onları kolla, gözet). Allah’ın rızasını dileyenler için en hayırlısı budur. İşte kurtuluşa erenler de onlardır. (Rum – 38)    Bu âyet-i kerîmede, akrabalara, yoksullara ve yolda kalan gariplere haklarını vermemiz, onları kollayıp gözetmemiz emrediliyor. Allah’ın rızasını dileyenler için en hayırlısı budur buyuruluyor ve onları kollayıp gözetenlerin kurtuluşa ereceği (cennete gireceği) özellikle vurgulanıyor.    Akraba sözlükte, en yakın demektir. Yakın akrabalarla ilgilenmek, onları kollayıp gözetmek ve gerektiğinde maddi ve mânevî yardımda bulunmak, Allah’ın emri ve insanlığın görevidir.    Mahrem olan akrabaları ziyaret edip görüşmeye sile-i rahim denir. Yüce Allah “akrabaya hakkını ver” buyurduğu için mahrem olan akrabaları kollamak, gözetmek ve ziyaret etmek vâcib, ilgiyi tamamen kesmek ise haramdır. Mahrem akraba ne demektir?    Birbirleri ile evlenmeleri ebedî (sürekli) haram olan yakınlara mahrem akraba denir. Erkeğe ve kadına soydan mahrem olanlar kimlerdir?    Erkeğe soydan mahrem olanlar: Annesi, anneannesi, babaannesi, kızları, kız torunları, kız kardeşleri, kız ve erkek kardeşlerinin kızları (yeğenleri), halaları ve teyzeleri.    Kadına soydan mahrem olanlar: Babası, dedeleri, oğlu, erkek torunları,  erkek kardeşleri, kız ve erkek kardeşlerinin oğulları (yeğenleri), amcaları ve dayıları.    Erkekler mahremi olan kadın akrabaları ile ve kadınlar da mahremi olan erkek akrabaları ile kapalı bir yerde yalnız kalabilirler. Ayrı ayrı yataklarda yatma koşulu ile aynı odada yatabilirler. hac ve umre dahil, 90 km. ve daha uzak yerlere birli...

ŞEYTANIN TUZAĞA DÜŞÜRME YÖNTEMLERİ

ŞEYTANIN TUZAĞA DÜŞÜRME YÖNTEMLERİ |  görsel 1
ŞEYTANIN TUZAĞA DÜŞÜRME YÖNTEMLERİ - 1.BÖLÜM İman edenleri saptırmak amacıyla son derece ayrıntılı plan ve tuzaklar kuran şeytan, başta müminlerin nefislerinin hoşlarına giden şeyleri kullanarak onları isyana ve günaha sürüklemeye çalışır. Bunda başarılı olamazsa bu sefer de günah ve kötülükleri zararsız ve meşru bir kılıfta sunarak onları aldatmayı dener. Eğer bundan da bir sonuç elde edemezse iman edenlerin doğru yolları üzerine oturup onlara sağ ve sol yanlarından yaklaşır. Bu yöntemle, Allah'ın razı olmadığı tavır ve faaliyetleri din adına, Allah adına yapılması gerekliymiş gibi telkin eder; tamamen nefsani olan hareketleri hizmet, ibadet kisvesiyle yaptırmaya çalışır. Bu sonuncu hilenin diğerlerine göre, aldatıcı ve kafa karıştırıcı yönü daha fazladır. Kuran'da insanlar, şeytanın Allah'ın adını kullanarak aldatmasına karşı şöyle uyarılırlar: "Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı da, sizi Allah ile aldatmasın. Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman edinin. O, kendi grubunu, ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmaya çağırır. " (Fatır Suresi, 5-6) "Meşru Gösterme" Telkini Gaflet ve rehavet anlarında nefis, haram olmayan ancak faydası da olmayan, “boş” işlerle insanı meşgul etmek ister. Bunlar, örneğin, çeşitli bahanelerle sokağa çıkıp boş ve amaçsız bir şekilde vakit öldürmek, saatlerce televizyon seyretmek ve internette sohbet etmek gibi davranışlar olabilir. Aslında tek başına ele alındığında gerçekten de meşru ve helal olan bu davranışları şeytan “meşru görünme” telkini ile insanı Allah'ın rızasını kazandıracak faaliyetlerden uzak tutmak ...

Korku ve beladan korunma duaları

Korku ve beladan korunma duaları |  görsel 1
Korku ve beladan korunma duaları Sual: Korku ve belalardan korunmak, kurtulmak için ne yapmalı, hangi duaları okumalı? CEVAP İmam-ı Rabbani hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. (Bu gece bir bela zuhur edecektir. [Besmele ile] (Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim) duasını üç defa okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı. Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, imam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Âyât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace] Korkulu yerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olmak için Li ilafi’yi [Kureyş suresini] okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Gece ve gündüz, hiç olmazsa, 11 defa okumalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (“Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka” duasını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim] (Issız bir yerde, bir şey kaybeden veya bir yardıma ihtiyacı olan, “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin” desin! Her yerde, sizin görmediğiniz Allah’ın kulları vardır. Korkulu yerde üç kere, Allah’ın kulları, bana yardım edin demelidir.) [Taberani] (Hasbiyallahü ve ni’mel vekil sözü her korku için bir emniyettir.) [Deylemi] Korkulu şeyden kurtulmak ve bir dileğe kavuşmak i&ccedi...

Ayet ve Hadislerle Ramazan-ı Şerif ve Oruç

Ayet ve Hadislerle Ramazan-ı Şerif ve Oruç |  görsel 1
Ayet ve Hadislerle Ramazan-ı Şerif ve Oruç   بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَاناً واحْتِسَاباً غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ * * * Hazreti Ebu Hureyre (radıyallahü anh), Rasülullah (sallallâhü aleyhi vesellem) Efendimiz’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: “Kim, faziletine inanarak ve karşılığını yalnızca Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Îmân, 28, Savm, 6; Müslim, Sıyâm, 203)   Ayet ve Hadislerle Ramazan-ı Şerif ve Oruç Mü’minler her türlü ibadet ve salih amelde olduğu gibi Ramazan orucunu da Yüce Allah’ın hakkı ve kulların da vazifesi olarak görür ve edaya çalışırlar. Onlar için bütünüyle Ramazan ayı ve orucu Yüce Yaratan’a yakınlaşmaya en güzel ve bereketli vesilelerden biridir. Kur’an-ı Kerim’de onbir ayın sultanı Ramazan ve orucu hakkında şöyle buyrulmuştur: شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِي أُنْزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ “O Ramazan ayı ki insanlığa bir rehber olan, onları doğru yola götüren ve hakkı batıldan ayıran en açık ve parlak delilleri ihtiva eden Kur’ân o ayda indirildi.” (Bakara Suresi, 2/185) يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ “Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Böylece umulur ki takva dairesine girer, fenalıklardan sakınırsınız.” (Baka...

Ramazan İle İlgili Hadis-i Şerifler

Ramazan İle İlgili Hadis-i Şerifler |  görsel 1
Ramazan İle İlgili Hadis-i Şerifler Bizim orucumuzla ehl-i kitabın orucu arasında hudut, sahur yemeğidir. (Müslim, 6, 60) Ramazan'da orucunu tutup da Şevval'den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir. (R. Salihin, 1259) "İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak" (Tirmizi, İman 3, (2612)) Resulullah (sav) vefat edinceye kadar Ramazanın son on gününde i"tikafa girer ve derdi ki: "Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın". Resulullah (sav)'dan sonra, zevceleri de i'tikafa girdiler. (Müslim, İ"tikaf 5, (1172)) Resulullah (sav)"a Kadir gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu. O, Ramazanın tamamında!" diye cevap verdi. (Ebu Davud, Salat, 824, (1387)) Bir kadın Resulullah (sav)"a gelerek: "Ben haccetmek için hazırlık yapımştım. Bana (bir mani) arz oldu ne yapayım?" "Ramazan"da umre yap, zira o ayda umre tıpkı hacc gibidir" buyurdu. (Ebu Davud, Hacc 79, Tirmizi, Hacc 95) Kadir gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir. (Müslim, Müsafirin 174, (769); Ebu Davud, Salat 318, (1371); Tirmizi, Savm 83) Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. (Müslim, Sıyam 2, (1079)) Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yıl orucu tutmuş olur. (Tirmizi, Savm 53, (759); Ebu Davud, Savm 58, (2432)) Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir Ramazan diğer Ramazana hep kefarettirler. Büyük günah irtikab edilmedikçe aralarındaki günahları affe...

Yaratılışın Gayesi

Yaratılışın Gayesi |  görsel 1
Yaratılışın Gayesi   Yaratılışın Gayesi: Allah’ı bilmek ve O’nu ibadetlerle birlemektir. Bu hususta Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır:   “Allah’tan gayrı ilah olmadığını bil...”   Muhammed 19   “Ben cinleri ve insanları sadece bana kulluk etsinler diye yarattım.”   Zâriyât 56   “Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları eğlenmek için yaratmadık, onları gerçek bir sebeple yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.”   Duhân 38, 39   Zâriyât suresi 56. ayette ifade edilen gerçek sebep Allah’a kulluk olduğu kesindir.   “Allah gökleri ve yeri gerçek olarak yarattı, ta ki her nefis kazandığının karşılığını alsın. Onlara haksızlık edilmez.” Casiye 22. ayetinde de “her nefsin kazandığı...” ifadesi kişinin kulluk edip etmemekle ilgili, kazandığı sevap veya günahı olduğuna şüphe yoktur.   Dolayısıyla kula gerekli olan, fıtratına uygun hareket edip Allah’a karşı ubudiyetini hakkıyla yerine getirmesidir. Çünkü Allah-u Teâlâ kuşların fıtratına uçma, balıkların fıtratına suda yaşama ve yüzme özelliği verdiği gibi insan ve cinlerin fıtratına da ibadet etme özelliği vermiştir.   Bu onlardan kaçınılmaz meydana gelecektir. Bu nedenle onların bazısı Allah’a kulluk ederken diğer bazısı da ağaç, taş, kendi hevası vb. Allah’tan gayrı şeylere kulluk etmektedir. Bu tapınmaların yaklaşık hepsine Kur’an’dan delil bulmak mümkündür:   “İbrahim dedi ki: Elinizle yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yaptığınız (bu şeyler)i de Allah yaratmıştır.”   Sâffât 95, 96   “O g&u...


islami forum



Bilx.net
Get  our toolbar!

Kabeden Canlı Yayın