سْــــــــــــــــــمِ ﷲِالرَّحْمَنِİlminfazileti islamic sciences-İslami İlimler

>
English (US) Deutsch Français Русский 中文(简体) Português Italiano 日本語 한국어 Español
LA TAHZEN İNNALLAHE MEANA


Kuran_ı Kerime Göre Sevilmeye layık olanlar

Kuran_ı Kerime Göre Sevilmeye layık olanlar |  görsel 1
Quran-Kurana Göre Sevilmeye layık olanlar

"İlm-i Ledün" nedir?

İlm-i Ledün nedir? |  görsel 1
"İlm-i Ledün" nedir? Ehl-i tasavvuf, duyu, akıl ve tecrübe dışında, bir de ilm-i ledün kabul ederler. İlm-i ledün, vehbî bir ilimdir. Hz. Hızır’ın ilminden bahseden ayetteki “Ledün” kelimesinden hareketle, bu isim verilmiştir. (Kehf Sûresi, 65). Böyle bir bilgi, özel bir bilgidir. Bu bilgi, olayların iç yüzüne vukufiyeti sağlar. Bir çeşit gayb bilgisi, sırlar bilgisidir. İnsan kalbi, çok hassas alıcılar manzumesidir. Zikir, fikir, riyazet gibi esaslarla kalp şeffaflık kazanır, letafet kesb eder. Hakikatler âlemine parlak bir ayna haline gelir. Böylece, bir kısım hakikatler, sırlar o kalbe akseder. Hassasiyeti ve şeffafiyeti nispetinde bazı tecellilere mazhar olur. (1) Fakat şu nokta unutulmamalıdır ki; insan kalbi, Rahmanî ilhamlara alıcı olduğu gibi, şeytanî vesveselere de açıktır. İkisini birbirinden ayırt edemeyen aldanır ve aldatır. “Keşfiyat te’vîle, rüyalar tabire muhtaçtır” (2) esasını bilmeyen, bu vâdide çok yanılır. Kur’an hakikatlerine ters düşen rüyalarla amel edilmez, bu tür keşifler mutlaka tevil edilmelidir. Sözgelimi, rüyada oğlunu kurban ettiğini gören birisi, rüyanın zahiriyle amel edecek olursa, evlat katili olur. Bu noktada, kendini Hz. İbrahim’e kıyas etse, yanlış bir kıyas yapar. Zira peygamberlerin rüyası vahiydir. (3) İlgili olaydaki murad-i İlâhi, Hz. İsmail’in kurban edilmesi değil, baba ve oğulun imtihan edilmesidir. İlham yoluyla gelen bilgide şu özelliklerin tamamını veya bir kısmını görürüz: 1- Teselli. 2- Yönlendirme. 3- Gaybdan haber. Bu tür bilgi, subjektif bir karakter arzeder. Başkasını bağlayıcı bir özellik taşımaz. Mazhar olan kişi açısından ise, bir kanaat verir. Sıkıntıda olanı ferahlatır. Darda ola...

Hoca Ahmet Yesevî Hazretleri K.S

Hoca Ahmet Yesevî Hazretleri K.S |  görsel 1
Hoca Ahmet Yesevî Hazretleri K.S Türkistan'da yetişen büyük velîlerden. İsmi, Ahmed bin İbrâhim bin İlyâs Yesevî olup, Pîr-i Türkistan, Hazret-i Türkistan, Hazret-i Sultan, Hâce Ahmed, Kul Hâce Ahmed diye tanınır. Babası Hâce İbrâhim'in nesebi hazret-i Ali'nin oğlu Muhammed bin Hanefiyye'ye ulaşır. Soyu, hazret-i Fâtıma vâlidemize dayanmadığı için seyyid değildir. Annesi evliyâdan Şeyh Mûsâ'nın Ayşe isimli kerîmesi olup, sâliha, müttekî ve afîf bir hâtun idi. Doğum târihi bilinmemektedir. 1194 (H.590) senesinde Yesi'de vefât etti. Kabri oradadır. Tîmûr Han onun için muhteşem bir türbe yaptırmıştır.   Ahmed Yesevî annesini çok küçük, babasını da yedi yaşında kaybetti. Babası son nefesinde Gevher Şehnaz ismindeki kızına:   "Ey benim kızım! Kardeşin bu dünyâya ender gönderilen mübârek bir kişi olacaktır. Ona göz kulak ol. Benim dergâhımda, bağlı bir sofra durur. Ahmed o sofrayı kendi başına açtığı zaman onun cihan mülkünde görünme vaktinin geldiğini bilmelisin. Zamânı gelmeyince, bu sırrı kimseye açma." dedi.   Gerçekten Ahmed Yesevî'de çocukluğunda garib hâller ve yaşından beklenilmeyen fevkalâdelikler görülüyordu. Hızır aleyhisselâm ile görüşüp sohbet ediyor, onun mânevî terbiyesi ile olgunlaşıyordu. Bu sırada meydana gelen bir hâdise, şöhretinin bütün Türkistan'a yayılmasına yol açtı. Menkıbeye göre, o sırada Türkistan'da Yesevî adında bir hükümdâr saltanat sürmekte idi. Bu hükümdar yaz gelince, Türkistan yaylaları...

Kur’andan başka delil var mıdır?

Kur’andan başka delil var mıdır? |  görsel 1
Kur’andan başka delil var mıdır? Kur’andan başka kaynak tanımam, benim için sadece Kur’an delildir. Meal okuyup onunla amel ederim) diyenler haklı değil midir? Allah’ın kitabı yetmiyor mu, başka kaynağa ne ihtiyaç var? Bunu söyleyen kimsede, zerre kadar samimiyet yoktur. Böyle söyleyenler Kur’an-ı kerime kesinlikle inanmıyorlar. Kur’an-ı kerime inansalar, onun bildirdiklerine de inanırlar. Allahü teâlâ, (Yalnız bana tâbi olun, yalnız bana itaat edin) buyurmuyor. Resulüne ve âlimlere de uyulmasını emrediyor. Şu âyet-i kerimeleri, hangi mezhepsiz inkâr edebilir ki: (Allah’a ve Resulüne itaat edin!) [Enfal 20] (Resule itaat de Kur’an-ı kerimin emridir.) (Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71] (Resulüm de ki: “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”) [Al-i İmran 31] (Allah’a ve Resulüne inanmayan [kâfir olur] kâfirler için çılgın bir ateş hazırladık.) [Feth 13] (Resulüne inanmayan da kâfirdir. Resulullaha inanmak demek, Onun bildirdiklerinin tamamını kabul etmek, inanıp hepsini beğenmek demektir.) (De ki, Allah’a ve Resulü’ne itaat edin! [İtaat etmeyip] yüz çevirenler [kâfir olanlar], bilsinler ki, Allah, kâfirleri sevmez.) [Âl-i İmran 32] Allah’tan değil, Resulünden de yüz çeviren kâfirdir.) (Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7] (O Peygamber, güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar.) [Araf 157] (Allahü teâlâ, haram kılma yetkisini Resulüne de vermiştir.) (Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80] (Allah’a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) [Ahzab 36] (Allah ve Resul&uum...

Akraba hakkını gözetmek unutulan bir gerçek

Akraba hakkını gözetmek unutulan bir gerçek |  görsel 1
Akraba hakkını gözetmek unutulan bir gerçek Yüce Allah buyuruyor:    Sen, akrabaya, yoksula ve yolda kalana hakkını ver (onları kolla, gözet). Allah’ın rızasını dileyenler için en hayırlısı budur. İşte kurtuluşa erenler de onlardır. (Rum – 38)    Bu âyet-i kerîmede, akrabalara, yoksullara ve yolda kalan gariplere haklarını vermemiz, onları kollayıp gözetmemiz emrediliyor. Allah’ın rızasını dileyenler için en hayırlısı budur buyuruluyor ve onları kollayıp gözetenlerin kurtuluşa ereceği (cennete gireceği) özellikle vurgulanıyor.    Akraba sözlükte, en yakın demektir. Yakın akrabalarla ilgilenmek, onları kollayıp gözetmek ve gerektiğinde maddi ve mânevî yardımda bulunmak, Allah’ın emri ve insanlığın görevidir.    Mahrem olan akrabaları ziyaret edip görüşmeye sile-i rahim denir. Yüce Allah “akrabaya hakkını ver” buyurduğu için mahrem olan akrabaları kollamak, gözetmek ve ziyaret etmek vâcib, ilgiyi tamamen kesmek ise haramdır. Mahrem akraba ne demektir?    Birbirleri ile evlenmeleri ebedî (sürekli) haram olan yakınlara mahrem akraba denir. Erkeğe ve kadına soydan mahrem olanlar kimlerdir?    Erkeğe soydan mahrem olanlar: Annesi, anneannesi, babaannesi, kızları, kız torunları, kız kardeşleri, kız ve erkek kardeşlerinin kızları (yeğenleri), halaları ve teyzeleri.    Kadına soydan mahrem olanlar: Babası, dedeleri, oğlu, erkek torunları,  erkek kardeşleri, kız ve erkek kardeşlerinin oğulları (yeğenleri), amcaları ve dayıları.    Erkekler mahremi olan kadın akrabaları ile ve kadınlar da mahremi olan erkek akrabaları ile kapalı bir yerde yalnız kalabilirler. Ayrı ayrı yataklarda yatma koşulu ile aynı odada yatabilirler. hac ve umre dahil, 90 km. ve daha uzak yerlere birli...

ŞEYTANIN TUZAĞA DÜŞÜRME YÖNTEMLERİ

ŞEYTANIN TUZAĞA DÜŞÜRME YÖNTEMLERİ |  görsel 1
ŞEYTANIN TUZAĞA DÜŞÜRME YÖNTEMLERİ - 1.BÖLÜM İman edenleri saptırmak amacıyla son derece ayrıntılı plan ve tuzaklar kuran şeytan, başta müminlerin nefislerinin hoşlarına giden şeyleri kullanarak onları isyana ve günaha sürüklemeye çalışır. Bunda başarılı olamazsa bu sefer de günah ve kötülükleri zararsız ve meşru bir kılıfta sunarak onları aldatmayı dener. Eğer bundan da bir sonuç elde edemezse iman edenlerin doğru yolları üzerine oturup onlara sağ ve sol yanlarından yaklaşır. Bu yöntemle, Allah'ın razı olmadığı tavır ve faaliyetleri din adına, Allah adına yapılması gerekliymiş gibi telkin eder; tamamen nefsani olan hareketleri hizmet, ibadet kisvesiyle yaptırmaya çalışır. Bu sonuncu hilenin diğerlerine göre, aldatıcı ve kafa karıştırıcı yönü daha fazladır. Kuran'da insanlar, şeytanın Allah'ın adını kullanarak aldatmasına karşı şöyle uyarılırlar: "Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı da, sizi Allah ile aldatmasın. Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman edinin. O, kendi grubunu, ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmaya çağırır. " (Fatır Suresi, 5-6) "Meşru Gösterme" Telkini Gaflet ve rehavet anlarında nefis, haram olmayan ancak faydası da olmayan, “boş” işlerle insanı meşgul etmek ister. Bunlar, örneğin, çeşitli bahanelerle sokağa çıkıp boş ve amaçsız bir şekilde vakit öldürmek, saatlerce televizyon seyretmek ve internette sohbet etmek gibi davranışlar olabilir. Aslında tek başına ele alındığında gerçekten de meşru ve helal olan bu davranışları şeytan “meşru görünme” telkini ile insanı Allah'ın rızasını kazandıracak faaliyetlerden uzak tutmak ...

Korku ve beladan korunma duaları

Korku ve beladan korunma duaları |  görsel 1
Korku ve beladan korunma duaları Sual: Korku ve belalardan korunmak, kurtulmak için ne yapmalı, hangi duaları okumalı? CEVAP İmam-ı Rabbani hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. (Bu gece bir bela zuhur edecektir. [Besmele ile] (Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim) duasını üç defa okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı. Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, imam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Âyât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace] Korkulu yerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olmak için Li ilafi’yi [Kureyş suresini] okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Gece ve gündüz, hiç olmazsa, 11 defa okumalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (“Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka” duasını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim] (Issız bir yerde, bir şey kaybeden veya bir yardıma ihtiyacı olan, “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin” desin! Her yerde, sizin görmediğiniz Allah’ın kulları vardır. Korkulu yerde üç kere, Allah’ın kulları, bana yardım edin demelidir.) [Taberani] (Hasbiyallahü ve ni’mel vekil sözü her korku için bir emniyettir.) [Deylemi] Korkulu şeyden kurtulmak ve bir dileğe kavuşmak i&ccedi...

Ayet ve Hadislerle Ramazan-ı Şerif ve Oruç

Ayet ve Hadislerle Ramazan-ı Şerif ve Oruç |  görsel 1
Ayet ve Hadislerle Ramazan-ı Şerif ve Oruç   بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَاناً واحْتِسَاباً غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ * * * Hazreti Ebu Hureyre (radıyallahü anh), Rasülullah (sallallâhü aleyhi vesellem) Efendimiz’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: “Kim, faziletine inanarak ve karşılığını yalnızca Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Îmân, 28, Savm, 6; Müslim, Sıyâm, 203)   Ayet ve Hadislerle Ramazan-ı Şerif ve Oruç Mü’minler her türlü ibadet ve salih amelde olduğu gibi Ramazan orucunu da Yüce Allah’ın hakkı ve kulların da vazifesi olarak görür ve edaya çalışırlar. Onlar için bütünüyle Ramazan ayı ve orucu Yüce Yaratan’a yakınlaşmaya en güzel ve bereketli vesilelerden biridir. Kur’an-ı Kerim’de onbir ayın sultanı Ramazan ve orucu hakkında şöyle buyrulmuştur: شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِي أُنْزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ “O Ramazan ayı ki insanlığa bir rehber olan, onları doğru yola götüren ve hakkı batıldan ayıran en açık ve parlak delilleri ihtiva eden Kur’ân o ayda indirildi.” (Bakara Suresi, 2/185) يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ “Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Böylece umulur ki takva dairesine girer, fenalıklardan sakınırsınız.” (Baka...

Ramazan İle İlgili Hadis-i Şerifler

Ramazan İle İlgili Hadis-i Şerifler |  görsel 1
Ramazan İle İlgili Hadis-i Şerifler Bizim orucumuzla ehl-i kitabın orucu arasında hudut, sahur yemeğidir. (Müslim, 6, 60) Ramazan'da orucunu tutup da Şevval'den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir. (R. Salihin, 1259) "İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak" (Tirmizi, İman 3, (2612)) Resulullah (sav) vefat edinceye kadar Ramazanın son on gününde i"tikafa girer ve derdi ki: "Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın". Resulullah (sav)'dan sonra, zevceleri de i'tikafa girdiler. (Müslim, İ"tikaf 5, (1172)) Resulullah (sav)"a Kadir gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu. O, Ramazanın tamamında!" diye cevap verdi. (Ebu Davud, Salat, 824, (1387)) Bir kadın Resulullah (sav)"a gelerek: "Ben haccetmek için hazırlık yapımştım. Bana (bir mani) arz oldu ne yapayım?" "Ramazan"da umre yap, zira o ayda umre tıpkı hacc gibidir" buyurdu. (Ebu Davud, Hacc 79, Tirmizi, Hacc 95) Kadir gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir. (Müslim, Müsafirin 174, (769); Ebu Davud, Salat 318, (1371); Tirmizi, Savm 83) Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. (Müslim, Sıyam 2, (1079)) Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yıl orucu tutmuş olur. (Tirmizi, Savm 53, (759); Ebu Davud, Savm 58, (2432)) Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir Ramazan diğer Ramazana hep kefarettirler. Büyük günah irtikab edilmedikçe aralarındaki günahları affe...

Yaratılışın Gayesi

Yaratılışın Gayesi |  görsel 1
Yaratılışın Gayesi   Yaratılışın Gayesi: Allah’ı bilmek ve O’nu ibadetlerle birlemektir. Bu hususta Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır:   “Allah’tan gayrı ilah olmadığını bil...”   Muhammed 19   “Ben cinleri ve insanları sadece bana kulluk etsinler diye yarattım.”   Zâriyât 56   “Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları eğlenmek için yaratmadık, onları gerçek bir sebeple yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.”   Duhân 38, 39   Zâriyât suresi 56. ayette ifade edilen gerçek sebep Allah’a kulluk olduğu kesindir.   “Allah gökleri ve yeri gerçek olarak yarattı, ta ki her nefis kazandığının karşılığını alsın. Onlara haksızlık edilmez.” Casiye 22. ayetinde de “her nefsin kazandığı...” ifadesi kişinin kulluk edip etmemekle ilgili, kazandığı sevap veya günahı olduğuna şüphe yoktur.   Dolayısıyla kula gerekli olan, fıtratına uygun hareket edip Allah’a karşı ubudiyetini hakkıyla yerine getirmesidir. Çünkü Allah-u Teâlâ kuşların fıtratına uçma, balıkların fıtratına suda yaşama ve yüzme özelliği verdiği gibi insan ve cinlerin fıtratına da ibadet etme özelliği vermiştir.   Bu onlardan kaçınılmaz meydana gelecektir. Bu nedenle onların bazısı Allah’a kulluk ederken diğer bazısı da ağaç, taş, kendi hevası vb. Allah’tan gayrı şeylere kulluk etmektedir. Bu tapınmaların yaklaşık hepsine Kur’an’dan delil bulmak mümkündür:   “İbrahim dedi ki: Elinizle yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yaptığınız (bu şeyler)i de Allah yaratmıştır.”   Sâffât 95, 96   “O g&u...

İSTANBUL'un FETHİ 1453

İSTANBULun FETHİ 1453 |  görsel 1
https://www.facebook.com/ilminfazileti.islamandmuslims

Miraç Kandili

Miraç Kandili |  görsel 1
Miraç Kandili Mirac Gece Hakkında Bilgisi : Bu gece, peygamberimizin bütün insanlığı temsilen Cenab-ı Hakkın yüksek huzurana kabulü anlamına gelen Miraç Gecesidir. Hicri Recep AYının 27 gecesinin tanık olduğu bu 'Büyük Buluşma' bizlere insanın ilahi rızaya ve desteğe ulaştığı akıl ve idraki zorlayan nice üst dereceelre ulaşabileşeceğini gösterdiği gibi, mana aleminde yükselip ilahi rahmet ve huzura erişmenin öncelikle gönül ve ruh temizliğinden, ahlaki erdemlere yükselişten her şeyin sahibi olan Yüce Allah'a bağlılık ve boyun eğmeden geçtiğini hatırlatmaktadır. Bu gecede farz kılınan ve bizzat Peygamberimizin tarafından mü'minlein miracı olarak nitelendiren namaz da, iç dünyamızdaki yükselişi ve arınmayı ifade eder. Miraç Kandili Nedir  : Arapça'da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. İslam'da Hz. Peygamber (s.a.s)' in göğe yükselerek Allah'ın huzuruna kabul edilmesi olayı. Mirac olayı hicretten bir yıl ya da onyedi ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşir. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram'dan Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) götürülür. Kur'an'ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.s)'in Beytü'l-Makdis'ten Allah'a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur'an'da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis ayrıntılı biçimde anlatılır. Miraç Kandili , Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe'de Hatim'de ya da amcasının kızı Ümmühani binti Ebi Talib'in evinde yatarken Cebrail gelip göğsünü yardı, k...

EVLİYAULLAH

EVLİYAULLAH |  görsel 1
EVLİYAULLAH    Veli; dost, sevgili, ermiş gibi mânâlara gelir. Evliyâullah kelimesi ise Allah-u Teâlâ'ya dost olanları ifade etmektedir.    Saîd bin Cübeyr -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimize evliyâullahın kimler olduğu sorulduğunda şöyle buyurmuştur:    "Onlar öyle kimselerdir ki görüldüklerinde Allah zikrolunur, onları gören Allah'ı hatırlar." (Câmiüs-sağîr)    Bu Hadis-i şerife göre Allah dostlarının sîret ve halleri Allah-u Teâlâ'yı akla getirir. Çünkü onlarda edep, haya, huzur, huşu ve tevazu alâmetleri dikkati çeker. "Yüzlerinde secde izinden nişanları vardır." (Fetih: 29) âyet-i kerime'si bu hususa işaret eder.    Allah-u Teâlâ veli kulları hakkında: "İyi bilin ki, Allah'ın veli kulları için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklar." buyuruyor. (Yunus: 62) Allah korkusu her korkuyu silmiş olduğu için başka korku kalmamıştır. "Dünyâ hayatında da âhirette de onlar için müjdeler vardır." (Yunus: 64)    Allah-u Teâlâ'nın veli kullarının cümlesine hürmet edip sevgi beslemelidir. Zira onlar Hakk'ın sevdiği ve muhabbet için seçtiği kullarıdır. Âyet-i kerimesinde buyurur ki:    "Biz kimi dilersek onu derece derece yükseltiriz." (En'am: 83) İşte bunlar bu derecelere yükselttiği kullardır. Dualarında Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin: "Ey Allah'ım! Bana kendi sevgini, seni sevenlerin sevgisini ve beni sana yaklaştıracak olanların sevgisini nasip eyle." (Tirmizi) buyurmaları, bu sevginin çok mühim olduğunu if...

SOMA'da VEFAT EDEN KARDEŞLERİMİZ İÇİN YASİN

SOMAda VEFAT EDEN KARDEŞLERİMİZ İÇİN YASİN |  görsel 1
SOMA'da VEFAT EDEN KARDEŞLERİMİZ İÇİN YASİN SURESİ! OKUNAN ADEDİ BELİRTİNİZ BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM 1.     Yasın      2.     Vel kur'anil hakiym      3.     İnneke le minel murseliyn      4.     Ala sıratım müstekıym      5.     Tenziylel aziyzir rahıym      6.     Li tünzira kavmem ma ünzira abaühüm fehüm ğafilun      7.     Le kad hakkal kavlü ala ekserihim fehüm la yü'minun      8.     İnna cealna fı a'nakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehüm mukmehun      9.     Ve cealna mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fehüm la yübsırun      10.     Ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü'minun      11.     İnnema tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğayb fe beşşirhü bi mağfirativ ve ecrin kerım      12.     İnna nahnü nuhyil mevta ve nektübü ma kaddemu ve asarahüm ve külle şey'in ahsaynahü fı imamim mübiyn      13.     Vadrib lehüm meselen ashabel karyeh iz caehel murselun      14.     İz erselna ileyhimüsneyni fe kezzebuhüma fe azzezna bi salisin fe kalu inna ileyküm murselun      15.     Kalu ma entüm illa beşerum mislüna ve ma enzeler rahmanü min şey'in in entüm illa tekzibun      16.     Kalu rabbüna ya'lemü inna ileyküm le murselun      17.     Ve ma aleyna il...

PEYGAMBER (S.A.V.) EFENDiMiZiN DUALARI

PEYGAMBER (S.A.V.) EFENDiMiZiN DUALARI |  görsel 1
D U A L A R ( PEYGAMBER (S.A.V.) EFENDiMiZiN DUALARI ) „A L L A H ´ IM ! SENDEN, RAHMETiNi VE MAGFiRETiNi MUCiB OLACAK SEYLERi iSTERiM. HER MASiYETTEN SELAMETi, HER iYiLiK VE TAATTEN COGUNU, CENNETE NAiLiYETi, CEHENNEMDEN NECATI (KURTULUSU / SELAMETi) DiLERiM.“ „A L L A H´ IM ! ARAMIZI ISLAH ET; KALBLERiMiZi BiRLESTiR VE BiZi SELAMET YOLLARINA iLET ! BiZi ZULMETTEN KURTAR; NURA KAVUSTUR ! BiZi ACIK GiZLi BÜTÜN FENALIKLARDAN UZAKLASTIR ! „A L L A H´ IM ! KULAKLARIMIZ, GÖZLERiMiZ, KALBLERiMiZ ESLERiMiZ VE COLUK COCUGUMUZ HUSUSUNDA BiZE FEYZ- Ü BEREKET VER ! TEVBELERiMiZi KABUL ET ! HAKiKATEN SEN TEVBELERi EN COK KABUL EDENSiN, BÜYÜK RAHMET SAHiBiSiN. BiZi, SAYISIZ Ni´METiNE SENA EDEREK SÜKREDENLERDEN KIL. VE ONLARI BiZiM ÜZERiMiZE TAMAMLA.“ „A L L A H´ IM ! ACiZLiKTEN, TEMBELLiKTEN, HASiSLiKTEN, (ACELE ETMEKTEN) BUNAKLIK DERECESiNDE iHTiYARLIKTAN VE KABiR AZABINDAN SANA SIGINIRIM.“ „A L L A H´ IM ! NEFSiME GÜNAHLARDAN KORUNMASINI iLHAM EYLE. O NU MASiYETTEN (iTAATSiZLiKTEN) TATHiR (TEMiZ / PAK) BUYUR. TATHiR EDENLERiN HAYIRLISI SENSiN. NEFSiMiN MALiK (SAHiBi) VE MUTASARRIFI SENSiN.“ „A L L A H´ IM ! FAYDASIZ iLiMDEN, A L L A H KORKUSU, A L L A H SAYGISI DUYMAYAN KATI KALBDEN, DOYMAK BiLMEYEN NEFiSTEN, KABUL OLUNMAYACAK DUADAN SANA SIGINIRIM.“ „A L L A H´ IM ! iHSAN ETMEKDE OLDUGUN Ni´METiN ELiMDEN GiTMESiNDEN, AFiYETiN DEGiSMESiNDEN, ANSIZIN KARSILASAGIM MUSiBETLERDEN VE GAZABIN MUCiB SEBEBLERiN HEPSiNDEN SANA SIGINIRIM; BENi BUNLARDAN MUHAFAZA BUYUR YA R A B ! „A L L A H´ IM ! BENi AFFET, BENi ESiRGE, DOGRU YOLA DELALET BUYUR, BANA AFiYET VER, HELALiNDEN BENi RIZIKLANDIR.“ „A L L A H´ IM ! iSLERiMi KORUMAGA YARAYAN DiNiMi, MEDAR-I MA...

İbrahim Suresi Türkçe Meali

İbrahim Suresi Türkçe Meali |  görsel 1
Surah Ibrahim Rahman ve rahîm olan Allah'ın adıyla Elif. Lâm. Râ. (Bu Kur`an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip (ve) övgüye lâyık olan Allah`ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. (1) O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O`nundur. Şiddetli azaptan dolayı kafirlerin vay haline! (2) Dünya hayatını ahirete tercih edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve onun eğriliğini isteyenler var ya, işte onlar (haktan) uzak bir sapıklık içindedirler. (3) (Allah`ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir. (4) Andolsun ki Musa`yı da: Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah`ın (geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket) günlerini hatırlat, diye mucizelerimizle gönderdik. Şüphesiz ki bunda çok sabırlı, çok şükreden herkes için ibretler vardır. (5) Hani Musa kavmine demişti ki: "Allah`ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, sizi işkencenin en kötüsüne sürmekte ve oğullarınızı kesip, kadınlarınızı (kızlarınızı) bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtardı. İşte bu size anlatılanlarda, Rabbinizden büyük bir imtihan vardır." (6) Hatırlayın ki Rabbiniz size: Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artıracağım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir! diye bildirmişti. (7) Musa dedi ki: "Eğer siz ve yeryüzünde olanların hepsi nankörlük etseniz, bilin ki Allah gerçekten zengindir, hamdedilmeye lâyıktır." (8) Sizden öncekilerin, Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin haberleri si...

Üç ayların faziletleri

Üç ayların faziletleri |  görsel 1
Üç ayların faziletleri RECEB ayı: Dört kıymetli aydan biridir. Bir âyet-i kerime meali: (Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günden beri, ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü, haram [hürmetli] olan aylardır.) [Tevbe 36] Resulullah efendimiz, Receb ayına çok değer verir ve "Ya Rabbi, Receb ve Şabanı bizler için mübarek kıl ve bizi Ramazana eriştir" diye dua ederdi. Receb ayının faziletiyle ilgili birkaç hadis-i şerif: (Haram aylar, Receb, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir.)[İbni Cerir] (Haram aylarda Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri oruç tutana iki yıllık ibadet sevabı yazılır.) [Taberani] (Haram aylarda bir gün oruç tutup bir gün yemek çok faziletlidir.) [Ebu Davud] (Receb ayında Allahü teâlâya çok istiğfar edin; çünkü Allahü teâlânın, Receb ayının her vaktinde Cehennemden azat ettiği kulları vardır. Ayrıca Cennette öyle köşkler vardır ki, ancak Receb ayında oruç tutanlar girer.) [Deylemi] (Cennette öyle köşkler vardır ki, onlara ancak Receb ayında oruç tutanlar girer.) [Deylemî] (Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder.)[Gunye] (Recebin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, ayın hepsinde tutmuş gibi sevab verilir.) [Miftah-ül-cennet] (Kaza oruç borcumuz olmasa bile, oruç tutarken, ilk veya son kazaya kalan Ramazan orucunu tutmaya diye niyet etmeli.) (Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Ya’la] (Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez: Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma gecesi, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.) [İ. Asa...

RECEB-İ ŞERİF DUALARI

RECEB-İ ŞERİF DUALARI |  görsel 1
ÜÇ AYLARDA YAPILMASI GEREKENLER Recebin ilk günü ALLAH(c.c.) rızası için iki rekat nafile namaz kılınır.Sonra samimiyetle günahlara tevbe edilir.111 defa :''ALLAH(c.c.)ümme salli ala MUHAMMED'' diye Peygamber Efendimiz'e salatü selam getirilir.Akabinde 1660 defa :''Ya ALLAH(c.c.)'' diye tesbih çekilir.Üç aylar boyunca her gün 1100 defa: ''La ilahe illALLAH'' 100 kere de ''MUHAMMEDun resulullah'' diye bu tesbihe devam edilir.Bu hal üzere üç ayların sonunda 90 bin kelime-i tevhid tamamlanmış olur. Efendimiz(sav):'' Bir defa Kelime-i Tevhid getiren kimsenin 4.000 adet büyük günahı amel defterinden silinir'' buyurmuşlardır.Buna göre 90.000x4.000=360.000.000 günah-ı kebairden arınmış olur inşALLAH(c.c.). _________________ Bismillahirrahmanirrahim ALLAHümme bariklenâ fi Recebe ve Şaban ve belliğnâ Ramazân vahtim lenâ bil'iman ve yessir lenâ bil'Kur'an" http://www.facebook.com/ilminfazileti RECEB-İ ŞERİF DUALARI 10 Gün Subhânallâhil Hayyil Kayyûm 10 Gün Subhanallâhil Ehadis Samed 10 Gün Subhânallâhil Gafurur Rahîm  ...

REGAİB KANDİLİ

Kutlu Doğum Haftası'nda Victor Hugo sürprizi

Kutlu Doğum Haftasında Victor Hugo sürprizi |  görsel 1
Kutlu Doğum Haftası'nda Victor Hugo sürprizi Hristiyan Dünyası'nın asırlardır tartıştığı Victor Hugo'nun Hazreti Muhammed için yazdığı dizelerin tam metni Türkçeye çevrildi. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Dil Eğitim Merkezi Fransızca Bölümü Öğretim üyesi Yakup Yaşa tarafından uzun araştırmalar sonrası orijinal metnin üzerinden 'Mahomet' şiirinde Hugo Hz. Muhammed'in yaşam tarzını ve ölmeden önceki son günlerini anlatıyor. Hazreti Muhammed'in doğumunun 1443'üncü yılının kutlandığı günlerde Fransız düşünür ve yazar Victor Hugo'nun Hazreti Muhammed için yazdığı dizeler Türkçe'ye çevrildi. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Dil Eğitim Merkezi Fransızca Bölümü Öğretim Görevlilerinden Yakup Yaşa, uzun araştırmalar sonrası orijinal metnin üzerinden tercüme ettiği 'Mahomet'in her dizesinde Peygamber'in mütevazı yaşamı ve yüceliğinden izler var. Hugo eserinde Hz. Muhammed'in ölmeden önceki son zamanlarını anlatıyor. Victor Hugo, uzun yaşamı, üstün dehası, insana ve insanlığa dair soylu düşünceleri ve güçlü yapıtlarıyla, 19'un yüzyıla damgasını vuran yazarlardan biri. Yapıtları güçlü bir lirizm içeren Hugo, eserlerinde daha çok, aşk, baba şefkati, ölüm, insan yazgısı, özgürlük, yoksullara iyi davranma, emeğin kutsallığı, hayatın hüzün ve neşesi ile tüm evreni kuşatan Tanrı'nın varlığı gibi konulara yer vermişti. Ünlü Fransız yazar Victor Hugo'nun, 1855 yılında sürgündeyken yazmaya başladığı, insanlık tarihi ve gelişimini anlatan ve hala Fransa'nın gerçek anlamdaki tek destanı olarak kabul edilen, "La Légende...

(ŞAYET/EĞER) KELİKEŞKE MESİNİ KULLANMANIN HÜKMÜ

(ŞAYET/EĞER) KELİKEŞKE MESİNİ KULLANMANIN HÜKMÜ |  görsel 1
 KEŞKE (ŞAYET/EĞER) KELİMESİNİ KULLANMANIN HÜKMÜ   Bir kimse, bir adamı"Şayet şöyle yapmış olsaydın, bundan hiçbir şey başına gelmezdi." demişti.Bunu işiten kimse de ona, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bu kelimeyi (lev/keşke/şayet kelimesini) kullanmayı yasakladığını ve sahibini küfre götüren bir kelime olduğunu, söylemişti. Başka birisi de şöyle demişti: "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, Musa -aleyhisselâm- ile Hızır -aleyhisselâm- kıssasında şöyle demiştir: (( يَرْحَمُ اللَّهُ مُوسَى لَوَدِدْنَا لَوْ كَانَ صَبَرَ حَتَّى يُقَصَّ عَلَيْنَا مِنْ أَمْرِهِمَا )) [ متفق عليه ] "Allah Musa'ya merhamet etsin. Keşke (Musa) sabretseydi de Musa ve Hızır'ın kıssası bize (tam olarak) anlatılmış olsaydı." Başka birisi de şu hadisi delil göstermişti: (( اَلْمُؤْمِنُ الْقَوِيُّ خَيْرٌ وَأَحَبُّ إِلَى اللَّهِ مِنْ الْمُؤْمِنِ الضَّعِيفِ، وَفِي كُلٍّ خَيْرٌ احْرِصْ عَلَى مَا يَنْفَعُكَ، وَاسْتَعِنْ بِاللَّهِ، وَلاَ تَعْجَزْ، وَإِنْ أَصَابَكَ شَيْءٌ فَلاَ تَقُلْ: لَوْ أَنِّي فَعَلْتُ كَانَ كَذَا وَكَذَا، وَلَكِنْ قُلْ: قَدَرُ اللَّهِ وَمَا شَاءَ فَعَلَ، فَإِنَّ لَوْ تَفْتَحُ عَمَلَ الشَّيْطَانِ )) [ رواه مسلم ] “(Hayırlı amellerde, Allah'a taatte ve zorluklara sabır göstermekte) kuvvetli mü'min, zayıf mü'minden, Allah’a daha hayırlı ve daha sevimlidir. (Her ikisinin de mü'min olması sebebiyel) hepsinde hayır vardır.Yararına olan şeyde (Allah'a taattte) hırslı ol. Allah’tan yardım dile, (taat ve yardım istemekte) âciz olma (tenbellik gösterme)! Sana bir şey isâbet ederse, 'keşke şöyle şöyle yapsaydım da bu başıma gelmeseydi' deme. Fakat 'Allah’ın takdiridir. O ne dilerse, onu yapar' de. Çünkü 'keşke' şeytanın ameline yol açar (şeytan, kadere karşı gelmesi için onun kalbine vesvese verir)."...

NUH PEYGAMBER VE TUFAN

NUH PEYGAMBER VE TUFAN |  görsel 1
NUH PEYGAMBER VE TUFAN "Sonra gelenler içinde 'âlemlerde Nuh'a selam olsun' diye ona iyi bir ün bıraktık." (Saffat/78)     " Nuh'u ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere ibret kıldık." (Ahzab/77)   Giriş              İslam davetinin, otoritelerinin de ortadan kaldırılmasını da hedeflediğini anlayan Mekke mele'leri (ileri gelenler) , bunun önüne geçmek için resule ve diğer Müslümanlara karşı hakaret ve baskı dolu bir kampanya başlatırlar. Buna rağmen Müslümanlar, Allah'ın ayetlerini onlara "Okumaktan" geri durmazlar. Lakin içinde bulundukları baskı ve zulüm, nihayetinde birer beşer olan Müslümanları sıkmaya, zorlamaya başlar. Buna karşı Allah Kur'an'da onlara şöyle seslenir:             "And olsun Asra ki, insana şüphesiz hüsrandadır. Ancak iman edip Salih amel işleyenler, birbirlerine Hakkı ve Sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır. " ( Asr/1-3)         Böylece Allah, her konuda olduğu gibi, " Tebliğ" de de "Sabır" ister Müslümanlardan. Bir sure sonar Nuh (a.s) kıssasını indirerek, Nuh kavminin, peygamberlerine karşı olumsuz tavırlarını ve akıbetini anlatır, muhatapları uyarır.             Aynı zamanda "Okuma"da "Sabr" örneği olarak Nuh'u zikrederek, resul ve Diğer Müslümanların karşılaştıkları engellere bakarak eylemlerinde gevşememeleri öğütlenmiş olur. Yanı sıra Yunus (Zü'n-Nun) kıssasını indirerek "Okuma" tebliğ eyleminde "Sabr" etmeyerek toplumunu terk eden peygamberin hatası belirtilerek, H z Muhammed sAv ve sahabesi aynı...

4. Murad ve Habib Baba

4. Murad ve Habib Baba |  görsel 1
4. Murad ve Habib Baba Habib Baba, 4.Murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır, fakirdir, gariptir. Fakat Rabbinin katında da âlemlere denk bir değerin sahibidir. Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul´a gelmiştir. Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider... Niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak... Bedenini de ruhuna denk kılmaktır.Fakat hamamcı Habib babayı içeri sokmak istemez. ´Bugün´ der, ´Sultan Murad´ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.´ Habib baba üzülür... Rica, minnet eder, yalvarır... ´Ne olursun´ der, ´kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım. Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum. Bin bir dil döker. Hamamcı ehl-i insaftır... Dayanamaz... Kabul eder... Hamamın en sonundaki odayı göstererek... ´Baba şu odada hızla yıkanıp çık, parada istemem. Yeter ki vezirler, senin farkına varmasınlar.´ Habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. Yıkanmaya başlar... Ve bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. Boylu, poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. Onunda görünümü fakirdir... Ama sadece görünümü... İkinci müşteri kılık değiştirmiş, 4.Murad´dır. O gün vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir. ´Hele bir bakalım´ demiştir, ´bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına ne yaparlar, nasıl eğlenirler?´ Ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek, hamama getirmiştir. Az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır... Hamamcı vezirler der almak istemez... Padişah ise, ne olursun der, bastırır ve padişah galip gelir... Habib babanın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, gen&cced...

BAZI İSLAMİ ve İMANİ KAVRAMLAR

BAZI İSLAMİ ve İMANİ KAVRAMLAR |  görsel 1
BAZI İSLAMİ ve İMANİ KAVRAMLAR Kelime-i [Tehlîl - Tevhîd - Şehâdet - Tahmîd - Tesbîh/Tenzîh - Temcîd - Tekbîr] Nedir? Madem bazı konular üzerinde tartışma ve anlaşmazlık var, bunun nedeni bence kavramları anlama şeklinden geliyor. Bu sebeble de önemli kelime ve kavram isimlerinin etimolojik / filolojik açıdan da bilinmesinde de bence fayda var: [اسلام] İslâm; kelime kökü: [سلم=silm], kökün masdarı: [سلامة، سلام=selam, selamet], emniyette/güvende olmak, hata yapmamak, şüphe götürmemek, azarı hak etmemek.     Geçişli halinde kökü: [اسلم=esleme] ve kökünün masdarı: [اسلام=islâm], müslüman olmak, İslam’a girmek, teslim etmek, terk etmek, bırakmak.     [اسلام=islâm]: teslim etmek. [الاسلام=el-İslâm]: İslam (Dini). [ايمان] Îmân; kelime kökü: [امن=emene/emine], kökün masdarı: [امانة=emânet], emniyette olmak, emin/doğru/güvenilir olmak.     Geçişli halinde kökü: [آمن=âmene] ve kökünün masdarı: [ايمان=îmân], inanmak, doğrulamak, güvenmek, tasdik etmek.     [ايمان=îmân]: inanmak. [الايمان=el-Îmân]: İman etmek. [لا اله الا الله] Kelime-i Tehlîl: Lâ ilâhe illallâh. [Allahtan başka ilah yoktur.] [لا اله الا الله محمد رسول الله] Kelime-i Tevhîd: Lâ ilâhe illallâh Muhammedun Rasûlulâh. [Allahtan başka ilah yoktur, Muhammed Allah’ın elçisidir.] [اشهد ان لا اله الا الله و اشهد ان محمد عبده رسوله] Kelime-i Şehâdet: Eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve Rasûluluh. [Şehâdet ederim ki, Allahtan başka ilah yoktur ve şehâdet ederim ki...

ER RAHMAN ER RAHÎM

ER RAHMAN ER RAHÎM |  görsel 1
                ER RAHMAN ER RAHÎM Er-Rahman Tüm vasıfları ve isimlerinin manalarıyla âlemleri var eden, İcabında sıkıntı verici hallerle kemale ulaştıran, Esirgeyici ve bütün mahlûkatına rahmetiyle muamele edendir. Er-Rahîm Çok merhamet edici, bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden sonsuz nimetleriyle onlara cennet hayatı bağışlayandır. Ey hayatın ve ölümün Sahibi olan Allah’ım! Ey merhametlilerin en Merhametlisi olan Allah’ım! Rahman ve Rahîm İsminle sar ruhlarımızı! Rahmet yağmurları gibi yağsın kalbimize, Senin sonsuz merhametinden damlalar. **** Kalbini Meleklerin yıkadığı Resulünün (s.a.v) merhamet dolu kalbiyle birleştir kalplerimizi! En Güzel Sözle ve merhametle uyanalım her yeni güne. Duyduğunda Ömer’in (r.a) gözlerini yaşlarla dolduran ve kalbini yumuşatan, İlahi Kelamınla dolsun kalbimiz bugün Allah’ım! Ya Rahman! Ya Rahîm! Bizi esirge! Bizi bağışla! Bize merhamet et! **** Kimsesiz çocukları sıcak yuvalarına döndürebilmek için bir gün, Bir gün, yün eğiren, iplik dokuyan, Ve secdeye kapanıp sessizce dua eden anaları bulmak için, Bir cami avlusunda abdest alırken, Geçmişin yükünü de ceketiyle çıkarıp Sana yönelen ihtiyarlar için, Merhamet ve şefkatle doldur kalplerimizi! Onlara yaklaşmak için uzatırken ellerimizi, Sen de tut ellerimizden bizim Rabbim! Bizi sana yaklaştır! *** Ya Rahman! Ya Rahîm! Bizi bağışla! Bize merhamet et! Rahmetinle muamele et bize Rabbim! Ve Rahîm İsminle karşıla ahirette! Dehşetinden bebeklerin saçlarının ağardığı o...

Bayezid-i Bistami (ks) Hz. Hayatı..

Bayezid-i Bistami (ks) Hz. Hayatı.. |  görsel 1
Bayezid-i Bistami (ks) Hz. Bayezid-i Bistami (ks) Hz. Hayatı.. Evliyânın büyüklerinden. İnsanları Hakk'a dâvet eden, onlara doğru yolu gösterip, hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin beşincisidir. Sultân-ül-Ârifîn lakabıyla meşhûrdur. Künyesi, Ebû Yezîd'dir. İsmi Tayfûr, babasının adı Îsâ'dır. 776 (H.160) veya 803 (H.188)de İran'da Hazar Denizi kenarında Bistâm'da doğdu. Daha annesinin karnında iken kerâmetleri görülmeye başladı. Annesi ona hâmile iken şüpheli bir şeyi ağzına alacak olsa, onu geri atıncaya kadar karnına vururdu. Çocukken bir gün câmi avlusunda oynuyordu. Oradan geçmekte olan Şakîk-i Belhî kendisini görüp; "Bu çocuk büyüyünce zamânının en büyük velîsi olacak." buyurdu. Yine bir gün hadîs âlimlerinden bir zât onu görünce çok hoşuna gitti. Zekâ ve anlayışını ölçmek için sordu: "Güzel çocuk, namaz kılmasını güzelce biliyor musun?" Bâyezîd-i Bistâmî de ona; "Evet Allah dilerse becerebiliyorum." cevâbını verince; "Nasıl?" diye sordu. Bâyezîd-i Bistâmî de; "Buyur yâ Rabbî! Emrini yerine getirmek üzere tekbir alıyor, Kur'ân-ı kerîmi tâne tâne okuyor, tâzim ile rükûya varıyor, tevâzu ile secde ediyor, vedâlaşarak selâm veriyorum." deyince, o zât hayran kalarak; "Ey sevgili ve zekî çocuk! Sende bu fazîlet ve derin anlayış varken, insanların gelip başını okşamalarına niçin izin veriyorsun?" diye sordu. Bâye...

Salavat Getirmek ve Rüyada Salavat Getirmek

Salavat Getirmek ve Rüyada Salavat Getirmek |  görsel 1
Salavat Getirmek Salavat getirmek, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'i (sav) anmak ve O'na selam göndermektir. Peygamberimiz üzerime salavat getirirseniz, Allah da (c.c) sizin üzerinize salavat getirir demiştir. Allah'ın Resulüne salavat getirmek, en bereketli, en faziletli olan, saadeti dareyn için en faydalı ibadetler arasındadır. Hakkıyla yapıldığında sevabı da çok fazladır. Amelleri tahrir eder, yapılan hataları örter, kişilerin manevi derecelerini yükseltir. Salavat getirmek için sadece "Allahümme salli ala Muhammed" demek de yeterlidir. Ancak bunun yanı sıra pek çok salavat çeşidi bulunmaktadır. Bunların arasında en çok okunanlar arasında, namazlarda tahiyyattan sonra okunan salli ve barik duaları yer alır. Bu çok kıymetli sözleri içeren eden salavat, Peygamberimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) adının geçtiği zamanlarda söylenmesinin dışında, ayrıca zikir olarak da söylenmektedir. Hz. Muhammed'e salatu selam getirmek, hem Allah'ın rahmetini hem de meleklerin dua ve istiğfarını kazanmak için vesile olacağına göre, bu olanağı ve fırsatı iyi değerlendirmek gerekmektedir. Salavat örnekleri nelerdir?     "Aleyhisselam"  Manası; Allahın selamı, onun üzerine olsun.     "Aleyhissalatu vesselam" Manası; Allahın salatu selamı onun üzerine olsun.     "Sallallahu aleyhi ve sellem" Manası; Allahu Teala, Ona salatu selam etsin.     "Allahumme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed" Manası; Allah'ım! Peygamberimiz Hz. Muhammed'e ve evladu iyaline rahmet eyle ya rabbim.     "Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim" Manası; Ey Allahım ! Efendimiz, büyüğümüz olan Muhammed'e e...

KÜTÜB-İ SİTTE KADERE İMAN

KÜTÜB-İ SİTTE KADERE İMAN |  görsel 1
KADERE İMAN 4795 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kul, hayrıyla, şerriyle kadere inanmadıkça, kendine (hayır ve şerden) isabet edecek şeyi atlatamayacağını, (hayır ve şerden) kaçacak olan şeyi de yakalayamayacağını bilmedikçe iman etmiş olmaz." Tirmizi, Kader 10, 2145. 4796 - Ubâde İbnu's-Sâmit radıyallahu anh oğluna ölümü sırasında demiştir ki: "Oğulcuğum, başına gelecek olan şeyin asla atlatılamayacağını, kaçırdıklarını da yakalayamayacağını bilmedikçe sen, imannın hakikatının tadını asla bulamazsın. Zira ben, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle söylediğini işittim: "Allah'ın ilk yarattığı şey kalemdir. Kalemi yarattı ve: "Kıyamete kadar olacak şeylerin miktarlarını yaz!" dedi." "Oğulcuğum, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan şunu da işittim: "Kim bu inanç dışında olarak ölürse benden değildir." Ebu Davud, Sünnet 17, (4700); Tirmizi, Kader 17, (2156). KADERLE AMEL 4797 - İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, elinde iki kitap olduğu halde yanımıza geldi ve: "Bu iki kitap nedir biliyor musunuz?" buyurdular. Cevaben: "Hayır, ey Allah'ın Resûlü! bilmiyoruz. Ancak bildirmenizi istiyoruz!" dedik. Bunun üzerine sağ elindekini göstererek: "Bu Rabbülâlemin'den (gelmiş) bir kitaptır. İçerisinde cennet ehlinin isimleri mevcuttur. Hatta onların babalarının ve kabilelerinin isimler de mevcuttur ve sonunda da icmal yapmıştır. Bunlara asla ne ilave yapılır, ne de onlardan eksiltmeye yer verilir. Hiç değişmeden ebedi olarak sabit kalır" buyurdular. Sonra sol elindekini...

En büyük felaket, Allah Azze ve Celle'yi unutanlar gibi olmaktır

En büyük felaket, Allah Azze ve Celleyi unutanlar gibi olmaktır |  görsel 1
En büyük felaket, Allah Azze ve Celle'yi unutanlar gibi olmaktır Gökler ve yer, gece ile gündüz, esen rüzgarlar, yağmur yüklü bulutlar, yeşeren yeryüzü, birbirinden farklı renkler ve diller, dikili dağlar... İçimiz ve dışımızdaki bütün varlıklar Allah'ın varlığına, engin aklı ve hikmetine, sınırsız kudret ve rahmetine belgedir. Pek tabidir ki her belge varlık bize yaratıcımız Rabbimizi hatırlatmakta, O'na yöneltmektedir. Ne var ki varlıklar içinde hür irade verilerek ilâhî denemeye uğratılan insan, göklerde ve yerde nice varlıkları izlerken, yüreğini Rabbine kapayabilmekte, O'nu anmaktan yüz çevirebilmektedir. Bu sebepledir ki; Kurân'da insana, yaratılış maddesine bakması, aldığı gıdalara ve gıdalar için yağmurların nasıl sağanaklaştırıldığına, toprağın nasıl çatladığına, tohumların nasıl hamile bırakıldığına, sergilenen bağlara, çıkarılan bitkilere nazar etmesi emrolunmaktadır. (Tarık 5,Abese 23-32) Sütunsuz semayı/göğü, hizmetimize sunulan yeryüzünü ve ona yerleştirilen dağları, hayvanların yaratılış özelliklerini... kafa ve gönül gözleriyle incelemesi öğütlenmektedir. (Kaf 6-8,Casiye 17-20) Çünkü insan, egemenliğini tanımakla ve yasalarına göre yaşamakla emrolonduğu Rabbini, aklî yöntemlerle bilmeye, gönülle sevmeye ve O'nu çok çok anmaya muhtaçtır. Bu ihtiyacın giderilmesi içindir ki Kur'ân'ımızda şöyle buyrulmaktadır: "Ey Mü'minler! Allah'ı çok anın."(Ahzap 41) Kulluk bilinci içinde yaşayabilmemiz için bizimle beraber ve bize şah/can damarımızdan daha yakın olduğu, kudreti ve rahmetiyle bizi kuşattığı ve içinde bulunduğumuz maddî ve manevî hali bildiği inancı...

PEYGAMBERİMİZ S A V' İN MÜBAREK SAÇLARININ YIKANMASI

İZLEMEK İÇİN LİNKİ TIKLA http://www.youtube.com/watch?v=I8ldiN7_2k0&feature=share PEYGAMBERİMİZ S A V' İN MÜBAREK SAÇLARININ YIKANMASI


islami forum



Bilx.net
Get  our toolbar!

Kabeden Canlı Yayın