سْــــــــــــــــــمِ ﷲِالرَّحْمَنِİlminfazileti islamic sciences-İslami İlimler

>
English (US) Deutsch Français Русский 中文(简体) Português Italiano 日本語 한국어 Español
LA TAHZEN İNNALLAHE MEANA


Kur’an-ı Kerim ile İlgili Bazı Hadisler

Kur’an-ı Kerim ile İlgili Bazı Hadisler |  görsel 1
Kur’an-ı Kerim

Sahabeler ve Tabiin

Sahabeler ve Tabiin |  görsel 1
SAHABELER VE TABİİN

Ölümü temenni edenin 10 (on) Hediye Hazırlaması Lazım.

Ölümü temenni edenin 10 (on) Hediye Hazırlaması Lazım. |  görsel 1
 ''Bir kimse Peygamber efendimize gelerek ; izin ver yâ ResulAllah,ölümü temenni edeyim." deyince,Peygamber efendimiz: "Ölüm öyle bir şeydir ki onun için hazırlıklı ol! Yol uzun azık ister.Ölümü temenni edenin 10(on) hediye hazırlaması lazım." O kimse sordu:Hediyeler kime ya ResulAllah? Peygamber efendimiz buyurdu: 1-Azrail'in hediyesi 2-Kabrin hediyesi 3-Münker ve Nekir'in hediyesi 4-Mizanın hediyesi 5-Sırat köprüsünün hediyesi 6-Malik'in hediyesi 7-Rıdvanın hediyesi 8-Ruhun hediyesi 9-Peygamberin hediyesi 10-Rabbin hediyesi Bu hediyeler nelerdir ya ResulAllah? Azrail'in hediyeleri dörttür. 1-İyi ahlaklı ve güzel huylu olmak. 2-Vaktinde eda edemediğin ibadetleri kaza etmek. 3-Sefere,yolculuğa çıkacak, ölüme hazırlanmak. 4-Kalbinde Allah aşkı taşımak. Kabrin hediyeleri de dörttür 1-Söz taşımayı terketmek. 2-Elbiseye idrar sıçratmamak. 3-Kur'an-ı Kerimi okumak. 4-Salevat-ı Şeriffeyi çok okumak. Münker ve Nekir'in hediyeleri 1-Doğru konuşmak,yalan söz söylememek. 2-Gıybeti terk etmek. 3-Hakkı kabul etmek. 4-Tevazu sahibi olmak. Mizanın hediyesi 1-Amelini ihlas ile yapmak. 2-Başkasına eza yapmaktan sakınmak. 3-Güzel ahlak sahibi olmak. 4-Allah'ı çak zikretmek. Sırat Köprü'sünün hediyesi 1-Gadab,öfkesini yutmak ve kızmamak 2-Takva sahibi olmak. 3-Cemeate devam etmek. 4-İbadetlere ara vermeden devam etmek. Malik'in hediyeleri 1-Allah korkusundan ağlamak. 2-Gizli sadaka vermek. 3-İsyanı terketmek. 4-Anne ve babaya iyilik etmek. Cennet meleği Rıdvan'ın hediyesi 1-Kötülüklerden sakınmak. 2-Nimetlere hamd ve şükretmek. 3-Malını Allah yolunda infak etmek,harcamak. 4-Emaneti muh...

grup 571 ismail uslu 571 de BİR GÜNEŞ DOĞDU

571 de BİR GÜNEŞ DOĞDU Hz MUHAMMED SAV Allahumme Salli Ala Seyyidina Muhammed

İki Başlı Kaplumbağa

İki Başlı Kaplumbağa |  görsel 1
  Kaptan Nemo Akvaryum Yapışık ikizlerin kaplumbağa nadir bir örnek, bu iki başlı, kırmızı kulaklı kaydırıcı kaplumbağa East Norriton yılında Kaptan Nemo Akvaryum evcil hayvan mağazasında Limerick ve yaşamları, Pa adlı mağazanın Bir menajer egzotik kaplumbağa kolektöründen 2007 yılında aldım. Kaplumbağa beceriksizce biraz yüzüyor sağlıklı olduğunu sahibi söyliyor  

Renkli maymun türü keşfedildi Colorful monkey species discovered

Renkli maymun türü keşfedildi Lesulas beş güçlü gruplar halinde Kongo Demokratik Cumhuriyeti izole yağmur ormanları kadar canlı ve meyve ve yapraklı bitkiler üzerinde beslenirler.   Bir yetişkin erkek lesula, Kongo Demokratik Cumhuriyeti merkezi sınırlı bir bölgeye özgü yeni tanımlanmış maymun türü. (Fotoğraf: M. Emetshu / PLoS ONE) Utangaç, parlak renkli maymun türleri Kongo Demokratik Cumhuriyeti kalbinde, bir tamamen onun üzerine gelen araştırmacıları şaşırttı bulmak da yemyeşil yağmur ormanlarında yaşayan bulundu.   "Ben ilk gördüğümde, hemen yeni ve farklı bir şey olduğunu biliyordum - Ben sadece nasıl önemli olduğunu bilmiyordum," merkezli John Hart, Lukuru Yaban Hayatı Araştırma Vakfı bilimsel direktörü gazisi Kongo araştırmacı, dedi Kinshasa.   Aslında, bulmak mutlu bir kaza şey oldu. Merkez DRC uzak bir bölgede bir süre önce sona alanında seferinden geri getirdi fotoğraflar aracılığıyla eleme süre Hart ilk kez 2007 yılında şüpheli maymun spied.   Ama onun göz yakaladı görüntü alanında alınan olmasaydı. Bir köyde tersledi ve 13 yaşındaki bir parlaklık almıştı küçücük bir maymun ile Georgette adında bir genç kız gösterdi. [ Georgette ve maymun bakın .]   O nedir? Bir sarışın yele ve göğüs üst ile, Hart dedi, muhteşem bir hayvan olduğunu ve alt sırt üzerinde parlak kırmızı yama. "Ben bölgede herhangi bir hayvan üzerinde, bu yüzden hemen dedim ki önce hiç görmemiştim, 'Hmmm,'" diye OurAmazingPlanet söyledi.   Hart gizemin...

Ahirette günah ve sevap durumu nasıldır?

Ahirette günah ve sevap durumu nasıldır? |  görsel 1
İnsan, iyilik ve kötülüğe kabiliyeti dolayısıyla varlıklar arasında en mükemmel mevkie çıkabildiği gibi, en düşük dereceye de düşebilmektedir. Böyle bir fıtratta yaratılan insanın elbette bütün yaptıklarının kaydedilmesi gerekir. Herşeyi muhafaza eden Cenab-ı Hakkın hafıziyeti, amel ve fiillerinin muhafazasını gerektirir. Muhafaza edilen bu amellerin adalet terazisinde tartılması, ona göre hakkında mükâfatın veya cezânın verilmesi zarurîdir. İşte bu hakikata işaret eden âyet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır: “O gün amelleri tartacak terazi haktır. Kimin sevapları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. Kimin de sevapları hafif gelirse, işte onlar âyetlerimizi inkâr ettiklerinden dolayı kendilerini ziyana sokanlardır.”1 Amellerinin tartılmasında İlâhî adaletin bütün haşmeti ile tecelli edeceğine işaret eden, “Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez”2 meâlindeki âyet-i kerimede de yine bu hakikat dile getirilmektedir. O halde kıyamette Allah insanların amellerini tartarken, iyi veya kötü oldukları hükmünü açıklarken, iyilik ve kötülüklerin ağırlığına göre yapacaktır. Lem’alar’da Allah’ın haşirde büyük mizanı ile insanların amellerini tartacağı ve iyiliklerin kötülüklere galibiyeti veya mağlubiyeti noktasında hükmedeceği meselesi yukarıda geçen âyet-i kerimeye dayanmaktadır.3 İtikad ile ilgili bütün kitaplarımızda âhirette amellerin tartılması meselesinin hak olduğu açıkça kaydedilmektedir. Fakat bu tartının mahiyetini dünyadaki ölçülerimizle ifade etmemiz mümkün değildir. Ancak şurası muhakkaktır ki, Cenâb-ı Hak bütün insanların amellerinin muhasebesini en kısa zamanda ...

Osmanlıda Ramazan - Ottoman Ramadan

Osmanlıda Ramazan - Ottoman Ramadan |  görsel 1
OSMANLI RAMAZAN’A ÇOK HÜRMET EDERDİ… Es-selam-u aleyküm ve rahmetullâhi ve berakâtuh… Kıyamete kadar Allah-u Teâlâ’ya Hamd-ü Senâ, Habibine, Velilerine ve Sevenlerine Salât-u Selamlar olsun. Kurân’ı Kerim’e gösterdiği 6 saatlik edebe mukabil Allah-u Teâlâ’nın kendilerine 6 asırlık saltanatı ile cihan devleti olmayı nasib ettiği Osmanlı Devleti… Hukukunu Kurân’dan, ahlakını Rasûlüllah’dan, edebini Veliyyullah’dan alan, bu vesileler ile Müslümanlığı tüm dünyaya yaymayı başaran devlet… Saygı değer okurlar! “Osmanlı Devleti” deyince göğsümüz kabarıyor, gönüllerimiz ferahlıyor ve diyoruz ki; “Ah, nerde Osmanlı!? Dünyaya meydan okuyan, İslam’ı ve ehlini her yerde koruyan, mukaddesatımıza leke sürdürmeyen ecdadımız nerede?...” Osmanlı burada, bu topraklarda ama bizler neredeyiz? Bu yazımızda Osmanlı Devleti’nin Ramazan’a gösterdiği saygı ve hürmeti anlatmaya çalışacağız. Şu ana kıyas edildiğinde Osmanlı’nın nasıl Osmanlı olduğunu birazcık olsun anlayacağız inşallah… OSMANLI’DA RAMAZAN   RAMAZAN’A HAZIRLIK      Ramazan hazırlıkları Şaban ayının 15 inde Surre-i Hümayun Alayının mukaddes topraklara uğurlanmasından sonra başlardı. Camilerde, şerbetler, lokumlar dağıtılır, sair zamanlar aydınlatılmayan İstanbul sokakları, Ramazan’da kandillerle aydınlatılırdı. Camilerin dışı mahya ile içi kandillerle süslenirdi. (Sultan 1. Ahmet tarafından Ramazan boyunca camilerde kandil yakılması ise âdet haline getirildi.) Hemen hemen her mahallede bulunan sebillerde buz gibi meyve suyu, şerbetler ve limonatalar dağıtılırdı. Sultanahmet meydanındaki Alman Çeşmesi musluklarından ramazan boyunca ...

Âmentü Duası ve Fazileti

Âmentü  Duası ve Fazileti |  görsel 1
Arapça Okunuşu: آمَنْتُ بِاللهِ وَ مَلَئِكَتِهٍ وَ كُتُبِهِ وَ رُسُلِهِ وَ اْليَوْمِ اْلآخِرِ وَ بِالْقَدَرِ خَيْرِهِ وَ شَرِّهِ مِنَ اللهِ تَعَالَى وَ اْلبَعْثُ بَعْدَ اْلمَوْتِ حَقٌّ اَشْهَدُ اَنْ لآ اِلَهَ اِلاَّ اَللهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ وُ رَسُولُه Okunuşu: Âmentü billahi ve melâiketihi ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi hayrihî ve şerrihi mine'llâhi teâlâ ve'l-ba'sü ba'de'l mevti hakk Eşhedü en lâ iâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh. Manası: Ben Allahü Teâlâ'ya, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere; hayır ve şerrin Allahü Teâlâ'nın yaratmasıyla olduğuna inandım. Öldükten sonra dirilmek de haktır. Ben şehadet ederim ki, Allâhü Telâ'dan başka ilâh yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (s.a.v) Onun kulu ve peygamberidir. Fazileti: Şimdi biz başlayalım "Âmentü Billâhi"den... "Âmentü"; "iman ettim"... Neye?.. "Billâhi"!.. Burada dikkat edersek "ALLÂH" kelimesinin başına gelen bir "B" harfi var. "Billâhi" diyoruz... Bu "Billâhi"yi, baştaki "B" harfinin anlamını göz önüne almadan sadece, "ALLÂH'a iman ettim" diye anlamak ve öylece kabullenmek son derece yetersizdir. Bu İslâmiyeti ve Hz. Rasûlullâh Efendimizin getirdiklerini, gök tanrıya tapanların anlayışı seviyesine düşürmeye yol açar! Hz. Muhammed Mustafa'nın getirdiği "Vahdet" anlayışı, "TEKlik kavramı"; "Billâhi"nin başındaki "B...

Fıkıh Köşesi - Cihad ve Mücadele - İslâmın kendini tanıtım hakkı

Fıkıh Köşesi - Cihad ve Mücadele - İslâmın kendini tanıtım hakkı |  görsel 1
Satış için hazırlanan bir ürün, pazara çıkmadan önce veya pazarda satış sırasında insanlara tanıtılır. İnsanlara küçük de olsa bir fayda sağlayan her ürün tanıtım hakkına sahiptir. Tanıtım elemanı ürününü alır. Piyasaya çıkar. Ürününü tanıtır. Reklâmını yapar. İnsanları ürünü tercih edip etmeyecekleri konusunda ise elbette serbest bırakır. Yani icbar yok, ama tanıtım hakkı vardır. Tanıtım hakkı olmalıdır. Çünkü elinizdeki ürün insanlara bir tercih sunuyor. Bundan insanları haberdar etmelisiniz. Alırlar, almazlar; o onların sorunu. Her hür düşünce sistematiğinin kendini dünya insanına tanıtım hakkı vardır. Söz konusu düşünceyi benimseyenler, belirli düşünce platformlarında karşı düşünceleri kırmadan, kınamadan, yok saymadan, saygı içinde düşüncelerini tanıtırlar. İnsanları düşüncelerini benimseyip benimsememeleri konusunda ise serbest bırakırlar. Yani icbar yok, ama tanıtım hakkı vardır. Tanıtım hakkı olmalıdır. Çünkü elinizdeki düşünce biçimi insanlığa bir farklı çözüm ve teklif sunuyor. Bundan insanları haberdar etmekte ne sakınca var? Kabul ederler, etmezler; o onların sorunu değil mi? Bir inanç ve düşünce sistemi olarak İslâmiyet’e gelince  İslâmiyet’in kendini tanıtım hakkı, pazara çıkarılan bir ürüne veya bir düşünce sistemine göre çok daha öncelikli olarak vardır. İslâmiyet’in kendini öncelikli olarak dünya insanına tanıtması ve dünya insanına icbar kullanmadan, karşı ve farklı düşünceleri ve inançları kırıp dökmeden, insanları incitmeden kendi teklifleri ve çözüm yolları konusunda tercih sunması gerekiyor...

Choice Dizayn Tanıtım Ürünleri

Choice Dizayn Tanıtım Ürünleri |  görsel 1
Choice Dizayn  İç Mekan Dış Mekan Tanıtım Ürünleri İLETİŞİM http://www.choicedizayn.blogcu.com

Hz. Adem ve Dev İnsanlar Bilinmeyeni

Hz. Adem ve Dev İnsanlar Bilinmeyeni |  görsel 1
Hz. Adem ve Dev İnsanlar Bilinmeyeni Bazı islam tarihçilerinin de üzerinde durduğu ''devler'' gerçeği ve Hz. Adem ile alakalı bir bilinmeyenin analizi. Yeryüzünde bulunan dev iskeletlerin sırrı ne ?   Buhari’nin naklettiği bir hadise göre Hz.Adem’in boyu 60 zira idi. Aynı rivayette insanların boylarının gittikçe kısaldığı da anlatılmaktadır. Bu rivayete göre Hz.Adem’in boyu 40 m. civarında idi. Hz.Nuh tufandan önce 950 sene tebliğ görevini yürüttüğü Kuran’da açık bir şekilde ifade edilmektedir. Seylan adasında Müslümanların Adammala, “Adem Dağı” adını verdikleri, Portekizlilerin de “Picoli Adama” dedikleri çok meşhur bir dağ mevcuttur. İnsanoğlunun atasının cennetten “inişi” sırasında ilk defa buraya basmış olduğu rivayet edilir. Kocaman bir sağ ayak izi kayanın zirvesinde hep görülmektedir. Bu izin büyüklüğü için batılı bir seyyah, “Beş ayak üç parmak uzunluğunda ve iki ayak beş parmak ile iki ayak parmağı genişliğinde az derince bir çukur” demektedir. İslami rivayetlerde Hz.Adem’e atfedilen devasa boy ile orantılı olmuş olsa gerek. Çünkü bu rivayetlere göre Hz.Adem’in boyu o zaman o halde idi ki, başı göğe değiyor ve diğer ile denize basıyordu. Anadolu’da da birçok yerde dev mezarları bulunmaktadır.   İstanbul’da Beykoz’da Yuşa Tepesi’nde bulunan bir mezarda, Yuşa Hazretleri adlı bir evliyanın yattığına inanılmaktadır. Mezar, 17 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindedir. Eğer açılıp incelenirse içinden dev bir iskeletin çıkması çok doğaldır. Kadadokya bölgesinde, yani Nevşehir, Kırşehir ve Göreme civarında bu tür dev evliya mezarları vardır. Ayrıca mitolojisinin devleri olan Titanları ...

Allah Azze ve Celleye Hamd

Allah Azze ve Celleye Hamd |  görsel 1
ALLAH CELLE CELALUHU'YA HAMD  

Fıkıh Köşesi - Allah Celle Celalu - İnsan ve esma

Fıkıh Köşesi - Allah Celle Celalu - İnsan ve esma |  görsel 1
Allah’ın ne Zât’ına, ne sıfatlarına, ne isimlerine, ne de Rahmân ismine bir “sûret” vermek mümkün değildir. Allah tahayyül ettiğimiz bütün sûretlerden, şekillerden ve biçimlerden münezzeh ve müstağnîdir. O’nun misli, mesîli, eşi, dengi ve benzeri yoktur. Gerek Kur’ân’da, gerekse hadislerde “Allah’ın Zât’ı” bazen “Rahmân” ismi ile ifâde edilmiştir. Meselâ; “İlâh’ınız bir tek İlâh’tır. O Rahmân ve Rahîm’den başka ilâh yoktur.”1 âyetiyle, “Rahmân” ismini Zât-ı İlâhiye tahsis eden Kur’ân, “Rahmân Kur’ân’ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona konuşmayı öğretti.” 2 âyetleriyle de Zât’a ait İlâhî fiilleri Rahmân ismine izâfe etmek sûretiyle, Zât-ı Bârî’yi ve Hâlık-ı Zülcelâl’i Rahmân ismi ile zikretmiştir. Üstad Saîd Nursî Hazretlerinin, “Allah insanı Rahmân sûretinde yarattı.” 3 şeklindeki rivâyetini aldığı hadîsin Müslim’de geçen bir diğer şekli şöyledir: “Muhakkak ki Allah, Âdem’i Kendi sûretinde yaratmıştır.” 4 Müslim aynı hadîsi bir kez de, Hazret-i Âdem’in (as) yaratılışını konu alan bir hadisin içinde, Cennet Kitabında, Hemmâm bin Münebbih’ten (ra) rivâyet etmiştir. O rivâyet de şöyledir: “Aziz ve Celil olan Allah, Âdem’i Kendi sûretinde yaratmıştır.”5 Bu son rivâyetlerde geçen”Kendi” zamiri ile, ilk rivâyette geçen “Rahmân” ismi “Allah’ın Zât’ına”...

ANA BABALIK MI TAHAKKÜM MÜ?

ANA BABALIK MI TAHAKKÜM MÜ? |  görsel 1
  Anne baba olmak çobanlıktır. “Hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz” (hadisi şerif) Ebeveynler insanın dünyaya gelmesinde vasıtadırlar sadece. Ruhlar Âleminden bu güne dek yaşıyoruz aslında. Binlerce belki milyonlarca yıldan beri… Mukadderat mahlûkatı tayin edilmiş bir zamanda yeryüzüne gönderiyor. Hangi ana babadan doğacağımızı da bize sormuyor. Aynı şekilde ebeveynlere de doğacak çocuğun cinsiyeti ve nasıl bir evlat istediği sorulmuyor. Ezeli irade kulların iradesinin tamamen dışında gelişiyor. Lakin dünyaya geldikten sonra ebeveyne de evlada da bir takım sorumluluklar yükleniyor. İşte çobanlık burada başlıyor. Genel olarak gördüğüm şu ki; ana babalar evlatlarına çobanlık yerine tahakkümü altına almaya çalışıyorlar. Bilmeliyiz ki” Hüküm ancak Allah’ındır” ilahi fermanı ana babalar içinde geçerlidir. Çocuğuna karşı beslediği sevginin ve fedakârlığın zirvesini yaşıyor belki fakat aynı ölçüde evladından beklentileri de zirvede oluyor. Ve istemeden de olsa evladını baskı altında bırakıp boğup bunaltıp hükmü altına sokmaya çalışılıyor. Unutmayalım ki anne babalık karşılıksız ve beklentisiz sevginin adıdır. ŞEFKATTİR… Ve ne hazindir ki bazen ebeveynler şefkat duygusunu bile kendi çıkarları doğrultusunda kullanabiliyorlar. Ana baba olmak ayrı evlat olmak apayrı bir duygudur her duygu Allah vergisidir. “Beklentisiz çıkarsız sevmeyeceksen neden ana baba oldun?” diye sormazlar mı insana. ÇİLEKEŞ Annelerin evlatlarını sorumlu tuttuğu meşhur yanılsamalar var. “Senin için şuna katlandım buna katlandım evlatlarım ortada kalmasın diye evliliğimi bitirmedim kendimi feda ettim vs vs” derler. Bu koskoca bir y...

DİN GÜZEL AHLAKTIR'

DİN GÜZEL AHLAKTIR' |  görsel 1
  Din Güzel Ahlaktır Hatice RUVEYDA Sabır, sükunet, haşyet tahammül perverlik gibi güzel vasıflar nereye koyup nasıl kullanacağız? Öylece oturup beklemek sabır mı dır. Bu tür güzel vasıfları yerinde kullanıyor muyuz? Yoksa uygulamada pasif sorunlar mı yaşıyoruz? Bu konuda vahyin öğretisi nedir? Âlemi İslam’ın samimiyetsizliği ihlâssızlıktan mı kaynaklanıyor? Her hastaya aynı reçete verilmez. İlaç ilaçtır ancak ilacı dozajına uygun şekilde nasıl alacağız? Elimizdeki vahiy reçetesine baktığımızda her derdimizin devasını bulabileceğiz. Bilmiyoruz veya yanlış uyguluyoruz. Allah’ın verdiği güzel huyu çirkine tebdil ediyoruz.   Gelin ufak bir hesaplaşma yapalım. Hazır oruç varken hazır nefsimiz terbiye fırsatı bulmuşken birazda aklı terbiyeye önem verelim. Bu Ramazan ayı ile birlikte bambaşka bir “kul” olmaya karar verelim.   Güzel huylu geçimli cefakâr vefakâr olacağız derken emin olun bazen kantarın topuzunu öylesine kaçırıyoruz ki? Bilhassa böyle bir durumu dini hassasiyeti yüksek insanlarda daha fazla görüyoruz.   Bir grup kendini İslam olmuş sanan kişicikler var ki ahkâmı şeriyye yi kendi çıkarları doğrultusunda tevil ederken ahlaki konularda da kendi çıkarlarını gözetiyorlar.   Peygamberi hareket nedir, Kurani yaklaşım nasıl olmalıdır? Kuran ve sünnetten müteşekkil bir yaşam nasıl olmalıdır?   Ama nasıl, keşke, fakat gibi müzmin bahanelerden uzaklaşmak ve kendimize gelme zamanı değil midir artık?   Hz Peygamberin siyasetini, insana yaklaşımını, tebliğ metodunu iyi anlamak lazım diye düşünüyorum.   Güzel ahlak, Peygamber metodudur. Onun yaşamı kurandır.     Kuran bir dizi hikâyeler anlatan menkıbeler kitabı değildir. ...

Fıkıh Köşesi - Allah Celle Celaluhu - Yaratan Allah'tır

Fıkıh Köşesi - Allah Celle Celaluhu - Yaratan Allah'tır |  görsel 1
Biz gözümüzle, kulağımızla, dişimizle, tırnağımızla, başımızla, ayağımızla, malımızla, mülkümüzle, maddemizle, manamızla, cismimizle, ruhumuzla, sahip olduğumuz her şeyimizle Allah’ın malıyız, mülküyüz, kuluyuz, mahlûkuyuz, Allah’ın mülkü üzerinde çalışan hademeleriz. Biz beşer olarak, ister farkında olalım, ister olmayalım, Allah’a teslim olmuş haldeyiz. Kullanımı bize bağlı bir cüz’î iradeye sahip olmamıza rağmen. Oysa her ne kadar tercih gücü bulunan, her nefeste bu gücü kullanabilen ve gerektiğinde haram helâl demeden ve Allah’ın emir ve yasaklarını dinlemeden kendi keyfimizce yaşayabilme ayrıcalığına sahip varlıklar olarak biliniyor olsak da, biz bu sıfatımızla birlikte ve bu sıfatımızı deli dolu kullanır halde iken de eksiksiz Allah’ın hükmüne, irâdesine, emrine, kudretine, ilmine, takdîrine ve taksimine bire bir bağlı varlıklar olduğumuz şüphe götürmez. Ne ki, biz bu bağlılığımızı bilirsek ve bizim için yapılan İlâhî taksime razı olursak, “iman etmiş” oluyoruz ki, bu îmân bağlılığımızı bilinçli hâle getiriyor. Bu bilinç ise beşer olarak bizi ebedî Cennet hayatına, ebedî saadete ve Allah’ın rızasına ulaştırabiliyor. İster iman edelim, ister inkâr edelim, tercih yetkimizi ister teslîmiyetten yana, ister isyandan yana kullanalım; bizler, yaratılış bakımından da, hayatımızı çepeçevre saran belirli sınır duvarları bakımından da, âcizliğimizi ve fakirliğimizi de hesaba katacak olursak Allah’a eksiksiz teslimiyet içindeyiz. Kaderimiz bizi kuşatıyor. Kaderin bizi kuşatışı ve bize çok fazla söz söyleme yetkisi vermeyişi bizim lehimize bir tecellîdir aslında. Çünkü verse, bizim onu da isyandan yana kullanacağ...

Fıkıh Köşesi - Ahiret - Sırat Köprüsü

Fıkıh Köşesi - Ahiret - Sırat Köprüsü |  görsel 1
Âhiretin deresini, tepesini, düzlüğünü, yokuşunu, köprüsünü, yolunu, yordamını, terazisini, mizanını ateşini ancak dünyadaki benzerleriyle kavrayabiliriz. Başka türlü kavrama imkânımız yok. Görüş ufkumuz dünyadaki benzerleriyle ve sembollerle çevrili. Âhiretle ilgili haberlerde yer alan uhrevî maddelerin suretini ve şeklini mana itibariyle kavrayabilmemiz için dünyadaki benzerleriyle ifade etmek zorunluluğu var. Ayetlerde ve hadislerde âhireti ve içindekileri anlayabilmemiz için böyle ifade edilmiştir. Meselâ mahşerdeki terazi elbette bakkal terazisi şeklinde olmayacak. Kaldı ki dünyada bile şekil itibariyle biri diğerine benzemeyen çok farklı biçimlerde teraziler söz konusu. Hatta aynı bakkal dükkânında, o eski bildiğimiz klasik teraziden tutun, farklı boy ve ebatlarda ve farklı ölçeklerle çok sayıda elektronik terazi örnekleri görmek mümkün. Öyleyse mahşerde sevap ve günahımızı tartan bir teraziden söz edildiğinde, çok hassas ölçüleriyle sonsuz duyarlıklı bir tartı âletinin bulunduğunu anlarız, gerçek şeklini görmeyi âhirete bırakırız. Sırat köprüsü için de aynı bakış açısı söz konusudur. Sırat Köprüsü, Cehennemin karanlık ve dev alevleri üzerinde kurulmuş, dehşetli, kıldan ince, kılıçtan keskin bir köprüdür. (“kıldan ince, kılıçtan keskin” ibaresi sırat köprüsünün çok hassas bir ayar içinde olduğuna ve dehşetine işaret eder.) Buradan herkes geçecektir. Çünkü Cennetin yolu Sırat köprüsünden geçer. Cennete giden de, Cehenneme düşen de bu köprüye uğrar. Bu köprüden geçerken ...

Ahiret - Bezm-i Elest’te yaşadıklarımız

Ahiret - Bezm-i Elest’te yaşadıklarımız |  görsel 1
Kâlû Belâ, bir Kur’ân ifadesidir. İnsanların, ebediyet âleminde birer zerre halinde yaratılarak İlâhî programa girdiği ilk zamanda gerçekleşen bir olaya ışık tutar.1 Söz konusu olay, Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda insanların ilk duruşları, Allah’ın sorgusuna ilk muhatap oluşları, ilk imtihanları ve Rabb-i Rahîm’e verdikleri ilk ve tek sözleri ile ilgilidir. O gün orada ihtilâf yoktur, inkâr yoktur, şüphe yoktur, tereddüt yoktur. Orada eksiksiz bir teslimiyet vardır, gerçek bir kulluğun farkında oluş vardır, Allah’ın sözünü tasdik vardır. Şöyle ki: Ebed tarafında, zerreler âleminde iken Rabb-i Rahimimiz: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sordu. Bütün ruhlar ittifakla, huzur içinde ve kesin bir tasdik ve iman ile: “Elbette yâ Rab! Sen Bizim Rabbimizsin. Biz buna şahidiz.” dediler. Kur’ân bu ahitleşmeyi haber verdikten sonra, bunun hikmetini şöyle izah ediyor: “Onlara böylece şahitlik ettirdik ki, kıyamet gününde, ‘Biz Rabbimiz olan Allah’ın varlık ve birliğinden ve O’nun hükümlerinden habersizdik’ demeyin. Yahut ‘Atalarımız bizden önce Allah’a ortak koşmuşlardı. Biz de onların arkalarından gelen nesilleriz. Atalarımızın batıl işleri yüzünden bizi helâk eder misin?’ de demeyin.”2 Bu olayı niçin hatırlamadığımıza gelince: 1- Hatırlamayışımız, her şeyden önce, bizim hafıza ve hatırlama melekemizin zayıflığından başka bir sebebe dayanmaz. Biz nasıl geçmiş hayatımızın ayrıntısını unutabiliyor isek, nasıl “1” yaşındaki hastalığımızı veya annemizin sütüne şiddetli ihtiyaç duyduğumuz anları hatırlamıyor isek, nasıl anne rahminde kaldığımız dokuz aylık süreden hi&...

ALLAH’I İSİMLERİYLE KAVRAYABİLİRİZ

ALLAH’I İSİMLERİYLE KAVRAYABİLİRİZ |  görsel 1
SLAYT GÖSTERİSİ İÇİN RESME TIKLAYINIZ   Allah’ın zatını aklımızla kavramamız, gözümüzle görmemiz, beş duyumuzla algılamamız mümkün değildir. Çünkü biz “mümkün” varlıklarız. Allah ise “vacip” varlıktır. Yani bizim varlığımız bütünüyle Allah’ın iradesine ve kudretine bağlıdır. Allah’ın varlığı ise kendinden ve zorunludur. Çevremizde gördüğümüz varlıkların tamamı “mümkün” varlıklardır; varlığı O’na bağlıdır. Varlığı zorunlu bulunan Allah Teâlâ’nın dışında zorunlu varlık yoktur. Bu hakikati bir ölçüde “Lâ ilâhe illallah” sözüyle ifade etmiş oluyoruz. Zorunlu Varlık olan Allah’ın zatını ise, mümkün varlıkların kavramalarına imkân yoktur. O’nu ancak yüksek nitelikleri ile, güzel isimleri ile, kemâl sıfatları ile ve kâmil fiilleri ile bir nebze kavrayabiliriz. O’nu sahip bulunduğu yüksek nitelikleri ve sıfatları ile kavramak için ise, güzel isimlerini öğrenmemiz, bilmemiz ve kavramamız gerekir. ALLAH’IN İSİMLERİNİ ÖĞRETEN KUR’ÂN’DIR Kur’ân, Allah’ın isimlerini bize “Esma-i Hüsna” tabiri ile tanıtır.1 Esma-i Hüsna, en güzel isimler demek olup; Allah’ın sahip bulunduğu sıfatların ism-i fâil cinsinden, yani özne cinsinden adlarıdır. Her isim bir İlâhî sıfatı, vasfı ve niteliği adlandırır. Yüce Allah, kendisini Kur’ân’da ve Sevgili Peygamberimiz (Aleyhissalâtü Vesselâmın) dilinde bine yakın isimlerle anmıştır. O Kendisini nasıl adlandırdı ise, hangi isimlerle isimlendirdi ise O’nu bu adlarla ve isimlerle tanırız. O’nu sahip bulunmadığı bir adla anmayız. Kendisine vermediği bir adla ...

pc masa üstü Hasbunallahu

pc masa üstü Hasbunallahu |  görsel 1
pc masa üstü Hasbunallahu |  görsel 2
  Hasbunallahu ve ni'mel vekil ni'mel Mevla ve ni'me'n nasîr

İzleyin Lütfen

Ancak bu kadar güzel anlatılır Namaz!

Nur Suresi 35. ayet

Nur Suresi 35. ayet |  görsel 1
NUR SURESİ Nur Suresi 35. ayeti 66 defa hergün okunursa haceti yerine gelir

Mars'ta bir ilk yaşandı!

Curiosity, kendisinden 2,5 metre uzaklıktaki taşın yüzeyini lazeriyle eritti ve taşın kimyasal yapısı üzerinde analizlere başladı. NASA yetkilileri, ChemCam kamera ve lazer sisteminin ilk kez ve deneme amaçlı kullanıldığını, demenenin bir 'atış talimi' özelliği taşıdığını belirtti.  Nükleer güçle çalışan, bir ton ağırlığındanki en gelişmiş Mars robotu olan Curiosity, iki hafta önce Kızıl Gezegen'in ekvatorbölgesindeki derin çukurlardan biri olan Gale Krateri'ne inmişti. Mars'ın jeolojik yapısını keşfetmek için birçok deney yapacak olan Curiosity, bir Mars yılı boyunca (686.98 gün) Kızıl Gezegen'de geçmişten kalan yaşam izi olup olmadığını araştıracak.  10 SANİYEDE 30 ATIŞ  Bu kapsamda, ABD ve Fransızların geliştirdiği ChemCam gezegendeki araştırmalar açısından büyük bir öneme sahip. Lazerin vurduğu ilk taşa, ilk olarak N165, ardından Coronation (taç giyme töreni) adı verildi. Bilimsel açıdan büyük bir önem taşımadığı belirtilen taşın, Mars yüzeyinde bolca bulunan volkanik taş bazalt.  Coronation, ChemCam tarafından 10 saniye lazer ışınına maruz bırakıldı ve bu süre içinde 30 atış yapıldı. Saniyenin beş milyarda biri kadar süren atışlar, çok küçük bir noktaya bir milyon watt'ın üzerinde enerji gönderdi. Lazerin neden olduğu parçalanma ve kıvılcımlar Curiosity'nin donanımları tarafından kaydedildi ve bilim insanlarına taşın hangi elementlerden oluştuğuna dair bilgi gönderdi.  ABD'nin New Mexico eyaletindeki Los Alamos Ulusal Laboratuvarı'nda ChemCam baş soruşturmasıcı olan Roger Wiens, "Coronation'dan birçok sinyal aldık... Ekibimiz sonuçları değerlendirmek için çok yo...

Hz.Mevlana k.s ve insan psikolojisi

Hz.Mevlana k.s ve insan psikolojisi |  görsel 1
  Mevlana eserlerinde günümüzde kişisel gelişim bağlamında ele alınan birçok konuda güncelliğini hiç yitirmeyen çarpıcı görüş ve düşünceler ileri sürmüştür. Bu yazıda, kişisel gelişimin en popüler konularından düşünce gücü üzerine Mevlana’nın düşüncelerinden hareketle bazı değerlendirmelerimizi paylaşmak isterim. İşte bu konuda Mevlana’nın ölümsüz eseri Mesnevi’den birkaç değerli düşünce incisi: * “Ey kardeş! Sen ancak bir düşünceden ibaretsin. Ondan başka neyin varsa, kemiktir, ettir.Eğer düşüncen, manevi varlığın gül ise, sen de gül bahçesisin; diken isen küllüğe atılacak odun gibisin.” * “Şu sonsuz, sayısız halka dikkatle bak, hepsi bir düşünceye dalmış, yeryüzünde sel gibi akıp gitmekte.” * “Düşüncelerden sakın. İnsan gönlü ormana benzer; ormanda aslan gibi de, yaban eşeği gibi de düşünceler bulunur.” * “Her gün bir eve nasıl bir misafir gelirse, senin gönül evine de her an bir düşünce, aziz bir misafir gibi gelir, konar.” * “Ey benim canım efendim, sen düşünceyi, fikri bir adam farz et. Çünkü insan, düşünceyle insan sayılır, değerlenir, canlanır.” * “İçimize doğan, bizi rahatsız eden şeytânî düşünceler, hayâller, vesveseler kalbimize batan, görünmez dikenlerdir. Bu dikenler, bir kişiden değil, binlerce kişiden gelip kalbimize batmaktadır.” Ne Düşünürseniz O Olursunuz! Birçok kişisel gelişim kitabı, “Düşüncenin Gücü”, “Olumlu Düşünmenin Gücü”, “Olumlu Yaşama”, “Büyü...

Alkollü Kadınların Türban Yalanı...

Alkollü Kadınların Türban Yalanı... |  görsel 1
  Yazar : Sevda Türk'üsev   Ben bu konuyu 4 yıl önce kaleme almıştım. Bazı haber siteleri henüz bu gün haber olarak yayımlamışlar. Tekrar sizlerle paylaşmak istedim...   Hani “kadınlardan korkulur” derler ya, işte bu söze katılmamak mümkün değil. Hele şu gelişen dünya da ve kadınların sosyallikleri bu kadar artmışken…   Cuma akşamı bir davetteydik ve tabi ki hemen hemen herkes alkol alıyordu. İlerleyen saatlerde yavaş yavaş gitme hazırlıkları yapılırken yanımda oturan bayana ne tarafa gideceğini sordum ve yolumun üzeri ise bırakabileceğimi söyledim. Ben alkol almadığım için arkadaş toplantılarında genellikle şoförlük yaparım.   Bayan’ın verdiği cevap: Teşekkürler benim arabam var…   Fakat alkollüsünüz diye karşılık verdiğimde bana aynen şöyle dedi “ arabada başörtüm var böyle alkollü olduğum zamanlarda başımı bağlıyorum ve polisler tesettürlü olduğumu göründe durdurmuyorlar” dedi.   Bunu yapanları zaten biliyordum ve duyuyordum ama canlı olarak ilk defa şahit oldum… Ve şu sıralar özellikleBodrum, Çeşme gibi tatil beldelerinde alkollü kadınların bu numarayı yaptıklarını da biliyorum.    Gece alkol alan çoğu bayan arabalarını kendileri kullanıyorlarsa bu numarayı yapıyorlar. Bir güzel başlarını bağlayıp insanların manevi duygularını sömürüyorlar.   Burada insanlık adına iki açıdan utanılacak bir durum söz konusu…   Karşısındaki insanın manevi duygularını kullanmaları bir, diğer daha acı kısmı ise kendi manevi duygularını bu kadar ayaklar altına almaları.   Bir Polis ya da herhangi sıfatta ki bir insanı kandırmasının haricinde dini değerlerini gece eğlencesi ve dinin haram k...

Kibir ve Belirtileri

Kibir ve Belirtileri |  görsel 1
Kibirli insan her haliyle belli olur. Giyim-kuşamında, yüz ifadesinde, bakışında, başını dikerek kimseye bakmamasında, oturmasında, gerilip yaslanmasında, yürüyüşünde, kendisi otururken insanları ayakta bekletmesinde, ses tonunda… Aslında kibirli insanın sergilediği davranışların hemen tamamı, belli bir seviyeden sonra psikiyatri bilimini yakından ilgilendiren anormal davranışlardan başka bir şey değildir. Ne yazık ki kâmil insanların haricinde az-çok, açık-gizli, herkeste kibir hastalığı mevcuttur. Seyr ü sülûkla bu hastalık kalpten tamamen kazınmadıkça kurtulmak mümkün değildir. Ancak bu hususta mücahede etmek de farz-ı ayındır. Kibri azaltmak bile büyük bir mücahededir . Bir müminin yukarıda sayılan anormal davranışlardan ve gizli kibirden kurtulup kurtulmadığı, tevazuyu kazanıp kazanmadığını İmam Gazalî rh .a . şu belirtilerle ölçüyor: Bir mesele üzerine konuşulurken hakikatin kendi fikirlerine ters olmasından rahatsız olmak; doğruları memnuniyetle, hoşlukla kabul etmemek kibrin belirtilerindendir. Bu hastalığı yenmek için, aczini itiraf edip hakikati söyleyenleri takdirle yâd ederek teşekkür etmelidir. Akranları ile bir ortamda bulunduğu zaman onları baş köşeye geçirmek ve kendi emsallerinin ardından yürümek ağır geliyorsa yine kibir var demektir. Yoksul ve gariban insanların davetine katılmaktan ve arkadaşlarının işlerini takip etmekten zorlanmak da kibir belirtisidir. Bütün bu durumlarda kişi kendini sürekli sınayarak kibrin tedavisine ve tevazunun kazanılmasına gayret etmelidir. Tevazu ehli insanlar da her haliyle bellidirler. Onların tavır ve hareketleri kalbe huzur ve itimat telkin eder. Muhatap oldukları insanlarda saygı ve sevgi meydana gelir. Böyle insanlarla oturup kalkmak insana zevk verir. Söyleyene deği...

KALBİN GÜNLÜK İLACI: VİRD

KALBİN GÜNLÜK İLACI: VİRD |  görsel 1
EBU OSMAN HİRİ KSA ŞÖYLE BUYURMAKTADIR: Sofiler ..! Zikr çekmek herkese nasip olmaz.Ancak Allah isterse vird çekebilirsiniz.Allah sevmediği istemediği hoşlanmadığı kulunun kalbine zikr etme fısatını vermez.Eğer sen tesbih çekiyorsan Allah istediği için çekiyorsun yoksa Sen kendiliğinden tesbih çekemessin.devamla..Sofiler virdden sonra çok şükredin,Allahu teala size vird çekme fırsatı verdiği için.Eğer şükrederseniz Haliniz ve kalp durumunuz ziyadeleşir artar..Ayette de buyurduğu gibi;”Eğer şükrederseniz elbetteki nimetimi arttırırım”  Kurbanlar virde otururken şöyle düşünün siz onsekizbin alemin en şerefli işini yapıyorsunuz bundan daha güzel bir amel yok ve Allahu teala bu fırsatı sana vermiş,senin kalbine müsade etmiş etrafındaki bir çok insan arasından seni seçmiş…Şimdi otur virde ve Allah de… -------------------------------------------------------------------------------- KALBİN GÜNLÜK İLACI: VİRD Vird, günlük vazife demektir. Her gün belli miktar yapılan zikre de vird denir. Bu zikir belli miktar Kur’an okumak, salâvat getirmek ve istiğfar çekmek de olabilir. Vird kalp için günlük ilaç hükmündedir. Kalbin gafletten uyanması ve şifa bulması için her gün bu ilacın alınması gerekmektedir. Vird beş vakit namaz gibi müslümanın hayatına girmelidir. Büyükler, "virdi olmayanın varidi olmaz" demişlerdir. Varid, manevi feyiz ve ilâhi hediyeler demektir. Vird, hak yolcusunun ana sermayesidir. Vird Allah dostlarının sırrı kabul edilmiştir. O sırra ve Allah dostluğuna ulaşmanın yolu virddir. Vird gafletle de olsa çekilmelidir. Gafletle çekilen zikir, hiç çekmeyip terk etmekten daha hayırlı ve kazançlıdır. Çünkü insan ...

BismillahirRahmanirRahim 6 Sırrı Resimlerle

BismillahirRahmanirRahim 6 Sırrı Resimlerle |  görsel 1
Besmelenin anlamı nedir?/ Besmele Kur’ân’da 114 defa nâzil olan bir âyettir.   Mânâsı, Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla demektir.   Müslümanlar bu âyeti dillerinden düşürmezler ve böylece her hayırlı işte Allah’ın adını anarak Allah’ın kudretine, inayetine ve merhametine sığınırlar   Bu âyette Allah Azze ve Celle üç ismiyle zikredilir.   Birinci Sır: Kâinat simasından, yeryüzü simasına,   Yeryüzünden de insan simasına;   Yani kâinattan insana, yani arştan ferşe bir nuranî satır gibi uzanan kâinatla ilgili üç İlâhî hakikat vardır   Bunlar: 1- Ulûhiyet, 2- Rahmâniyet, 3-Rahîmiyet.   Kâinatın her yanında, bütün varlıkların birbirlerine karşı yardımlaşmaları, dayanışmaları, birbirine saygı, sevgi ve ilgi duymaları Ulûhiyet mührünün tezahüründen başka bir şey değildir. “Bismillahirrahmânirrahim”de bulunan Allah lâfzı, böyle yüksek tezahürlerle bize kendisini gösteren Ulûhiyet sıfatına bakmaktadır.   Yeryüzündeki bitkilerin ve hayvanların idaresi, terbiyesi ve işlerinin düzenlenmesinde görülen birbirine benzemeklik, uygunluk, düzgünlük, incelik, lütuf ve merhamet ise bize Rahmâniyet imzasını göstermektedir.   ...

EZAN VE MUHTEŞEM İSTANBUL EZANI OKUNUŞU

Ezan (Arapça: أَذَان), İslam dininde namaz vaktinin geldiğini insanlara bildirmek için yapılan çağrıya verilen isimdir. Ezân-ı Muhammedî olarak da adlandırılır. Sözlük anlamı bildirmek demektir. Ezan okuyan kişiye müezzin denir. lk ezan 622 yılında okundu. Ezan'dan önce müslümanları namaza çağırmak için çeşitli yöntemler kullanılmaktaydı. Sabit bir yöntemde karar vermek üzere Muhammed'in de katıldığı istişare toplantılarında ortak bir karara varılmamış olup daha sonraları sahabeden bazı kimselerin (Abdullah bin Zeyd) gördükleri rüyalar sonuncunda mevcut ezan kullanılmaya başlanmıştır. Muhammed 'in emriyle ilk ezan Bilal-i Habeşi tarafından okunmuştur. Ezan ile ilgili Kur'an'ın Maide ve Cuma surelerinde çeşitli ayetler mevcuttur. Sözleri Sünni Mezhebinde Ezan Tekrar Arapça Okunuş Türkçe Anlam 4x الله اكبر Allahu Ekber Allah En Büyüktür 2x اشهد ان لا اله الا الله Eşhedû en lâ ilâhe illallah Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik ederim 2x اشهد ان محمدا رسول الله Eşhedû enne Muhammeden resulullah Muhammed'in Allah'ın resulü (elçisi) olduğuna şahitlik ederim 2x حي على الصلاة Hayya ale-salah Haydi namaza 2x حي على الفلاح Hayya alel-felah Haydi kurtuluşa 2x *الصلاة خير من النوم Es-salatu Hayrun Mine'n Nevm* Namaz uykudan hayırlıdır* (Sadece Sabah namazında okunur) 2x الله اكبر Allahu Ekber Allah En Büyüktür 1...


islami forum



Bilx.net
Get  our toolbar!

Kabeden Canlı Yayın