سْــــــــــــــــــمِ ﷲِالرَّحْمَنِİlminfazileti islamic sciences-İslami İlimler

>
English (US) Deutsch Français Русский 中文(简体) Português Italiano 日本語 한국어 Español
LA TAHZEN İNNALLAHE MEANA


Zikrullaha ait Ayetler

Zikrullaha ait Ayetler |  görsel 1
“Ben İnsanları ve Cinleri beni tanısınlar, beni ansınlar ve bana ibadet etsinler diye yarattım.” İnsanların yaratılmalarının Hikmeti, Allah (CC) Hz.leri’ni tanıyıp O’na (CC) ibadet ve kulluk ederek O’nu (CC) anmak (Zikretmek) olduğu, bunun dışında Sarf olunan ömrün ve emellerin Zayi edilmiş bulunduğu beyan buyurulmuştur. Yüce Allah (cc) Hz.leri buyurur ki: “Ey İnananlar! Allah (CC) Hz.lerini türlü tesbihler çekerek çok zikrediniz ve O’nu (CC) sabah akşam tesbih ediniz. Zira o sizi karanlıklardan nura çıkarandır.” Bir başka Ayet-i Kerime’sinde şöyle buyurur: “Muhakkak ki Allah’ın (CC) zikri en büyük iştir. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin sizi anması, sizin O’nu (CC) anmanızdan daha büyüktür.” Yine buyurur ki: “Münafıklar Allah’ı (CC) zikretmezler. Zikretseler de pek az zikrederler ki, o da ağızlarındadır. Zanlarınca Allah’a (CC) hile yaparlar. Allah (CC) da hilelerini başlarına geçirir.” Bu Ayet-i Kerimeden de anlaşılıyor ki bir mü’min, aleme gönderiliş gayesini yerine getirip mana yoluna Sülük (Zikri Telkin) edip sabah ve akşam Yüce Allah (CC) Hz.leri’nin zatını aikretmediği zaman münafık alametiyle başbaşa kalır. Cenab-ı Hakk (CC) Hz.leri ruhları yarattığı zaman: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sordu. Ruhlar da: “Evet Ya Rabb! Sen bizim Rabbimizsin.” dediler. Yüce Allah (CC) Hz.leri de: “Sizi imtihan odası olan dünya alemine göndereceğim. Orada Varlığımı, Birliğimi, Yüce Zatımı Anıp Emir ve yasaklarıma riayet edeceğinize söz veriyor musunuz?” diye sordu. Ruhlar da: “Evet Ya Rabb! O alemde Zatını zikredip emirlerine riayet edeceğimize söz veriyoruz.” dediler. Bir kul, bir mü'min beş vakit na...

Zikir - Zikrullah- Zikrin Çeşitleri

Zikir - Zikrullah- Zikrin Çeşitleri |  görsel 1
Bazılarına göre zikir dört çeşittir. 1. Dilin. 2. Gönlün.   3. Ruhun. 4. de Sırrın Zikridir. Sır zikrinin afeti, ruhun ona muttali olmasıdır. Ruh zikrinin afeti, gönlün onu bitmesidir Dil zikrinin afeti de kendini görüp beğenmesidir. Ey ebediyet yolcusu! Gerçek kalbin tatmin olması, Yüce Allah (CC) Hz.leri’ni daima zikretmekle mümkündür. Yalnız dil ile söylemek kafi gelmez ama belki tevhidin gerçek manasına ulaşıp ve hiç ara vermeden ona devam etmekle daha iyi tatmin olur. Zatullaha (CC) ancak böyle ulaşılır. Çölde giderken susayan bir insan nasıl devamlı surette “Su, Su” diyerek susuzluğunu gideremez ve ancak su bulduğu zaman suya kanarsa, talipler de ancak hiç fasıla vermeden Zikrullah ile uğraştıkları zaman Allah (CC) Hz.leri’nin muhabbetiyle ünsiyet kurabilirler. Vuslat mümkün olmadan kalbin tatmin olması mümkün değildir. Gafleti defetmek de mümkün değildir ama talib zevk bulunca kalb tatminliği de hasıl olur. İkinci mertebe belirttiğimiz zikir ise hem dille hem gönülle yapılır. Yani kalb huzuru ile yapılan bir zikirdir. Bu şekilde zikir yapanlara Allah (CC) Hzleri çeşitli ihsanlarda bulunur. Ama asıl maksat bu ihsanlar değildir. Asıl maksadın ne olduğunu da izah edelim. Zikrullahın sevabı ve fazileti pek çoktur. Biz burada hepsini saymaya kalkarsak zaman buna yetmez. Bizim bahsimiz denizde bir damla misalidir. Bir nebzecik de olsa bahsetmektir. Belki böylece taliblerin Zikrullahda bulunmaları ve aradaki hicabı kaldırmaları kolaylaşır ve maksude erişirler. Ey yolcu! Şunu bilki, kalb huzuru ile Zikrullahda bulunmanın fazilet ve hususiyetleri ve haysiyeti pek çoktur. Ama en önemli faydası kalbdd Muhabbetullah hasıl etmesidir. Sonra gönülde Allah’tan (CC) başkası için ne kadar sevgi v...

Huzur Sokağı Yazarı Şule Yüksel Cübbeli Hoca hakkında ?

Huzur Sokağı Yazarı Şule Yüksel Cübbeli Hoca hakkında ? |  görsel 1
Huzur Sokağı Romanı Yazarı Şule Yüksel Şenler Hanımefendi Cübbeli Ahmet Hoca’yı Anlatıyor:   70’li yıllarda İstanbul-Bahçelievler’deki evimde, bayanlara yönelik geniş katılımlı İslamî Sohbetler yapıyordum. Cübbeli Hoca’nın merhume annesi Rabia Ünlü Hanım düzenli olarak o sohbetlere gelirdi. Sohbetler bittiğinde bana yardım ederdi, böylece kendisiyle çok samimi olduk. RabiaHanım muhabbetlerimiz esnasında Cübbeli Hoca’dan çok bahsederdi. Bu noktada ilk dikkatimi çeken şey “maddi durumları bu kadar iyi olmasına rağmen Ahmet Hoca’nın okulu bırakıp medrese’ye giderek ilim tahsili yapmasıydı.” Küçük Ahmet’i 10-11 yaşlarındayken ilk kez Rabia Hanım’ın evinde gördüm, muhterem dedesi ile cami’den geldiler. Baktım “cübbeli, şalvarlı, tostoparlak, ak yüzlü bir çocuk…” Beni görünce “Şule Abla” diyerek yanıma koştu, bu manzara karşısında gözlerim yaşardı. Duruşuyla, konuşmasıyla, hâl ve hareketleriyle yaşıtlarına göre çok farklı bir çocuktu, doğrusu ilk görüşte hayran oldum. “Sen zekisin Ahmet; hem okulu, hem medreseyi başarırsın” dedim.   Daha sonraları Mahmud Efendi Hazretleri’nin sohbetlerine gidiyordum. Bir gün İsmailağa Camii’ne gittiğimde kürsüde genç bir çocuk sohbet ediyor; etrafı sakallı, yaşlı insanlarla dolu cemaat, can kulağıyla O’nu dinliyor. Cübbeli Hoca genç yaşta; gür sesi, takdire şâyan ilmi ile insanlara yeni ufuklar açıyor. Kendisini çok takdir ettim.   O dönemlerde çok sıkıntılı ve zorluklarla dolu günler geçirmiştim. Allah (Celle Celaluh) razı olsun, Cübbeli Hoca’nın ailesinden çok destek g&o...

Hz Muhammed Sav Hayatı

Hz Muhammed Sav Hayatı |  görsel 1
  HZ. MUHAMMED (S.A.S.)'İN HAYATI (571-632)   LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH Hz. Muhammed (s.a.s.) Mekke'de doğdu. 40 yaşında Peygamber oldu. 23 yıllık Peygamberlik hayâtının 13 yılı Mekke'de, 10 yılı da Medine'de geçti. Medine'de 63 yaşında vefât etti. Bu sebeple: Hz. Muhammed (s.a.s.) 'in hayâtı (571-632): a) Peygamberliğinden Önceki Hayâtı (571-610), b) Peygamberlik Devri (610-632) olmak üzere iki kısma ayrılır. Peygamberlik devri de: a) Mekke devri (510-622) b) Medine devri (622-632) olarak iki döneme ayrılır. Bu sebeple Siyer ve İslâm Târihi ile ilgili kitaplarda, Rasûlullah (s.a.s.)'in hayâtı, "Peygamberlikten (Bi'setten) öncesi" ve "Peygamberlik devri" diye iki devreye ayrılarak incelenmiştir. Peygamberlikten önceki hayatını da: 1- Çocukluk devresi (8 yaşına kadar olan süre), 2- Gençlik çağı (8-25 yaşına kadar olan devre), 3- Evlilik dönemi (25-40 yaşı arasındaki devre) olmak üzere genellikle üç bölüme ayırmışlardır. Peygamber olduktan sonra, "Mekke Devri"nde geçen olayları incelerken, târihbaşı olarak, Peygamberliğin (Nübüvvetin) l. 2. veya 5 inci yılı gibi, Nübüvvetin başlangıcını; "Medine devri" olaylarında ise,-Hicretin, 1., 2. veya 3 üncü yılı şeklinde Rasûl–i Ekrem (s.a.s.)'in Hicret olayını esâs almışlardır. Bu kitapta da aynı usûle uyulacaktır.   İSLÂMİYETTEN ÖNCE ARABİSTAN 1— ARABLARIN DURUMU Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Arap yarımadasının Hicaz bölgesinde, Mekke şehrind...

Çanakkalede Askerlerin ?

Çanakkalede Askerlerin ? |  görsel 1
Çanakkalede Askerlerin ?

RAHİM DUVARINDA ASILI DURURKEN

RAHİM DUVARINDA ASILI DURURKEN |  görsel 1
    Sonra onu dayanıklı bir karar yerinde bir damlacık haline getirdik.(23:13)     Sonra o damlacığı asılıp tutunan birşeye dönüştürdük…(23:14) Ayetin çevirisinde “asılıp tutunan şey” olarak çevirdiğimiz kelimenin Arapçası “alak”tır. Bu kelimenin Arapça’daki temel anlamı “asılı duran, tutunan madde”dir. Bu yüzden ayeti bu temel anlamıyla çevirmek en doğru çeviridir. Peygamberimiz’in yaşadığı dönemde embriyoloji bir bilim dalı olarak ele alınmıyordu. Bu yüzden embriyolojiyle ilgili terminoloji de yoktu. Kuran, indiği dönemdeki insanların kullandığı kelimelerden, embriyonun durumunu en iyi tarif edenlerle embriyonun aşamalarını açıklar. Rahime atılan küçük bir damlacık olan zigot, rahim duvarına “asılıp tutunmaktadır”. İşte Kuran, bu “asılıp tutunma” olayını açıklayarak indiği dönemde bilinmeyen, yaratılışımızda geçirdiğimiz bir aşamayı açıklamaktadır. Bu yüzden “alaka” kelimesini temel anlamının dışında “embriyo” şeklinde tercüme etmek, hem tercümenin yeterince aslına uygun olmaması, hem de ayetin esprisini ortaya koyamaması açısından uygun değildir. Peygamberimiz’in yaşadığı dönemde embriyolojik terminoloji olmadığından, embriyo için özel bir kelime kullanılmış gibi yapılan tercüme doğru olmayacaktır. Kan pıhtısı diye ayeti tercüme etmek de kelimenin temel anlamına ve ayetin işaretine terstir. Kan pıhtısının yapışkan yapısından dolayı ayetin tercümesine yakıştırıldığına, hatta sözlüklere bu mananın yan bir anlam gibi bile eklendiğine tanık olabilirsiniz. Bunun sebebi ayetin anlamını kavrayamayanların kendi yakıştırmalarını tercümeye sokmalarıdır. Kuran’ın inişinden yüzlerce yıl sonra bile anne rahmind...

Altın Silsile -Bayezid-i Bistami (K.s.)

Altın Silsile -Bayezid-i Bistami (K.s.)

Beyazıd-i Bistami Hazretleri

Beyazıd-i Bistami Hazretleri Kırıkhan - Hatay

AŞURE TEBRİĞİ

AŞURE TEBRİĞİ |  görsel 1
TÜM HAYATIMIZIN AŞURE TADINDA GEÇMESİ DİLEĞİ İLE

AŞURE GÜNÜNDE YAPILACAK BAZI FAZİLETLİ AMELLER..!

AŞURE GÜNÜNDE YAPILACAK BAZI FAZİLETLİ AMELLER..! |  görsel 1
24 KASIM CUMARTESİ ''AŞURE GÜNÜDÜR'' AŞURE GÜNÜNDE YAPILACAK BAZI FAZİLETLİ AMELLER..! 1- MUHARREM AYI DUA'SI OKUNUR. 2- ORUÇ TUTULUR.(9-10) VEYA (10-11) VEYA (9-10-11) 3- BİR HASTA ZİYARET EDİLİR 4- ON MÜMİNE SELAM VERİLİR 5- EN AZ BİR KİŞİYE İFTAR (AKŞAM YEMEĞİ) VERİLEBİLİR. 6- BU GÜN EVE BOL ERZAK OLMAK (10 ÇEŞİT) ALLAH cc AŞURE GÜNÜ HÜRMETİNE EVİN RIZKINI BÜTÜN SENE BOLLAŞTIRIR KOMŞU VE AKRABALARA İKRAMDA BULUNMAK SENE BOYUNCA BEREKETE VESİLE OLUR 7- GÜNE AKŞAMDAN ALINAN BOY ABDESTİYLE GİRMEK VE İŞRAK NAMAZI KILMAK ZİKROLUNDUĞUNA GÖRE; ALLAH-U TEALA AŞURE GÜNÜNDE ZEMZEMİ DİĞER SULARLA BERABER AKITIR. O GÜN GUSLEDEN BİR SENE BOYUNCA HASTALIK GÖRMEZ.. 8- 313 DEFA; (Lâ İlâhe İllâ Ente Sübhâneke İnnî Küntü Minezzâlimîn) OKUNUR 9- 70 DEFA; HASBİNALLAH VE NİMEL VEKİL NİMEL MEVLA VE Nİ'MEN-NASİR ĞUFRANEKE RABBENE VE İLEYKEL MASİR. OKUNUR  

"Zalimlerin Dünyasında Müslüman Olmak"

Zalimlerin Dünyasında Müslüman Olmak |  görsel 1
Suriye, Gazze, pkk, açlık grevleri, mavi Marmara davası, 12 eylül davası yargılanması, derken gündemimiz pek çok şekilde meşgul oldu.. Fikri, inancı, hayat biçimi, yaşam tarzı ne olursa olsun kişilerin yaşam haklarının özgürlüklerinin elinden alınması en başta Allah katında korkunç bir hak ihlalidir…Nedense demokratik sistemler kendinden yana ve güçlüden yana bir tavır almaktadır….Din, devlet işlerini birbirinden ayıran laik düzen, en başta kendi ile çelişmektedir. “Dinin yaşanmasında bir sınırlama getirmiyoruz dilediğiniz gibi özgürsünüz” diyen rejim aslında, “benim istediğim kadar Müslüman olacaksın” anlayışı ile kendi din anlayışını dikte etmektedir… LAİKSEN laikliğini bileceksin demokratsan demokrasini bileceksin…Ben laik değilim demokratta değilim.. Allah’ tan başka hiçbir yasa ve kanun kabul etmiyorum. Peki ben bu ülkede İslami hayatımı nasıl ve ne şekilde idame ettireceğim?.. Örneğin dinime göre faiz haram, ama sistem ekonomisi faizle yönetiliyor…Zina haram, ancak yasalar zina özgürlüğü tanıyor.. Yine dinime göre içki haram, ancak içki tüketimi bu ülkede serbest…Örtünmek farz, ancak kamusal alanda örtünemezsin diyor.. Hacca gitmek serbest kurban kesmek serbest. Devlet bütçesine katkı sağlayan her şey serbest “git zekat ver” “dilediğin kadar sadaka ver” ama bana olan vereceğin daha çok şeyin olmalı…Bir ekmek çalan hırsızlıkla suçlanıyor bir millet yasal (!) yollarla soyulunca kimse  ses çıkarmıyor.. Farkında bile olmadan her gün soyulmayı sineye çekiyor. İnsan kendini aptal gibi hissetmez mi?. Nerden baksam içim yanıyor. “Başınıza gelenler kendi ellerinizle yapıp ...

Osmanlı Padişahları ve Saltanat Süreleri

Osmanlı Padişahları ve Saltanat Süreleri |  görsel 1
 1. Osman Gazi 1299-1326 2. Sultan Orhan Gazi 1326-1359 3. Sultan Murad Hüdavendigar 1359-1389 4. Sultan Yıldırım Bayezid 1389-1403 5. Sultan Çelebi Mehmed 1413-1421 6. Sultan Murad II 1421-1451 7. Fatih Sultan Mehmed 1451-1481 8. Sultan Bayezid II 1481-1512 9. Yavuz Sultan Selim 1512-1520 10. Kanuni Sultan Süleyman 1520-1566 11. Sultan Selim II 1566-1574 12. Sultan Murad III 1574-1595 13. Sultan Mehmed III 1595-1603 14. Sultan Ahmed I 1603-1617 15. Sultan Mustafa I 1617-1623 16. Sultan Osman II 1617-1622 17. Sultan Murad IV 1623-1640 18. Sultan İbrahim I 1640-1648 19. Sultan Mehmed IV 1648-1687 20. Sultan Süleyman II 1687-1691 21. Sultan Ahmed II 1691-1695 22. Sultan Mustafa II 1695-1703 23. Sultan Ahmed 1703-1730 24. Sultan Mahmud I 1730-1754 25. Sultan Osman III 1754-1757 26. Sultan Mustafa III 1757-1774 27. Sultan Abdülhamid 1774-1789 28. Sultan Selim III 1789-1807 29. Sultan Mustafa IV 1807-1808 30. Sultan Mahmud II 1808-1839 31. Sultan Abdülmecid 1839-1861 32. Sultan Abdülaziz 1861-1876 33. Sultan Murad V 1876-1876 34. Sultan Abdülhamid II 1876-1909 35. Sultan Mehmed Reşad 1909-1918 36. Sultan Mehmed Vahideddin 1918-1922

| Şehit Sadrazam

| Şehit Sadrazam |  görsel 1
Şehit Sadrazam Osmanlı Devleti'nin en ihtişamlı devirleri yaşanıyordu. Ülkenin başında yabancıların Muhteşem dedikleri Kanuni Sultan Süleyman, alimlerin başında deha bir zekaya sahip olan Ebu Suud Efendi, mimarların başında taşın dilinden anlayan Koca Sinan, Donanmanın başında Barbaros Hayrettin Paşa vardı. Böyle bir kadro tarafından yönetilen devlet nasıl kudretli olmaz dı? Ülkede bulunan bütün insanlarda huzur ve mutluluk hakimdi. Çünkü bu ülkenin halklarının birbirleriyle kavgaları yoktu. Mal sevdası kalpleri bozmamış, herkes başka insanların iyiliğini düşünür olmuştu. Fakirlere yardım etmek için insanlar adeta birbirleriyle yarışıyorlardı. Zenginler çevreye camiler, imaretler (yoksullara yemek dağıtan yerler), medreseler inşa ettiriyor, başıboş hayvanlar bile unutulmayarak onlar için vakıflar kuruluyordu. Osmanlı ülkesinde dil, din, millet ayırımı gözetmeksizin her ailenin çocuğuna en iyi eğitim verilmeye çalışılıyor, zeki olanlar liyakâtlarına göre ülkenin en yüksek okullarına, hatta Enderun'a bile girebiliyorlardı. Bu amaçla da ülkenin dört bir yanında sınavlar düzenleniyor, zeki gençler bir bir devşirilerek ileride yönetim kademelerinde vazifeli, büyük devlet adamları olmaları için yetiştiriliyorlardı. Bu ülkede çalışan için yükselmenin ve bir yerlere gelmenin sınırı yoktu. İşte bu nedenledir ki, yabancı devletlerin bünyelerindeki halklar bile Osmanlı topraklarında yaşayan insanlara imreniyor, bu adalet ve huzuru onlarda arzuluyorlardı. Yabancı uyruklu bir aile için, çocuklarının Osmanlı hükümetince devşirilerek okutulması kadar önemli bir şey yoktu. Çünkü böyle bir durumda çocuklarının geleceği garanti altına alınmış oluyor, o yükseldikce ailes...

ADEM (A.S) VE İBLİS

ADEM (A.S) VE İBLİS |  görsel 1
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM ...İnsan çok mücadelecidir. (Keyf Suresi 54) Bu ayeti kerimenin mucibince mahşerde kendisiyle,etrafı ve meleklerle, Mevla ile, Cehennemde iblis ile, Cehennem bekçisi Malik ile yapacağı mücadelelerle maruf (bi-linmiş) olan insanın tarifinde geçen hata ve nisyan (unutmak) kelimeleri üzerinde biraz duralım. İnsanın özünde (mayasında-hamurunda ) hem takva hem de fucur (haktan meyledip, insafı terketmek) vardır. Allah (c.c) o nefse fucurunuda takvasınıda ilham etti (Şems Suresi 7) Yani her insanda Ebu Cehilin derecesine düşme tehlikesi ile (hakikaten olmasada ) Ebu Be- kr-i Sıddık olma özelliği vardır. Allahu Teala insana hak ve şer yolunu gösterip "ister şükredici olsun, ister nankör olsun" (İnsan Suresi 3) buyurarak, insanı kabir kapısına kadar hür bırakmıştır. Yani insan istersen içine bırakılan fucur tohumunu sulayıp zakkum çıkarsın, isterse takva tohumunu sulayıp cennet çıkarsın. Adem (A.S) içinde filizlenen fucur tohumu sebebiyle, her ne kadar unutarakta olsa Mevlanın emrine karşı gelince, cennette ebediliği arzularken dünyada ölüme mahkum oldu.Fakat hatasını itirafla beraber pişmanlığı ve zellesinde israr etmemesi onu (A.S) yeryüzünde Allah'ın (C.C) halifesi yaptı. Demek ki hatada ısrar etmemek adamı Adem yapar .Tıpkı hatada ısrar etmenin kişiyi şeytanlaştıracağı gibi!.. Zira İblis Nuh (A.S) tufanından sonra geminin arka güvertesinde otururken Nuh (A.s) kendisini görünce "Ey İblis bunca insanın helakına sebep oldun gel tevbe et kendinide helak etme" deyince bir anda İblisin içindeki takva tohumu filizlenir gibi oldu ve "Rabbine sor " dedi. Allah'u Teala Nuh (A.S) a "şurası Ademin (A.S) kabridir g...

Esma'ül Hüsna - Esma'ül Hüsna Nedir?

El Esmâ ül Hüsnâ - En Güzel İsimler, İslam kültüründe önemli bir yer tutan, Allah'ı anmak için kullanılan isimler. Allah'ın 99 ismi Kuran'da rakam olarak yer almadığı için Allah'ı 99 isimle sınırlandırmayı hurafe olarak görenler de vardır. Kuran'da sadece En Güzel İsimler olarak yer almaktadır. İfadede yer alan En Güzel İsimler insanların bildiği ve bilemiyeceği en güzel ve seçkin isim ve sıfatlar olarak anlaşılabilir. Bismillâhirrahmânirrahîm, "Şefkatle merhamet eden Allah'ın adıyla" En güzel isimler Allah'ındır. O'na, o güzel isimleriyle seslenin (duâ edin). Ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları terkedin, onlara yaptıklarının tam karşılığı verilecektir. (Âraf 7:180) İsim  Arapçası      Açıklama Allah     الله           Var olan bütün ilahlık (tanrılık) vasıflarını Kendisinde toplayan tek İlah. Rahmân الرحمن   Şefkatli. Rahîm  الرحيم     Merhamet eden. Adil     العدل     Adil olan. Afüv     العفو     Kusurları affeden. Âhir     الآخر     Tek Son kalan. Alîm     العليم     Bilen. Aliyy     العلي     Üstün. Azîm     العظيم     Çok yüce. Azîz     العزيز     En değerli. Bâis     الباعث     Benzerleri arasından seçip 'ortaya çıkaran'. Bâkî     الباقي     Sonsuz. Bâri'     البارئ     Farklı nitelik ve ...

Namaz Sureleri

Namaz Sureleri |  görsel 1
  Fatiha Suresi 1.Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym 2.El-hamdü lillahi Rabbil-âlemiyn. 3.Er'Rahmânir-Rahiym. 4.Mâliki Yevmiddiyn 5.Iyyâake-nâbüdü ve iyyâakenesteiyn 6.İhdinassırâtal-müstekıym 7.Sıraatalleziyne-en'amte aleyhim, gayril mağdubi aleyhim ve leddâlliyn. Amin. 1.Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla. 2.Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. 3.O, rahmândır ve rahîmdir. 4.Ceza gününün mâlikidir. 5.Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. 6.Bize doğru yolu göster. 7.Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil! Fil Suresi 1.Elem tera keyfe feale rabbüke bi eshaabil fiyl 2.Elem yec'al keydehüm fii tadliyl 3.Ve ersele aley him tayran ebâabiyl 4.Termiyhim bi hıcâaratim min sicciyl 5.Fecealehüm Ke asfim me'küül 1.Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi? 2.Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı? 3.Onların üstüne ebâbil kuşlarını gönderdi. 4.O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu. 5.Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi. Kureyş Suresi 1.Li iylâafi kurayşin 2.İlâafihim rihleteş şitâaaai vessayf 3.Fel ya'büdüü rabbehâazel beyt 4.Ellezii et 'amehüm min cuuın ve âmene hüm min havf 1.Kureyş'e kolaylaştırıldığı, 2.Evet, kış ve yaz seyahatleri onlara kolaylaştırıldığı için, 3.Onlar, şu evin Rabbine kulluk etsinlerki, 4.Kendilerini açlıktan doyuran ve her çeşit korkudan emin kıldı. Maun Suresi 1.Eraeytellezi yükezzibü biddiyn 2...

MEVLÂNÂ'DAN ESİNTİLER -1- NEFEHÂT

MEVLÂNÂ'DAN ESİNTİLER -1- NEFEHÂT  |  görsel 1
MEVLÂNÂ'DAN ESİNTİLER -1- NEFEHÂT  |  görsel 2
  بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ASRIN MÜCEDDİDİ MAHMUD EFENDİ HAZRETLERİ BUYURMUŞLARDIR Kİ: “ŞEYHİM ALİ HAYDAR AHISHAVÎ (Kuddise Sirruhû) ŞÖYLE BUYURURLARDI: İKİ KİTABA ASLA ÎTİRÂZ EDİLEMEZ; BİRİ MESNEVÎ, BİRİ DE RİSÂLE-İ KUDSİYYE”. NEFEHÂT               Hamd-ü senâlar, salât-ü selâmlar..                 Ünsiyet sâhibi Evliyâullâhın nefeslerinden yayılan Rahmet-i Sübhâniye’den esinlenme niyâzıyla âğâz ederiz (başlarız). تو مگو ما را بدان شه بار نيست              با كريمان كارها دشوار نيست To megû mâ ra bedan şeh bâr nîst Ba kerîmân kârhâ doşvâr nîst (Mesnevî; 1, 221) Deme: “Bize, O pâdişâhın kabûlüne yol yoktur!” Zîra Kerîm olanlarla iş yapmakta zorluk yoktur.                Muhammed Ferîdüddîn Attâr /H. 537-618/ (Kaddese Sirrahü’l-Gaffâr), Tezkiretü’l-evliyâ’sına şöyle başlar:                “Kur’ân ve hadîslerden sonra, Meşâyih-i kirâmın sözlerinden daha yüce ve değerli söz yoktur. Zira onların sözleri amelin, tatbikâtın ve hâlin neticesidir; hıfzın, ezberlemenin ve konuşmanın semeresi değildir; ayândandır, beyândan değildir; esrârdandır, tekrârdan değildir; ‘İlm-i ledünnî’dendir, ‘İlm-i kesbî’den değildir; vecdden ve coşkunluktandır, çalışmak ve çabalam...

SAVUNMASI SAĞLAM ANNE RAHMİ

SAVUNMASI SAĞLAM ANNE RAHMİ |  görsel 1
  Sizi basbayağı bir sudan yaratmadık mı? Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik. Belli bir süreye kadar; İşte (buna) güç yetirdik. Demek ki, Biz ne güzel güç yetirenleriz. (Mürselat Suresi, 20-23) Andolsun, Biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık. Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik. Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne Yücedir. (Müminun Suresi, 12-14) İnsanın yaratılışı ile ilgili yukarıdaki ayetler, embriyoloji alanına ait temel bilgiler içermektedir. Ayetlerdeki rahim bölgesini tarif eden "savunması sağlam bir karar yeri" ifadesi ise, günümüz tıp bilgisi ile daha iyi anlaşılan, önemli bir özelliğe işaret etmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.) Sperm ve yumurta hücrelerinin birleşmesi ile oluşan zigottan, trilyonlarca hücrenin uyum içinde çalıştığı, tam bir insan olana kadarki süreç anne rahminde geçer. Embriyonun 9 aylık bir sürede gelişimini tamamladığı bu yer -rahim- ayette de bildirildiği gibi “savunması sağlam” bir mekandır. Ayetlerdeki "savunması sağlam" olarak çevrilen "mekiynin" ifadesi, "sarsılmaz, sağlam, muhkem, güçlü, yerinden ayrılmayan, sağlamca yerine yerleşmiş" gibi anlamlar içermektedir. "Kararin" kelimesi ise "yerleşme mekanı, kalma, sabitlik, sağlamlık, duraklama yeri" gibi anlamlara gelmektedir. Bu kelimeler rahmin sağlam, korunaklı bir mekan olduğunu çok hikmetli bir şekilde tarif etmektedir. ...

KÜFÜR TEK BİR MİLLETTİR-HEPSİ AYNI KAFİRDİR-MEL'UNDURLAR

  Ali KARA Hoca Efendi   NİŞANYAN BLOG SİTESİNDE► HZ. MUHAMMED (SAV) İLE İLGİLİ YAZISINDA ŞU İFADELERİ KULLANMIŞTI Nişanyan, blog sitesinden paylaştığı yazıyla tepkilerin merkezine oturdu. Nişanyan'ın "Buna karşılık, bundan yüzlerce yıl önce Allah'la kontak kurduğunu iddia edip bundan siyasi, mali ve cinsel menfaat temin etmiş bir Arap lideriyle dalga geçmek nefret suçu değildir. "İfade özgürlüğü" denilen şeyin, adeta anaokulu seviyesindeki bir test örneğidir" sözleri büyük tepkilere neden oldu. SÖZLERİNDEN GERİ ADIM ATMADI Nişanyan, sosyal paylaşım sitesi Twitter'da da paylaştığı satırlarla blogunda yazdığı satırların arkasında durdu. Gelen tepkilere sert cevaplar veren Nişanyan, "Pardon Arap değil miydi? Liderliğinden kuşkunuz mu var? Hangi sözler tam olarak? Arap lideri? Allahla kontak kurmuş? Menfaat elde etmiş? "Allah" ile iletişimde olduğunu söyleyen herkesin, farklı düzeylerde de olsa, yalan konuştuğu kanısındayım.' dedi.>>> Alemin rahmeti olan şanlı şerefli Nebi s.a.v e dil uzatacak kadar rezil ve alçak olan kişiler, aslında içlerindeki leşleri kusmaktadırlar ki ahırette bunu yapamadık diyemezler, yapın bakalım yapın.... Bir gün bu dinin, sünnetin► Kur'anın ve Resulullah'ın s.a.v sahipleri sevdalıları aşıkları zuhur edecek ve hadlerini bildirecektir, Allahu tealanın adamları bitmedi, halifeler, sultanlar, mücahitler, veliler, şehitler bitmedi........ ►Bu gün Resulullah s.a.v olsaydı, mutlaka bu saldırganların haddini bildirirdi, ashabından olan fedailere bir işareti yeterliydi, artık kimse homurdanamazdı.... Ama islam derdi, Resulullah aşkı kalmamış, dünyacılık iliklerimize kadar girmiş yere çakılmışız... Allahım bizi Habibine s.a.v layık eyle, sünnetini ihya ederek düşmana net sert ...

SARIK-CÜBBE-ŞALVAR GİYMEK VE SAKAL BIRAKMAK İSTİYORUM

SARIK-CÜBBE-ŞALVAR GİYMEK VE SAKAL BIRAKMAK İSTİYORUM |  görsel 1
Öncelikle şunu belirtmekte yarar var; Bir tüccarın yaptığı ticarete verdiği ehemmiyeti, önemi ve değeri müslüman bireyler olarak bizler dinimize ve ahiretimize vermeliyiz.Dünyanın bir köprü olduğunu, varılacak olan asıl istikametin ahiret yurdu olduğunu unutmamalıyız. Dünya, Efendimiz’in haber verdiği fitne zamana o kadar hızlı bir şekilde ilerliyor ki; içerisinde bulunduğumuz durumu tahlil ve analiz dahi edemiyoruz.Kimisi muharref dinleri hak gösterme çabasına girerken diğeri sünnetleri inkar ediyor.Birisi haramları helal sayarken bir diğeri kalpçilik oyunu ile kendini kendırıyor.İslam reformize edilmeye çalışılıyor, sisteme uygun hale getirilmek isteniyor. Bu arada olan; islamın özünü ve aslını yaşamak, içi ile dışı ile peygamberine benzemek isteyen saf müslümana oluyor.Ya hakları gasp ediliyor, ya hakarete uğruyor veya en azı itici bakışlardan kurtulamıyor… Bu tesbitlerden sonra ”ben içimi ve dışımı Resulullah Efendimiz’e benzetmek istiyorum, cübbe giymek sarık sarmak ve sakal bırakmak istiyorum ama ağır geliyor veya ağır gelmesinden korkuyorum, nasıl yapabilirim?” diyen kardeşlerimize bazı tavsiyelerimiz olacak. Şu bilinmelidir bu kıyafete bazı insanların düşmanlık yaptığı gibi içimizde bulunan ve 70 şeytandan daha şerli olan nefsimizde bu sünnetlere şiddetle karşı çıkmaktadır. Mesela; şapka takarsın nefsin hoşuna gider ama aynı kafaya takke takarsın nefsin hoşuna gitmez.Kışın uzun ve kalın palto giyersin ama arkası ortadan yırtıktır ve bu nefsinin hoşuna gider.Ama aynı paltoyu erkasını diktirip cübbe niyetine giyseniz nefisinizin hoşuna gitmez.Sakalını yarım yamalak kesip acaip bir şekilde olmak hoşuna giderken, aynı sakalın sünnet üzere olması çok ağız gelir zalim nefsimize…. Bu sebeple nefsimizin de bu gibi sünne...

Son MUHARREM AYININ İLK GÜNÜ DUASI..

Son MUHARREM AYININ İLK GÜNÜ DUASI.. |  görsel 1
Son MUHARREM AYININ İLK GÜNÜ DUASI..3 KERE OKUNUYOR

Cübbeli Ahmet Hoca - (6 Aralık 2010) Hicri Yılbaşı Sohbeti

Cübbeli Ahmet Hoca - (6 Aralık 2010) Hicri Yılbaşı Sohbeti [Tamamı]

Hicri Yılbaşı Sene Sonu Sene Başı Duaları

Hicri Yılbaşı Sene Sonu Sene Başı Duaları |  görsel 1
Hicri Yeni Yılımız mübarek olsun 2012 Yılında Muharrem Ayının başlangıcı yani Hicri Yılbaşı 15 Kasım 2012 Perşembe gününe denk gelmektedir. Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselam, miladi 571’de 20 Nisana rastlayan, Rebiul-evvel ayının on ikinci Pazartesi sabahı, Mekke’de doğdu. 622’de Mekke’den Medine’ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü, Medine’nin Kuba köyüne geldi. Bu tarih Müslümanların Şemsi yılbaşı oldu. O yılın Muharrem ayının birinci günü de, hicri [kameri] yılbaşı oldu. Muharrem ayının birinci gecesi Müslümanların kameri yılbaşı gecesidir. Bu geceyi ihya etmeli ve saygı göstermeli. Saygı göstermek, günah işlememekle olur. Zilhiccenin son günü ve Muharremin birinci günü oruç tutan, o yılın tamamını oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. Bir hadis-i şerifte, (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur) buyuruldu. İslamiyet’ten önce Araplar, Muharrem ayında savaşmak isteyince, o yıl Muharrem ayının ismini, sonraki aya koyarlar, sonraki aya da, Muharrem derlerdi. Böylece haram ay, Muharremden bir sonraki ay olurdu. (Bir ayın haramlığını başka aya geciktirmek, ancak kâfirliği arttırır. Kâfirler, böylece sapıtıyorlar. Onlar, Allah’ın haram kıldığı ayların sayılarını denk getirmek için, haram ayı bir yıl helal edip, başka yıl onu yine haram ederler. Böylece, Allah’ın haram kıldığını helal kılmaya çalışırlar) mealindeki, Tevbe suresinin 37. âyet-i kerimesi, ayların yerlerini değiştirmeyi yasak etti. Kıymet verilen dört aydan biri Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb’le beraber Kur’an-ı kerimde kıymet verilen 4 aydan biridir. (Tevbe 36) Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir: (Ayların efendisi Muharrem, günlerin efendisi ...

İslam artık, Almanya'da resmi din

Almanya'da Müslümanlarla bir eyalet yönetimi arasında ilk kez 'devlet anlaşması' imzalandı. . Müslümanların din ve inançlarının anayasal olarak koruma altına alınmasını sağlayacak anlaşma, onaylanması için eyalet meclisine gönderilecek.   Hamburg'un tarihi Belediye Sarayında gerçekleşen törende anlaşmayı hükümet adına Eyalet Başbakanı Olaf Scholz imzaladı.   Bu ayın sonuna kadar Hamburg eyalet meclisine gönderilmesi beklenen anlaşmanın onaylanmasına kesin gözüyle bakılıyor.   Anlaşma Müslümanlar için yeni haklar getirmiyor. Ancak bayram tatili hakkı, dini eğitimi, ibadet ve defin hizmetleri, ibadet yerlerin inşaası gibi hakları bir kez daha garanti altına alıyor.   Olaf Scholz, törende yaptığı konuşmada anlaşmanın entegrasyon politikaları için çok önemli bir ilerleme olduğunu belirterek, "Bu anlaşmayla birlikte şehrimizde İslam'ın yaşandığını resmen kabul ediyoruz." dedi. Daha önce de Hıristiyan Kiliseleri ve Yahudilerle anlaşma imzalandığını hatırlatan Scholz, "Herkesin eşit muamele görmesi hukuk devletinin özelliğidir." şeklinde açıklama yaptı.   İslam kuruluşlarının temsilcileri ise anlaşmanın sembolik öneminin büyük olduğunu ve tarihi bir gün yaşadıklarını belirtti.   Hamburg'da Alevi toplumuyla da ayrı bir anlaşma imzalandı. Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Hüseyin Mat, "Bu 'Devlet Anlaşması' ile köklerinin bulunduğu ülkede kabul edilmeyen Aleviliğin burada kabul edilmesiyle tarih yazıyoruz." dedi.   Hamburg Başkonsolosu Devrim Öztürk, İslam'ın Almanya'ya ait olup olmadığının tartışıldığı bu günlerde Müslümanlarla 'Devlet Anlaşması' yapılmasının sevindirici...

Yerli Tramvay "İpek Böceği" Innotrans 2012 Berlin Sunumu

Almanya / Berlin'deki INNOTRANS 2012 fuarında sergilenen İpek böceği'nden ilk fotoğraflar;         

Osmanlı'da Harem Dairesi nasıl bir yerdi?

Osmanlı'da Harem

Ezan Duası

Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Ey benim ümmetim. Ezan bitince şu duâyı da okuyunuz.” buyurmuştur: “Allahümme rabbe hâ zihid-dâvetit-tâmmeti ves-salâtil-kâimeti âti Muhammedenil-vesîlete vel fadîlete ved-dereceter-refîate veb'ashü mekâmen mahmûdenil-lezî ve'adtehü inneke lâ tuhlifül-mîâd. Lâ havle velâ kuvvete illâ billahil’aliyyil’azîm”. (39) ”Ezan okunurken şu duâyı okuyun: “Ve ene eşhedü en lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîkeleh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlüh ve radîtü billâhî rabben ve bil-islâmi dînen ve bi Muhammedin sallallahü aleyhi ve selleme resûlen nebiyyâ”(39) Başka bir hadis-i şerifte de  Resûlullah bir hadis-i şerifinde, “Her kim ezan sesi işittiği zaman, müezzin ile beraber hafifçe okusa, her harfine bin sevap verilir, bin günahı mahvolur” buyurdu.  (Hayye alâ)ları duyunca bunları söylemeyip, (lâ havle velâ kuvvete illâ billâh) der. Ezandan sonra salevât getirilir. Sonra ezan duâsı okunur. İkinci (Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah) söyleyince, iki baş parmağının tırnaklarını öptükten sonra, iki göz üzerine sürmek müstehabdır. Eyyüb Hâlid bin Zeyd câmi’inin müezzinleri her namazdan sonra şu duâyı okurlardı: “Rabbenâ amennâ bi mâ enzelte vetteba’ nerresûle fektübnâ ma’aşşâhidîn”. ...

İdris (a.s.) ile Azrail (a.s.)'ın kıssası - Cübbeli Ahmet Ho

İdris (a.s.) ile Azrail (a.s.)'ın kıssası - Cübbeli Ahmet Hoca

Allah İçin Yaşamak - Müminlerin hayatının amacı: Allah rızası

Allah İçin Yaşamak - Müminlerin hayatının amacı: Allah rızası |  görsel 1
Allah İçin Yaşamak - Müminlerin hayatının amacı: Allah rızası |  görsel 2
Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları Kendi izniyle karanlıklardan nura çıkarır. Onları dosdoğru yola yöneltip-iletir. (Maide Suresi, 16) İman edenlerle diğer insanlar arasındaki fark nedir? Bu soruya samimi olarak iman etmeyenlerden farklı cevaplar gelebilir. Onlar, müminlerle aralarında kültürel ve ahlaki bazı ayrılıklar olduğunu söyleyebilirler. Salih müminlerin "dünya görüşü"nün farklı olduğunu, onların bazı "değer"lere inandıklarını, kendilerinin ise bu "değer"leri kabul etmediklerini öne sürebilirler. Müslümanların kendilerinden fikri yönde farklılıklar taşıdıklarını belirtebilirler. Ama aslında bu söyledikleri, yalnızca temel bir farklılığın sonuçları olarak ortaya çıkmıştır ve yalnızca gözle görülür bazı farklılıklardır. Onlar, salih müminlerin gerçekte kendilerinden ne yönde farklı olduklarını çoğunlukla anlayamazlar. (Zaten bu farkı anlamamış oldukları için mümin değillerdir.) Müslüman, Allah'ın, dinine bağlananlara verdiği bir isimdir. Kuran'da tarif edilen Müslümanları diğer insanlardan ayıran temel fark, bu insanların Allah'ın sonsuz kudretinin tam anlamıyla farkında olmalarıdır. Allah'ın sonsuz kudretinin farkında olmak ise, yalnızca, Yaratıcımız Yüce Allah'ın var olduğunu tasdik etmek demek değildir. Allah Kuran'da bu gerçeği şöyle bildirmektedir: De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip-çeviren kimdir?" Onlar: "Allah" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız? İşte bu, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah&...

Salavat-ı Şerif ve Faziletleri

Salavat-ı Şerif ve Faziletleri |  görsel 1
اَللَّهُمَّ صَلِّوَسَلِّمْوَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِناَمُحَمَّدِنِ الْفاَتِحِ لِماَ أُغْلِقَ وَالْخاَتِمِ لِماَ سَبَقَ وَالنَّاصِرِ الْحَقِّ بالْحَقِّ وَالْهَادِى إِلىَ صِرَاطِكَ الْمُسْتَقِيمِ وَالسَّابِقِ لِلْخَلْقِ نُورُهُ وَرَحْمَةٌ لِلْعَالَمِينَ ظُهُورُهُ وَ النُّورِ الذَّاتِىِّ وَالسِّرِّ السَّارِىِّ سِرُّهُ فِى جَمِيعِ اْلآثَارِ وَاْلاَسْمَاءِ وَالصِّفَاتِ وَ النَّبِىِّ اْلاُمِّىِّ الطَّاهِرِ الزَّكِىِّ وَ نُورِ اْلاَنْوَار ِوَسِرِّ اْلاَسْرَارِ وَتِرْيَاقِ اْلاَغْيَارِ وَمِفْتَاحِ بَابِ الْيَسَارِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدِنِ الْمُخْتَارِ وَآلِهِ اْلاَطْهَارِ وَاَصْحَابِهِ اْلاَخْيَارِ وَ الذَّاتِ الْمُحَمَّدِيَّةِ اللَّطِيفَةِ اْلاَحَدِيَّةِ ، شَمْسِ سَمَاءِ اْلاَسْرَارِ، وَمَظْهَرِ اْلاَنْوَارِ، وَمَرْكَزِ مَدَارِ مَدَارِِ الْجَلاَلِ، وَقُطْبِ فَلَكِ الْجَمَالِ وَ الذَّاتِ الْكُنْهِ ، قِبْلَةَ وُجُوهِ تَجَلِّيَاتِ الْكُنْهِ عَيْنِ الْكُنْهِ فِى الْكُنْهِ، اَلْجَامِعِ لِحَقَائِقِ كَمَالِ كُنْهِ الْكُنْهِ ، اَلْقَائِمِ بِالْكُنْهِ فِى الْكُنْهِ وَ عَلَى مَنْ رُوحُهُ مِحْرَابُ اْلاَرْوَاحِ وَالْمَلاَئِكَةِ وَالْكَوْنِ ،وَ مَنْ هُوَ اِمَامُ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ،وَ مَنْ هُوَ اِمَامُ اَهْلِ الْجَنَّةِ عِبَادِ اللهِ الْمُؤْمِنِينَ وَ عَلَى عَيْنِ الرَّحْمَةِ الرَّبَّانِيَّةِ وَالْيَاقُوتَتِ الْمُتَحَقِّقَةِ الْحَائِطَةِ بِمَرْكَزِ الْفُهُومِ وَالْمَعَانِى وَنُورِ اْلاَكْوَانِ الْمُتَكَوِّنَةِ اْلآدَمِىِّ صَاحِبِ الْحَقِّ الرَّبَّانِىِّ البَرْقِ اْْلاَسْطَعِ بِمُزْنِ اْلاَرْيَاحِ الْمَالِئَةِ لِكُلِّ مُتَعَرِّضٍ مِنَ البُحُورِ وَاْلاَوَانِى وَنُورِكَ اللاَّمِعِ الَّذِى مََلاْتَ بِهِ كَوْنَكَ الْحَائِطَ بِاَمْكِنَةِ الْمَكَانِى وَ عَيْنِ الْحَقِّ الَّتِى تَتَجَلَّى مِنْهَا عُرُوشُ الْحَقَائِقِ عَيْنِ الْمَعَارِفِ اْلاَقْوَمِ صِرَاطِكَ التَّامِّ اْلاَسْقَامِ وَ طَلْعَةِ الْحَقِّ بِالْحَقِّ الْكَنْزِ اْلاَعْظَمِ اِفَاضَاتِكَ مِنْكَ اِلَيْكَ اِحَاطَةِ النُّورِ الْمُطَلْسَمِ وَ طِبِّ القُلُوبِ وَدَوَاءِهَا وَعَافِيَتِةِ الأَبْدَانِ وَشِفَاءِهَا وَنُورِ الأَبْصاَرِ وَضِيَاءِهَا وَ شَجَرَةِ اْلاَصْلِ النُّورَانِيَّةِ وَلَمْعَةِ الْقَبْضَةِ الرَّحْمَنِيَّةِ وَاَ...


islami forum



Bilx.net
Get  our toolbar!

Kabeden Canlı Yayın