سْــــــــــــــــــمِ ﷲِالرَّحْمَنِİlminfazileti islamic sciences-İslami İlimler

>
English (US) Deutsch Français Русский 中文(简体) Português Italiano 日本語 한국어 Español
LA TAHZEN İNNALLAHE MEANA


Hz Mehdi (as) hadisleri ve alametleri

Hz Mehdi (as) hadisleri ve alametleri |  görsel 1
Hz Mehdi alametleri. Hz Mehdi ne zaman gelecek? Hz Mehdi kimdir? Hz Mehdi hakkında ayetler, hadisler... "Biz Abdülmuttalib çocukları cennet ehlinin efendileriyiz: Ben, Hamza, Ali, Ca'fer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi." İbn Mâce leyyin bir senedle. 9014- Bu hadisi İbn Mâce (4087), Hediyye b. Abdilvehhâb an Saîd b. Abdilhamîd an Alî b. Zîyâd an İkrime b. Ammâr an İshâk b. Abdillah b. e. Talha an Enes senedi ile tahrîc etti. Sindî, Zevâid'inde şu bilgileri vermektedir: "İsnâdı hakkında menfi sözler sarfedilmiştir. Alî b. Ziyâd'ı ne cerh, ne de tevsîk eden birini görmedim. Diğer râvileri güvenilir kimselerdir." "Ümmetimden bir grup kendilerine Allah'ın emri gelinceye (kıyamet kopuncaya) kadar birbirine yardım etmeye devam edecek ve bunlar (düşmanlarına karşı) daima galip olacaklardır." Buhârî ve Müslim. "Mehdi benim soyumdan ve Fâtıma'nın evladından gelecektir."   Ebû Dâvud. 9916- Bu hadisi Ebû Dâvud (4284) ve İbn Mâce (4086), Ebû'l-Melîh el-Hasan b. Ömer an Ziyâd b. Beyân an Alî b. Nufeyl an Saîd b. el-Müseyyeb an Ümmi Seleme asl-ı senedi ile tahrîc ettiler. Elbânî'ye göre isnâdı sahîhtir. "Mehdi bendendir. Onun alnı geniş, burnu ince olacaktır. Zulümle dolu olan yeryüzünü adalete boğacak, tam yedi yıl hüküm sürecektir." Tirmizî. 9917- Bu hadisi Ebû Dâvud (4285), Sehl b. Temmâm an İmrân el-Kattân an Katâde an Ebî Nadre an Ebî Saîd senedi ile; Tirmizî ise yakın mânâsı ve uzun bir metinle (2232), Ebû's-Sıddîk an Eb&...

Cinler alemi ve özellikleri- Kuranda Cinler

Cinler alemi ve özellikleri- Kuranda Cinler |  görsel 1
Cinler alemi ve özellikleri Yüce Kitabımız Kuran ı Kerim de iniş sırasına göre 40. sure ,resmi sıralamaya göre 72. sure olan Cin Suresi 28 ayettir. Kuranda Cinlerin varlığı ilgili 30 dan fazla ayet vardır. Cinler dumansız ateşten yaratılmış gaybın varlıklardır. Kur’an-ı Kerimde Rahman suresi 15. ayette; Ve halakal cânne min mâricin min nâr (nârin). Cann'ı (cinni) da 'yalın, dumansız bir ateşten' yarattı. Hicr suresi 27. ayette; "Cinleri de daha önce zehirli ateşten yaratmıştık." cinlerin ateşten yaratıldığı Allah katından ifade edilmektedir. Ancak ; Onlarda insanlar gibi yerler içerler ,evlenirler ve çoğalırlar erkeklik ve dişilikleri vardır, doğarlar ölürler. Fakat insanlardan daha uzun süre yaşadıkları rivayet edilmektedir. KAÇ ÇEŞİT CİN VARDIR ? Cinler şu şekilde sınıflandırılabilir: 1- Müslüman cinler 2- Müslüman ve mü'min cinler 3- Kâfir cinler Allah, Âdem (A.S)'a secde emrini verdiği zaman, secde etmeyen iblistir. İblis; Cin tayfasındandır. İblis, kâfir cinlerin başındadır. Ve tektir. Âdem (A.S)'a secde emrine karşı gelen de odur ve belli bir süreye kadar yaşayacağına dair Allah'tan söz almıştır. Şeytan (ona hizmet eden kâfir cinler), cin tayfasındandır. İnsanları kandırmak asıl görevidir. Cinler Kuran-ı Kerimde yaklaşık 42 kez geçer 6:100 -    Onlar, Allah'a cinlerden de ortak koştular. Halbuki onları yaratan O'dur. Bilgileri olmadan O'na oğullar, kızlar uydurdular. O'nun şânı onların uydurdukları sıfatlardan münezzeh ve yücedir. 6:112 -    Biz böylece, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar birbirini aldatmak için süslü sözlerle ve...

11 Ayın Sultanı Ramazanı Karşılarken

11 Ayın Sultanı Ramazanı Karşılarken |  görsel 1
Bu konuda Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Ramazan ayının ilk gecesi girince şeytanlar ve cinlerin azgınları zincire vurularak bağlanır. Cehennemin kapıları kapatılır, hiçbir kapısı açılmaz. Cennet kapıları ise sonuna kadar açılır, hiçbirisi kapalı tutulmaz.”1 Ramazanda kendisini cennete götürecek iyi işler yapan Mü’mine cennetin kapıları açılmış, cehenneme götürecek kötülüklerden sakındığı için de cehennem kapıları ona kapanmış demektir. Oruç sayesinde nefsine hâkim olup şeytana uymadığı için de şeytani etkisiz hale getirmiş olur. Cehennemin malzemesi günah, müşterileri günahkârlar, reklâmcıları da şeytanlardır. Ramazanda topluma hâkim olan manevî hava sebebiyle genellikle günahlardan uzaklaşır. İnsanlar cehennemin pazarlama ve reklâm büroları yerine cennete açılan mabetlere yönelirler. Şeytani gürültüler yerine ilahi seslere kulak verirler. Kaba ve bayağı arzular yerine derunî zevklere talip olurlar, âdeta melekleşirler. Şeytanların kuşatmasını yararlar, cennete giden yolda büyük mesafeler kat ederler. Ramazan ayı girince şeytanların zincire vurulduklarını âdeta görür gibi oluruz. Bunu neredeyse herkes fark eder ve anlar. İnsanlar her zamankinden daha fazla ibadete yönelirler. Oruçlar tutulur, Kur’an-ı Kerîm’lar okunur, camiler dolup taşar. Herkeste bir Ramazan heyecanı başlar. Günahlardan elini eteğini çekemeyen pek çok insan Ramazan ayının başlamasıyla tövbe istiğfar eder, Rabbine yönelir, Onun mağfiretine sığınır. Günah yuvaları birer birer müşteri kaybeder, bazısı da kapanır, bazısının kapısına da sahipleri kilit vurur: “Ramazan dolayısıyla kapılıyız” diye… N...

Salavat nedir? Nasıl okunur? Ne zaman söylenir?

Salavat nedir? Nasıl okunur? Ne zaman söylenir? |  görsel 1
Salavat nedir? Nasıl okunur? Ne zaman söylenir? Salavat kelime anlamı, salavat ne zaman getirilir salavat nedir? Salavat: Tebrik, tezkiye, Peygamberimiz (s.a.s)'e yapılan duâ, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelen bir terimdir, salavât. Belirli vakitlerde, Kur'an'da emredildiği tarzda ve Hz. Peygamber (asv)'in tarif ettiği şekilde yapılan ibadettir. Salât'ın çoğulu salavât gelir. Türkçe'de daha çok Hz. Peygamber (asv)'e yapılan duâ mânâsında kullanılır. Kur'ân-ı Kerim'de bu anlamda şöyle buyurulur: "Âllâh ve O'nun melekleri Peygamber'e hep salât ederler. Ey mü'minler, siz de Ona salât (ve dua) ediniz ve samimiyetle selam veriniz." (Ahzab, 33/56). Bu âyeti kerimeyle, Peygamberimiz (asv)'e salât ve selamlarımızla hürmetlerimizi sunmak farzdır; her Müslüman için yerine getirilmesi gerekli bir görevdir. Her Müslüman en kısa şekilde: "Âllâhümme salli alâ Muhammed" "Allâh'ım Muhammedi rahmetinle tebrik et ve esen kıl" diye salât getirir. "Kim bana bir salât getirirse, Allah ona on salât (mağfiret) eder."  Ne zaman salavat getirilir?   Hz. Peygamber (asv)'in ismi her işitildiğinde veya anıldığında salat getirilip getirilemeyeceği hususunda bazı alimler; bir yerde, Hz. Peygamber (asv)'in adı ne kadar anılırsa anılsın bir defa salât edilmesi yeterlidir derken, bilginlerin çoğunluğu ise, Hz. Peygamber (asv)'in adı her anıldığında salât getirilmesi gereklidir demiştir. Nitekim hadis ilmiyle uğraşanlar, Hz. Peygamber (asv)'in hadislerini rivayet ederken, sözleriyle, halleriyle en büyük saygıyı göstermişler; öğretimi sırasında da Hz. Peyg...

Peygamber Efendimizin Sabah Namazı Duaları

Peygamber Efendimizin Sabah Namazı Duaları |  görsel 1
hz muhammed sav.ilminfazileti ALLAHÜMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMED Allahım, selam Sensin, selam ve selamet de Sendendir. Çok yücesin, hayrın ve bereketin sınırsızdır ya Ze'l-Celâli ve'l- İkram. Allah'ı tüm noksan sıfatlardan tenzih ederim; bütün hamdler, övgüler, Âlemlerin Rabbi Allah'adır; Allah'tan başka ilah yoktur; Allah çok büyüktür; güç ve kuvvet, yüce ve kuvvet sahibi olan Allah'ındır. Sonra Ayetü'l-Kürsî'yi okur. Ayetü'l-Kürsî'nin meali: "Allah ki, Ondan başka ilâh yoktur; dâima diri, (yarattıklarını) koruyup yöneten ve hayatlarını devam ettirendir. Ona ne uyuklama arız olur, ne de uyku. Göklerde ne varsa, yerde ne varsa hepsi Onundur. İzni olmadan kim Onun katında şefaatte bulunabilir? Önlerinde ne varsa, arkalarında ne varsa, hepsini bilmektedir. Onun ilminden, kendisinin dilediği miktarın dışında bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü, gökleri ve yeri kaplamıştır. (Gökleri ve yeri) koruyup gözetmek, Ona ağır gelmez. O, yücedir, azamet sahibidir." Bundan sonra 33'er defa "Sübhânallah", "Elhamdülillah", "Allahu Ekber" çekilir. Sonra dua eder. Duadan sonra da 100 defa "Lâ ilahe illallah" der. Sonra istiâze ile besmele çeker. Bunların manaları şöyledir: "(Allah'ın rahmetinden) kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla." Bunu takiben şu duaları okur: Allahım, Sen, benim Rabbimsin; Senden başka ilâh yoktur. Beni Sen yarattın; ben, Senin kulunum ve gücüm yettiğince Sana olan ahdime ve vaadime...

Dünyada bir ilk! Gemi şeklinde Camii

Pakistan dünya camii mimarisinde örnek teşkil edebilecek bir çok Camii’ye ev sahipliği yapmaktadır. Bir çok ülke camii yapımında Pakistan’lı camii mimarlarına başvurarak proje alıyor bu yüzden Pakistan farklı stilde camii mimarisi ile dünya üzerinde etkili bir rol sahibidir. Pakistan mimarisi ile farklı bir imaj vermek isteyen mimarlar Karaçi bölgesinde gemi şeklinde bir camii inşa ettiler. Camiinin adı Kutchi Camii diğer adı Kashtı Walı Mescidi olarak ta bilinmektedir. Namazın kurtuluş olduğunu insanlara hatırlatmak için camiiyi gemi şeklinde yaptıklarını söyleyen mimarlar , bölge halkının ve turistlerinde ilgisini hayli çekmiş durumdalar. Sosyal paylaşım sitesinde Kurtuluş Gemisi adı altında bir çok yerde tıklanma ve paylaşma rekoru kıran gemi şeklindeki camii gece ışıkları ilede göz kamaştırıyor.     ...

Sakalın Ehemmiyeti Hakkında Ayet ve Hadisler

Sakalın Ehemmiyeti Hakkında Ayet ve Hadisler |  görsel 1
Allah-u Teala şöyle buyurdu: “Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da sakının. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın azabı çetindir.” (Haşr, 59/7) Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Şeytan artık bu topraklar üzerinde kendisine tapılmasından ümidini kesmiştir. Fakat bunun dışında sizin önemsemediğiniz bazı şeylerde ona itaatiniz onu memnun eder. Bundan kaçının. Muhakkak ki ben size iki şey bıraktım ki bunlara sarıldığınız sürece sapıklığa düşmezsiniz. Bunlar Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin Sünnetidir.” Peygamberimiz (s.a.v.)’in özellikle çok üzerinde durduğu sünnetlerden biride sakal bırakma sünnetidir. Teessüfle söylemek zorundayız ki bu sünnet unutulmuş ve bırakanlara da ciddi bir baskı yapılmıştır. Ancak şükürler olsun ki özellikle İsmailağa camiamızdaki hocalarımızın üstün gayretleri ile emri bil maruf çalışmalarına hız verilmiş ve de özellikle Sultanımız Efendi Hazretlerimizin en çok üzerinde durduğu sakal sünnetini yavaş yavaş tekrar diriltmeye muvafık olmaya başlamışızdır, elhamdülillah. Gönüller sultanı Efendi Hazretlerimiz (k.s.) irşad vazifesini eline aldığı günden beri gittiği her yerde, bulunduğu her mekanda erkeklerin sakal bırakması, bol giyinmesi, takke takması ve sarık sarması hususunda çok kişinin bu sünnetleri giymesine vesile olmuş olup, bizlerinde bu vazifeyi en güzel bir şekilde sürdürmemizi istemiştir. Bir gün Efendimiz (s.a.v.)’in huzuruna Kisra’nın iki elçisi gelmişti. Kisra’nın Peygamber (s.a.v.)’e gönderdiği iki elçinin ikisi de sakallarını kesmiş, bıyıklarını ise uzatmışlardı. Rasulullah (s.a.v.) huzuruna gelen bu adamların yüzlerine bakmak istemedi ...

Avustralya’da İlk Müslüman Bakan

Avustralya’da İlk Müslüman Bakan |  görsel 1
Avustralya’da İlk Müslüman Bakan |  görsel 2
Avustralya’da İlk Müslüman Bakan |  görsel 3
Avustralya’da ülkenin ilk Müslüman Bakanı Ed Husiç Kur’an üzerine el basarak göreve başladı.. Avustralya’nın ilk Müslüman bakanı Ed Husiç, Kur’an üzerine yemin etmesinden dolayı kendisine yöneltilen ırkçı söylemlere karşılık, “farklı… Avustralya’da ülkenin ilk Müslüman Bakanı Ed Husiç Kur’an üzerine el basarak göreve başladı.. Avustralya’nın ilk Müslüman bakanı Ed Husiç, Kur’an üzerine yemin etmesinden dolayı kendisine yöneltilen ırkçı söylemlere karşılık, “farklı düşüncelerin demokrasinin doğal bir parçası olduğunu” söyledi. İşçi Partisi Milletvekili Husiç, gerek kendi inancında gerekse farklı inançlarda insanları bölmek için çabalayan kişilerin olabileceğini dile getirerek, “Fakat önemli olan, belirsiz köşelerden gelen sert sözler yüzünden tahriklere kapılmamak” dedi. Avustralya Başbakanı Kevin Rudd’un geçen pazar kendisinden Parlamento Sekreteri olmasını istediğini anlatan Husiç, kararını Bosnalı bir göçmen olan babasıyla konuştuktan sonra aldığını vurguladı. Kur’an üzerine yemin etmenin doğru bir karar olduğuna inandığını dile getiren Husiç, “Ben olmamın gereği olarak elbette İncil’e el basamazdım” ifadelerini kullandı. Husiç, başkent Canberra’daki hükümet binasında gerçekleşen yemin töreninde, Kur’an üzerine el basarak yemin etme kararı nedeniyle sanal ortamda pek çok ırkçı söylemle karşı karşıya kalmıştı. http://www.facebook.com/Ilminfazileti http://www.aplus-tanitimsistemleri.blogcu.com ...

Peygamberimizin Kuran’dan başka mucizesi yok mu?

Peygamberimizin Kuran’dan başka mucizesi yok mu? |  görsel 1
Peygamberimizin Kuran’dan başka mucizesi yok mu? Bu gün İlahiyatçı prof. geçinen sapıklar, bazı ayetleri kendilerince yorumlayarak Peygamberimizin mucizelerini inkâr etmekte, Peygamber Efendimizin Kur’an-ı Kerimden başka bir mucizesinin olmadığını iddia etmektedirler. Bunu iddia etmek Peygamber Efendimizin hayatını konu alan siyerin tamamına yakınını yok saymak demektir. Çünkü Peygamber Efendimizin hayatının her anı mucizeler ile süslenmiştir.   Bu mucizeler bazen kâfirlere, bazen müminlere gösterilmiş. Bazen hilelerden kurtulmasına, bazen hayra yol olmasına vesile olmuştur. Yazımızda bunların hepsine örnek vereceğiz.    Şunun altını çizelim ki, Ayetler ve mutevatir denilen sahihliği tartışılamaz, inkâr edilemez hadis-i şerifler ile sabit olan bu hususu inkâr etmek insanı iman dairesinden çıkarır. İNKAR İÇİN ALINAN SÖZDE DELİL    Bildiğiniz gibi öncelikle sapıkların kendilerine sözde delil olarak aldığı (almaya çalıştığı) ayeti izah ediyoruz. Ayet İsra Suresi 60. ayet. Ayet-i Kerime şöyle:    “Bizi, (Kureyş’in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semûd kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.” (İsra 59)    Adam kalkıp: “Bak, Allah mucize vermediğini söylüyor” diyor. Hâlbuki Kur’an-ı Kerimi, tefsir ilmini bilen ve İslam tarihine vakıf olan bir insanın bu ayetten böyle bir mana çıkarması çok abestir. Çünkü Allahu Teala bu ayette mucize vermediğini değil, Mekkeli müşriklerin istediği ve her halükarda iman etmeyecekleri “kahır” olarak nitelendirilen...

İslam'i Tesettür ve Giyinmiş Çıplaklar

İslam'i Tesettür ve Giyinmiş Çıplaklar |  görsel 1
İslam'i Tesettür ve "Giyinmiş Çıplaklar" "Giyinmiş Çıplakların" vicdanlarına seslenmektir ve de sesleniyor.. Sözümüz açık başörtüsüz tesettürsüz kadınlara değildir. Allah onlara hidayet versin, tam örtünmeyi nasib etsin deriz. Sözümüz ise Haram olduğu halde pantolon giyen, kendi evi dışında makyaj süren, sürme çeken, parfüm sıkan, style-tarz giyinen, burnuna küpe takan, başlarını deve hörgücü gibi bağlayan kabartan, vücut hatlarını belli edecek giyisiler giyen "Güya başörtülü" hanımlaradır.. ________________________________________­_______________ Müslüman kadın, el ve yüzü müstesna bütün vücudunu örtmek mecburiyetindedir. Bir kimse buna inanır fakat uygulamazsa günahkâr olur. Amma? inkâr ederse dinden çıkar. Tesettürün dinen makbul olabilmesi için bir kaç şartı vardır: 1- Elbisenin vücudu gösterecek tarzda ince, 2- Nazar-ı dikkati çekecek kadar süslü ve renkli, 3- Vücudun hatlarını gösterecek şekilde dar, 4- Erkek kıyafeti olmaması gerekir İlla Çarşaf mecburiyeti yoktur. Bu saydığımız şartlara dikkat edip Pardesü'de giyilir. ________________________________________­_______________ Allah gerçek manada? tesettüre uygun giyinenlerden razı olsun. ................ "Giyinmiş Çıplaklarada" ölüm gelmeden ............... ........................ kısa zamanda nasib eylesin ........................ ................................ Amin Amin Amin ................................ ________________________________________­_______________ Batı ile İslam'ı karıştırmanın sonucunda ortaya çıkan gör&uu...

TÜRK KARA KUVVETLERİ KURULUŞ YILDÖNÜMÜ

TÜRK KARA KUVVETLERİ KURULUŞ YILDÖNÜMÜ |  görsel 1
TÜRK KARA KUVVETLERİ KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN ! TÜRK KARA KUVVETLERİ TARİHÇESİ CUMHURİYET DÖNEMİ ÖNCESİ TÜRK KARA KUVVETLERİ Kara Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak, Büyük Hun İmparatoru Mete Han’ın tahta çıkış tarihi olan M.Ö. 209 yılı esas alınmıştır. İlk kez Mete Han tarafından M.Ö. 209 yılında kurulan düzenli Türk Kara Ordusunda sayı itibarıyla 10.000 atlıdan oluşan en büyük birlik, “Tümen” olarak adlandırılmış, tümenler binlere, binler yüzlere, yüzler onlara ayrılmış, her birinin başına Tümenbaşı, Binbaşı, Yüzbaşı ve Onbaşı rütbelerine sahip birer komutan görevlendirilmiş ve aşağıdan yukarıya doğru emir-komuta zinciri içerisinde birbirine bağlanmıştır.   Mete Han ile tarih sahnesine çıkan bu teşkilatlanma modeli günümüze kadar uzanan yelpaze içerisinde hüküm süren diğer Türk devletleri ile süregelmiş, özellikle Göktürkler, Uygurlar, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde Türk Ordusu dünyanın sayılı ordularından birisi olmuştur.   1040 yılında Dandanakan Meydan Muharebesi’nde Gaznelileri yenerek bağımsızlığına kavuşan, 26 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nde Bizanslıları yenerek, Anadolu’yu yeni bir Türk yurdu yapan Büyük Selçuklu Devleti’nde, Kara  Kuvvetlerinin teşkilat ve eğitimi sağlam esaslara bağlanmıştır.   Büyük Selçuklu Devleti’nden sonra, Anadolu Selçukluları ve Mısır Türk Memlukları da mükemmel ordular meydana getirmişlerdir.   1299 yılında kurulan Osmanlı İmparatorluğu hızla büyüyüp güçlenmiş bu güçlenmeye paralel olarak da , 1363’den itibaren Anadolu dışına çıkan Osmanlı ord...

Emredilen şartlar

Emredilen şartlar |  görsel 1
Emredilen şartlar Emredilen Şeyin Varlığı Emrin Bir Şartı Mıdır?) Birisi çıkıp ‘Size göre, emredilen şeyin mevcud olması, emrin şartlarından değildir. Çünkü siz, Allah Teâlânın henüz yaratmadan önce, ezelde, kullarına emretmiş olduğuna hükmettiniz. Nasıl oluyor da, -şimdi- mükellefin işiten ve akıllı olmasını şar! koşuyorsunuz. Halbuki sarhoş, unutan, çocuk ve mecnun, mü­kellef tutulmaya -henüz mevcut olmayan- yok’lan daha yakındır1 diyebilir. Buna karşı biz de şöyle deriz:islam Bir kere ‘Allah Teâlâ emredendir; ‘yok’ (henüz var olmayan şey) emredilen­dir’ sözümüzün anlamının iyi anlaşılması gerekir. Biz bununla şunu kastediyo­ruz; ‘Yok, yokluk durumunda değil, varolması islami sohbet takdiriyle emredilendir. Zira, yokun, yokluk durumunda bir şeyi yapmakla emredilmesİ muhaldir. Fakat, kelâmu’n-ncfs’i kabul edenler, babanın, ilerde mevcud olacak çocuktan ilim öğ­renme talebinde bulunmayı içinden geçirmesi ve -şayet, çocuk mevcud oluncaya değin bu talebin baki kaldığı takdir edilecek olursa-, çocuğun bu talebi yerine ge­tirmekle emrolunması yadırganacak bir şey değildir. İşte, kullarından iktizayı ta­lep demek olan ve Allah Teâlânın zatıyia kaim olan mana da kadim olup. mev­cud olmaları takdiriyle kullarına taaalluk eder. Kullar var olduklarında, bu iktiza ile emrolunmuş oludur. Bunun benzeri, çocuk ve mecnun hakkında da caridir. Aklı (aklın olgunlaşmasını) beklemek, varolmayı beklemekten fazla bir şey de­ğildir. Ezeldeki bu mana hitab olarak adlandırılmaz; ancak emredilen şahıs mev­cud olup, kendisine işittirilince hitab haline dönüşür. Bunun ‘emir’ olarak adlan­dırılıp adlandırılamayacağı tartışmalıdır. Doğrusu, bunun emir olarak adlandırıla-b...

Namaz Duaları (Sesli Dinle)

Namaz Duaları (Sesli Dinle) |  görsel 1
Subhaneke Manası: Allah’ım seni tenzih ve hamdinle tesbih ederim. Senin şanın yücedir, ve senden gayri hiçbir ilâh yoktur. Okunduğu yerler: Her namazın ilk rek’atinde, iftitâh tekbîrinden sonra. İkindi namazının sünnetinde, üçüncü rek’ate kalkınca Fâtiha’dan önce. Yatsı namazının ilk sünnetinde, üçüncü rek’ate kalkınca, Fâtiha’dan önce. Terâvih namazı dört rek’atte bir selâm verilerek kılınıyorsa, üçüncü rek’ate kalkıldığı zaman, Fâtiha’dan önce. Cenâze namazında, birinci tekbîrden sonra.   Ettehiyyatü Manası: Her türlü kavli, bedeni ve mali ibadetler Allah’a mahsustur. Ey şânı yüce Peygamber, selam ve Allah’ın rahmetiyle bereketleri senin üzerine olsun ve selam bizlere ve Allah’ın sâlih kulları üzerine olsun. Ben şehadet ederim ve yakinen bilirim ki, Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Ve şehadet ederim ki Hazret-i Muhammed Allah’ın kulu ve Resûlüdür. Okunduğu yerler: Namazların her oturuşunda okunur. Allahümme Salli Manası: Allah’ım Hz.Muhammed ve âline, Hz.İbrahim’e ve âline rahmet ettiğin gibi rahmet eyle   Allahümme Barik Manası: Allah’ım Hz.Muhammed ve âline, Hz.İbrahim’e ve âline mübarek kıldığın gibi mübarek kıl. Okundukları yerler: Bütün namazların son oturuşlarında Ettehıyyâtü’den sonra. İkindi namazının sünneti ile yatsının ilk sünnetinin birinci oturuşunda Ettehıyyâtü’den sonra. Cenâze namazında ikinci tekbîrden sonra. Rabbena Atina Manası: Ey Rabbimiz, bize dünyada ve ahirette iyi hal ver...

ZAYIFLAMA DERDİ HERKESİ GERDİ..!

ZAYIFLAMA DERDİ HERKESİ GERDİ..! |  görsel 1
 Son yıllarda bir zayıflama furyası aldı başını gidiyor.TV, İnternet ,gazeteler ,reklamlar, programlar vs vs…İki insan bir araya gelse sanki her türlü sorun halledilmiş başka dertleri kalmamış gibi kilo problemlerinden bahsediyor.Acaba mağazaların fiyatları önce bindirip sonra da indirim varmış gibi tenzilat  kampanyaları düzenlemeleri gibi, toplumu önce zararlı yiyecek ve içeceklerle şişmanlatıp sonrada zayıflama ilacları diyetleri vesaireler ile insanlar üzerinden bir pazar mı oluşturuluyor demekten kendimi alamıyorum. Yaz geliyor diye şu zayıflama furyası dahada fazlalaştı. Kadınları soyup plajlarda sergileyecekler ya !! ondan olsa gerek.. Bu azgın toplumun içinde tecavüze uğrayan kızlar , tecavüz eden sapıklar ortaya çıkıp TV kanallarını, haberleri bir bir işgal edecekler. Soruyorum acaba bu kadar güzel kadının ortalıkta sergilenmesine hangi erkek bakışı dayanabilir..? Hangi erkeği baştan çıkarmaz?.. Bence soyunanların nefsi tahrikten ceza bile almaları gerekir…. Bazen diyorum ki bu adamlar iyi bile dayanıyor. Medeni toplumuz biz!. Herkes dilediği gibi soyunsun ama o soyunanlara kimse dönüp yan gözle bakmasın. G.d.o’ lu ürünler asitli içecekler hazır yiyeceklerle kilo alıyoruz.Allah’ ın yarattığı düzeni değiştirmeye kalkıp sonra da oradan gelen zararı önleyemiyoruz. yedikçe yiyen şişmanlayıp strese giren strese girdiği için daha çok yiyen bir toplum olduk..dumura uğradı hayatımız.bir kısır döngünün içinde yuvarlanıp gidiyoruz.. Gece erken yatıp sabah erken kalkmak rızkının peşinden koşmak varken ne oldu bize geceler gündüz gündüzler gece oldu.O çok özendiğimiz batılılar erken yatıp güneş doğmadan önce kalkıyorlar..hatta, Yahudiler yeryüzünde Müslümanlar yok olmadan  uyumak har...

Allah’ın Sınırlarını Aşmayın Allah’a Nankörlük Etmeyin

Allah’ın Sınırlarını Aşmayın Allah’a Nankörlük Etmeyin |  görsel 1
  Allah’ın Sınırlarını Aşmayın Allah’ın sınırlarını aşanlar, zalimlerin ta kendileridirler.2 Bakara Suresi Ayet 229 Allah’ın sınırlarının aşılması, emir ve yasaklarının dışına çıkılması anlamına gelmektedir. Bununla birlikte Allah’ın insanları doğruya ve iyiye yöneltmek için göndermiş olduğu dini buyruklarda aşırılıklara sapmamak ve Allah’ın belirlediği sınırlara riayet etmek gerekir. Şüphesiz dinin tek sahibi yüce Allah’tır. Bu yüzden kulun, Allah’ın din adına belirlediği sınırları aşması yasaklanmıştır. Ayetlerde: “De ki: Siz Allah’a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysaki Allah, gökte ne var, yerde ne var hepsini bilir. Allah her şeyi çok iyi bilmektedir.” (49/16) diye buyrulmakta; din adına asılsız iddialarda bulunan kişilere de: “Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan ders mi görüyorsunuz?” (68/37) ve “Eğer doğru sözlülerseniz, hadi getirin kitabınızı.” (37/157) denilerek meydan okunmakta ve dini konularda Allah’ın sınırlarına riayetin önemine dikkat çekilmektedir. Ayetlerde Hıristiyan din adamlarının Allah’ın rızasını kazanmak için dinde olmayan inanç ve uygulamaları dine ilave ettikleri ancak buna riayet edemediklerine dikkat çekilir: “Bir bidat (sonradan ortaya çıkan) olarak ortaya çıkardıkları ruhbaniyeti, onlar üzerine biz yazmamıştık. Allah’ın rızasını kazanmak için ortaya çıkardılar. Ama ona gerektiği şekilde saygılı olmadılar.” (57/27). Görüldüğü gibi niyet iyi dahi olsa kul için sınırı çizen yüce Allah’tır. Bu sebeple kula düşen Allah’ın sınırlarına riayet etmek ve bu yolla Allah’a olan teslimiyetini ifade etmektir. Allah’a Nankörlük Etmeyin A...

ÜÇ AYLAR BOYUNCA OKUNACAK TESBİHLER

ÜÇ AYLAR BOYUNCA OKUNACAK TESBİHLER |  görsel 1
ÜÇ AYLAR BOYUNCA OKUNACAK TESBİHLER - 2 REKAT NAMAZ: ALLAH RIZASI İÇİN KIL FATİHA’DAN SONRA İSTEDİĞİN DUAYI OKUYABİLİRSİN. 1660 DEFA YA ALLAH (3 AYLIK TESBİHE BAŞLAMADAN ÖNCE 1 KEREYE MAHSUS OKUNACAK ) - HERGÜN EN AZ 100 DEFA : TEVBE İSTİĞFAR ‘ESTAĞFİRULLAH ELAZİM VE ETÜBÜ İLEYH’ - HERGÜN 7 DEFA : FATİHA SURESİ - HERGÜN EN AZ 11 DEFA : İHLAS ‘100 veya 1000 defa okunması pek çok sevap ve faziletlidir’ - 100 DEFA : ALLAHUMME BARİK LENA Fİ RECEBE VE ŞA’BAN.VE BELİĞNA RAMAZAN VAHTİM LENA BİL’İMAN VE YESSİR LENA BİL’ KUR’AN. - 1100 DEFA : LA İLAHE İLLALLAH (ARALARDA MUHAMMEDEN RESULLALLAH) - 100 DEFA : MUHAMMEDEN RESULALLAH(ARALARDA ŞEFAAT SENDEN YA RESULALLAH) - 100 DEFA : ALLAH - 111 DEFA : SALAVATI ŞERİFE(ALLAHUMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE ALA ALİ SEYYİDİNA MUHAMMED RECEP AYINDA OKUNACAK TESBİHLER - 100 DEFA : LA İLAHE İLLALLAH YA NURU RECEP (RECEP AYINDA HERGÜN) - 100 DEFA * 1-10 GÜN ARASI* : SUBHANALLAHÜL HAYYUM KAYYUM (Her türlü eksikliknoksanlık olmayanhayatta her şey O’nunla varolan Allah(cc) - 100 DEFA *11-20 GÜN ARASI * : SÜBHANALLAHÜL EHADİS SAMED (Her türlü eksiklikten uzak olan Allah(cc). (Herşey O’na muhtaçtır.) - 100 DEFA *21-30 GÜN ARASI* : SÜBHANALLAHÜL GAFURUR RAHİM (Her türlü eksiklikten noksan olan Allah (cc) affedici ve merhametlidir.) ŞABAN AYINDA OKUNACAK OLAN TESBİHLER - 100 DEFA *1-10 GÜN ARASI* : YA LATİF CELLE SENAHÜ(Ey lütfedici yüce övgüler sanadır.) - 100 DEFA *11-20 GÜN ARASI* : YA REZZAK CELLE SENAHÜ (Ey rızık verici) - 100 DEFA *21-30 GÜN ARASI* : YA AZİZ CELLE SENAHÜ (Ey yüceler yücesi) RAMAZAN AYINDA OKUNACAK OLAN TESBİHLER - 100 DEFA *1-10 G&U...

Vahhabilik-İngiliz Casusunun İtirafları (Özet)

Vahhabilik-İngiliz Casusunun İtirafları (Özet) |  görsel 1
İngilizler, Hıristiyanlık propagandası yapmak için Hempher’in itiraflarını yayınlamışlar. Müslüman yavrularını aldatmak için, İslam bilgilerini yalan ve yanlış yazmışlardır. Bu yalan ve iftiraları tashih ederek, gerekli açıklamalar yaparak gençlerimizi bu İngiliz hilesinden, tuzağından kurtarmak maksadı ile, bu kitabın özetini yayınlıyoruz. Bu kitap üç kısımdır: 1- İngilizlerin İslamiyet’i imha etmek için hazırladıkları planları bildirilmektedir. 2- İngilizlerin planlarını, Müslüman memleketlerinde sinsice tatbik ettikleri, devlet adamlarını aldattıkları, Müslümanlara, akla, hayale gelmeyen işkenceler yaptıkları ve Hind ve Osmanlı İslam devletlerini yok ettikleri bildirilmektedir. 3- Hulasat-ül-kelam’dan tercüme olup, hak dinin İslamiyet olduğunu ispat etmektedir. Kitabın tamamı www.hakikatkitabevi.com adresinden okunabilir ve temin edebilir. İngiliz casusu Hempher diyor ki: Devletimiz, Hindistan, Çin ve Ortadoğu’daki sömürgelerini idaremizin altına alabilmek için çok faal ve başarılı bir politika tatbik ediyor. Burada iki şey mühimdir: 1- Elimize geçmiş yerleri elimizde tutmaya çalışmak, 2- Elimize geçmemiş yerleri ele geçirmeye çalışmak. Sömürgeler bakanlığı, bu iki vazifeyi ifa etmek üzere, bu devletlerin her biri için, birer komisyon teşkil etmiştir. Vazifeye başlayınca, bakan bana itimat etti ve Doğu Hindistan şirketinde bir vazife verdi. Bu, görünüşte bir ticaret şirketi idi. Fakat asıl vazifesi, Hindistan’ın büyük ve geniş topraklarına hakim olmanın yollarını araştırmaktı. Hükümetimizin, Hindistan için hiç endişesi yoktu. Zira Hindistan, değişik milletlere, ayrı dillere ve zıt çıkarlara sahip bir ülkeydi. Çin’den de pek korkumu...

Şeytanın özellikleri

Şeytanın özellikleri |  görsel 1
EUZÜ BİLLAHİ MİNE'Ş-ŞEYTANİ'R-RACÎM BİSMİLLAHİ'R-RAHMANİR RAHİM Şeytanın özellikleri 1. Sinsi ve Yalancıdır.-(İbrahim Suresi, 22) 2. Azgın ve Kaypaktır.-(Hac Suresi, 3) 3. Gücü Yalnızca Çağırmaya Yeter.-(İbrahimSuresi, 22) 4. İyilikten ve Hayırdan Yana Hiçbir Yönü Yoktur.-(Nisa Suresi, 117) 5. İnsanlar Üzerindeki Etkisi Pisliktir.-(Enfal Suresi, 11) 6. İnsanların Şükretmelerini Engellemek İster.-(Araf Suresi, 17) 7. İnsanlara Korku Vermeye Çalışır.-(Al-i İmran Suresi, 175) 8. Müminlerin Arasını Bozmaya Çalışır.-(İsra Suresi, 53) (Maide Suresi, 91) 9. İnsanları, Sözde Onlara İyilik Yaptığına İkna Etmeye Çalışır.-(Araf Suresi, 20-21) 10. Allah’ın Adını Kullanarak Saptırmaya Çalışır.-(Fatır Suresi, 5-6) 11. Mü’minlerin Zamanla Yıpranmalarını İster.-(Al-i İmran Suresi ,155) 12. Yalan Vaadlerde Bulunur.-(İbrahim Suresi, 22) 13. Kuruntulara ve Kuşkulara Düşürmeye Çalışır.-(Nisa Suresi, 119-120) 14. Sapkın Amelleri Süslü ve Çekici Gösterir.-(Neml Suresi, 24) 15. Fakirlik Korkusu Vermeye Çalışır.-(Bakara Suresi, 268 ) 16. Kibir Vermeye Çalışır.-(Sad Suresi, 74-75) 17. Gösteriş İçin İbadet Etmeye Teşvik Eder.-(Nisa Suresi, 38 ) 18. Ayetlerden Uzaklaştırmaya Çalışır.-(Zuhruf Suresi, 36-37) 19. Unutkanlık ve Dalgınlık verir.-(Mücadele Suresi,19) (En’am Suresi, 68 ) (Kehf Suresi, 63) 20. Duygusallık Telkini Yapar.-(İsra Suresi, 64) (Mümtehine Suresi,1-3) 21. Detaylara Daldırır.-(Bakara Suresi, 67-71) 22. İsrafa Teşvik Eder.-(İsra Suresi, 26-27) 23. Gerçek şu, şeytan size düşmandır,öyleyse siz de onu düşman edinin.-(Fatır Suresi, 6) http://www.facebook.com/Ilminfaziletİ ...

SAHİH BUHARİ- NAMAZDA İSTİÂNE VE CENAZE BAHSİ

SAHİH BUHARİ- NAMAZDA İSTİÂNE VE CENAZE BAHSİ |  görsel 1
  Fasil     :     MEKKE VE MEDÎNE MESCİDLERİNDE KILINAN NAMAZIN FAZÎLETİ BÂBI Konu     :     Mescid-i Aksâ`nın fazîleti;Mescid-i Harâm`ın fazîleti;Mescid-i Nebî`nin fazîleti Ravi     :     Ebû Hüreyre Baslik     :     MESCİD-İ HARÂM, MESCİD-İ NEBÎ ALEYHİ`S-SELÂM VE MESCİD-İ AKSÂ`DAN BAŞKA HİÇBİR MESCİDE NAMAZ KILMAK İÇİN SEFER ETMEK CÂİZ OLMADIĞINA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur ki: (Namaz ve ibâdet için) hiç bir mescide sefer edilmesi doğru değildir. (Ziyâde sevâb umarak) yalnız (şu) üç mescide sefer edilir: Mescid-i Harâm, Mescid-i Resûl (aleyhi`s-selâm) ve Mescid-i Aksâ. HadisNo     :     604       Fasil     :     SEYYİDÜ`L-MÜRSELÎN SALLA`LLÂHU ALEYHİ VE SELLEM`İ ZİYÂRET Konu     :     Mescid-i Harâm`ın fazîleti;Mescid-i Nebî`nin fazîleti Ravi     :     Ebû Hüreyre Baslik     :     MEDÎNE`DE MESCİD-İ SAÂDET`TE KILINAN BİR NAMAZIN, MESCİD-İ HARAM MÜSTESNÂ OLMAK ÜZERE, DİĞER MESCİDLERDE KILINAN BİN NAMAZDAN HAYIRLI OLDUĞUNA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ Hadis     :     Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: Benim şu (Medîne`deki) mescidimde kılınan bir namâz, (Mekke`deki) Mescid-i Harâm m&uu...

Allah Celle Celaluhu ( PC MASA ÜSTÜ RESMİ )

Allah Celle Celaluhu ( PC MASA ÜSTÜ RESMİ ) |  görsel 1
http://www.facebook.com/Ilminfazileti

ABDEST DUALARI

ABDEST DUALARI |  görsel 1
ABDEST DUALARI   Namaz kılabilmek için, Kur’an’ı tutabilmek v.s. bazı ibadetleri yapabilmek için abdest almak lazımdır. Abdest alırken okunacak dualar vardır ki bunlar salih atalarımızdan bize kadar nakledilmiştir. Bunların okunması güzel (müstehab) görülmüştür. 1) Abdeste başlarken eûzu besmeleden sonra: “Elhamdu lillahillezî ce’ale’l-mâ’e tahûran ve ce’ale’l-islâme nûra!” (Suyu temiz, islamı nur kılan Allah’a hamdolsun) 2) Ağıza su verirken: “Allahumme eskınî min havdı nebiyyike ke’sen lâ azma’u ba’dehû ebedâ” (Allah’ım, bana peygamberinin havuzundan öyle bir kadeh içir ki, ondan sonra bir daha susamıyayım) 3) Burnuna su verirken: “Allahumme lâ tuharrimnî râyihate na’imike ve cinânike” (Allah’ım, bana ni’metinin ve cennetlerinin kokusunu haram kılma) 4) Yüzünü yıkarken: “Allahumme beyyid vechî bi-nûrike yevme tebyeddu vucûhun ve tesveddu vucûh” (Allah’ım, bazı yüzlerin beyazlanacağı, bazı yüzlerin kararacağı günde yüzümü ağart) 5) Sağ kolu yıkarken: “Allahumme a’tınî kitabî bi yemînî ve hâsibnî hisâben yesîrâ” (Allahım kitabımı sağ tarafımdan ver ve hesabımı kolaylaştır) 6) Sol kolu yıkarken: “Allahumme lâ tu”tınî kitâbî bi-şimâlî velâ min-verâ’i zahrî velâ tuhâsibnî hisâben şedîdâ” (Allah’ım, kitabımı sol tarafımdan ve arkamdan verme, beni zor bir hesaba çekme) 7) Başı meshederken: “Allahumme ğaşşinî bi-rahmet...

SELÂM VE SELAM VERMEK

SELÂM VE SELAM VERMEK |  görsel 1
SELÂM VERMEK, EVE GİRMEK İÇİN İZİN İSTEMEK, AKSIRANA KARŞILIK DUÂ ETMEK VE BUNLARLA İLGİLİ MESELELER Allah Tealâ buyurmuştur: "Evlere girdiğiniz zaman, Allah katında mü­barek olan, Hoş olan bir sağlık dileyişi ile kendinizden olanlara (mü´min-Iere) selâm verin" buyurmuştur[1] Yine Allah Tealâ "Bir selâmla selâmlandığımz zaman, ondan daha güzeli ile mukabele edin, yahut aynen karşılığını verin."[2] buyurmuştur. Yine Allah Tealâ: "Kendi evlerinizden başka evlere sahihlerinden izin istemedikçe ve on­lara selâm vermedikçe girmeyiniz" buyurmuştur.[3] "Sizin çocuklarınız bulûğ çağına erince, onlardan önceki büyük kar­deşleri izin istedikleri gibi izin istesinler (de odalarınıza girsinler)" buyur­muştur.[4] Yine Allah Tealâ: "(Ey Peygamber!) Kendilerine ikramda bulunulan İbrahim´in müsa-firlerinin haberi sana geldi mi Hani onlar İbrahim´in yanma girmişlerdi de selâm vermişlerdi. İbrahim de selâm ile mukabele etmişti" buyurmuş­tur.[5] Bil ki, selâmın asli kitab, sünnet ve icmâ ile sabittir. Selâmın münferid olarak meseleleri bir araya toplanmayacak kadar çoktur. Ben İnşa Allah az bölümler içinde selâmın maksadlarını özetleyeceğim. Esası gözetmek, hakka isabet etmek, hidayet ve başarı ancak Allah´ın yardımı iledir. Selamın Fazileti Ve Selamı Yaymanın Emredildiği 612- Abdullah İbni Amr İbni´l-As´dan (Radıyallahu Anhüma) rivayet edildiğine göre, "Bir adam Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem´e sor­du: İslâmin hangi işi sevab bakımından daha faziletlidir Peygamber (s.a.v): Yemek yedirirsin, tanıdığına ve tanımadığına selam verirsin, bu­yurdu...

KULAĞIMIZ ÇINLADIĞINDA ; HEP 'BİRİ BENİ ANDI' DERİZ YA

KULAĞIMIZ ÇINLADIĞINDA ; HEP 'BİRİ BENİ ANDI' DERİZ YA |  görsel 1
Resulullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: ... “Birinizin kulağı çınladığında beni ansın ve bana salavat getirsin ve ‘zekerallahü men zekerani bi-hayrin’ desin” Resulullah, “Muhammedün Resulullah sallallahü aleyhi ve selem” ve bunun benzeri salava-ı şerife okumak ile zikredilir, anılır. Mü’minin kulağı çınladığı esnada Resulullah (s.a.v.) onu Cenab’ı Hak katında anmış, ona dua etmiştir. Mü’minin ruhu bunu duyduğu zaman kulağı çınlar. Bunun için salavat’ı şerife okuması tavsiye buyurulmuştur. Nitekim ayak uyuşup karıncalandığında da salavat getirmek tavsiye edilmiştir. paylaşarak dostlarınızın öğrenmesine de vesile olun. http://www.facebook.com/Ilminfazileti

İnşirah Suresi

İnşirah Suresi |  görsel 1
    İnşirah Suresi Bismillahirrahmanirrahim 1. Elem neşrah leke sadrek 2. Ve vada'na 'anke vizreke 3. Elleziy enkada zahreke 4. Ve refa'na leke zikreke 5. Feinne me'al'usri yüsren 6. İnne me'al'usri yüsren 7. Feiza ferağte fensab 8. Ve ila rabbike ferğab İnşirah suresi Meali Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1. Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? 2. Yükünü senden alıp atmadık mı? 3. O senin belini büken yükü . 4. Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi? 5. Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. 6. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. 7. Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul, 8. Yalnız Rabbine yönel. Kişinin Sıkıntısından Feraha kavuşması için  üstüne okunur http://www.facebook.com/Ilminfazileti

Emin olun ki okumayan çok şey kaybeder !

Emin olun ki okumayan çok şey kaybeder ! |  görsel 1
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: 'Sevginin sadece sözünü edenlerle,onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?'diye. 'Bakın göstereyim' demiş ermiş. önce sevgiyi dilden gönlüne indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş 'Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz' diye bir de şart koymuş. 'Peki' demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan. Bunun üzerine ' Şimdi…' demiş ermiş. 'Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe. ' Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. 'Buyurun' deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan. 'İşte' demiş ermiş. 'Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın: Hayat pazarında Alan değil, Veren kazançlıdır her zaman... OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ !http://www.facebook.com/Ilminfazileti ...

ER-RAFİ esması, zikri ve faydaları

ER-RAFİ esması, zikri ve faydaları |  görsel 1
http://www.facebook.com/Ilminfazileti ER-RAFİ;Dilediğinin makam ve mertebesini yükselten,dostlarını yücelten;dilediğini aziz kılan.Zillettten izzete terfi ettiren,düşeni kaldıran,dereceleri artıran. Ebced değeri ve zikir saati: Bu mübarek ismin zikri(351) adettir.Zikir saati Güneş,günü Pazardır. Özellikleri ve bazı faydaları: Bu ismi belirtilen miktarda saatinde ve zamanında okumaya devam eden kimse,istediğinin gönlünü kendine bağlar. Bu ismin ve terkibinin müthiş bir tesir gücü vardır.Dünya ve ahiret derecelerini yükseltmek isteyenler,hakl arasında sevilip sayılmak ,şeref ve itibar görmek ve yücelmek,Allah tarafından sevilmek isteyenler bu mübarek ismin etkisiyle istediklerine ulaşabilirler. Bu ismin zikrine devam edip vird edinenlerin gam,kasavet ve kederi kalkar. Bir yere rüzgar estirmek için bu ismin tertibine başvurulur.Rüzgar ne taraftan eserse ,tertibi yapan kimse  o tarafa arkasını döner.Çokça tecrübe edilmiştir. Zulmünden korkulan bir kimsenin huzuruna girilmezden önce 70 kere okuyan kimse,o zalimin zulmünden emin olur. Saldırı ve malının gasp edilmesinden korkan kimse 70 kere okursa korunur. Gece yarısı 351 defa okuyan kimse,gönül rahatlığına ulaşır.İşlerinde kolaylık görür.Zenginleşir.İsteğine kavuşur. Kısacası her türlü işte başarılı olmak,makam ve mevkide yükselmek,şeref ve itibar sahibi olmak isteyenlere ,bu ismin zikrine devam etmelidirler.   ya rafi er rafi ya rafiu el rafi ya rafi esması Her hangi Bir Dilek İçin Fetih Suresini Okumak( 7 günde 41 defa okuma usulü)         Sıkıntılarınızdan kurtulmak,her hangi bir dileğinize kavuşmak için Fetih suresi çok makbul olan ve denenmiş bir sur...

Cennet Gençlerinin Efendileri

Cennet Gençlerinin Efendileri |  görsel 1
Peygamber Efendimiz (a.s.m.), bir hadis-i şeriflerinde, şöyle buyurmuştur: "Gökten daha önce hiç inmemiş olan bir melek geldi, selâm verdi. Sonra Hasan ve Hüseyin'in Cennet gençlerinin, Hazret-i Fâtıma'nın da Cennet kadınlarının efendisi olduğunu müjdeledi." (Tirmizî, Menâkıb: 31) Yine benzer bir hadîste ise, "Cennet ehlinin gençleri şu beş kişidir: Hasan, Hüseyin, Abdullah ibni Ömer, Sa'd bin Muaz, Übey bin Kâb" (Câmiüssağîr: 4858) buyuran Resulüllah (a.s.m.), bir bakıma gençleri de, onların hayatını örnek almaya teşvik etmiş oluyordu. Çünkü, Cennette gençlerin efendisi olmak büyük bir makamdır. Bu makama ulaşan insanların hayatlarını, ahlâklarını, İslâma hizmet edişlerini örnek alan gençler onlara yaklaşmış olurlar. Onları seven, onlar gibi yaşayan gençler, Allah'ın inâyetiyle Cennette o efendilere komşu olurlar. Peygamberimizin (a.s.m.) "Cennet gençlerinin efendisi" olarak müjdelediği sahabeler, gençliklerini Allah'a ibâdet ve Onun dinine hizmet yolunda geçirmişler, yaşayışlarıyla bütün gençlere örnek olmuşlardır. Bunların ibret verici hayatlarından kısa bölümler vererek, onları çok özet de olsa tanıtmış olalım.   Hz. Hasan (r.a.) Peygamberimiz (a.s.m.), Allah'ın emri üzerine sevgili kızı Hz. Fâtıma'yı (r.a.) Hz. Ali'yle (r.a.) nikâhladı. Bu evlilikten Hicretin üçüncü yılında Hz. Hasan (r.a.) Efendimiz dünyaya geldi. Peygamberimiz (a.s.m.) sevgili torununu çok severdi. Onu koklar, öper, omzuna alır taşırdı. Ümmetine de onu sevmeyi tavsiye etmişti. "Allah'ım ben onu seviyorum, Sen de sev. Onu seveni de sev&q...

05 06 2013 Tarihli Mi'rac Gecesi Sohbeti Ahmet Yesevi Derneğ

05 06 2013 Tarihli Mi'rac Gecesi Sohbeti Ahmet Yesevi Derneği  Video link     http://www.youtube.com/watch?v=CarGuhfpqoI

DİNDARLIĞA NEFSİN YEDİ ENGELİ

DİNDARLIĞA NEFSİN YEDİ ENGELİ |  görsel 1
Bir dîne mensup olmak insanda fıtrî bir duygudur. Nitekim Allah Teâlâ: “O hâlde yüzünü, Allah’ı bir tanıyarak dîne, Allah’ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult” buyurarak bu fıtrata işâret etmektedir. Dînî hayat ve dindarlığı hem tetikleyen özellikler, hem de köstekleyen özellikler insanın kendisinde saklıdır. Dindarlığı başka alâkalardan, nefsâni hazlardan islami sohbet arındırabilmek, kalbî itmînâna ve zihnî olgunluğa ermiş olmaya bağlıdır. Çünkü dindarlık bir his, duygu ve gönül işidir. İnsanın duyguları ise çoğu zaman karmaşıktır ve birtakım etkilerin yoğunluğunda şekillenmektedir. Dindarlık her şeyden önce ihlâs ve samimiyet ister. İhlâs, amel ve ibâdete başlarken niyeti gönül imbiğinden geçirip ona hiçbir yabancı dünyevî madde katmamak, saf ve berrak hâliyle damıtmak ve nefse bir pay çıkarmamak demektir. İhlâs, midedeki besinlerden süzülüp kan damarlarının yanından geçerek tertemiz çıkan süte benzer. Nasıl ki sütün içinde bulunabilecek kan veya pislik mide bulandırırsa, riyâ karışmış dindarlık da öyledir; ihlâsı bozar. Dindarlığı tetikleyen ve besleyen iki temel vasıf vardır: Sıdk ve ihlâs. Sıdk dindarlığın sünnete, peygamber modeline uygun yapılmasıdır. İhlâs ise kulluk ve ibâdetin Allah için olmasıdır. Nitekim Allah Teâlâ buyurur: “Kim Rabbine kavuşmak dilerse sâlih amel işlesin. Rabbına ibâdet ederken de hiç kimseyi ortak koşmasın.” “Yüzünü ihlâsla Allah’a çevirenden daha güzel dindar kim olabilir.” Kul için bir matlûb, bir de taleb vardır. İhlâs matlûbun,...


islami forum



Bilx.net
Get  our toolbar!

Kabeden Canlı Yayın