سْــــــــــــــــــمِ ﷲِالرَّحْمَنِİlminfazileti islamic sciences-İslami İlimler

>
English (US) Deutsch Français Русский 中文(简体) Português Italiano 日本語 한국어 Español
LA TAHZEN İNNALLAHE MEANA


Dört Mezhep Müftüsü Ali Haydar Efendi Hazretlerini Vefatının 53.

Dört Mezhep Müftüsü Ali Haydar Efendi Hazretlerini Vefatının 53. |  görsel 1
1 Ağustos 1960’da vefat eden dört mezhep müftüsü Ali Haydar Efendi Hazretlerinin vefatının 53. Sene-i devresinde yad ediyoruz. Mevla Teala şefaatine nail eylesin ALİ HAYDAR EFENDİ (K.S.) KİMDİR? İstanbul-Fâtih-Çarşamba’daki İsmet Efendi Dergâhının postnişini. Nakşibendî tarikatının Hâlidî kolundan gelen silsilenin son halkalarından bir halkadır. İsmi, Ali Haydar olup, babası Molla Şerif Efendidir. Ahıskalı Ali Haydar Efendi diye meşhur olmuştur. 1870 (H.1288) senesinde Batum’un Ahıska kazasında doğmuş. 1960 (H.1380) senesinde İstanbul’da vefat etmiştir. Kabri Edirnekapı Sakızağacı kabristanındadır. İki yaşındayken annesini, dört yaşındayken babasını kaybeden Ali Haydar Efendi 1894 yılına kadar süren ilk tahsilini memleketinde yaptı. Fakat Şeyh Şamil’in ve beraberinde ki Kafkas Müslümanlarının Rus zulmüne karşı direnişlerinde o bölgede ki birçok müderris ve şeyh şehit olmuş, tekkeler ve medreseler boş kalmış. Bu sebeple de, ilim tahsiline devam edebilmek için Erzurum’a gelerek Bakırcı Medresesi’ne kaydoldu. Bir süre sonrada, buradan İstanbul’a gidip Fâtih Câmiinde İslamî ilimleri öğrenimine devam etti. Tahsilini tamamlayıp, Bâyezîd Dersiâmlarından Çarşambalı Hoca Ahmet Hamdi Efendi’den 1901 senesinde umumi icazetname aldı. Buradaki Medrese arkadaşlarının en meşhuru İskilipli Muhammed Atıf efendidir. Bir yandan hocasının derslerine devam ederken diğer yandan kâdı yetiştiren Medresetü’l-kudât’a giderek 1906 yılında mezûn oldu. Yapılan imtihanları kazanıp, Fâtih Câmiinde talebe okutmaya başladı. Böylece Fâtih Dersiâmları arasında yerini aldı. 1909 senesinde Fetvahanede fetva yazmakla vazifelendirildi. Daha sonra Sahn-ı Seman (Fâtih) Medreseleri fıkıh müderrisliğine t&...

Peygamberimizin Örnek Ahlakı-Önder

Peygamberimizin Örnek Ahlakı-Önder |  görsel 1
Hz.Muhammed.O.Alem_.lere_.Rahmet.tir_.ilminfazileti Önder   ZORUNLU YÜRÜYÜŞ   Ordu, Mustalikoğulları kabilesine karşı harekete geçmiştir. Zafer kolaylıkla kazanılır... Fakat dönüş yolculuğunun başlarında yaşanan bir olay büyük bir tehlikenin habercisidir. Bir mola yerinde, Medineli bir Müslümanla Mekke'den hicret etmiş bir diğer Müslüman arasında basit bir sebepten bir tartışma yaşanır. Sonra olay hızla büyür ve bir Mekkeli-Medineli çatışmasına dönmeye başlar. Önlem alınmazsa, o güne kadar Müslümanların en büyük maddi güç dayanaklarını oluşturan iç birlik ve kardeşlik ruhu ortadan kalkmak üzeredir. Duruma hızla el koyan Hz. Muhammed (asv) emir verir; ordu yürüyüşe geçer. Oysa her zaman molada geçirilen günün en sıcak saatleridir. O gün akşama kadar ve gece boyu hızlı tempoyla yürüyüş devam eder. Ertesi gün öğle saatlerinde nihayet mola izni verilir, ama neredeyse yirmi dört saattir hareket halinde olan orduda hiç kimse dünkü kavgayı devam ettirebilecek güce sahip değildir. Bütün ordu yarı baygın bir biçimde uyuyakalır. Bu arada Hz. Muhammed (asv) baş gösteren tehlikeyi ortadan kaldıracak girişimlerde bulunmuş, kavganın büyümesi adına en tehlikeli saatler de atlatılmıştır.[1]   ADAM HAKLI Bir arkadaşından bir miktar hurma ödünç alır. Ödeme zamanı gelince de o an kendi imkânı olmadığı için, Medineli bir Müslümana kendi adına borcunu ödemesini söyler. Fakat Medinelinin verdiği hurmaların kalitesi daha düşüktür. Alacaklı kabul etmez. Medineli kızar: “Allah’ın Elçisinin verdiği hurmaları mı reddediyorsun?" der. Alacaklı, boynunu bükere...

Emali Beyitleri ve Tercümesi

Emali Beyitleri ve Tercümesi |  görsel 1
1- Allahın kulu “Aliyyul Öşi”, akaid ilmi hakkında yazmış olduğu inciler gibi manzum eseri olan “Emali”nin başında şöyle diyor: 2- Mahlukatın ilahı olan Mevlamız, kadimdir (ezelidir), kamil sıfatlarla sıfatlanmıştır. (O varken hiçbir şey yoktu.) 3- O diridir, her şeyi tedbir edendir (gereği gibi deveran ettirendir). O Haktır. Her işi takdir eden, celal (azamet) sahibidir. 4- Hayrı ve çirkin olan şerri irade eder. Fakat kötü işlerden razı değildir.(İrade etmekle, razı olmak arasında fark vardır. Allah, kullarını imtihan için hayır ve şerri, iman ve küfrü yaratmış ve böyle bir imtihan murad etmiştir. İradesine göre her şey meydana gelmektedir. Fakat şerlerden ve küfürden razı değildir.) 5- Allahın sıfatları, zatının aynısı değildir. Zattından başka olan, ayrılıp giden yabancılar da değildir. (Allahın zatı ile sıfatları birbirinden ayrı şeyler olmakla birlikte, birbirinden ayrılan ve uzak olan şeyler değillerdir. Ezeli ve ebedidirler.) 6- Allahın zatı sıfatları ve fiili sıfatlarının tamamı kadimdir, zattan ayrılmaktan, yok olmaktan korunmuştur. (Sıfatları Allahtan ayrılsa, bu takdirde noksanlık olmuş olur. Allahu Teala bütün noksanlıklardan münezzehtir.) 7- Allahu Teala’yı, “şey” diye isimlendiririz fakat şu eşya gibi değildir. Zat diye de isimlendiririz. Öyle zat ki altı yönden halidir. (Üst, alt, ön, arka, sağ, sol, bu yönlerde bulunmaktan münezzehtir. Allahu Teala, Kur’anında kendi hakkında ‘şey’ tabirini kullanmaktadır.) 8- Alin en hayırlısı olan, basiret ehli olan (ehli sünnet) alimlerine göre isim müsemmanın gayrisi değildir. (Zeyd, ismi söylenince akla o ismin sahibi gelmektedir. Bazıları derki isim ile müsemması aynıdır. Mesela kişi ‘Ayşe’yi boşadım’ dese, o isimdeki hanımı b...

Peygamberimizin Örnek Ahlakı-Şakacı

Peygamberimizin Örnek Ahlakı-Şakacı |  görsel 1
DİŞİ DEVENİN YAVRUSU Bir arkadaşı kendisinden bir binek devesi ister. O (asm); "Olur, seni bir dişi deve yavrusuna bindirelim."der. Arkadaşı şaşırarak, itiraz eder. "İyi ama ey Allah'ın Elçisi, ben dişi deve yavrusunu ne yapayım.Bir işime yaramaz ki." "Bütün develer bir dişi devenin yavrusu değil midir?"[1]   SANA BAHA BİÇİLMEZ Zahir, çölde yaşayan Müslümanlardandır. Çölden Hz. Muhammed (asv)'in siparişlerini getirir ve Hz. Muhammed (asv) de onun şehirden yaptığı alışverişine yardımcı olur. Aralarındaki ilişkinin bu boyutuna dikkat çekerek: "Zahir bizim çölümüzdür, biz de onun şehriyiz." der. Fakat Zahir'in ciddi bir sorunu vardır. Doğuştan gelen bazı fizyonomik kusurları nedeniyle insanlar arasında görünmek istememekte, mecburen topluma karıştığı zamanlarda ise "Herkes bana bakıyor!" kompleksi ile ezilmekte, sıkıntı çekmektedir. Hz. Muhammed (asv) de Zahir'in bu sorununun farkındadır. Ve bir gün onu rahatlatmanın fırsatını da yakalar. Zahir, Medine çarşısının en kalabalık olduğu bir saatte alışveriş yapmaktadır. Hz. Muhammed (asv) sessizce arkasından sokulur, elleriyle Zahir'in gözlerini yumarak bedenini kendisine çeker. Kendisine bu şakayı yapanın, kokusundan Hz. Muhammed (asv) olduğunu tanıyan Zahir ise, duyduğu mutluluktan adeta kendinden geçmiş olarak bütün vücuduyla Hz. Muhammed (asv)'e yaslanır. Peygamberlerinin o güne kadar hiç kimseye bu denli mesafesiz davranmadığını bilen Müslümanlar hayretten büyüyen gözlerle etrafına yığılırlar. Hz. Muhammed (asv) tebessümle seslenir: "Bir kölem var. Satıyorum. Onu benden kim alır?" Zahir bir yandan yaşadığı sürpriz iltifatın şokuyla, diğer yandan ise ömr...

Peygamberimizin Örnek Ahlakı - Şefkatli

Peygamberimizin Örnek Ahlakı - Şefkatli |  görsel 1
     Şefkatli   FAKİR HIRSIZ  Medine'de kıtlık yaşanmaktadır. Aç bir Müslüman bir bahçeye girerek ağaçlardan hurma toplar ve yer. Fakat bahçe sahibi tarafından yakalanır. Dövülür ve yediği hurmalara karşılık olarak elbiselerine el konulur. Sonra da fakir hırsız, yanında kendini döven ve soyan bahçe sahibi olduğu halde Hz. Muhammed (asv)'in yanına gelir. Fakir hırsız gördüğü davranıştan ötürü bahçe sahibini şikâyet eder. Hz. Muhammed (asv) her ikisini de dikkatle dinledikten sonra bahçe sahibine döner: "O cahildi, sen ona öğretmeliydin; o açtı, sen onu doyurmalıydın." Bahçe sahibi önce fakir hırsızın elbiselerini iade eder, sonra da ona attığı dayağa bedel olarak kendi ambarından yüz seksen kilo buğday verir. [1]   DÜŞMANA YARDIM Mekke'nin tahıl ihtiyacının bütününü karşılayan Hamame isimli bir kabile reisi Müslüman olur. Ve Mekke'ye tahıl satışını durdurur. Aniden açlık tehlikesiyle yüz yüze kalan Mekke'li putperestler önce Hamame'ye başvururlar. Fakat sonuç olumsuzdur. Bunun üzerine, son çare olarak Hz. Muhammed (asv)'e bir elçi heyeti gönderirler. "Eğer senden de bir çare bulamazsak, hepimiz açlıktan kırılırız." derler. O, Mekkelilerin üç yıl boyunca kendiyle beraber bütün Müslümanlara bir tek buğday tanesi bile vermediklerini hatırına getirmez. Müslüman arkadaşlarıyla beraber kendisine sadece "Rabbim Allah'tır." dedikleri için, vatanlarında hayat hakkı tanımayıp, göç etmek zorunda bıraktıklarını düşünmez. Kendisini defalarca öldürmeye kastettiklerini dikkate almaz. Defalarca ordu düz&uum...

SIĞINMA KORUNMA DUASI

SIĞINMA KORUNMA DUASI |  görsel 1
Nazardan ve her türlü zarardan korunmak için okunan dua: (Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka) HOCAMIZ BU DUANIN BİR YERE GİRERKEN ÇIKARKEN İŞE BAŞLARKEN 11 DEFA OKUNMASINI TAVSİYE ETMEKTEDİR. Manası: Bütün yaratıkların şerrinden Allah’ın kusursuz kelamlarına [âyetlerine yani Kur'ana] sığınırım. [Zira âyetlerinde gizli açık her ilim, her ihsan, her tedbir vardır.] Prof. Dr. M. Cevat Akşit | İslam Hukuku Profesörü http://www.cevataksit.com

ALLAH'I (Celle Celaluhu) ZİKRETMENİN ÖNEMİ

ALLAH'I (Celle Celaluhu) ZİKRETMENİN ÖNEMİ |  görsel 1
ALLAH'ı C.C. anmak ve zikretmek... "Rahman ve Rahim olan ALLAH'ın Adıyla ?" °"ALLAH'I ANMAK ELBETTE EN BÜYÜK (İBADET) TİR." Ankebut/45 °"Her kim zikrimden yüz çevirirse, ona dar bir geçim vardır ve onu kıyamet günü kör olarak haşr ederiz" Taha/124 °"Siz Beni zikredin ki Ben'de sizi zikredeyim" Bakara/152 °"O size nasıl hidayet etti ise sizde O'nu öylece zikredin" Bakara/198 °Mevla C.C. münafıkları zemmetmek üzere "Onlar pek az zikrederler" buyurdu. Nisa/142 °"Zikrimle meşgul olup Ben'den istemeye vakit bulamayanlara isteyenlerden daha çok veririm." Hadis'i Kûdsi (Buhari) °"Sabah akşam ALLAH'ın C.C. adını dilinden düşürmemek, ALLAH C.C. yolunda düşman ile vuruşurken kılıç kırmak ve malı cömertçe dağıtmaktan daha faziletlidir" Hadis'i Şerif °Zikretmeyenle zikredenin hali ölü ile dirinin hali gibidir. Rivayete göre ALLAH'ın C.C. adını ananlardan başka herkes susuzluk içinde dünyadan ayrılır. °"Günahlarından rücû edip ALLAH'ı C.C. zikirle yarışanlar yarışı kazanmışlardır, zikir onların günah yüklerini sırtlarından attı ve hafif olarak mahşer yerine geldiler." Hadis'i Şerif (Tirmizi, Ebû Hureyre'den) °Yüce ALLAH C.C. şöyle buyurur:"Beni andığı sürece,dudakları benim Adıma kıpırdadıkça, 'Ben' kulum ile birlikteyim." °Peygamberimiz'e (SAV) "En faziletli amel nedir?" diye sordular. "ALLAH'ı C.C. anan dilin kurumadan can vermendir" buyurdular. °"Gafiller arasında ALLAH'ı C.C. anan kimse, kuru otlar arasında yeşil otlar gibidir" Hadis'i Şerif °"Gafiller aras...

İmam - ı Azam Ebu Hanife Hz

İmam - ı Azam Ebu Hanife Hz |  görsel 1
İMAMI AZAM EBU HANİFE HZ İmam Azam Ebû Hanîfe Hazretleri İmam Azam Ebû Hanîfe Hazretleri; Tabiînden. İslâm âleminde, Ashab-i kiramdan sonra yetişen evliyanın ve âlimlerin en büyüklerindendir. Ehli sünnetin reîsi ve Hanefî mezhebinin kurucusudur. 699 (H. 80) senesinde Kûfe’de doğdu. Aslen İranlıdır. Dedesi Zûtta müslüman olup, Hazreti Ali’nin sohbetlerine katıldı. İyi bir tahsil gördü. Ashab-ı Kiramdan, Enes bin Mâlik, Abdullah bin Ebî Evfâ, Vasile bin Eskâ, Sehl bin Sâide ve Ebü’t-Tufey! Amir bin Vâsile’yi (r.a.) görerek onların sohbetlerinde bulunma şerefine nail oldu. Yirmi sekiz yıl hocası Hammâd bin Ebî Süleyman’ın derslerine devam etti. Bütün ömrünü okuma ve okutmaya verdi. Tasavvuf İlmini Cafer-i Sâdık hazretlerinden aldı. Takva1 ile amel eden bir velî ve âlimdi. Kırk sene yatsı abdesti ile sabah namazını kıldı. Abdestin bir adabını terkettiği için kırk yıllık namazını kaza etti. İlimde altmış binden fazla mesele çözdü. Elli beş kere hacca gitti. Binlerce talebeye icazet verdi. Bir çok kitap yazdı. Geçimini esnaflık ile sağlıyordu. Devletten bir görev ve maaş almadı. Halife Mansurun kendisine verdiği. Temyiz Mahkemesi Reisliğini kabul etmediği için zindana atıldı. İşkence ettikten sonra, ayaklarının altından kanlar akan ve halsiz düşen İmamı Azam Hazretlerini, zorla sırtı üstü yatırıp ağzına zehirli şerbeti dökerek, 767 (H. 150) senesinde Bağdat zindanlarında şehit edildi   İMAM-I AZAM’IN OGLUNA NASİHATİ ! İmam-ı Azam Hazretleri oğluna şu nasihatte bulunuyor: Ey oğlum; 500 bin hadis arasından seçtiğim şu 5 hadise uy… - Amel ancak niyetledir. Ve bir kişiye ancak niyet ettiği vardır. - Kişinin malayaniyi (man...

Secde ederken dikkat edelim

Secde ederken dikkat edelim |  görsel 1
                YANLIŞ                                            DOĞRU http://www.facebook.com/Ilminfazileti

Peygamber efendimiz SAV hayatındaki en önemli olan şey nedir ?

Peygamber efendimiz SAV hayatındaki en önemli olan şey nedir ? |  görsel 1
         571       Rebiülevvel ayının 12'nci gecesi (20 Nisan) Efendimiz (sas) dünyayı şereflendirdi.     575     Süt annesi Halime Hatun, ALLAH Resulü'nü annesi Hz. Amine'ye teslim etti.     577     Efendimiz, Mekke ile Medine arasındaki Ebva Köyü'nde annesini kaybetti. Dedesi Abdülmuttalib Efendimizi himayesi altına aldı.     579     Abdülmuttalib ahirete göç etti. Efendimiz, amcası Ebu Talib'in yanında kalmaya başladı.     583     Amcası Ebu Talib'le ticaret maksadıyla Şam'a gitti. Burada Rahip Bahîra ALLAH Resulü'nün beklenen son peygamber olduğunu keşfetti.     590     Hilfu'l-Füdul (Faziletliler Antlaşması) cemiyetine iştirak etti.     591     Ticarete başladı.     596     İkinci kez ticaret maksadıyla Şam'a gitti. Üç ay sonra Hz. Hatice Validemiz'le evlendi. Hz. Hatice'den ikisi erkek, dördü kız olmak üzere sırasıyla, Kasım, Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm, Fâtıma ve Abdullah adlarında altı çocuğu oldu.     605     Kâbe'nin yeniden imarı esnasında kabileler arasında çıkan anlaşmazlığı giderdi.     610     Hira'da ilk vahiy tebliğ edildi. Kendisine peygamberlik görevi verildi.     613     Safa tepesine çıkıp ilk açık tebliğini yaptı. Yakın akrabalarına tebliğ için yemekler verdi. Müslümanlara işkence yapılmaya başlandı.     615  &nbs...

Oruçlu Kimse İçin Mekruh Olup, Olmayanlar

Oruçlu Kimse İçin Mekruh Olup, Olmayanlar |  görsel 1
-Oruçlu kimse için su ile ıslatılmış bir misvakı (macunsuz diş fırçası) kullanmak, İmam Ebu Yusuf'a göre mekruhtur. Fakat diğer alimlere göre sabahleyin veya gün ortasından sonra yaş veya kuru misvağı kullanmak da mekruh değildir. İmam Şafii’ye göre gün ortasından sonra misvak kullanılması mekruhtur. -Oruçlu kimsenin istinca (büyük abdest temizliğin)de veya abdest alırken ağzına ve burnuna su almakta aşırı davranması, mesela ağzını su ile doldurup bu suyu ağzında fazla tutmak mekruhtur. -Oruçlu kimse için bir özür bulunmaksızın pişirilen yemeği yalnız ağzı ile tatmak mekruhtur. Bu hususta kocasının kötü huylu olması, kadın için bir özürdür, pişireceği yemeğin tuzuna, tadına yutmaksızın bakabilir. -Oruçlu kimsenin satın alacağı yağ, bal gibi bir şey iyi olup olmadığını anlamak için yalnız ağzı ile tatması mekruhtur. Bir görüşe göre mutlaka alınması lazım ise veya aldatılmaktan korkulursa, boğaza gitmemek şartı ile tatmasında bir sakınca yoktur. -Oruçlu kimse için evvelce çiğnenmiş, beyaz, parçalanmaz bir sakızı çiğnemek mekruhtur. Yeni bir sakızı ağza alıp çiğnemek ise, caiz değildir. Erkekler için oruçlu bulunmadıkları zamanlarda da sakız çiğnemek kerih (mekruh) görülmüştür. Bir özür sebebi ile gizlice çiğnemeleri ise müstesnadır. -Oruçlunun kan aldırması, orucunu muhafaza edemeyecek halde zayıf düşmesinden korkulursa mekruhtur. Korkulmazsa, mekruh değildir. Bununla beraber uygun olan, bunu güneşin batışından sonraya tehir etmektir. -Ramazan-ı şerifte harareti azaltmak için ağza, burna su almak ve soğuk su ile yıkanmak, İmam-ı Azam’a göre mekruhtur. Çünkü böyle bir hareket, ibadet hususunda ıstırap göste...

Müslüman Anne Adaylarının 9 Ay Yapacakları Liste

Müslüman Anne Adaylarının 9 Ay  Yapacakları Liste |  görsel 1
Elini karnının üzerine koy ve salâvat getir. 1-Hep abdestli olmaya çalış. özellikle yemek yerken. 2-Bütün günahlardan korunmaya bak. 3-Elinden geldiğince müstehap olan şeyleri yapmaya çalış. 4-Geceleri aynaya bakma. 5-Snirlenme. huzurlu ve sakin ol. 6-Kur'ân dinlemeye ve okumaya çalış. 7-Namazlardan sonra tesbihatı ihmal etme. 8- Hamilelik boyunca 1 kere de olsa kuran hatim et. 9-Her gün salavât getir. 10-Bebek hareket ettiği her an elini karnının üzerine koy ve salavât getir ve ihlâs süresini oku. 11-Allahı çok düşün. 12-İnsanlara yardım et. 13-Mü'min insanların yüzüne bak. 14-Gıybetten ve yalandan uzak dur. 15-Namazını vaktinde kıl. 16-Devamlı allah, allah diye zikirde bulun. 17-Eğer evladının sabırlı olmasını istiyorsan elini karnının üzerüne koy ve asr süresini oku. 18-Evladına hayırlı bir isim koy ve daha karnındayken elini karnının üzerine koy ve ismiyle ona hitap et. unutma çocuğun anne baba üzerindeki hakkı anne ve babanın ona hayırlı bir isim vermeleridir. 19-Enbiya süresini oku, evladının salih bir evlat olması için dua et. 20-Eğer anne ve babanın çocukla çok iyi bir ilişkisi, bağı, diyolağu olmasını istiyorsan çocuk doğmadan anne ve baba evlatlarıyla konuşmalılar ve çocuk doğduktan sonra bu seslere aşina olacaktır. 21-Hamilelik esnasında düzenli beslenme ve temizliğe çok önem verilmelidir. http://www.facebook.com/Ilminfazileti...

BUHARİ HADİSLERİ SADAKA-İ FITIR -KİTÂBÜ`L-HAC

BUHARİ HADİSLERİ SADAKA-İ FITIR -KİTÂBÜ`L-HAC |  görsel 1
Fasil     :     SADAKA-İ FITIR BAHSİ Konu     :     Sadaka-i fıtr Ravi     :     Abdullâh b. Ömer Baslik     :     VÜCÛB-I FITRA İBN-İ ÖMER HADÎSİ Hadis     :     Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem zekât-ı fıtrı müslümanlardan köleye, hurre, erkeğe, kadına, küçüğe, büyüğe hurmadan bir sa`, yâhud arpadan bir sâ` olarak vâcib kıldı. Ve bu sadakanın, halk bayram namazına çıkmazdan evvel verilmesini emreyledi. HadisNo     :     749       Fasil     :     SADAKA-İ FITIR BAHSİ Konu     :     Sadaka-i fıtr Ravi     :     Ebû Saîd-i Hudrî Baslik     :     KENDİSİYLE SADAKA-İ FITR VERİLEN ERZAK HAKKINDA EBÛ SAÎD-İ HUDRÎ HADÎSİ Hadis     :     Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem zamânında biz (sadaka-i fıtrı) yevm-i fıtırde her nevi` taamdan bir sâ` olarak verirdik. Bizim (mu`tâd olan) yemeğimiz ise arpa, kuru üzüm (yağı alınmadık) keş ve kuru hurma idi. HadisNo     :     750 Fasil     :     SADAKA-İ FITIR BAHSİ Konu     :     Sadaka-i fıtr Ravi     :     Abdullâh b. Ömer Baslik     :     SADAKA-İ FITRIN ENVÂI, MEKÂDİRİ, MÜKELLEFİ HAKKINDA ABDULLÂH İBN-İ ÖMER HADÎSİ Hadis     : ...

PEYGAMBER EFENDİMİZ SAV HAKARET EDEN SOYSUZEKŞİSÖZLÜK‬

PEYGAMBER EFENDİMİZ SAV HAKARET EDEN SOYSUZEKŞİSÖZLÜK‬ |  görsel 1
http://www.eksisozluk.com/bir-muslumanin-aklina-takilan-91-soru--3933333 http://www.facebook.com/Ilminfazileti

Sahih Buhari Hadisleri KİTÂBÜ`Z-ZEKÂT

Sahih Buhari Hadisleri KİTÂBÜ`Z-ZEKÂT |  görsel 1
Fasil     :     KİTÂBÜ`Z-ZEKÂT Konu     :     Namaz kılmak;Tevhîde dâvet;Zekâtın farziyeti Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs Baslik     :     ZEKÂTIN VÜCÛBU HAKKINDA İBN-İ ABBÂS`IN RİVÂYET ETTİĞİ MUAZ İBN-İ CEBEL RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ Hadis     :     Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem Muâz (İbn-i Cebel) i Yemen`e (vâli ve kadı) gönderirken şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Ey Muâz! Yemenlileri (ibtidâ) Allah`tan başka ibâdete lâyık bir Tanrı olmadığını ve benim de Allâh`ın Peygamberi olduğumu bilmeğe ve tanımağa da`vet et! Eğer bu iki şehâdeti kabûl ederlerse bu defa onlara her gece ve gündüz üzerlerine beş vakıt namaz farz kılındığını öğret. Eğer namazın vücûbunu (namaz kılarak) i`tirâf ederlerse, bu defa da onlara bildir ki, Allah, kendilerine mallarında zekât farz kılmıştır. Bu zekât, zenginlerinden alınır ve onların fakirlerine verilir. HadisNo     :     686       Fasil     :     KİTÂBÜ`Z-ZEKÂT Konu     :     Allâh`a şirk koşmamak;Bilmediğini sormak;Namaz kılmak;Sıla-i Rahm;Zekât Ravi     :     Ebû Eyyûb-i Ensârî Baslik     :     ZEKÂTIN VÜCÛBUNA DÂİR EBÛ EYYÛB-I ENSÂRÎ RADİYA`LLÂHU ANH HADÎSİ Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: Bir kimse Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`e: Yâ Resûla`llâh! (Kendisi ile amel edince) ben...

VAHİY SÜRECİ ve CEBRAİL AS

VAHİY SÜRECİ ve CEBRAİL AS |  görsel 1
   Peygamber kendisini belli eden Vahiy Ruhu ile kendini hem diğer insanlardan (falcı, kâhin, şair, vs.) hem de kendi öznel düşüncelerinden ayırır. Vahiy onda bir sekinet (kendine güven, kesinlik hissi) yaratır. Kahin, şair, mecnun gibilerinin uyduğu zan, kendininki ise kesin bir bilgidir. Bu güven ile elçiliğini ilan eder ve tereddüt etme yahut inkar gruplarıyla uzlaşma eğilimi gösterme gibi davranışları terk ederek hem kendini hem de içinde yaşadığı toplumsal şartları aşar ve tarihte kırılma yaratır. Böyle bir kırılmadan sonra tarih salt olayların dizimini anlatan kronolojik bir aktarım olmanın ötesine geçip, bu Ruh’un öngördüğü ideal insan ve toplum yapısını yaratma sürecine girer. 1. Temel Kavramlar: Kitab, Vahiy ve Tenzil Kitab Burada kitab kavramını, iki kapak arasına toplanmış haliyle Kur’an-ı Kerimi karşılayacak şekilde kullanmadığımızı ifade etmemiz gerekir. Aksi takdirde geliş sürecini göstermek üzere başlığa yansıttığımız haliyle, Kitab’ı vahyin önüne yerleştirmek çelişki yaratırdı. Vahyin bitimiyle toplanan ve bir kitap haline getirilen anlamının yanında, Kur’an kendinden ‘kitab’ olarak bahsettiğinde, henüz vahye ve tenzile konu olmamış sözlü (kavli) bir formu söz konusu etmektedir. Kitab ilahi bilgiyi ifade etmekte, bu bilginin peygambere bildirimi ise vahiy ve tenzil olarak adlandırılmaktadır. Bu durumda kitap, Allah’ın ilmini ve hükmünü (ilahi otorite) temsil eden mecâzi bir kullanıma sahiptir. Allah’ın ilmi ve kitap arasındaki ilişkiyi açık bir şekilde şu ayette görmek mümkündür: “Bilmez misin ki kuşkusuz Allah gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Şüphesiz bunların hepsi kitaptadır. …”.1            K...

PC MASA ÜSTÜ Kelime-i-Tevhid

PC MASA ÜSTÜ Kelime-i-Tevhid |  görsel 1
http://www.facebook.com/Ilminfazileti

Kelime-i Tevhid, Anlamı, Nedir?

Kelime-i Tevhid, Anlamı, Nedir? |  görsel 1
Kelime-i Tevhid'in Okunuşu "Lâ ilâhe İllellâh, Muhammedün Resûlüllah." Kelime-i Tevhid'in Anlamı "Allah'tan başka tanrı yoktur. Hazreti Muhammed (s.a.s.) Allah'ın Peygamberidir" Kelime-i Tevhid'in Fazileti (Hadis-i Şerifler) * La ilahe illallah diyen belâ ve sıkıntılardan kurtulur. [Bezzar] * Ağır hastayı, La ilahe illallah demeye zorlamayın, sadece telkinde bulunun. [Dare Kutni] * Son sözü La ilahe illallah olanın, ruhu kolay çıkar ve o söz kıyamette ona nur olur. [Hakim] * La ilahe illallahı çok söyleyerek imanınızı tazeleyin! [Taberânî] * Ahiret, dünyaya tercih edilince, La ilahe illallah sözü, Allah?ın gazabından korur. Dünya kârını, ahirete tercih eden, La ilahe illallah dediği zaman, Allahü teâlâ, ?Yalan söylüyorsun, sözünde sadık değilsin? buyurur. [Beyhekî] * Haramlardan kaçarak, ihlasla, ?la ilahe illallah? diyen Cennete girer. [Hatib, Taberânî] * Amellerin kıymetlisi La ilahe illallah demektir. [Hakim] * Zikrin [Allah?ı anmanın] en faziletlisi la ilahe illallah demektir. [Nesâî] * La ilahe illallah demek 99 belâyı önler. Bunun en aşağısı sıkıntıdır. [Deylemî] * İhlasla La ilahe illallah diyen Cennete girer. İhlas, söyleyeni haramlardan alıkoymasıdır. İhlas, kalbde Allah sevgisinden başka şeye yer bırakmamak, başka şeyleri temizlemek demektir. * La ilahe illallah diyene, işlediği günahlardan dolayı kâfir demeyiniz! Buna kâfir diyenin kendisi kâfir olur. [Buharî] * Günde yüz defa La ilahe illallah diyenin yüzü kıyamette ayın 14?ü gibi parlar. [Taberânî] [Yüzüncüyü söylerken ?Muhammedün resulullah? ilave etmek iyi olur. Tecvide göre okununca ?Muhammedür-resulullah...

İLME AİT KIRK HADİS

İLME AİT KIRK HADİS |  görsel 1
1. İlimlerin en faziletlisi “İman ilmidir.” Allah’ı bilen ve tanıyan birinin ameli bu ilimle ona fayda verir. İmandan ve Allah’tan gafil bir âminin çok ameli kendisine fayda vermez. 2. Kur’an ve hadis ilmini öğrenmeye koşun. Dinden öğrenmiş olduğunuz bir ilim dünya ve içindekilerden, altın ve gümüşten daha hayırlıdır. 3. Kim ilim öğrenme niyeti ile yola çıkarsa Allah onlara cennet yolunu kolaylaştırır. 4. Allah kime mal vermişse malından tasadduk etsin, kime de ilim vermişse ilmini başkalarına öğretsin. 5. İbadetlerin en faziletlisi ilim öğrenmektir. 6. Cahiller arasında ilme talip olan ölüler arasında diri gibidir. 7. Allah cahili asla izzetli kılmadığı gibi, âlimi de asla zelil kılmaz. 8. Allah ilim ile hilmi cemettiği gibi güzel iki şeyi cemetmemiştir. 9. Ya öğrenen ol veya öğreten ol veya onları seven ol; dördüncüsü olma helak olursun. 10. Allah bir kulunu zelil ve rezil etmek isterse onu ilimden mahrum bırakır. 11. Bir hikmet kelimesini (Hadis-i Şerifi) öğrenip bir başkasına öğretmek bir sene ibadetten hayırlıdır. İlim müzakeresi yapılan bir mecliste bir saat bulunmak bir köle azat etmekten daha hayırlıdır. 12. Âlimin bir günahı birdir; cahilin bir günahı iki günahtır. Birisi de öğrenmemektir. 13. Din ilmini öğrenmek gibi faziletli ve değerli bir şekilde Allah’a ibadet edilmemiştir. Bir din bilgini şeytana bin abiden daha şedittir. Her şeyin bir direği vardır; bu dinin direği de ilimdir. 14. Âlimin abide üstünlüğü, benim size üstünlüğüm gibidir. 15. İlim talibi cennetin talibidir; günaha talip olan da cehenneme talip olmuştur. 16. İlim öğrenmek kadın erkek bütün Müslümanlara farzdır. 17. “Fıkıh” ilmini öğrenmek bütün...

Seyh Abdulbaki Erol Hz Adiyaman Kahta Menzil

TIKLA İZLE http://www.youtube.com/watch?v=wbYeMDi1pZ4&feature=share&list=UU2XGe_wYLvGAYlMDakAxfkg Video izlemek için alttaki link'e tıklayınız http://www.youtube.com/watch?v=wbYeMDi1pZ4&feature=share&list=UU2XGe_wYLvGAYlMDakAxfkg

Es-saa (Kıyamet)

Es-saa (Kıyamet) |  görsel 1
Es-saa (Kıyamet) Kafirlerin sık sık öne sürdügü seylerden biri de, eger Allah gerçekten vahiy gönderdiyse bir melek göndermeliydi fikri idi. Buna karsi Kur'an'in cevabi suydu: "Eger yeryüzünde (insan degil de) tatmin bulmus yürüyen melekler olsaydi, biz de onlara göklerden elçi olarak elbette melek gönderirdik."(Isra:95) Cebrail'in zaman zaman yeryüzüne inmesi onu Kur'anî anlamda elçi yapmiyordu. Elçi olabilmek için, mesaj getirilen insanlar arasinda yeryüzüne yerlesmek gerekliydi. Kur'an söyle diyordu: "Bize kavusmayi ummayanlar dediler ki: 'Bize meleklerin indirilmesi ya da Rabbimizi bir görmemiz gerekmez miydi? 'Andolsun onlar kendi nefislerinde büyüklüge kapildilar ve büyük bir azginlikla bas kaldirdilar. Melekleri görecekleri gün, suçlu günahkârlara bir müjde yoktur. Ve ogün (melekler onlara) derler ki:'(Size sevinçli haber) yasaktir,yasak.' "(Furkan:21-22) Bu yasaklama, onlarin dünya ile ahiret arasina bir perde çekilmesi için yalvarmalarina, ama kibir içinde yalvarmalarina karsiliktir. Sema ile direkt baglantiya geçildiginde ve dünya yerle bir olup zaman ve mekan anlamsizlastiginda ebedi son gelmis olacaktir. "Insanlarin, her yana dagilmis 'pervaneler gibi olacaklari gün ve daglarin da etrafa saçilmis' renkli yünler gibi olacaklari gün" ve çocuklarin saçlarini agartan gün.", "Gerçekten Rabb'inin katinda bir gün, sizin saymakta olduklarinizdan bin yil gibidir." Kiyameti beklemek, muhakemeyi beklemektir. Kur'an, dogruyu yanlistan ayiran bir vahiy kitabidir. Çünkü vahiy ezeli ebedi olanin fani iolanda görünmesidir.ve bu ni...

Pc Masa Üstü Resmi

Pc Masa Üstü Resmi |  görsel 1
Resmi Sağ tıklayıp Masa Üstü arka plan diyerek kullanın http://www.facebook.com/Ilminfazileti  

Kur'an'da adı geçen hayvanlar

Kuranda adı geçen hayvanlar |  görsel 1
DEVE   A’RAF 40. Bizim âyetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenmek isteyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar, deve iğne deliğine girinceye kadar cennete giremiyeceklerdir! Suçluları işte böyle cezalandırırız! KATIR NAHL8. Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır. SİİVRİSİNEK BAKARA26. Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır. BUZAĞI BAKARA51. Hani, biz Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz. İNEK EN-AM 146. Ve yahudi olanlara; tırnaklı hayvanların hepsi ve inekten ve koyundan ikisinin de sırtında taşıdığı veya bağırsaklarında olan veya kemiğe karışmış olanları hariç, iç yağını haram kıldık. İşte böyle onları azgınlıkları sebebiyle cezalandırdık. Muhakkak ki biz, gerçekten sadıklarız. ÇEKİRGE  KAMER7. O hâlde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil’in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir hâlde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar. EŞEK LOKMAN 19.“Yürüyüşünde tabiî ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!” BALİNA KALEM 48. Sen, Rabbinin h&u...

Esma-ül Hüsna

Esma-ül Hüsna İZLEMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNK'i TIKLAYINIZ ilminfazileti ilim 2010 YOUTUBE http://www.youtube.com/watch?v=6n9wdZBZYEM&feature=share&list=UU2XGe_wYLvGAYlMDakAxfkg

HİLYE PÂK-İ ŞÂH-I NAKŞİBEND KS

HİLYE PÂK-İ ŞÂH-I NAKŞİBEND KS |  görsel 1
Şah Nakşbend Muhammed Bahâüddin Buhârî (k.s.) HİLYE PÂK-İ ŞÂH-I NAKŞİBEND Uzunca boylu, buğday tenli, gökçek yüzlüydü. Sakalı büyükçe boynu uzuncaydı. Boynu nur gibi parlardı. Mehabetliydi. Tatlı dilli ve güzel sözlüydü. Halk içinde bulunduğu sırada bile gönlü Hakk ile meşguldü. Türk illerinin saygın mürşidiydi. ŞÂH-I NAKŞBEND VE NAKŞİLİK: Şâh-ı Nakşbend hazretleri, kendisine kadar "Hâcegân Yolu" olarak anılan tarikatı "Nakşbendî" yapan kolbaşı. Veliler serdârı bir ulu. Adı Muhammed Bahâuddin b. Muhammed, nisbesi el-Buhârî. Buhârâ yakınındaki Kasr-ı ârifân'dan. Burasının eski adı Kasr-ı Hinduvân. Kendilerine nisbetle "Arifler köşkü" anlamına Kasr-ı ârifân denildi. "Nakşbend" lâkabının nereden geldiği tam olarak bilinmemekle birlikte tarikatın "hafi zikir" ve "rabıta"yı esas almış olmasından kaynaklandığı söylenmektedir. Çünkü "Nakşbend" "Nakışçı, nakışbağı" anlamlarına gelmektedir. Başındaki "Şâh" kelimeside "Gönül Sultanı" anlamına bir saygı ifadesidir. Şâh-ı Nakşbend, 718 Muharrem'inde (1318 Nisan'ında) Kasr-ı Hinduvân'da doğdu. Bu yıllar Osmanlı Devleti'nin kuruluş yılları. Şâh-ı Nakşbend'in doğumundan tam bir asır evvel, Cengiz Han, Buhârâyı kuşattı. İşgal edip yaktı yıktı ve târ u mâr etti. Bundan sonra Buhârâ, Moğollarla Harezmliler ve İlhanlılar arasında bir çok defa el değiştirerek siyasi açıdan tam bir keşmekeş içinde kaldı. Bahaûddin Buhârî'nin doğduğu zaman Buhârâ, İran Moğolları ile müttefikleri Ça...

Ramazan’ın Son Günlerinde Yapılan İbadet: İTİKÂF

Ramazan’ın Son Günlerinde Yapılan İbadet: İTİKÂF |  görsel 1
İtikâf; Bir yerde durma, bekleme ve kendini orada hapsetme demektir. Bir fıkıh terimi olarak; Bir mescit veya o hükümdeki bir yerde itikâf niyetiyle bir süre durmaktan ibarettir. İtikâf vacip, müekked, sünnet ve müstehap olmak üzere üçe ayrılır. Adanan bir itikâf vacip, Ramazan’ın son on gününde itikâf kifaye yoluyla müekked sünnet ve başka bir zamanda ibadet niyetiyle bir mescitte bir süre yapılan itikâf da müstehaptır.  İTİKÂFIN MEŞRU OLUŞUNUN DELİLLERİ   itikâf kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Kitapta; Mevla Teala ayeti kerimede; “Sizler mescitlerde itikâfta iken hanımlarınıza yaklaşmayın.” (Bakara,187) “Benim beytimi, tavaf edenler ve itikâfta bulunanlar için temizleyiniz.” (Bakara,125) Sünnette: İbni Ömer, Enes ve Hz. Aişe (r.anhüm)’ün rivayet ettikleri şu hadistir; “Peygamberimiz (s.a.v) Medine’ye geldikten sonra vefatına kadar Ramazan’ın son on gününde itikafa girerdi.” İtikâfın Amacı: İhlasla yapılacak itikaf güzel bir ibadettir. Bununla Allah (c.c)’a yönelmek, boş vakitleri ibadete ayırmak, ibadet için kendini dış dünyadan tecrit etmek, Mevla’mızın kapısından affedilinceye kadar ayrılmamak kastedilir. İTİKÂFIN ŞARTLARI  Bir itikâfın geçerli olması şu şartların bulunmasına bağlıdır: 1-) İtikâfta bulunan kimse Müslüman, akıllı ve temiz olmalıdır. Gayri Müslimin, akıl hastasının, hayız ve nifastan temizlenmemiş kimsenin itikâfı caiz değildir. Temiz olmayanlar ise mescide girmekten men edilmiştir. İtikâfa giren, mescit içinde iken ihtilam olursa, dışarı çıkarak gusül abdesti alır ve yeniden itikâfa devam eder. İtik&a...

Erkeğin teseddürü

Erkeğin teseddürü |  görsel 1
Tesettür bu tarafıyla gerçek bir zaferdir. Her ne kadar tesettürün toplumda yaygın intiba olarak kadın için olduğu düşünülse de İslam dininde erkeklerin de tesettürlerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Cahiliye devrinde kadınlar çıplak oldukları kadar erkekler de çıplaktılar. Çıplaklık bir marifet olarak ibadetlerde ön planda tutulmuştur. Bu şekilde ibadet etmek ibadetin parçası olarak görülmüştür. Hatta cahiliye dönemi insanlarının Kâbe’yi tavaflarını çıplak olarak yaptıkları muhtelif İslam tarihi kaynaklarında rivayet edilmiştir. Bu şekilde ibadetin yasaklandığı ve mescitlerde ibadetlerin nasıl yapılacağı ile ilgili Araf suresinde şöyle buyruluyor: “Ey Âdemoğulları! Her mescide gelişte ziynetinizi giyin…” ( Araf- 31). Dinimizde tüm ibadetlerimizi güzel ve temiz bir görünüş içinde yapmamız Rabbimize olan saygımızdandır. Aynı zamanda bu saygıdan öte, ALLAH’tan bütün mümin kadınlara ve erkeklere emirdir. ERKEKLERİN TESETTÜR SINIRLARI Erkelerin örtünmesi gereken yerlerini Kuran-ı Kerim açıkça bildirmemiştir. Ancak İslam hukukunun ikinci kaynağı olan hadisler bu hususu açıklamıştır. Bu bağlamda erkeğin mahrem yeri, göbekleri altından dizleri altına kadar olan kısmıdır. Sağlam görüşe göre diz kapağı da uyluktan sayılıp avret yeri sayılır. Delil olarak Efendimiz hadisinde buyurmaktadır ki: “ Erkeğin avret yeri göbeği ile diz kapağı arasıdır”. ( Ahmed b. Hanbel ). Bir gün Peygamberimiz, Hz. Ali (r.a)’ye “ Dizini açma, diri veya ölü hiç kimsenin dizine bakma” diye emretmiştir. Bu emirleri göz önünde bulundurarak günümüz erkeklerin kılık kıyafetlerine şöyle bir bakacak olursak, İslam’ın ...

11 Ayın Sultanı Ya Şeh'ri Ramazan Hoşgeldin

11 Ayın Sultanı Ya Şehri Ramazan Hoşgeldin |  görsel 1
11 Ayın Sultanı Ya Şeh'ri Ramazan Hoşgeldin http://www.faceboook.com/ilminfazileti

Ramazan İle İlgili Hadis-i Şerifler

Ramazan İle İlgili Hadis-i Şerifler |  görsel 1
Ramazan İle İlgili Hadis-i Şerifler Bizim orucumuzla ehl-i kitabın orucu arasında hudut, sahur yemeğidir. (Müslim, 6, 60) Ramazan'da orucunu tutup da Şevval'den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir. (R. Salihin, 1259) "İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak" (Tirmizi, İman 3, (2612)) Resulullah (sav) vefat edinceye kadar Ramazanın son on gününde i"tikafa girer ve derdi ki: "Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın". Resulullah (sav)'dan sonra, zevceleri de i'tikafa girdiler. (Müslim, İ"tikaf 5, (1172)) Resulullah (sav)"a Kadir gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu. O, Ramazanın tamamında!" diye cevap verdi. (Ebu Davud, Salat, 824, (1387)) Bir kadın Resulullah (sav)"a gelerek: "Ben haccetmek için hazırlık yapımştım. Bana (bir mani) arz oldu ne yapayım?" "Ramazan"da umre yap, zira o ayda umre tıpkı hacc gibidir" buyurdu. (Ebu Davud, Hacc 79, Tirmizi, Hacc 95) Kadir gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir. (Müslim, Müsafirin 174, (769); Ebu Davud, Salat 318, (1371); Tirmizi, Savm 83) Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. (Müslim, Sıyam 2, (1079)) Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yıl orucu tutmuş olur. (Tirmizi, Savm 53, (759); Ebu Davud, Savm 58, (2432)) Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir Ramazan diğer Ramazana hep kefarettirler. Büyük günah irtikab edilmedikçe aralarındaki günahları affett...

Her darbe o milletin ruhuna bir tecavüzdür…Sevda Türk'üsev

Her darbe o milletin ruhuna bir tecavüzdür…Sevda Türk'üsev |  görsel 1
Namaz kılan insanların üzerine ateş açmak imansızlık ve hainlikten başka bir şey değildir Mısır ordusu Müslüman olduğunu unutmuş bir haldedir ve şu anda yapmış oldukları da İslam ve Kuran’nın asla kabul etmediği durumlardır… Mısır da ki insanlık ayıbı neden seyrediliyor? Neden Müslümanlara yapılan vahşetler, işkenceler, haksızlıklar, eziyetler Avrupa ve ABD tarafından seyrediliyor… Neden mi? Çünkü o“İslamofobi” denen zihniyetler Müslümanlar zulüm gördükçe memnun ve mutlu oluyorlar… Hele ki Suriye de olduğu gibi şimdi Mısırda olabilecek bir iç savaş bu zihniyetleri fazlasıyla memnun edecek ve Müslüman’ın Müslüman’ı öldürmesini ellerini ovuşturarak seyredecekler... İki gün sonra 11 Temmuz Bosna Srebrenitsa soykırımı ve katliamının yıldönümü… Bu zihniyetler Müslümanların katledilmesini o zamanda seyrettiler ve bu seyir onların istediği sayıda Müslüman katledilene kadar da devam etmişti... İslam karşıtı zihniyetlerin her zamanki tavırlarını seyrediyoruz o kadar… Tarih sadece tekerrür ediyor ve dünya bunu seyrediyor… Hemen yanımızda ki bir ülkede yapılan darbe’yi adeta desteklercesine konuşanlar ne kadar onurlu olabilirler? Darbe denen şey bir onursuzluktur… İnsan haklarının gasp edilmesidir… İnançlara saldırıdır… Demokrasinin katledilmesidir… Ve bunlara sessiz kalanlar ve destekleyenlerde ne kadar onurludur ne kadar insandırlar ne kadar vicdan sahibidirler varın siz düşünüverin artık… Mısır da ordu eliyle hele hele namaz kılan insanların üzerine ateş açılması resmen bir katliamdır... Namaz kılan insanların üzerine ateş açmak imansızlık ve hainlikten başka...


islami forum



Bilx.net
Get  our toolbar!

Kabeden Canlı Yayın