SALAVAT-I ŞERİFE GETİRMENİN FAZİLETİ HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

» SALAVAT-I ŞERİFE GETİRMENİN FAZİLETİ HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER



 Allah Resulü(s.a.v.) buyuruyor:
“Dua ile sema arasında bir engel vardır.Üzerime salavat getirilince engel açılır, DUA YERİNE ULAŞIR.”
“Üzerime bir günde bin defa salavat getiren kimseye cennetteki makamı gösterilmedikçe ölmez.”
“Bana en yakın olanlar, üzerime en çok salavat getirenler olacaktır.”
“Her kim, farz namazını kıldıktan sonra bana on defa salevat okursa, Allah Teala, onun namazını kabul buyurur. Onun bu namazını Adem’e secde eden meleklerden daha üstün meleklerin makamı olan İlliyyine ulaştırır.O makamdan bir melek şöyle seslenir:
      -Artık dileğin neyse dile, her dileğin yerine getirilecektir.”
Vefatımdan sonra sizden kim bana selam gönderirse Cebrail(a.s.) gelir ve bana şöyle der:
-Ya Muhammed! Ümmetimden falan kimsenin sana selamı var.Bana karşılık ben şöyle selam alırım:
-Benden de ona selam olsun.Ayrıca onun için Allah’tan rahmet ve bereket diliyorum.”
“Kim altından kalkamayacağı güç bir işle karşı karşıya gelirse, üzerime çok çok salavatı şerife getirsin.Çünkü Allahü Teala, üzerime getirilen salavat-ı şerife sebebi ile onun sıkıntılarını, kederlerini giderir, rızkını çoğaltır, Allah’ın yardımı ile muradına nail olur.”
“Kıyamet gününde, katımda insanların en değerlisi, bana en çok salatü selam getirenlerdir.”
      Allah Resulü(s.a.v.) buyuruyor:
“İsmimi duyunca salavat getirmeyen insanların en cimrisidir.”
“Adımı duyunca salavat getirmeyen, insanların en acizidir.”
“Üzerime salavat getirmeden dağılan bir topluluk pişman olacaklardır.”
“Adımı duyunca salavat getirmeyen, insanların en acizidir.”
“Üzerime salavat getirmeden dağılan bir topluluk pişman olacaklardır.”
“Adımı duyunca salavat getirmeyen, yüzü koyun sürünsün.”
“Üç kişi yüzümü göremeyecektir.Ana babasına isyan eden, sünnetimi terk eden, üzerime salavat getirmeyen.”
“Adımı işitip te salavat getirmeyen, sonu mutsuz kimsesizdir.”
“Cuma günü ve geceleri üzerime yüz defa salavat getirenin Allah Teala otuzu dünyaya, yetmişi ahirete ait olmak üzere yüz hacetini kabul eder.”
“Sırat üzerinde kalmış hurma yaprağı gibi tirtir titreyen bir adam gördüm. O anda üzerime getirdiği salavat-ı şerife gelip bu durumdan onu kurtardı.”
“Meclislerinizi salavat ile süsleyiniz.”
“Cuma günü üzerime seksen defa salavat getirenin seksen senelik günahı affolunur.”
“Karşılaşan iki mü’min salavat getirerek musafaha ederlerse, geçmiş ve gelecek günahları bağışlanır.”
 “Üzerime yüz defa salavat getirene, Allah(c.c.) bin defa rahmet nazarı ile bakar.İştiyakla daha fazla getiren için kıyamet gününde şefaat ve şahitlik ederim.”
 “Üzerime salavat getirirseniz, Allah ta sizin üzerinize salavat getirir.”
“Cuma günü kim bana seksen kere salat getirirse seksen yıllık günahı bağışlanır.Kim de günde beş yüz defa bana salavat getirirse asla kimseye muhtaç olmaz.”
 “Muhammed isminin anıldığı yerde, işten kimse hemen kendine gelip baş parmağı ile yanındaki parmağını gözlerine sürüp üzerinde gezdirirse, artık o kimse hiç göz ağrısı görmez, onun gözlerine zarar gelmez.”
“Eğer kalplerin öldüğü gün kalbinin ölmesini istemiyorsan, bir günde on defa şu ilahi isimleri oku: “Ya Hayyu ya Kayyum” Sonra hiç yorulmadan bana her gün salavat getir.”
Allah Teala buyuruyor:
-Ey Muhammed’im! Arş-ı A’la’dan yedi kat yerin altına kadar bütün mülkümü sana feda ettim.Onların hepsi benim rızamı istiyorlar.”
Hazreti Aişe(r.anha) validemiz şöyle buyuruyorlar:
“-Bir hacet gidermenin anahtarı, hacet arz etmeden önce sunulan hediyedir.” Sözlerine devam ederek: “Allah’a hamd ü senada bulunarak O’nun rızasını almış oluruz. Efendimiz(s.a.v)’e salat ve selamda bulunursak o hacetin gerçekleşmesinde, Allah katında bizlere şefaat ve yardımını sağlamış oluruz. Zira Hakk Teala Kitabı’nda şöyle buyururyor:
“Allah’a yaklaşmak için vesileler arayın.”
Salavat getirmenin fazileti hakkında İmam-ı Şarani Hazretleri şöyle buyuruyorlar:
“-Büyük veli Aliyyül Havass’ın şöyle konuştuğunu duymuştum”: “Allah’tan bir şey isteyeceğiniz zaman,Allah Resulü(s.a.v.)’in adıyla o şeyi isteyiniz ve şöyle dua ediniz”: “Ey Allah’ım! Sevgili Peygamber’in Muhammed Mustafa(s.a.v.) hürmetine senden şunu isterim.” Şeklinde dileğinizi arz ediniz. Çünkü Allah’ın bir meleği vardır ki, bu isteğinizi anında Efendimiz (s.a.v.)’e bildirir ve O’na: “Filanca kişi, şu haceti için senin Allah katında aracı olmanı istemektedir.” der. Hazreti Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in dua ve istekleri Allah Teala tarafından geri çevrilmez.”

Peygamber (s.a.v.)’e salat getirmek, aynı zamanda cennette onunla buluşup sohbet etmeyi sağlar.
Şeytan çok ibadetlere el uzatır, lakin salavatı şerifeye el uzatamaz. Çünkü Ruhaniyet-i Peygamberi, salavat-ı şerife getirilen yerde bulunur.
Hazreti Peygamber’in feyz ve ruhaniyetinden istifade etmek için  mübarek salavat-ı şerifeler iştiyakla çokça okunmalıdır.Emeği az,derecesi çok yücedir.
     Dileği olan bir kimse ihlaslı kalp ile Resulü Ekrem(s.a.v.)’in üzerine 1000   defa salat ü   selam getirirse, Allah onun dileğini yerine getirir.

ALLAH RESULÜ’NÜ SEVMENİN ALAMETLERİ

1.Her halinde ve bütün hareketlerinde  ona uymak; sünneti ile amel etmek.Edebiyle edeplenmek. Ahlaklanmak. Boyasına boyanmak.Men ettiği şerlerden uzak olmak. Neşesinde, teessüründe ve her işinde onun yolundan ayrılmamaktır.
2.Onu çok anmak, mübarek ismini dilinden bırakmamaktır.Zira: “Kim bir şeyi çok severse, onu anar.”buyurulmuştur.
3.Ona kavuşmayı iştiyakle arzu etmek: ölümden korkmamaktır.Çünkü sevenler sevdiklerine kavuşmayı candan arzu ederler.
4.Efendimiz (s.a.v.) anıldığı zaman hürmet ve ta’zimde bulunmak, salavat-ı şerife getirmek. Zatı kadar ismine ve yadına da sevgi duymaktır.Sahabe-i kiram, onun ismi anılınca tüyleri ürperir, yanındaymış gibi huşu duyar, ağlardı.
5.O’nun sevdiği her şeyi kayıtsız şartsız sevmek. Bilhassa ehli beytine noksansız muhabbet duymak.Bütün sahabeyi, sevgi ve hürmetle anmak,hiçbirine buğzetmemektir.Hususi ile amcaları Hazma ve Abbas, torunları :Hasan ve Hüseyin (r.anhüm) hazretlerine, çoşkun sevgiyle bağlı olmak, imana gıdadır.
6.Allah’a ve Resulü’ne buğzedenlere buğzetmek, düşmanlarını sevmemek. Onun dini ve sünnetine hakaret edenlerden ve ehl-i bidatten nefretle uzaklaşmak.Velev onlar,babaları bile olsalar.
7.Kuran-ı Kerim’i çok sevmek, hükümlerine uymak.Emirlerini tutup nehiylerinden kaçmak.Kuran ahlakı ile ahlaklanmaktır.Çünkü Aişe(r.anha) validemiz: “Resulüllah (s.a.v.)’ın ahlakı Kur’an’dı.”diyor.Onu çok okumak ve çocuklarına okutmak da bu sevginin şartıdır.

Büyük velilerden Abdullah Tüsteri Hazretleri diyor ki : “Allah sevgisinin alameti Kur’an’ı sevmek, Kur’an  sevgisinin alameti Resulüllah (s.a.v.)’ı sevmek. Resulüllah (s.a.v.)’ı sevmenin alameti sünnetini sevmek, sünnet sevgisinin alameti ahireti sevmek ve dünya sevgisini kalbe sokmamak.Bunun alameti ise; ebedi hayata hazırlanmaktır.”

SALAVAT-I ŞERİFELER HUSUSUNDA KISSALAR
Süfyan-ı Servi anlatıyor:
“Kabe-i Mükerreme’yi tavaf ediyordum.Her adımında salavat-ı şerife getiren bir kimseyi gördüm.Ona sordum:
-Her makamın bir duası vardır.Neden dua etmez de hep salavat-ı şerife getirirsin?”
O kimse bana cevap olarak dedi ki:
-Hac niyeti ile babamla beraber yola düştük.Yolda, babam vefat etti.Birdendire,yüzü simsiyah, gözleri gök gök ve başı hınzır başına döndü.Yanımızda bulunanlardan utandığım için konuyu kimseye açamadım.Gece oldu.Babamın yüzünü örttüm ve büyük bir şaşkınlık içinde ne yapacağımı düşünürken uykum geldi.Rüyamda çadırın içinde birisinin girdiğini gördüm.O güne kadar onun kadar güzel yüzlü kimseyi görmemiştim.Güzel kokusu yalnız bizim çadırı değil,her yeri doldurdu.İzzet ve vakar ile gelip, babamın başucuna oturdu.Yüzünden perdeyi kaldırdı. Mübarek elini, babamın yüzüne sürdü.Birden üzüntüm sevince, zulmetim nura tebdil oldu.Çünkü babamın yüzü evvelkinden daha güzel olmuştu.O zat kalktı,gitmeye hazırlanırken,ona:
-Kimsiniz? Diye sordum.Beni ve babamı, bu gurbet diyarında, bu büyük beladan ve halk içinde utanmaktan kurtardınız.     O zat:
-Sen beni tanımaz mısın? Ben sahibül Kur’an, Muhammed Mustafa (s.a.v.)’yım.Senin baban, gerçi günahkar idi.Lakin , bana çok salavat getirirdi.Böyle bir musibete düçar olduğunu, bunun salavat-ı şerifesini bana getiren melek gelip haber verdi.Ben de gelip, onu bu beladan kurtardım.
    Uykudan uyandığım zaman, çadırın içi güzel koku ile dolmuştu.Babamın yüzünü açtım,yüzü nurlanmış, gözleri  ve rengi güzelleşmişti.Bundan böyle artık ol hazreti seyyidil beşerin salavat-ı şerifesiyle devamlı meşgul olacağım .Ta ki şefaatine nail olayım ve bütün tehlikelerden korunayım.
Adamın biri salavat-ı şerife getirmek hususunda tembel ve gayretsizmiş.Bir gece rüyasında,Resulüllah(a.s.)’ı görmüş.Fahr-i kainat Efendimiz kendisine hiç iltifat buyurmamışlar.Mübarek yüzlerini, başka tarafa çevirmişler.Adamcağız, ağlayıp sızlayarak:
-Ya Resulallah! Bana kızmana sebep nedir? Diye sormuş.
Hazreti Peygamber (s.a.v.):
-Ben seni tanımıyorum,buyurmuş.
O kimse de: “Aman ya Resulalllah! Ben senin ümmetinden bir dertliyim.” demiş. “Hem alimlerden işittiğime göre: Ben,ümmetimi kişinin evladını bildiğinden ziyade bilirim.” Buyurmuşsunuz Beni nasıl tanımazsın?
Hazreti Fahr-i Alem cevaben:
-Gerçekten öyledir.Ama ,sen bana salevat getirmiyorsun.Ben ümmetimi getirdiği salavat kadar tanırım, buyurmuş.
    Adamcağız, korku ve dehşet içinde uyanmış ve o günden sonra , her gün yüz defa salavat-ı şerife getirmeyi adet edinmiş.Günlerden bir gün, yine rüyasında Hazreti Peygamber (s.a.v.)’i görmüş ve şu müjdeyi almış:
-Seni tanıyorum,ahirette sana şefaat edeceğim.
Allah Resulü(s.a.v.) buyuruyor:
Vefatımdan sonra sizden kim bana selam gönderirse Cebrail(a.s.) gelir ve bana şöyle der:
-Ya Muhammed! Ümmetimden falan kimsenin sana selamı var.Bana karşılık ben şöyle selam alırım:
-Benden de ona selam olsun.Ayrıca onun için Allah’tan rahmet ve bereket diliyorum.”
Resulüllah (s.a.v.)’a salavat okumanın faziletini anlamak istiyorsan Allah Teala’nın şu emrine bak ve iyi düşün:
“Allah ve melekleri peygambere salavat okurlar.Ey iman edenler!Siz de ona salavat getiriniz ve tam bir teslimiyetle selam veriniz.”

Diğer ibadetler için Allahü Teala, sadece kullarına emir verdi.Ama resulallah’a salavat böyle olmadı.Önce bizatihi kendisi ona salavat okudu ve ona salavat okumak için melekelere emir verdi.Bundan sonra da mü’minlere salavat okumaları emrini verdi.İşte,bundan anlaşılıyor ki, Resulüllah’a salavat, çok faziletli bir ibadettir.

KEVSER HAVUZUNDAN KANA KANA İÇMEK
İSTEYENLERİN OKUYACAĞI SALAVAT

Hasan-ı Basri(r.a.) buyuruyor.
-Resulüllah Efendimiz Aleyhisselam’ın Kevser havuzundan kana kana su içmek isteyen kimse şu salavat-ı şerifeyi çokça okusun:

Allahümme salli ala muhammedin ve ala alihi ve ashabihi ve evladihi ve ezvacihi ve zürriyyetihi ve ehli beytihi ve asharihi ve ensarihi ve eşyaıhi ve muhıbbihi ve ümmetihi ve aleyna meahüm ecmeıyne ya erhamer rahımiyn*

HAZRETİ PEYGAMBER (S.A.V.)’İN MÜBAREK
İSİMLERİNİ OKUMANIN FAZİLETİ

Allahümme salli ve sellim ve barik ala men ismühü seyyidina Muhammed ahmed, hamid, mahmud, ahyed, vahiyd, mah, haşir, akıb, taha, yasin, tahir, mütahhir, tayyib, seyyid, resul, nebiyy, resulür rahmeh, kayyim, cami’u, muktefin, mukfin, resulül mülahım, resulür rahah, kamil, ikliyl, müddessir, müzzemmil, abdüllah, habiybüllah, safiyüllah, neciyüllah, keliymüllah, hatemül enbiya, hatemür resul, muhyi, münci, müzekkir, nasır, mansur, nebiyyür rahmeh, nebiyyüt tevbeh, hariysun aleyküm, sa’lum, şehiyr, şehiyd, meşhud, beşiyr, mübeşşir, neziyr, münzir, nur, sirac, mısbah, hüda, mehdiyy, müniyr, daın, meduvv, müciyb, mücab, hafiyy, afüvv, veliyy, hakk, kaviyy, emiyn, me’mun, keriym, mükerrem, mekiyn, metiyn, mübiyn, mü’mil, vüsul,  zu kuvveh, zu hurmeh, zu mekaneh, zu ızz, zu fadl, müta’ mütıy’un, kademü sıdkın, rahmeh, büşra, ğavs, ğays, ğıyas, nı’metüllah, hediyyetüllah, el urvetül vüska, sıratullah, sıratun müstekiym, zikrullah, seyfüllah, hızbüllah, en necmüs sakıb, Mustafa, mücteba, müntekıy, ümmiyy, muhtar, eciyr, cebbar, ebül kasim, ebüt tahir, ebüt tayyib, ebu İbrahim, müşeffa’, şefiy’, Salıh, muslıh, müheymin, sadık, müsaddak, sıdk, seyyidül mürseliyn, imamül müttekıyn, kaidül ızzil muhacceliyn, haliylür rahman, berr, meberr, veciyh, nesıyh, nasıh, vekiyl, mütevekkil, şefıyk, mükiymüs sünneh, mukaddes, ruhül kuds, kef, müktefin, balığ, mübellağ, şafin, vasıl, mevsul, sabık, saık, had, mühted, mükaddem, aziyz, Fadıl, müfaddal, fatıh, miftah, miftahul cenneh, alemül iyman, ılmül yekıyn, deliylül hayrat, müsehhıhül hasenat, mükıylül aserat, sufuhun aniz zillat, sahıbüş şefaah, sahıbül mekam, sahıbül kadem, mahsusun bil ızz, mahsusun bil mecd, mahsusun biş şeraf, sahıbüs seyf, sahıbül fadiyleh, sahıbül izar, sahıbül hucceh, sahibus sültan, sahıbür rida’, sahibud deracetir refiy’ah, sahıbüt tac, sahıbül mağfir, sahıbül liva’, sahıbül mı’rac, sahıbül kadıyb, sahıbül bürak, sahıbül alameh, sahıbül bürhan, sahibül beyan, fesiyhül lisan, mütahhirul cenan, rauf, rahıym, iznü hayr, sahıyhül İslam, seyyidül kevneyn, aynün neıym, aynül ğurr, sa’düllah, sa’dül huluk, hatıybül ümem, alemül hüda, kaşifül kerb, rafiur ruteb, ızzül arab, sahıbül ferac, sallellahü aleyhi ve ala alihi ve sahbihi ve selleme tesliymen kesiyra*

Fazileti:
İşlerinde bir sıkıntıya düçar olan kimse bu sıkıntıdan ne surette kurtulacağına dair üzüntü içinde ise Hazreti Peygamber (s.a.v.)’in isimleri okuyup onun dergahına tevessül ederse bi iznillah bu müşkilat ve sıkıntıdan kurtulur.

    Bu isimler okunurken uygulanacak kaideler şunlardır:

    Cuma günü sabah namazını kıldıktan sonra kıbleye dönük olarak dizleri üstünde oturup bir Ayet el-Kürsi, üç ihlas ve bir defa da Fatiha Suresi’ni okuduktan sonra Allah Resulü(s.a.v.)’nün isimlerini okumaya başlar.Ve her ismi şerifi okuduktan sonra sallellahü aleyhi ve sellem der.(K.Havas)

EMİR BUHARİ HAZRETLERİ’NİN MUSİBETLERE
KARŞI OKUDUĞU SALAVAT

Allahümme salli ala muhammedin ve alihi ve sahbihi ve sellim* Ya ıddeti ınde şiddeti* Ve ya ğavsi ınde kürbeti* Ve ya harisi ınde külli musiybeti* Ve ya hafizıy ınde külli beliyyeti* ve salli ala muhammedin ve alihi ve ala cemiy’ıl mürseliyn* Velhamdülillahi rabbil alemiyn.*

Bu duanın sırları:  
Emir Buhari Hazretleri buyuruyorlar ki:
“-Her kim bu duayı sabah okursa semadan yağmur yağıp sel olsa akşama kadar ona bir zarar veremez.Yine akşamleyin okursa sabaha kadar kendisine hiçbir zarar ve musibet dokunmaz.Yetmiş melek her zaman o kimseyi koruma altında bulundurur. Gerek semavi ve gerekse yeryüzü afetlerinden ve şerli insanların her türlü kötülüğünden emin olursun.”
Bu salavatın deprem tehlikesinden korunmak için okunması ve vird edinilmesi tavsiye ediliyor.

DELAİL-İ HAYRATI YETMİŞ BİN
DEFA OKUMAYA DENKTİR

Allahümme salli ala seyyidina ve Mevlana  muhammedin ve ala alihi ve ashabihi ve ehli beytihi salaten ta’dilu cemiya salevati ehli mehabbetike ve sellim ve barik ala seyyidina ve Mevlana  muhammedin ve ala alihi ve ashabihi ve ehli beytihi selamen ya’dilu selamehüm*

Manası:
Allah’ım Efendimiz ve seyyidimiz Muhammed’e ve onu aline ve ashabına, Senin sevgine layık olanların getirdiği topyekün salevatlara denk olacak şekilde salat eyle ve yine Efendimiz ve seyidimiz Muhammed’e ve onun aline ve ashabına bu zatların selamları miktarınca selam eyle.




Fazileti:
 Bu salavatın bir defa okunması Delail-i Şerifi yetmiş bin defa okumaya denktir. Manevi makamları geçip Efendimiz(s.a.v.)’e ulaşmak istersen bu salavatı vird edinmelisin.
    Salavat getirmenin fazileti hakkında İmam-ı Şarani Hazretleri şöyle buyuruyorlar:
“-Büyük veli Aliyyül Havass’ın şöyle konuştuğunu duymuştum:”Allah’tan bir şey isteyeceğiniz zaman, Allah Resulü(s.a.v.)’in adıyla o şeyi isteyiniz ve şöyle dua ediniz: “Ey Allah’ım! Sevgili Peygamber’in Muhammed Mustafa(s.a.v.) hürmetine senden şunu isterim.” Şeklinde dileğinizi arz ediniz. Çünkü Allah’ın bir meleği vardır ki, bu isteğinizi anında Efendimiz (s.a.v.)’e bildirir ve O’na: “Filanca kişi, şu haceti için senin Allah katında aracı olmanı istemektedir.” der. Hazreti Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in dua ve istekleri Allah Teala tarafından geri çevrilmez.”


GÖNENLİ MEHMED EFENDİ HAZRETLERİ’NİN
TALEBELERİNE TAVSİYE BUYURDUĞU
SALAVAT-I ŞERİFE

Bismilahirrahmanirrahiym*Allahümme salli ala seyyidina ve mevlana muhammedin şeceratil aslin nuraniyyeti ve lem’atil kabdatir rahmaniyyeti ve efdalil halikatil insaniyyeti ve eşrafis suveril cismaniyyeti ve menbeıl esraril ilahiyyeti ve hazainil ulumil ıstıfaiyyeti sahıbil kabdatil asliyyeti ver rutbetil aliyyeti vel behcetis seniyyeti meninderacetin nebiyyune tahte livaihi fehüm minhü ve ileyhi ve salli ve sellim aleyhi ve ala alihi ve sahbihi adede ma halakte ve rezakte ve emette ve ahyeyte ila yevmin teb’asü men efneyte ve salli ve sellim aleyhi ve aleyhim teslimen kesiran kesira*

Fazileti:
Bu salavat-ı şerife aynı zamanda zamanın büyük velisi ve kutbu olan Ahmed Bedevi Hazretleri tertiplemiştir.En büyük salavatlardan olduğu hususunda alimlerin ittifakı vardır.Çok yüce esrarı ihtiva eden bu salavatı sabah ve akşamları üçer defa okumak, Efendimiz Aleyhisselam’ın ruhaniyyetini celbe cesile olur.Ayrıca maddi ve manevi sıkıntıların giderilmesini sağlar.

SALAVAT-I A’ZAM

Bismillahirrahmanirrahiym* Allahümme inni es’elüke bismikel a’zamil mektubi min nuri vechikel a’lel müebbed* Eddaimil bakıl mühalled* Fi kalbi nebiyyike ve rasulike Muhammed* Ve es’elüke bismikel a’zamil vahıdi bi vahdetil ehad* El müteali an vahdetil kemmi vel aded*El mukaddesi an külli ehad* Ve bi hakkı bismillahirrahmanirrahıymi kul hüvellahü ehad* Allahüssamed* Lem yelid ve lem yuled*  Ve lem yekün lehu küfüven ehadün en tüsalliye ala seyyidina muhammedin sirri hayatil vücud* Ves sebebil a’zami li külli mevcud* Salaten tüsebbitü fi kalbil iman*Ve tühaffizunil kur’an* Ve tüfehhimüni minhül ayat* Ve teftehu li biha nural cennat* Ve nuran neıym* Ve nuran nezari ila vechikel kerim* Ve ala alihi ve sahbihi ve sellim*
Sırları:
1-Her gün bu salavatı şerifeyi (100) defa okursan, evliyalar zümresine dahil olursun.
2-Düşmanın şerrinden korunmak için Cumartesi günü gecesi (1000) defa okunur.
3-    Peygamber (s.a.v.)’i rüyada görmek istiyorsan veya dünyevi ve uhrevi bir konuda haberdar olmak istiyorsan yatmazdan önce (100) defa bu salavat-ı şerifeyi oku ve kıbleye yönelerek yat. Yatmadan önce gül yağı veya gül suyu sürün.Allahın izni ile muradına nail olduğunu göreceksin.(S.Dareyn)
4-Bir muradın hasıl olması için fakir fukaraya sadaka verilir.Daha sonra bu salavatı yüz defa okursun Ve sevabını Hazreti Peygamber (s.a.v.)’in ruhuna hediye edersin ve muradını Allah Teala’ya arz edersin.
DÜNYA VE AHİRET RIZKININ BOLLUĞU İÇİN

Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedin ve ala alihi adede in’amillahi ve ifdalih*
Fazileti:
 Seyyid Ahmed Savi Hazretleri buyuruyor:
“Bu salavat-ı şerife mü’min bir kul için dünya ve ahirette rızık kapılarının açılmasına bir vesiledir.Bu o kadar faziletli bir salavat-ı şerifedir ki, sevabını melekler yazmakla bitiremezler.”

İNSİN CİNNİN TESBİHİNE BEDEL
SALAVAT-I CEVHERETİL KEMAL

Bismillahirrahmanirrahiym* Allahümme salli ve sellim ala aynir rahmetir rabbaniyyeti vel yakutetil mütehakkıkatil haitati bi merkezil fühumi vel meani ve nuril ekvanil mütekevvinetil ademiyyi sahıbil hakkır rabbaniyyil berkıl estai bi müznil eryahıl malieti li külli mütearridın minel bühuri vel evani ve nurikel lamiıllezi mele’te bihi kevnekel haitı bi emkinetil mekani* Allahümme salli ve sellim ala aynil hakkılleti tetecella minha uruşül hakaikı aynil mearifil akvemi sıratıket tammil eskam* Allahümme salli ve sellim ala tal’atil hakkı bil hakkıl kenzil a’zami ifadatike minke ileyke ihatatin nuril mutalsemi sallellahü aleyhi ve ala alihi ve salaten tüarrifüna biha iyyah*

Manası:
Ey Allah’ım! Nazargahın olan rahmet pınarı,sonsuz kudretinle tahakkuk eden yakut ve inci tanesi, mana ilimlerinin mübarek Zat-ı Ahmediyyesi’nde neşet eden göz kamaştırıcı nur, Yüce Allah’ın ayan beyan apaçık mucizesi,yağmur tanelerini taşıyan rahmet bulutları arasında çakan şimşekler misali, zamanın ve de denizlerin engelleyemediği bütün mekanları kuşatan, kainatı aydınlatan Muhammed Mustafa’ya salat ü selam et,mübarek eyle Allah’ım!
    Ey Allahım! Marifetlerin tecelligahı ve kaynağı,hakkın hakikatin görünen gözü, hakiki saltanatın onun marifetiyle ancak tecelli ettiği,edeceği marifetlerin menbaı,Sırat-ı Müstakim’de sebat etme sonucu zirveye taht kuran, o en berrak, pak ve temiz ruh u pak-i Muhammed(s.a.v.)’e salat ü selam olsun.
Ey Allahım! Hak ve hakikatin apaçık yüzü; senin sonsuz kudret ve celalinle en güzel ahlak-ı hamideye sahip olan, tükenmek bilmeyen hazinenin mümessili,gizli aşikar nur timsali Muhammed Mustafa’ya, al ve ashabına salat ü selam eyle ki, bu selam ile o müstesna insanı tanıyabilelim,onun yolunda yaşıyabilelim.Amin...
Sırları:
Bu salavatın fazileti Ahmed-i Ticani Hazretleri tarafından şöyle açıklanmıştır:
1.Bu salavatın bir defa okunması bütün mahlukatın üç defa okuduğu tesbihe bedeldir.
2.Bu salavat bir mecliste yedi defa okunursa, o meclise Resulü Ekrem (s.a.v.)’in ve dört halifesinin ruhaniyetleri teşrif buyuruyorlar.
3.Bu salavatı günde yedi defadan fazla okuyan, Efendimiz Aleyhisselam’ın özel sevgisine mazhar olur.Veliler ordusuna karışmadan ahirete göçmez.
4.Kim yatarken abdestli olarak yedişer defa okumaya devam ederse, Resulü Ekrem(s.a.v.)’i rüyada görür.
5.Her kim on iki defa okuyup Resulü Ekrem’in ruh-u şeriflerine hediye ederse,kabrini ziyaret etmiş gibi sevaba nail olur.(Cevahirul Meani,2/261)

RESULÜ EKREM İLE GÖRÜŞMEYİ ARZU EDENLER

Bismillahirrahmanirrahiym* İnnellahe ve melaiketehu yüsallune alen nebiyyi ya eyyühellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima* Allahümme salli ve sellim ala men cealtehu sebeben linşikakı esrarikel ceberutiyyeh* Venfilakı envariker rahmaniyyeh* Fe sara naiben anil hadratir rabbaniyyeh*Ve halifete esrarikez zatiyyeh* Fe hüve yakutetü ehadiyyeti zatikes samediyyeh*Ve aynü mazheri sıfatikel ezeliyyeh* Fe bike minke* Sara hıcaben anke *Ve sirran min esrari ğaybike* Hucibte bihi an kesirin min halkıke* Fe hüvel kenzül mutalsem* Vel bahruz zahirul mütamtam* Fe nes’elükellahümme bi cahihi ledeyk* Ve bi kerametihi aleyk* En ta’müra kavalibena bi ef’alih* Ve esmaana bi akvalih* Ve kulubena bi envarih* Ve ervahana bi esrarih* Ve eşbahana bi ahvalih* Ve serairana bi müameletih* Ve bevatınena bi müşahedetih* Ve ebsarana bi envari mühayya cemalih* Ve havatime a’malina fi merdatih* Hatta neşhadeke bihi ve hüve bike fe ekunü naiben anil hadrateyni bil hadrateyni ve edülle bihima aleyhima ve nes’elükellahümme en tüsalliye ve tüsellime aleyhi salaten ve teslimen yelikani bi cenabihi ve azıymi kadrihi ve tecmeani bihima aleyh* Ve tükarribeni bi halisı vüddihima ledeyh* Ve tenfehani bi sebebihima nefhatel etkıya* Ve temnehani minhüma minhatel asfiya* Li ennehüs sirrul mesun* Vel cevherul ferdül meknun* Fe hüvel yakutetül müntaviyetü aleyha asdafü meknunatik* Vel ğayhubetül müntehabü minha asnafü ma’lumatik* Fe kane ğayben min ğaybike ve bedelen min sirri rububiyyetike hatta sara bi zalike mazheran nestedillü bihi aleyke ve keyfe la yekunü kezalik* Ve kad ahbertena bi zalike fi muhkemi kitabike bi kavlike innellezine yübayiuneke innema yübayiunellah* Fe kad zale anna bi zaliker raybü ve hasalel intibah* Vec’alillahümme delaletena aleyke bihi ve muameletena meake min envari mütabeatih* Verdallahümme ala men cealtehüm mehallen lil ıktida* Ve sayyarte kulubehüm mesabiyhal hüda* Elmüttaherine min rıkkıl ağyar* Ve şevaibil ekdar* Men bedet min kulubihim dürarul meani* Fe cüılet kalaidüt tahkıykı li ehlil mebaniy* Vahtertehüm fi sabikıl ıktidar* Ennehüm min ashabi nebiyyikel muhtar* Ve radıytehüm lintisari dinike fehümüs sadetül ahyar* Ve daifillahümme mezide rıdvanike aleyhim meal ali vel aşirati vel muktefine lil asar* Vağfirilllahümme zünubena ve validina ve meşayihına ve ıhvanina fillahi ve cemiy’ıl mü’minine vel mü’minat* Vel müslimine vel müslimat* Elmütiy’ıyne minhüm ve ehlil evzar*

Sırları:

Bu Salavat-ı Yakutiyye, İmam Şazeli Hazretlerine aittir.Bu salavatı okur, Resulü Ekrem ile vicahen görüşürlerdi.
    Birgün şehadet parmağı ile kalbine işaret ederek:”Bu salavat-ı şerife nice sırları ihtiva etmektedir.” deyip veliler meclisine açıkladı.Onlardan kabul gördüler.Zamanın kutbu olan Şazeli Hazretleri şöyle buyurdular:
“Kim sabah ve akşamları bu Salavat-ı Yakutiyye’yi üçer defa okursa,Resulü Ekrem’i ayanen ve rüyada çokça görür.Sessiz ve kimsenin bulunmadığı bir mekana çekilerek bu salavatı yedişer defa okuyan,Resulü Ekrem’i görür ve ondan nice sırları ve ilimleri öğrenir.”(S.Dareyn,sh.340)






SALAVAT-I KÜNHİYYE

Bismillahirrahmanirrahiym* Allahümme salli alez zatil künhi* Kıbleti vucuhi tecelliyatil künhi aynil künhi fil künhi* Elcamiı li hakaıkı kemali künhil künhi* Elkaimi bil künhi fil künhi* Salaten la ğayete li künhiha dunel künhi ve ala alihi ve selleme kema yenbeğıy minel künhi lil künhi* Allahümme es’elüke bi nuril envarillezi hüve aynüke la ğayruke en türiyeni veche nebiyyike seyyidina muhammedin sallellahü  teala aleyhi ve sellem* Kema hüve ındeke amin*

Sırları:
Gümüşhanevi Hazretleri buyuruyor ki:
“Bu salavata devam edenler,Fahr-i Alem Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimizi rüyada görmek şerefine nail olurlar.(M.Ahzab)



MADDİ VE MANEVİ OLARAK YÜKSELMEK
İÇİN OKUNACAK SIRLARLA DOLU
SALAVAT-I MECULE

Allah dostlarından birisi diyor ki:
-Yüce Allah’ın bana sırrını bildirdiği salavatın adına “Salat-ı Mec’ule” denilir.Bu salavat her türlü olmazı olur hale getirmek ve çözülmez düğümü çözmek için okunur.
    Bu salavatı okuyan kimseye cennette verilecek alanın binlerce köşesinden her bir köşesinde bin çadır, her çadırda bin tane hizmet eden huri gılman cennet ehline elbise taşımaktadırlar. Her çadırın çevresinde bin tane ağaç, her ağaç üzerinde bin tane dal, her dalda yüzbin çeşit renkte meyveler,istenen her şey dallardan insanın önüne gelmektedir. Her çadır içinde altından ve çeşitli mücevherattan bin sofra kurulmuş, her sofrada altından kap içerisinde bin çeşit yiyecek, hiçbirinin tadı ve rengi diğerine benzemeyen beşyüz bin çeşit yiyecek. Bütün bu ikramlar, anılan vakitlerde aşağıdaki salavatı (51) defa okuyacak kimse içindir. Salavat-ı şerife budur:

Allahümme salli ala seyyidina muhammedin tehullü biha ukdeti ve tüferricü biha kürbeti ve takdıy biha haceti ve ala alihi ve sahbihi ve sellim*

BÜTÜN PEYGAMBERLER ŞEFAATÇİ OLACAKTIR

Hazreti Peygamber (s.a.v.) bu salavat-ı şerifeyi Hazreti Aişe (r.anha) validemize emir buyurmuşlardır:

Allahümme salli ala muhammedin ve ademe ve nuhin ve ibrahime ve musa ve ıysa ve ma beynehüm minen nebiyyine vel mürseliyn* Salavatüllahi ve selamühü aleyhim ecmaiyn.

SALAVAT-I FATİH
(120.000 SALAVAT GÜCÜNDE)

Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedinil fatihı lima uğlika vel hatimi li ma sebeka ven nasırıl hakkı bil hakkı vel hadi ila sıratıkel müstekıymi sallellahü aleyhi ve ala alihi ve ashabihi hakka kadrihi ve mikdarihil aziym*

Manası:
Allahım! Kapalılıkları açan,geçmişe son veren,hakka hakikatla destek olan, mahlukatı senin doğru yoluna ileten Efendimiz Muhammed’e, O’nun aline ve ashabına O’nun yüce kadrü kıymetince salat eyle, selam eyle ve O’nu mübarek kıl.

Faziletive sırları:
Yüzyirmi bin salavat-ı şerife gücünde olduğu mana aleminde Peygamberimiz(s.a.v.) tarafından bildirilmiştir.
Eski zamanda Kutbül Aktab Ahmed Ticani hazretleri yakaza halinde bu salavatın faziletini Hazreti Resulüllah’a sorar. Cevaben:

“Bir kimse salavat-ı fatihi bir defa okursa zamanın başından salavat getirenin okuduğu zamana kadar ins ü cinin ve meleklerin getirdiği salavata denk sevap kazanır.Günahları da bağışlanır.”  buyurmuşlardır.

Hikmeti:
1.Bu salavat-ı şerife, okuyanı cehennem ateşinden korur.
2.Kırk gün okuyanın tevbesi kabul edilir,günahları bağışlanır.
3.Cuma gecesi bin defa okuyan,Efendimiz(s.a.v.) ile görüşür.
   
SALAT-I TEFRİCİYYE

Allahümme salli salaten kamileten ve sellim selamen tammen ala seyyidina muhammedinillezi tenhallü bihil ukadü ve tenfericü bihil kürabü ve tukda bihil havaicü ve tünalü bihir reğaibü ve husnül havatimi ve yüsteskal ğamamü bi vechihil keriymi ve ala alihi ve sahbihi fi külli lemhatin ve nefesin bi adedi külli ma’lumin lek*

Efendimiz Muhammed Aleyhisselam bir hadisinde:

“Kim altından kalkamayacağı güç bir işle karşı karşıya gelirse, üzerime çok çok salavatı şerife getirsin.Çünkü Allahü Teala, üzerime getirilen salavat-ı şerife, sebebi ile onun sıkıntılarını,kederlerini giderir,rızkını çoğaltır,Allah’ın yardımı ile muradına nail olur.” buyurmuşlardır.

SALAT-I MÜNCİYE

Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala ali muhammedin salaten tünciyna biha min cemiy’ıl ehvali vel afat* Ve takdıy lena biha cemiy’al hacat* Ve tütahhiruna biha min cemiy’ıs seyyiat* Ve terfeuna biha indeke a’led deracat* Ve tübelliğuna biha aksal ğayati min cemiy’ıl hayrati fil hayati ve ba’del memat*İnneke ala külli şey’in kadir* Bi rahmetike ya erhamer rahımiyn* Hasbünallahü ve nı’melvekil* Nı’mel Mevla ve nı’men nesıyr*Ğufraneke Rabbena ve ileykel masiyr*

Manası:
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e salat eyle! Öyle ki,Sen bu salat ile bizi her türlü tehlike, korku ve afetlerden kurtarır, her türlü ihtiyacımızı bu sebeple giderir,günahın her türlüsünden bizi bu yüzden temizler,nezd-i ilahindeki en yüksek derecelere bizi bu sebeple yükseltir ve bizi gerek hayatta iken ve gerekse öldükten sonra hayırların her çeşidinde varılabilecek en uç noktaya ulaştırırsın!

PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.)’İN ŞEMAİLİ

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in mübarek cismi güzel, bütün azaları birbirine mütenasip, görünümü gayet güzel, alnı, ğöğsü, iki omuzlarının arası ve avuçları genişti.
    Mübarek boynu uzun ve ölçülü, gümüş gibi saftı. Omuzları, Pazuları irice ve kalındı. Mübarek karnı göğsü ile beraber olup şişman değildi.Ayaklarının altı çukur olup düz değildi.Uzuna yakın orta boylu, iri kemikli, iri gövdeli, güçlü ve kuvvetli idi. Ne zayıf, ne topluca, belki ikisinin ortası ve sık etli idi. Mübarek cildi ise ipekten yumuşaktı. Başı normal büyüklükte idi. Hilal kaşlı, çekme burunlu, ağız değirmi çehreli idi. Kirpikleri uzun, gözleri kara ve güzeldi. İki kaşının arası açık, fakat birbirine yakındı.Çatık  kaşlı değildi. İki kaşının arsında bir damar vardı ki, kızdığı zaman kabarıp görünürdü.
    Mübarek rengi ne ak, ne de kara yağız;ikisi ortasında gül gibi kırmızıya çalar, beyaz, nurani ve berraktı. Mübarek yüzünden kendisine has bir nur parlardı. Gülerken ağızları şimşek gibi nur saçılarak açılırdı.
    Mübarek saçları ne pek kıvırcık, ne de pek düzdü. Saçlarını uzattığı zaman kulak memelerini geçmezdi. Mübarek sakal-ı şerifi sık ve tamdı. Uzun intikallerinde saçı ve sakalı henüz ağarmaya başlamıştı. Ancak mübarek başında biraz, sakalında da yirmi kadar beyaz kıl vardı.
    Mübarek cismi en güzel kokudan daha iyi kokardı. Koku sürünsün sürünmesin, teri ve teni en güzel kokudan daha güzel kokardı.O’nunla musafaha eden kimse gün boyunca O’nun mübarek kokusunu duyardı.Mübarek elini bir çocuğun başına sürse o çocuk diğer çocukların arasında tanınırdı.
    Fevkalede bir hisse sahipti. Çok uzaklardan işitir, kimsenin göremeyeceği mesafeden görürdü. Her hareketi normaldi. Bir yere gideceği zaman acele etmeyip sağa sola meyletmeden vakar ile doğru yoluna gider, normal bir biçimde yürürlerdi.
    Güleryüzlü, tatlı sözlü idi. Kimseyi incitici söz söylemez, kimseye kötü muamele etmez ve kimsenin sözünü kesmezdi. Fakat heybetli ve vakarlı idi. Lüzumsuz söz söylemezdi. Gülmesi tebessümdü. O’nu ansızın göreni bir heybet alırdı. Herkese derecesine göre hürmet gösterirdi. Akrabalarına daha ziyade ikram ederdi. Lakin onları kendilerinden daha faziletli kimselerin üzerinde tutmazdı.
    Kendilerine hizmette bulunanları pek hoş tutardı. Kendisi ne yer, ne giyerse onlara da onu yedirir ve giydirirdi. Çok cömert ve ikram sahibi. Çok şefkatli ve merhamet sahibi idi. Çok cesaretli ve bilgili idi. Sözünde ve vaadinde sabit, sözünde sadıktı. Hasılı o ahlakça, akıl ve zekaca herkesten üstün ve her türlü medh ü senaya layıktı. Allah’ım! Bizi O’na layık bir ümmet eyle!

ABDÜLKADİR GEYLANİ HAZRETLERİ’NİN
OKUDUKLARI FAZİLETİ ÇOK YÜCE
BİR SALAVAT-I ŞERİFE

Allahümme salli ala muhammedin seyyidinil kevneyni ves sekaleyni vel ferikayn* Ceddil haseni vel huseyn* Mahbubi rabbil meşrikayni vel mağribeyn* El maksudi vel matlubi bi kabi kavseyn* El mütecella bi tecelliyeynillezi kale lehül vahidül ehadü ya nura nuri ve ya sirra sirri ve ya hazaine marifeti* Efdeytü mülki aleyke ya muhammedü min ledünil arşi ila tahtil eradıyn* Küllühüm yatlubune rıdai ve ene atlubü rıdake sallellahü ala seyyidina muhammedin ve ala ali Muhammed* Vel hamdü lillahi rabbil alemiyn*




Fazileti:

Bu salavat-ı şerifenin ihtiva ettiği sır ve manalar çok yücedir.
Allah Teala buyuruyor:
-Ey Muhammed’im! Arş-ı A’la’dan yedi kat yerin altına kadar bütün mülkümü sana feda ettim.Onların hepsi benim rızamı istiyorlar.”
    Böyle yüce bir Rabbani iltifata mahzar olan Peygamberim ümmeti olduğunu hiç unutma.


ON BİN SALAVAT GÜCÜNDE
BİR SALAVAT

Allahümme salli ala seyyidina muhammedinis sabikı lil halkı nuruhu ve rahmetün lil alemine zuhuruhu adede men meda min halkıke ve men bekıye ve men seıde minhüm ve men şekıye salaten testağrikul adde ve tühıytu bil haddi salaten la ğayete leha ve la münteha velenkıdae salaten daimeten bi devamike ve ala alihi ve sahbihi ve sellim teslimen misle zalik*

Manası:
Allah’ım! Nuru, yaratılanlardan önce meydana gelen, ortaya çıkışı alemlere rahmet olan Efendimiz Muhammed’e bundan önce gelip geçen ve halen var olan mahlukat adedince ve bu mahlukat içinde said ve şaki olanlar sayısınca, hatta öyle ki, had ve hesaba sığmayacak, sonu gelmeyecek ve tükenmeyecek derecede ve Senin yüce varlığının devamı süresince salat ve selam eyle. O’nun aline ve ashabına da aynen bu mertebede salat ve selam eyle.

ON BİR BİN SALAVAT-I ŞERİFE
KUVVETİNDE SALAVAT

Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala alihi salaten ente leha ehlün ve hüve leha ehlün*

Manası:
Allah’ım Efendimiz Muhammed’e ve O’nun aline hem Sana, hem de O’na yaraşır tarzda salat eyle.

ONDÖRT BİN SALAVAT-I ŞERİFE
 GÜCÜNDE BİR SALAVAT

Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala alihi adede kemalillahi ve kema yeliku bi kemalih*

Manası:
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve aline Senin nezdindeki kemalat adedince ve O’ndaki kemalata yaraşacak tarzda salat eyle.
Sırları: Şeytan çok ibadetlere el uzatır, lakin salavatı şerifeye el uzatamaz. Çünkü Ruhaniyet-i Peygamberi, salavat-ı şerife getirilen yerde bulunur.


OTUZ BİN SALAVAT-I ŞERİFE
 GÜCÜNDE BİR SALAVAT
(SALAVAT-I MELEVAN)

Bismillahirrahmanirrahiym* Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala alihi külle mahtelefel melevan* Ve teakabel asaran* Ve kerraral cedidan* Vestakbelel ferkadan* Ve belliğ ruhahu ve ervaha ehli beytihi minnet tehıyyete ves selam* Verham ve barik ve sellim aleyhi kesiran kesiran ila yevmil haşri vel karar*

Manası:
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve O’nun aline, gece ve gündüzün devamı, sabah ve akşamın birbirini takibi, gece ve gündüzün tekrar edip durmaları, Kutup Yıldızlarının karşılaşmaları süresince salat eyle. O’nun ve ehl-i beytinin ruhlarına bizlerden selam ve esenlikler ulaştır. O’na merhamet eyle. O’nu mübarek kıl ve O’na haşr ve karar gününe kadar bol bol selam eyle.
Fazileti:
Hazreti Peygamber’in feyz ve ruhaniyetinden istifade etmek için bu mübarek salavat-ı şerife iştiyakla okunmalıdır.Emeği az,derecesi çok yücedir.

YETMİŞ BİN SALAVAT-I ŞERİFE
OKUMA GÜCÜNDE SALAVAT

Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedin ve ala alihi adede kemalillahi ve kema yeliku bi kemalih*

Manası:
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve aline nezdindeki kemalat adedince ve O’nun kemalatına yakışır bir tarzda salat ve selam eyle.

YETMİŞ BİN SALAVAT-I ŞERİFE
OKUMA GÜCÜNDE DİĞER
BİR SALAVAT

Allahümme salli ala efdali ıbadike min halkıke ve safvetike min enbiyaikez zatil mükemmeleh* Ver rahmetil mürseletil müfaddaleh*Seyyidina ve nebiyyina muhammedin ve ala alihi ve varisihi ve hızbihi ecmeıyn* Mil’es semavati ve mil’el eradıyn* Küllema zekerakez zakirun* Ve küllema ğafele an zikrihil ğafilun*

Manası:
Allah’ım! Kullarının en faziletlisi ve peygamberlerin seçkini, mükemmel şahsiyete sahip, tercih edilip gönderilmiş Rahmet Peygamberi Efendimiz ve Peygamberimiz Muhammed’e, O’nun aline, ve ashabına, varislerine, ve topyekün taraftarlarına Seni zikredenler zikrettikleri ve Sen’den gafil olanlar gaflet ettikleri sürece, yerler ve gökler dolusu salat eyle.
Fazileti:
Bu salavat-ı şerifeyi bir defa okumak yetmiş bin defa salavat okuma gücünde mana ve ehemmiyeti çok yüce bir salavat-ı şerifedir.



YETMİŞ BİN MELEK SABAH SEVAP YAZAR

Cezallahü anna muhammeden ma hüve ehlüh*

Manası:
Allah Teala Muhammed’i bizim adımıza mükafatlandırsın ki, O zaten buna ehildir.
Fazileti:
Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Kim bu salavatı bir defa okursa yetmiş bin yazıcı melek bin sabah sevabını yazmaktan yorulurlar.”

YETMİŞ BİN SALAVAT-I ŞERİFE
OKUMA GÜCÜNDE
BİR SALAVAT

Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve mevlana muhammedin bahri envarike ve ma’deni esrarike ve lisani huccetike ve arusi memleketike  ve imami hadratike ve tırazi mülkike ve hazaini rahmetike ve tariykı şeriy’atikel mütelezzizi bi tevhıydike insani aynil vücudi ves sebebi fi külli mevcudin ayni a’yani halkıkel mütekaddimi min nuri dıyaike salaten tühıllü biha ukdeti ve tüferricü biha kürbeti ve tünkızüni biha min vahleti ve tükiylü biha asrati ve takdıy biha haceti salaten türdıyke ve türdıyhi ve terda biha anna ya rabbel alemine adede ma ehata bihi ılmüke ve ahsahü kitabüke ve cera bihi kalemüke ve sebekat bihi meşietüke ve hassasathü iradetüke ve şehidet bihi melaiketüke ve adedel emtari vel ahcari ver rimali ve evrakıl eşcari ve emvacil bihari ve miyahil uyuni vel abari vel enhari ve melaiketil bihari ve cemiy’ı ma haleka mevlana min evveliz zemani ila ahırihi ve ma meda fiyhi minel leyli ven nehari vel hamdü lillahi vahdehül azizil ğaffar*

Manası:
Allah’ım! Senin nurlarının denizi, esrarının menbaı, hüccetinin dili, mülk ve saltanatının tacı, yakınlarının önderi, mülkünün numunesi, rahmetinin hazinesi, şeriatının yolu, Senin tevhidinden lezzet duyan, varlık aleminin gözbebeği, her şeyin yaratılış sebebi, mahlukatının en seçkini, Senin ışığının nurunun önderi Efendimiz ve seyidimiz Muhammed’e; müşkillerimi halledecek, üzüntümü sevince döndürecek, düştüğüm bataklıktan beni kurtaracak, tökezleyip düştüğüm yerden kaldıracak, ihtiyacımı giderecek, hem Seni, hem de kendisini memnun edecek ve kendisini bizden razı edecek bir şekilde ve ilminin kuşattığı, kitabının saydığı, kaleminin yazdığı, önceden dilediğin, iradene tahsis ettiğin, meleklerinin gördüğü şeyler sayısınca, yağmurlar, taşlar, kumlar, ağaç yaprakları, deniz dalgaları, pınar, kuyu ve ırmak suları,deniz melekleri zamanın başlangıcından sonuna kadar senin yarattığın mahlukat ile gelmiş geçmiş gece ve gündüzler sayısınca salat ve selam eyle. Yalnızca Aziz ve Gaffar olan Allah’a hamd olsun.
Fazileti:
Velilerin seyidi Abdülkadir Geylani Hazretleri seyahatlarından birinde bir mağaranın kapısında bu mübarak salavat-ı şerifenin nakşedilmiş olduğunu gördü.  “Bu salavat-ı şerife elli bin salavat yerine geçer” yazıyordu.
Bu söz büyük velinin acaibine gitti.Bunun üzerine Peygamberimiz(s.a.v.)’i rüyada gördü:
“Ya Resulellah! Bir defa okunması elli bin salavat-ı şerife yerine geçeceği haber verilen salavat hakkında ne buyurursunuz?”
İki cihan güneşi Efendimiz(s.a.v.):
“Sözünü ettiğin salavat-ı şerifeyi bir defa okumak elli bin değil yetmiş bin salavat-ı şerife yerine kaimdir” buyurdular.

*Dileği olan bir kimse ihlaslı kalp ile Resulü Ekrem(s.a.v.)’in üzerine 1000 defa salat ü selam getirirse,Allah onun dileğini yerine getirir.

ALLAH RESULÜ(S.A.V.)’İ
RÜYADA GÖRMEK İÇİN

    Salavat-ı şerife kitapları çoktur.Bunların en meşhur olanı “Delail-i Şerif”tir. Daha bunun gibi ufak risaleler ve büyük kitaplar çoktur. “Delail-i Hayrat” eskiden Kuran-ı Kerim’den sonra her müslümanın evinde bulunurdu. Bunun gibi meşhur bir kitap yoktu.Bu kitabın sahibi Cezayir ahalisindan Seyyid Süleyman Cezuli hazretleri’dir. Bu zat Cenabı Peygamber (s.a.v.)’in evlatlarından bir alimdir. Bu kitabı te’lif etmesinin sebebi şudur:
Gece olunca hanımı kaybolurdu. Bunun üzerine hanımına dedi ki: “Sen her gece kaybolup nereye gidiyorsun?”
Hanımı: “Ben her gece Medine-i Münevvere’ye Cenabı Peygamber’i ziyaret etmeye gidiyorum” dedi.
Kocası: “Bu dereceyi ne ile kazandın?” diye sordu.
“Bir salavat-ı şerife vardır. Ona devam etmem sayesinde bu dereceye nail oldum” dedi.
Kocası: “O salavat-ı şerifeyi bana öğret” dedi.
Hanımı: “Bunu sana öğretmeye izin yoktur” deyince Süleyman Cezuli Hazretleri gayrete geldi, kitaplardaki ve dünyanın her tarafında okunan salavat-ı şerifeleri toplayıp “Delail-i Şerif” isimli eserine yazdı. Sonra bu kitabı hanımının önünde okumaya başladı. Aşağıdaki salavat-ı şerifeyi okumaya başlayınca hanımı kendini tutamayarak gülümsedi:

Allahümme salli ala ruhı seyyidina muhammedin fil ervah* Allahümme salli ala cesedi seyyidina muhammedin fil ecsad* Allahümme salli ala kabri seyyidina muhammedin fil kubur* Allahümme eblığ ruha seyyidina muhammedin minni tehıyyeten ve salaten ve selama*

Manası:  
Allah’ım! Ruhlar içerisinde Efendimiz Muhammed’in ruhuna salat eyle! Allah’ım! Vücutlar içerisinde Efendimiz Muhammed(s.a.v.)’in cesedine salat eyle! Allah’ım! Kabirler içerisinde Efendimiz Muhammed(s.a.v.)’in kabrine salat eyle. Allah’ım! Efendimiz Muhammed(s.a.v.)’in ruhuna benden selam,salat ve esenlikler ulaştır.

Bunun üzerine hanımının bu salavat-ı şerife ile o yüce makama ulaştığını anladı.
Cenabı Peygamber (s.a.v.)’i rüyada gösteren derslerden en önemlisi bu salavat-ı şerifedir.
Cezayir’den Tunus’a oradan Trablusgarb’a oradan Bingazi’ye, oradan Mısır’a ve oradan Arabistan’a geçeceksin.İşte o kadın bu kadar uzak mesafeyi bu salavat-ı şerifenin ruhaniyyeti ile bir adımda kat ediyordu.

HAZRETİ FATIMA (R.A.) VALİDEMİZİN OKUDUĞU SALEVAT

Allahümme salli ala men ruhuhu mihrabül ervahı ve melaiketi vel kevn*Allahümme salli ala men hüve imamül enbiyai vel mürseliyn*Allahümme salli ala men hüve imamü ehlil cenneti ıbadillahil mü’minin*

Manası:
 Ya rabbi! Babacığım Hazreti Muhammed(s.a.v.)’e salat getir.O bütün kainatın kıblesidir.Ervahlar, melaikeler ve peygamberler hep ondan şefaat isterler.Ya rabbi! Benim peygamberim Hazreti Muhammed’e salat getir.Çünkü o peygamberlerin ve resullerin reisidir.Ya Rabbi! Babam Hazreti Muhammed (s.a.v.)’e salat getir.Zira o mü’minlerin,cennet ahalisinin,peygamberlerin ve resullerin en hayırlısıdır.

    Kıymetli salavat-ı şerifelerden bir tanesi de Hazreti Fatıma(r.anha.) validemizin getirdiği salavat-ı şerifedir. Bu salavat-ı şerife kitaplarda yoktur. Zamanın büyük ruhanilerinden birisi diyor ki:

“Mekke-i Mükerreme’de ruhanilerden birinin meclisine Cenabı Peygamber, Hazreti Fatıma validemiz ile teşrif buyurdular.Baktım ki Hazreti Fatıma validemiz, muhterem pederlerine cennet lisanı ile bu salavat-ı şerifeyi getiriyorlar.Cennet ehli Süryani dili üzeri harflerle konuşurlar. Elif lam miym gibi. Ben de bu salavat-ı şerifeyi arapçaya çevirdim.”
    
Birisi rüyada Hazreti Fatıma validemizi gördü ve sordu:
“Bu salavat-ı şerife senin midir?” Hazreti Fatıma validemiz cevaben:
“Evet” dedi.
“Bunu bir kişi bir defa okursa müjdesi nedir?” dedi. Hazreti Fatıma(r.anha) validemiz buyurdu:
“Eğer bu salavat-ı şerifeyi bir defa okursanız denizler mürekkep, ağaçlar kalem olsa bunun sevabını yazmakla bitiremez.”
Hazreti Fatıma(r.anha) validemizin bu sözü çok acaibine gitti ve bu salavat-ı şerifenin faziletini Cenabı Peygamber(s.a.v.)’den sordu:
“Ya Rasulellah! Hazreti Fatıma böyle diyor.Bunu benim zihnim kaldırmadı.”
Bunun üzerine Rasulü Ekrem(s.a.v.):
“Fatıma ne dediyse doğrudur” buyurdu.Bu salavat-ı şerife Cenabı Peygamber’i o kadar övüyordu ki, arkada hiçbir şey bırakmıyordu.


TESİRİ YÜZBİN SALAVATA DENK
SALAVAT-I ŞERİFELER

Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedinin nuriz zatiyyi ves sirris sari fi sairil esmai ves sıfati*

Manası:
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e salat ve selam eyle, onu mübarek kıl ki, o mücessem bir nur ve diğer isim ve sıfatlara nüfuz eden bir sırdır.

Fazileti:
Bu mübarek salavat-ı şerife yüzbin salavat gücündedir.Bir defa okuyan, yüzbin salavat okumuş gibi ecre nail olur. Sıkıntıların izalesi için okunması tavsiye edilmiştir. Sabah ve akşam (11)’er defa okunmalıdır.
Peygamber(s.a.v.) buyuruyor ki: “Herhangi bir kimse bana selam verirse Allah mutlaka onu ruhuma ulaştırır ve ben de onun selamını alırım”


Allahümme salli ala seyyidina muhammedin abdike ve nebiyyike ve rasuliken nebiyyil ümmiyi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim tesliymen bi kadri azameti zatike fi külli vaktin vehıyn*

Manası:
Allah’ım! Senin kulun, peygamberin, ümmi bir rasulün olan Efendimiz Muhammed’e, onun aline, ashabına, zatının azametinin sonsuzluğu nisbetinde her vakit ve her zaman salat eyle, kamil manada esenlikler ver.
    Bu salavat-ı şerifeyi de bir defa okumak diğer salavatlardan yüzbin defa
daha fazla okuma tesir ve gücündedir.



Allahümme salli ala muhammedin bahri envarike ve ma’deni esrarik* Ve ayni ınayetike ve şemsi hidayetik* Ve arusi memleketike ve emni vilayetike ve lisani mehabbetike ve imami hadratik* Ve hayri haklık* Ve ehabbil halkı ileyk* Abdike ve habiybike ve  rasuliken nebiyyil ümmiyyillezi hatemte bihil enbiyae vel mürseliyn* Ve ala melaiketikel mükarrabiyn* Min ehlis semavati ve ehlil eradıyn* Rıdvanüllahi teala aleyhim ecmeıyn* Bi rahmetike ya erhamer rahimiyn* Vel hamdü lillahi rabbil alemiyn*

Manası:
Allah’ım! Nurlarının denizi esranının menbaı inayetinin ta kendisi hidayetinin güneşi mülk ve saltanatının nuru vilayetinin emniyeti muhabbetinin dili yakınlarının önderi mahlukatının en hayırlısı mahlukatın içerisinde Sana en sevimli olan kulun habibin ve kendisiyle peygamber ve rasulleri sonlandırdığın ümmi peygamberin Muhammed’e yerlerde ve göklerdeki mukarreb meleklerine-Allah hepsinden razı olsun- salat eyle! Ey merhametlilerin en merhametlisi!Hamdolsun alemlerin rabbine!

Fazileti:
Bu mübarek salavat-ı şerifeyi üç defa okuyan yüzbin salavat-ı şerife getirmiş sayılır.
    Az bir zamanda Hazreti Peygamberin ruhaniyyetine kavuşup makamlardan makamlara ulaşmak isteyen bu mübarek salavat-ı şerifenin değerini bilmelidir.


Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina ve mevlana muhammedinin nuriz zatiyyi ves sirris sariyyi sirruhu fi cemiy’ıl asari vel esmai ves sıfati ve sellim tesliyma*

Manası:
Allah’ım! Kendisi nur olan, sırrı bütün görünen, varlıklara isim ve sıfatlara nüfuz etmiş bulunan Efendimiz Muhammed’e salat eyle.O’nu mübarek kıl ve ona en iyi şekilde selam eyle.”

Fazileti:
Bu yüce salavat-ı şerifeyi bir defa okumak, yüzbin salavat-ı şerifeyi bir defa okumak, yüzbin salavat-ı şerife okuma fazileti ve gücündedir.

Sıkıntı ve stresten kurtulmak için okunması bir iksir olarak kabul edilmiştir.
Rasulüllah(s.a.v.) buyurdu:
“Kıyamet gününde, katımda insanların en değerlisi, bana en çok salatü selam getirenlerdir.”
Diğer bir hadis-i şerifte Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyuruyor:
“Bir defasında İsrafil bana geldi ve şöyle dedi:
-Cennette öyle bir kubbe vardır ki, kubbelerin hiçbiri ona benzemez. O kubbenin genişliği üçyüz yıllık yoldur. Sonra onun içinde öyle bir ikram rüzgarı eser ki, saf misk kokar.Bu kubbeye girenler ancak sana çok salavat getirenlerdir. Sonra, sana çokça salavat getiren hiçbir sıkıntı görmez azap ta çekmez.”
Hazreti Aişe(r.anha) validemizden rivayet olunuyor:
“Bir defasında iğnemi yere düşürdüm, onu bulmak için mum getirdim.Mum ışığında aradım fakat bulamadım. Bu sırada Allah Resulü(s.a.v.)’in geldiğini gördüm, sevdim ve gülümsedim.
Bana sordu: “neden güldün?”
-İğnemi kaybettim, mumla aradım fakat bulamadım.Yerine oturmuştu. Birden gördüm ki mübarek yüzünde nur parlıyor,evin her yanını aydınlatıyordu. Hemen iğnemi buldum.
    Sonra şöyle buyurdu:
-Şu kimsenin vay haline ki, bana kavuşamaz, kıyamet günü beni göremez.
-Kıyamet günü seni göremeyen kim olabilir ki ey Allah’ın Resulü, dedim.
Şöyle anlattı:
“-Beni kıyamet günü göremeyen kimse cimri kimsedir.”
Yine sordum: “O cimri nasıl bir cimridir?”
Bana açıklar mısın?”
Buyurdu ki: “Adımın anıldığı yerde bana salavat okumaya üşenen,okumayan kimsedir.”
Devamla yine buyurdu:
“-Her kim, farz namazını kıldıktan sonra bana on defa salevat okursa,Allah Teala, onun namazını kabul buyurur.Onun bu namazını Adem’e secde eden meleklerden daha üstün meleklerin makamı olan İlliyyine ulaştırır.O makamdan bir melek şöyle seslenir:
-Artık dileğin neyse dile,her dileğin yerine getirilecektir.”
Yine bir hadis-i şeriflerinde Allah Resulü(s.a.v.) şöyle buyuruyor:
“Muhammed isminin anıldığı yerde, işten kimse hemen kendine gelip baş parmağı ile yanındaki parmağını gözlerine sürüp üzerinde gezdirirse, artık o kimse hiç göz ağrısı görmez, onun gözlerine zarar gelmez.”
600 BİN SALAVAT-I ŞERİFE DEĞERİNDE BİR SALAVAT

Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina muhammedin bi adedi enfasil mahlukat* Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina muhammedin bi adedi eş’aril mevcudat* Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina muhammedin bi adedil levhı ved deavat* Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina muhammedin bi adedi seb’ı sevakinil erdı ves semavat* Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina muhammedin bi adedi ma halekal bedaya ven nehaya ebedil ebed* Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina muhammedin bi adedi ma haleka min haşrihi ve ahıri bekaihi ve sellim tesliymen kesiyran kesiyra*

Manası:
Allah’ım! Efendimiz ve peygamberimiz Muhammed’e mahlukatın nefesleri adedince salat ve selam eyle!Allah’ım! Efendimiz ve peygamberimiz Muhammed’e varlıklardaki saç ve tüyler sayısınca salat ve selam eyle! Allah’ım! Efendimiz ve peygamberimiz Muhammed’e levh ve dualar miktarınca salat ve selam eyle! Allah’ı




Bilx.net
Get  our toolbar!

Kabeden Canlı Yayın


Broadcast live streaming video on Ustream