SAHİH BUHARİ HADİSLERİ- KİTÂBÜ`L-HAC -2

>
English (US) Deutsch Français Русский 中文(简体) Português Italiano 日本語 한국어 Español
LA TAHZEN İNNALLAHE MEANA

» SAHİH BUHARİ HADİSLERİ- KİTÂBÜ`L-HAC -2



Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Remel;Tavafın ilk üç şartından koşmak (remel)
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     BAKARA SURESİNİN 158 NOLU ÂYET-İ KERÎMESİNİN SEBEB-İ NÜZÛLÜNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN ÂLİMÂNE BİR MÜTÂLÂASI
Hadis     :     Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem tavâf-ı kudûmu (kezâ tavâf-ı rüknü) edâ ederken, (ilk) üç (şavtı) nda remel (ki, meşy-i serî`) ile, dördünde de (mu`tâd üzere) yürürdü. Safâ ile Merve arasında tavâf ederken de Batn-i Mesîl`de (Mîl-i ahdâr hizâsında remelin fevkınde) sa`yederdi.
HadisNo     :     808

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı
Ravi     :     Câbir b. Abdullâh
Baslik     :     HACCIN ÖMREYE TAHVÎLİNE DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH RİVÂYETİ
Hadis     :     Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Ashâbiyle berâber hacca ihramlandıklarında Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem ile Talha`dan bir de Yemen`den gelen Alî radiya`llâhu anh`ten başkasının hedyi yoktu. Alî kurbanını yanında getirmişti. Ve: "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in ihrâma girdiği gibi ihramlandım" demişti. (Mekke`ye geldiğmizde) Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Ashâbına: - (İhramlanırken niyet ettikleri) haccı, ömreye tahvîl etmelerini, tavaf (ve sa`y) eylemelerini, sonra saçlarını kestirip ihramdan çıkmalarını, yalnız yanında hedyi (, kurbanı) bulunanların ihramlarını muhâfaza etmelerini emreyledi. (Fesh-i hacca memur olan Ashâb, bu hâle taaccüb ederek): - (Bu ne haldir?) Biz, kadınlarımızdan bile müstefîd olarak Minâ`ya gideceğiz (de Resûlullâh ihramlı ve mahrum kalacaktır), demişlerdi. Ashâb arasında söylenen bu söz Resûl-i Ekrem`e erişince, cevâben: - Hac aylarında ömrenin cevâzını şimdi hatırladığım (gibi) ihrâma girerken de derpîş eylemiş olsaydım, hediy sevk etmezdim. Ve yanımda kurbanım olmasaydı, şimdi (ben de sizin gibi) ihramdan çıkardım, buyurdu.
HadisNo     :     809

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı
Ravi     :     Enes b. Mâlik
Baslik     :     HACCIN ÖMREYE TAHVÎLİNE DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH RİVÂYETİ
Hadis     :     Enes İbn-i Mâlik`ten birisi (, hadîsin râvîsi Abdülâziz İbn-i Refî`): - Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`den hatırladığın bir şey`i (yâni) terviye (Zilhicce`nin sekizinci) günü öğle ile ikindi namazlarını nerede kıldığını bana haber verir misin? diye sormuş. Enes İbn-i Mâlik: - Minâ`da kıldı, diye cevab vermiş. (Abdü`l-Azîz): - Minâ`dan dönüş günü ikindi namazını nerede kıldı? diye sormuş. Enes İbn-i Mâlik: - Ebtah (yâni Muhassab) de kıldı, diye cevab vermiş. Bundan sonra Enes: - Ey sâil! Sen de ümerânın işlediği gibi işle, demiştir.
HadisNo     :     810
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Ümm-i Fadl
Baslik     :     RESÛLULLÂH`IN ARAFAT`TA ORUÇLU OLMADIĞINA DÂİR ÜMM-İ FADL`IN RİVÂYETİ
Hadis     :     Ümm-i Fadl: (Arafat`ta) Arefe günü Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in oruçlu bulunmasından halk şek etmişti. Ben, Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`e bir (bardak) şerbet (yâhud süt) gönderdim. Resûlullâh da içti, demiştir.
HadisNo     :     811

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı;Vakfe
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     İBN-İ ÖMER İLE HACCÂC`IN ARAFAT`TA VAKFE HÂDİSESİ
Hadis     :     Müşârün-ileyh Hazretleri (oğlu Sâlim`le berâber) arefe günü zevâl-i şems sırasında (Arafat`a) gelmiş ve (Emîr) Haccâc`ın (ekâbire has) çadırı önünde yüksek sesle: - (Haccâc nerededir? diye) seslenmişti. Haccâc, üzerinde sarı bir maşlahla çadırdan çıkıp: - Ne var? Yâ Ebâ Abdurrahmân! (İbn-i Ömer`in künyesidir) dedi. İbn-i Ömer de: - Eğer sünnete ittibâ` etmek istersen zevâl-i şems, (tam hutbe zamânı) dır, (yürüyünüz!) demiş. Haccâc: - Şu saat mi? diye sormuş. İbn-i Ömer de: - Evet, bu saat demiş. Haccâc: - Biraz beni bekleyiniz; başımı yıkayayım; sonra çıkarım, demiş. İbn-i Ömer (devesinden) inip Haccâc çıkıncaya değin intizâr etmiş. Nihâyet Haccâc çıkmış, (birlik) yürümüş(ler. Giderken) babasiyle berâber bulunan Sâlim İbn-i Abdullâh Haccâc`a: - Sünnet-i Nebeviye`ye uymak istersen hutbeyi kısalt, vakfeyi ta`cîl et! demiştir. Bunun üzerine Haccâc Abdullâh İbn-i Ömer`e (istifham-kârâne) bakmağa başlamıştır. Abdullâh İbn-i Ömer Haccâc`ın bu tereddüdünü görünce: - Sâlim doğru söylüyor, demiştir.
HadisNo     :     812

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Vakfe
Ravi     :     Cübeyr b. Mut`im
Baslik     :     HUMS BİD`ATİ
Hadis     :     Arefe günü devemi kaybetmiş ve onu aramağa çıkmıştım. Bu sırada Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`i Arafat`ta vakfe ederken gördüm. Ve: "Va`llâhi, burada vakfe eden Resûlullâh, (Ashâb-ı) humüstendir. Bilmem ki Arafat`ta niçin vakfe ediyor?" dedim.
HadisNo     :     813

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Üsâme b. Zeyd b. Hârise
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN ARAFAT`TAN SÛRET-İ İFÂZASINA DÂİR ÜSÂME İBN-İ ZEYD HADÎSİ
Hadis     :     Üsâme`ye: - Haccetü`l-Vedâ`da Arafat`tan (Müzdelife) ye dönüldüğünde Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem nasıl hareket buyurdu? diye sorulmuş. Üsâme: - Resûlullâh, sür`atle betâet arasında mutavassıt bir halde seyretti. Fakat hâlî bir sâha bulunca sür`atle hareket ederdi, demiştir.
HadisNo     :     814

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Acele etmek
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     ARAFAT`TAN MÜZDELİFE`YE DÖNÜLDÜĞÜNDEA YOLDA ACELE VE GÜRÜLTÜ EDENLERE RESÛL-İ EKREM KAMÇISI İLE İŞÂRET EDEREK: EY NÂS, AĞIR OLUNUZ! BUYURMALARI
Hadis     :     Abdullâh, Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`le berâber Arefe günü (Arafat`tan Müzdelife`ye) dönmüştü. Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem arkasında (bâzı kimselerin) bağırıp çağırdığını, devesini döğdüğünü işitince, Resûlullâh bunlara kamçısiyle işâret ederek: "Ey nâs! Ağır olunuz!. Hayır, acele yürümekle te`mîn edilmez, buyurdu, demiştir.
HadisNo     :     815

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı
Ravi     :     Ebû Bekr`in kızı Esmâ`
Baslik     :     ARAFAT`TAN MÜZDELİFE`YE DÖNÜLDÜĞÜNDEA YOLDA ACELE VE GÜRÜLTÜ EDENLERE RESÛL-İ EKREM KAMÇISI İLE İŞÂRET EDEREK: EY NÂS, AĞIR OLUNUZ! BUYURMALARI
Hadis     :     (kölesi Abdullâh İbn-i Keysân`ın) rivâyetine göre: Esmâ` (Hazretleri) akşamla yatsı namazlarının cem` edildiği gece Müzdelife`ye nâzil olmuş ve orada geceleyip namaz kılmıştı. (Abdullâh diyor ki:) bir saat namaz kıldıktan sonra: - Oğlum, ay battı mı? diye sordu. Ben: - Hayır, (batmadı) diye cevab verdim. Bir saat daha namaz kıldıktan sonra: - Oğlum, ay battı mı? diye (tekrar) sordu. Ben de: - Evet battı, diye cevab verdim. Esmâ` (Hazretleri): - Öyle ise Minâ`ya doğru yollanınız, diye emretti. Biz de yollandık, yürüdük. Nihâyet (Cemre mevkiine geldik) Cemre (-i Kübrâ) yi attıktan sonra Esmâ` radiya`llâhu anhâ (Minâ`daki menziline) döndü. Ve bu menzilinde sabah namazını kıldı. Abdullâh diyor ki, ben Esmâ`ya: - Anneciğim! Öyle zannediyorum ki, biz, vakt-i meşrûa takaddüm ettik, dedim. Bana cevâben: - Oğlum! Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem mahfetli kadınlar için erken Cemre etmelerine izin vermiştir, dedi.
HadisNo     :     816

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Bir yere girmek için izin istemek (istizan);İstizan
Ravi     :     Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik     :     HACCETÜ`L-VEDÂ`DA MÜZDELİFE`DEN MİNÂ`YA HAREKETE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE VE ABDULLAH İBN-İ MES`ÛD RİVÂYETLEARİ
Hadis     :     Vedâ` haccında biz, Müzelife`ye gelmiştik. Sevdv (bint-i Zem`a) halkın izdihâmından evvel kendisinin Minâ`ya gönderilmesi husûsunda Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`den izin istemişti. Sevde (iri yapılı), ağır canlı bir kadındı. Resûlullâh Sevde`ye izin verdi. Ve halkın izdihâmından evvel onu Minâ`ya gönderdi. Biz de sabaha kadar Resûlullâh`ın nezdinde kaldık. Sonra Resûlullâh bizi de, Sevde`yi gönderdiği gibi Minâ`ya gönderdi. (Kâşki) Sevde`nin isti`zân ettiği gibi ben de Resûlullâh`dan izin dileyeydim. Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`den izti`zân etmekliğim, bana, dünyâya mâlik olmaktan daha sevimlidir.
HadisNo     :     817

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı
Ravi     :     Abdullâh b. Mes`ûd
Baslik     :     HACCETÜ`L-VEDÂ`DA MÜZDELİFE`DEN MİNÂ`YA HAREKETE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE VE ABDULLAH İBN-İ MES`ÛD RİVÂYETLEARİ
Hadis     :     (Yezîd İbn-i Nehaî) şöyle rivâyet etmiştir: Abdullâh İbn-i Mes`ûd (Arafât`tan) Müzdelife`ye geldi. Akşamla yatsı namazlarından her birini başlı başına birer ezân ve ikâmetle kıldı. Ve bu iki namazın arasını akşam taâmı ile ayırdı. Bundan sonra İbn-i Mes`ûd şafak söktüğü sırada (çok erken) sabah namâzını kıldı. (Hattâ) kimi fecr tulû` etti, kimi de fecr tulû` etmedi, diyordu. Sonra Abdullâh İbn-i Mes`ûd, Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`in: - Akşamla yatsıdan ibâret olan bu iki namaz, şu Müzdelife mevkiinde (mu`tâd olan) vakitlerinden tahvîl edilmiştir. Sakın nâs, yatsı vakti girmedikçe Müzdelife`ye gelmeğe çalışmasın. Sabah namâzı (nın vakti) de (tulû-ı fecre işâret buyurularak): "şu saattir." buyurduğunu haber verdi. Sonra İbn-i Mes`ûd tan-yeri ağırıncaya kadar Müzdelife`de tevakkuf etti. Sonra: - Emîrü`l-Mü`minîn (Osmân radiya`llâhu anh) bu saatte Müzdelife`den hareket etse, sünnet-i seniyyeye muvâfakat etmiş olur, dedi. (Râvî Yezîd-i Nehaî:) - İbn-i Mes`ûd, bu sözü mü evvel söyledi. Yâhud Hazret-i Osman`ın Müzdelife`den Minâ`ya hareketi mi evvel vâkı` oldu? Bilmiyorum. İbn-i Mes`ûd, Kurban bayramının ilk günü Cemre-i akabeyi remyedinceyi kadar telbiyeye devâm eyledi, demiştir.
HadisNo     :     818

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Vakfe
Ravi     :     Ömer b. el-Hattâb
Baslik     :     CÂHİLİYYET DEVRİNDE VE DEVR-İ İSLÂM`DA MÜZDELİFE DÖNÜŞLERİNE DÂİR HAZRET-İ ÖMER RİVÂYETİ
Hadis     :     (Amr İbn-i Meymûn) der ki: Hazret-i Ömer sabah namazını Müzdelife`de kıldı. Sonra (Meş`arü`l-Haram`da) vakfe etti de dedi ki: müşrikler, güneş doğmadıkça Müzdelife`den Minâ`ya dönmezlerdi. Ve: "Ey Sebîr (dağı, güneşin zıyâsiyle) yıldıra (da biz, Minâ`ya gidelim)" derlerdi. Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Kureyş müşriklerine muhâlefet edip güneş doğmazdan evvel, (alaca karanlıkta) Müzdelife`den (Minâ`ya) döndü.
HadisNo     :     819

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kurbanlık hayvanlar
Ravi     :     Ebû Hüreyre
Baslik     :     KURBANLIK DEVEYE BİNMEK CÂİZ OLDUĞUNA DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ
Hadis     :     Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem birisinin kurbanlık devesini sevk ettiğini, (kendisi yaya olarak gittiğini) görmüş de ona: - Deveye bin! buyurmuş. O kimse: - (Yâ Resûla`llâh!) Bu deve kurbanlıktır, (nasıl binerim) demesi üzerine Resûlullâh: - Bu kurbanlık deveye bin! buyurmuş. O kimse yine: - Bu kurbanlıktır, deyince, Resûlullâh üçüncü veyâhud ikinci def`asında - Yazıklar olsun sana! Bin şu deveye, buyurmuştur.
HadisNo     :     820
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     MENÂSİK HAKKINDA İBN-İ ÖMER`İN MUFASSAL BİR RİVÂYETİ
Hadis     :     Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem Haccetü`l-Vedâ`da ömreyi hacca terdîf ile temetü` buyurdu. Ve Zü`l-Huleyfe`den berâberinde kurbanlık sevk edip bunları (Kâ`be`ye) hediye eyledi. Ve Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (ihrâma girerken) ömre (niyeti) ile telbiyeye başlayıp, sonra hac (niyeti) ile telbiye buyurdu. Ashâb, (Zülhuleyfe`de yalnız) hacca niyetle (ihramlanıp Mekke`ye geldiklerinde haccı fesh ile nihâyet) ömreyi iltizâm ederek Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem ile berâber mütemetti` oldular. Ashab`tan kurbanlık sevk edenler bulunduğu gibi sevk etmiyenler de vardı. Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem Mekke`ye gelince, hüccâca şöyle i`lân buyurdu: Hüccacdan kurbanlık sevk edenler (ihramlarını muhâfaza etsinler) edâ-yi hac edinceye kadar ihramlıya işlemesi harâm olan şeylerden hiç bir şey işlemek bunlara halâl değildir. Kurbanlık sevk etmiyenler ise Beyt`i tavâf ve Safâ ile Merve arasında sa`yetsin, saçından bir parça kestirip ihrâmından çıksın! Sonra (Arafât`a çıkılacağı sırada) hac için ihramlansın!. (Minâ`da) kesecek kurban bulamayan her ferd (ihramlandıktan sonra) hac sırasında üç gün oruç tutsun. Yedi gün de ehline (, memleketine) döndükten sonra tutsun (on günü doldursun!)
HadisNo     :     821

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hacda kurban kesemiyenler;İhrama girmek;Kurbanlık hayvanlar
Ravi     :     Misver İbn-i Mahrem`e ile Mervân
Baslik     :     KURBANLIĞIN KILÂDELENMESİNE DÂİR MİSVER İBN-İ MAHREME İLE MERVÂN`IN RİVÂYETLERİ
Hadis     :     Şöyle dedikleri rivâyet edilmiştir: Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Hudeybiyye sırasında Medîne`den yüz on bu kadar Ashâbiyle çıktı. Nihâyet Zülhuleyfe`de bulundukları sırada Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem kurbanlık hedyi kılâdeledi, ve nişanladı. Ömre niyetiyle de ihrâma girdi.
HadisNo     :     822

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Amre Bint-i Abdürrahmân`ın vâlidesi
Baslik     :     BU HUSÛSA DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN İKİ HADÎSİ
Hadis     :     Ziyâd İbn-i Ebî Süfyân Âişe radiya`llâhu anhâ`ya bir mektub gönderip mektûbunda: - Abdullâh İbn-i Abbâs radiya`llâhu anhümâ: kim ki (Mekke`ye) kurban gönderip (Kâ`be`ye) hediyye ederse, kurbanı kesilinceye kadar hacılara ihramlı iken haram olan şeyler, o kimseye haram olur, diyor. (Siz, ne dersiniz?) demişti. Hazret-i Âişe cevâben demiştir ki: - Bu mes`ele, İbn-i Abbâs`ın dediği gibi değildir. (Hicret`in dokuzuncu yılında) Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`in kurbanının kılâde (ip) lerini iki elimle ben büktüm. Sonra Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (aldı); iki eliyle hedyini kılâdeledi. Sonra da bu kurbanlıkları babam (Ebû Bekr) ile (Mekke`ye) gönderdi. İhramlı hacıya haram olan şeylerden hiç bir şey Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`e haram olmadı. (Belki) bu kurbanlar kesilinceye kadar Allâhu Teâlâ Resûlullâh`a bu muharremâtı halâl kıldı.
HadisNo     :     823

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kurbanlık hayvanlar
Ravi     :     Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik     :     BU HUSÛSA DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN İKİ HADÎSİ
Hadis     :     "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (Mekke`ye kurbanlık) koyun ihdâ buyurdu" vârid olmuştur. Yine Âişe radiya`llâhu anhâ`dan gelen diğer bir rivâyette de: "Resûllullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (kurbanlık) koyun kılâdeledi Ve ehli yanında muharremât-i ihramdan mücerred bir halde bulundu" sûretinde vârid olmuştur. Diğer bir tarikte de Hazret-i Âişe`nin: bu kurbanlıkların kılâdelerin yanımdaki (renkli) bir softan büktüm, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     824

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kurban derisini sadaka vermek;Kurbandan tasadduk
Ravi     :     Alî b. Ebî Tâlib
Baslik     :     HAZRET-İ ALÎ`YE RESÛL-İ EKREM NÂMINA KESTİĞİ KURBAN DEVELERİNİN ÇULLARINI VE DERİLERİNİ TASADDUK ETMESİNİ EMRETTİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ALÎ`NİN RİVÂYETİ
Hadis     :     Müşârün-ileyh: Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem bana, kestiğim kurban develerin çullarını ve derilerini tasadduk etmemi emreyledi, demiştir.
HadisNo     :     825

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kurbandan tasadduk
Ravi     :     Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik     :     HAZRET-İ ALÎ`YE RESÛL-İ EKREM NÂMINA KESTİĞİ KURBAN DEVELERİNİN ÇULLARINI VE DERİLERİNİ TASADDUK ETMESİNİ EMRETTİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ALÎ`NİN RİVÂYETİ
Hadis     :     Sıddîka-i Müşârün-ileyhânın: "Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem ile biz, (Vedâ` Haccı`na) Zilka`de`den beş gün kala (Medîne`den) çıkmıştık" dediği yukarıda geçti. Bu rivâyette ise şu ziyâde vardır: Âişe Hazretleri demiştir ki: Kurban Bayramının ilk günü (Minâ`da elinde) sığır eti ile birisi geldi. Ben: - Bu nedir? diye sordum. Eti getiren: - Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem zevceleri nâmına kurban kesti. (Bu da kurbanınızın etindendir) diye cevab verdi.
HadisNo     :     826

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     KURBANLIKLARIN KESİLMESİNE DAİR HADÎSLER
Hadis     :     Ravi kurbanını Menhar`de yâni Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`in kurban kestiği yerde kesmek i`tiyâdında olduğunu, kölesi Nâfi` rivâyet etmiştir.
HadisNo     :     827

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kurban kesme şekli
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     KURBANLIKLARIN KESİLMESİNE DAİR HADÎSLER
Hadis     :     Ravi`nin (Minâ`da) kurbanlık devesini çöktürüp kestiğini gördüğü bir kimseye: "Ayağı bağlı ve ayakta olarak kes!. Devenin bu sûretle boğazlanması Muhammed salla`llahu aleyhi ve sellem`in sünnetidir" dediğini Ziyâd İbn-i Cübeyr rivâyet etmiştir.
HadisNo     :     828

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kurban kesme ücreti
Ravi     :     Alî b. Ebî Tâlib
Baslik     :     KURBAN ETİNDEN ZEBİH VE KESİM ÜCRETİ VERİLMİYECEĞİNE DÂİR HAZRET-İ ALÎ RİVÂYETİ
Hadis     :     Müşârün-ileyh Hazretleri: "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem buna kurban develerine nezâret etmemi ve bunların zebhi husûsunda kurbandan (ücret nâmiyle) hiç bir şey vermemekliğimi emreyledi" demiştir.
HadisNo     :     829

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kurban eti;Kurbandan tasadduk
Ravi     :     Câbir b. Abdullâh
Baslik     :     KURBAN ETİNDEN SÛRET-İ İNTİFÂA DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH HADÎSİ
Hadis     :     Müşârün-ileyh demiştir ki: biz, Minâ`da kaldığımız üç günden fazla bir zamanda kurban develerimizin etinden yemezdik. (Üç günden arta kalan eti tasadduk ederdik). Sonra Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem müsâade etti. Ve: kurban etinizi yeyiniz! Ve (kavurup) azık yapınız, buyurdu. Biz de yedik ve azık edindik.
HadisNo     :     830
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     HACCETÜ`L-VEDÂ`DA RESÛL-İ EKREM`İN TIRAŞ OLDUĞUNA DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis     :     "Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem (Vedâ) Haccı`nda başını tıraş etti" dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     831

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     İhramdan çıkmak
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     MUHALLİKÎN VE MUKASSIRÎN HAKKINDA DÜÂ-İ NEBEVÎ`YE DÂİR İBN-İ ÖMER RİVÂYETİ
Hadis     :     Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem: - Yâ Rab, başlarını tıraş edenlere rahmet eyle! diye duâ buyurmuş, Ashab-ı Kirâm da: - Yâ Resûla`llah! Cenâb-ı Hak saçlarını kestirenlere de rahmet buyursun, demişler. Resûlullah yine: - Yâ Rab, başlarını tıraş edenlere rahmet eyle! demiş. Ashâb-ı Kirâm tekrar: - Yâ Resûla`llah! Allah saçlarını kestirenlere de rahmet etsin, demişler. Resûlallah bu def`a: - Yâ Rab, saçlarını kestirenlere de rahmet eyle! diye duâ etmiştir.
HadisNo     :     832

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     İhramdan çıkmak
Ravi     :     Ebû Hüreyre
Baslik     :     BU HUSÛSTA EBÛ HÜREYRE VE MUÂVİYE RİVÂYETLERİ
Hadis     :     İbn-i Ömer radiya`llahu anhümâ`nın muhallikîne duâ-i Nebevî`yi iş`âr hadîsi gibi Ebû Hüreyre radiya`llahu anh`ten de bir hadîs rivâyet edilmiştir. Şu kadar ki, Ebû Hüreyre hadîsinde ... rivâyet edildiği ve bu duâ, üç def`a tekrar edildikten sonra: "Saçlarını kestirenlere de rahmet eyle!" diye duâ buyurduğu haber verilmiştir.
HadisNo     :     833

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     İhramdan çıkmak
Ravi     :     Muâviye b. Ebî Süfyân
Baslik     :     BU HUSÛSTA EBÛ HÜREYRE VE MUÂVİYE RİVÂYETLERİ
Hadis     :     Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in (mübârek başındaki) saçından bir parçasını mişkas (denilen enli bir ok veya bıçak) ile kestim, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     834

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Cemrelere taş atma (Şeytan taşlama);Şeytan taşlama
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     REMY-İ CİMÂRE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ ÖMER VE ABDULLÂH İBN-İ MES`ÛD RİVÂYETLERİ
Hadis     :     (Vebre isminde) bir kimse: - (Eyyâm-ı teşrikteki) cemreleri ne zaman atayım, diye sormuş. İbn-i Ömer de cevâben: - Emîr-i haccın atmağa başladığında sen de cemreleri atarsın, demiştir. Vebre süâlini tekrâr edince, İbn-i Ömer cevâben: - Biz, (Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem zamânında) vakt-i remyi mürâkabe ederdik. Ve güneşin zevâli sırasında remyederdik, demiştir.
HadisNo     :     835

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Cemrelere taş atma (Şeytan taşlama);Şeytan taşlama
Ravi     :     Abdullâh b. Mes`ûd
Baslik     :     REMY-İ CİMÂRE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ ÖMER VE ABDULLÂH İBN-İ MES`ÛD RİVÂYETLERİ
Hadis     :     (Abdurrahmân İbn-i Yezîd-i Nehâî) nin rivâyetine göre İbn-i Mes`ûd, (Cemre-i akabeyi) vâdînin ortasından (aşağıdan yukarıya doğru) atmıştır. Nehaî: - Yâ Ebâ Abdurrahmân: bâzı kimseler Cemreyi vâdînin üstünden (aşağı doğru) atıyorlar, demiş. Buna cevâben İbn-i Mes`ûd: Kendisinden başka hiç bir ma`bûd olmayan Cenâb-ı Hakk`a yemîn ederim ki: benim remyettiğim şu mevkı`, bir makam-ı mübârektir ki, bunun hakkında salla`llahu aleyhi ve sellem`e Bakare Sûresi inzâl buyuruldu, demiştir.
HadisNo     :     836

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Cemrelere taş atma (Şeytan taşlama);Şeytan taşlama
Ravi     :     Abdullâh b. Mes`ûd
Baslik     :     REMY-İ CİMÂRE DÂİR İBN-İ MES`ÛD`UN VE İBN-İ ÖMER`İN DİĞER BİR RİVÂYETİ
Hadis     :     (Abdurrahmân İbn-i Yezîd-i Nehaî`nin rivâyetine göre) Abdullah İbn-i Mes`ûd Cemre-i kübrâya (ki, Cemretü`l-akabe`dir) müntehî olduğundan Beyt (-i Şerîf) i sol tarafına, Minâ`yı da sağına alarak (Cemre mahallini istikbâl etmiş) ve yedi çakıl remyetmiştir. Sonra da: kendisine Sûre-i Bakare ınzâl buyurulan Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem de Cemreyi böyle remyetti, demiştir.
HadisNo     :     837

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Cemrelere taş atma (Şeytan taşlama);Hac menâsikı;Şeytan taşlama
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     REMY-İ CİMÂRE DÂİR İBN-İ MES`ÛD`UN VE İBN-İ ÖMER`İN DİĞER BİR RİVÂYETİ
Hadis     :     (Oğlu Sâlim rivâyet edip) demiştir ki: İbn-i Ömer, Cemre-i dünyâda yedi çakıl atar ve her çakılın remyini müteâkib tekbir alırdı. Sonra İbn-i Ömer buradan vâdînin ortasındaki düzlüğe iner, ve orada kıbleyi istikbâl (ve cemreyi istidbâr) ederek uzun zaman kaim olur. Ve iki elini kaltırarak duâ ettikten sonra (cemre-i) vüstâyı atardı. Bundan sonra İbn-i Ömer vâdînin şimal cihetine doğru yürür, (birincideki gibi) batn-i vâdîdeki düzlüğe iner, (ve Akabe mevkiine gelir) di. Burada da uzun zaman Kıble`ye karşı kaimen ellerini kaldırarak duâ ettikten sonba, batn-i vâdîden de Cemre-i Akabeyi atardı. Ve burada (duâ için) beklemeyip dönerdi. Ve (babam) Abdullah İbn-i Ömer: - Bu menâsiki, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in böylece edâ buyurduğunu gördüm, der idi.
HadisNo     :     838

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kâ`be`yi tavaf
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     TAVÂF-I VEDÂ` HAKKINDA İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis     :     Nâsa menâsik-i haclarının sonu, Beyt-i tavâf (-i vedâ) olduğu (taraf-ı Peygamberî`den) emrolundu. Şu kadar ki, bu vedâ tavâfı hâiz (kadın)lardan tahfîf edildi (de onlara vâcib kılınmadı).
HadisNo     :     839

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Tavaf-ı vedâ
Ravi     :     Enes b. Mâlik
Baslik     :     TAVÂF-I VEDÂ` HAKKINDA İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis     :     Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (Minâ`dan hareketle) "Muhassab" mevkiine geldiği ve burada öğle, ikindi, akşam, yatsı namazlarını kılıp sonra bir mikdar uyku uyuduğu daha sonra Beyt-i Şerîf`e doğru hareket edip Beyt`i, tavâf-ı vedâ ile tavâf buyurduğu rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     840
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kâ`be`yi tavaf;Tavaf-ı vedâ
Ravi     :     Tâvus İbn-i Keysân İbn-i Abbâs
Baslik     :     TAVÂF-I VEDÂ` HAKKINDA İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis     :     Müşârün-ileyhin: - Tavâf-ı ifâzayi (hayızdan evvel) îfâ eden hâiz için (vedâ tavâfını terk ederek) memleketine dönmesine (taraf-ı Risâlet`ten) müsâade edilmiştir, dediğini rivâyet etmiştir. Sonra (aynı sened ile Tâvus) İbn-i Ömer radiya`llahu anhümâ`nın da: - (Evvelâ) hâiz kadın (tetühhür ve vedâ tavâfı etmedikçe) memleketine dönemez, dediğini işittiğini, bundan bir zaman sonra da: "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem , hâize, vedâ tavâfını terke müsâade buyurdu" dediğini de işitip rivâyet etmiştir.
HadisNo     :     841

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     MUHASSAB MEVKİİNDE TEVAKKUF HAKKINDA ULEMÂNIN İHTİLÂFI VE BU TEVAFFUKUN SEBEBİ?
Hadis     :     "Muhassab, menziline inmek, menâsik-i hacdan ma`dud değildir. (Belki) Muhassab, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem `in (ba`de`z-zavâl istirâhat için) nâzil olduğu bir mahaldir" dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     842

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     HAC MEVSİMİNDE TİCÂRET ETMENİN CEVÂZI. UKÂZ, ZÜ`L-MECÂZ, MECENNE, HUBÂŞE PANAYIRLARI
Hadis     :     (Nâfi`in rivâyetine göre): İbn-i Ömer, Mekke`ye gelirken Zîtuvâ mevkiinde geceler, sabah olunca Mekke`ye dâhil olurmuş. Minâ`dan dönüşte de Zîtuvâ`ya gelir, sabaha kadar orada gecelermiş ve: Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem `in de burada beytûtet buyurduğunu yâd edermiş.
HadisNo     :     843

http://www.facebook.com/groups/islamilimleri/




islami forum



Bilx.net
Get  our toolbar!

Kabeden Canlı Yayın