SAHİH BUHARİ HADİSLERİ- KİTÂBÜ`L-HAC -1

>
English (US) Deutsch Français Русский 中文(简体) Português Italiano 日本語 한국어 Español
LA TAHZEN İNNALLAHE MEANA

» SAHİH BUHARİ HADİSLERİ- KİTÂBÜ`L-HAC -1




Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac vekâleti
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     HACCIN VÜCÛBUNA DÂİR ABDULLÂH İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis     :     Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: (Vedâ` haccında) Fadl İbn-i Abbâs, Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in redîfi idi. Has`am (kabîlesin) den genç bir kadın (istiftâ için) Resûlullâh`a geldi. Bu sırada Fadl kadına, kadın da Fadl` bakmağa başladı. Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem hemen Fadh`ın yüzünü (eliyle kadından) başka tarafa çevirdi. Kadın: - Yâ Resûla`llâh! Allâh`ın kulları üzerinde hac husûsundaki farîzası babama çok yaşlı ihtiyarlığında erişti. Deve üzerinde duramıyacak bir haldedir. Kendisinden (vekâleten) ben hac edebilir miyim? diye sordu. Resûlullâh: - Evet, vekâleten hac edebilirsin! diye cevab verdi. Bu sual, cevab Haccetü`l-Vedâ` sırasında vâkı` oldu.
HadisNo     :     752

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Telbiye
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN ZÜ`L-HULEYFE`DE TEHLÎLE BAŞLADIĞINA DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis     :     Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in "Zülhuleyfe" de devesine bindiğini, sonra devesi kalkıp doğrulasıya değin (yüksek sesle) telbiye, (Lebbeyke, Allâhümme Lebbeyk...) buyurduğunu gördüm, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     753

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Enes b. Mâlik
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM RÂHİLE ÜZERİNDE HACCETTİ
Hadis     :     Şöyle dediğ rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem râhile üzerinde hac etti. Resûl-i Ekrem`in biniti, ağızını ve yol metâını da taşardı.
HadisNo     :     754

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Allah yolunda savaş;cihat;Hacc-ı Mebrûr;Kadınların cihâdı
Ravi     :     Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik     :     HAZRET-İ ÂİŞE`NİN, EFDAL-İ CİHÂD HACC-I MEBRÛRDUR, HADÎSİ
Hadis     :     Sıddîka-i müşârün-ileyhâ demiştir ki: Bir kere ben: - Yâ Resûla`llâh biz cihâdı, ibâdetlerin efdali biliyoruz. Biz, cihâda iştirâk edemez miyiz? diye sordum. Resûlullâh: - Hayır, siz cihâd edemezsiniz. Siz kadınlar için efdal-i cihâd, her halde hacc-ı mebrûr olur, buyurdu.
HadisNo     :     755

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Haccın fazîleti
Ravi     :     Ebû Hüreyre
Baslik     :     HAC YOLUNDA REFES Kİ, CİNSÎ MUKÂRENET VE DEVÂVİSİ İLE FÜSÛK, CİDAL YOKTUR
Hadis     :     Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivâyet edilmiştir: Kim ki (şu Beyt-i Şerîf`i) Allah rızâsı için ziyârek eder de cinsî mukârenette ve devâisinde bulunmaz ve tarîk-ı tâatten hurûc etmezse, o kimse (günahtan sıyrılıp) anasının onu doğurduğu günkü gibi (temiz bir hayâta) dönüp kavuşur.
HadisNo     :     756

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Mikat
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     MEVÂKİT-İ HAC HAKKINDA İBN-İ ABBÂS HADÎSİ VE BUNLARIN MEKKE`YE BU`D-İ MESÂFELERİ
Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem (şu mevzi`leri ihrâm için) mîkat tâyin buyurmuştur: Medîneliler için "Zü`l-Huleyfe"yi, Şam, (Mısır, Mağrib) ahâlîsi için "Cuhfe" yi, Necidliler için "Karn-i Menâzil" mevkıini, Yemenliler için "Yelemlem" i. Bu mahaller, Hac, Ömre etmek istiyen bilâd-i mezkûre ahâlîsi ile diğer memleketler halkından yolları bu mevâkıe uğrayan kimselerin mîkatlarıdır. Bunlardan başka bu mîkatlarla Mekke arasındaki memleketler halkı (Âfâkîler) de bulundukları mahallerden ihrâma girerler. Hattâ Mekkeliler de Mekke`den ihramlanırlar.
HadisNo     :     757

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     İhram namazı;Mikat
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN HACCA GİDERKEN ŞECERE YOLİYLE GİTTİĞİ, GELİRKEN DE MUARRES TARÎKIYLE MEDÎNE`YE GELDİĞİNE DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Mekke`den dönüşünde) Zü`l-Huleyfe`deki vâdîde devesini çökertti. Sonra inip orada (iki rek`at) namaz kıldı. (İbn-i Ömer`in râvîsi ve kölesi Nâfi` demiştir ki:) Abdullâh İbn-i Ömer radiya`llâhu anhümâ`da burada böyle namaz kılardı.
HadisNo     :     758

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     İhram namazı;Mikat
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN VEDÂ` HACCINDA ÖMRE İLE HACCA BİRLİKTE NİYET ETTİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in (Medîne`den çıkarken Zü`l-Huleyfe mescidi yanındaki) Şecere yolunu tâkib ederek çıkmak mu`tâdı idi. Medîne`ye de (Zü`l-Huleyfe mescidinden daha aşağıda ve Medîne`ye daha yakın bulunan) Müarres tarîkıyle girerdi. Yine Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in Mekke`ye giderken Şecere mescidinde namaz kılmak, Mekke`den avdetinde ve vâdînin ortasındaki Zü`l-Huleyfe`de namaz kılmak ve sabaha kadar burada gecele(yerek sabahleyin Medîne`ye teveccüh et)mek âdeti idi.
HadisNo     :     759

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hacc-ı Kıran
Ravi     :     Ömer b. el-Hattâb
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN VEDÂ` HACCINDA ÖMRE İLE HACCA BİRLİKTE NİYET ETTİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis     :     Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`in "Vâdi`l-Akîk" de şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivâyet edilmiştir: Bana Rabbim tarafından (sefâretle) gelen Cibrîl, bu gece de geldi. Ve: "Bu mübârek vâdîde namaz kıl! Ve ömre içinde hacca niyet ettim, de" dedi.
HadisNo     :     760
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN VEDÂ` HACCINDA ÖMRE İLE HACCA BİRLİKTE NİYET ETTİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis     :     Rivâyet olunduğuna göre: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Vedâ Haccı`nda) Vâdi`l-Akîk`ın ortasındaki Zü`l-Huleyfe`de gecelemek üzere devesinden indiği görüldü. (Ashâb-ı Kirâm tarafından) kendilerine: (Ey Risâlet nûru!) Sen, mübârek bir vâdîde bulunuyorsun, (hürmetlere lâyıksın!) denildi.
HadisNo     :     761

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı;İhrama girmek;Ulû`l-Emre itâat
Ravi     :     Ya`lâ İbn-i Ümeyye
Baslik     :     İHRAMLI İKEN KOKU İSTİ`MÂLİ HAKKINDA YA`LÂ İBN-İ ÜMEYYE HADÎSİ
Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: Ya`lâ, Ömer İbn-i Hattâb radiya`llâhu anh`e, Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`e vahiy geldiği sırada Resûl-i Ekrem`i bana gösteriniz! de (ye ricâ etmiş) di. Ya`lâ İbn-i Ümeyye diyor ki: - Bir kerre Resûl-i Ekrem, Ashâbından bir cemâat yanında bulunarak (Mekke`ye yakın) Ci`râne mevkiinde iken huzûruna birisi çıkageldi. Ve: - Yâ Resûlu`llâh! Güzel koku sürünmüş olarak Ömre için ihrâma giren bir kimse hakkında ne buyurursunuz? diye sordu. Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem bir müddet sükût etti. Sonra kendisine vahiy gelmişti. Ömer radiya`llâhu anh Ya`lâ`ya işâret etti. Ya`lâ da geldi. (O sırada) Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in üzerinde bir örtü, kendisini bürümüştü. Ya`lâ başını bu örtünün içine soktu. Ve Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`i (vahyin şiddetli ağırlığından) yüzü kızarmış bir halde gördü. Resûl-i Ekrem, nâimin mütereddid nefesi gibi teneffüs ediyordu. Sonra Resûl-i Ekrem`den (tedrîcen) bu hal sıyrıldı. Ve: - Hani ömreden suâl eden kimse nerede, buyurdu. Bunun üzerine (Huzûr-ı Saâdet`e) birisi getirildi. Aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm: - Bedenine ve sevbine bulaşan kokuyu üç kere yıka, üzerindeki cübbeyi çıkar, (bu ihrâmı gey), haccında îfâ ettiğin ef`âl-i hac gibi ömrende de işle! buyurdu.
HadisNo     :     762

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     İhrama girmek;Telbiye
Ravi     :     Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik     :     BU HUSÛSTA HAZRET-İ ÂİŞE`NİN DE BİR HADÎSİ
Hadis     :     [Ben Resûlullâh`ı ihrâma girmek istediğinde ihrâm için, (bir de) ihrâmı çıkardığı (nda mehâzîr-i ihramdan tecerrüd) için kokuladım] dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     763

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Telbiye
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     TELBÎD VE TEHLÎL-İ NEBEVÎYE DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis     :     Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in (zamklı bir madde ile) başının saçlarını toplamış olduğu halde yüksek sesle telbiye ettiğini işittim, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     764

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Telbiye
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN İHRÂMI HAKKINDA İBN-İ ÖMER`İN DİĞER BİR HADÎSİ
Hadis     :     Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem Mescidden başka bir yerde telbiye etmemiştir, ancak Zü`l-Huleyfe mescidinde telbiye buyurmuştur, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     765

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Telbiye
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     ARAFAT`TAN MÜZDELİFE`YE KADAR ÜSÂME`NİN, MÜZDELİFE`DEN DE MİNÂ`YA KADAR FÂZIL İBN-İ ABBÂS`IN RESÛL-İ EKREM`E DEVE ÜZERİNDE REDİF OLDUKLARINA DÂİR İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: Üsâme İbn-i Zeyd Arafât`tan Müzdefile`ye kadar Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in redîfi idi. Sonra aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm Müzdefile`den "Minâ" ya gelinceye kadar da Fadl İbn-i Abbâs`ı irdâf etmişti. Bunların her ikisi de Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`in "Cemretü`l-Akabe"yi remyedene kadar Telbiyeye devâm buyurduğunu haber vermişlerdir.
HadisNo     :     766

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı;İhrama girmek;İhramdan çıkmak;Kâ`be`yi tavaf;Sa`y;Telbiye
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     MENÂSİK HAKKINDA İBN-İ ABBÂS`IN CEMİYETLİ BİR HADÎSİ
Hadis     :     Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullah salla`llâhu aleyhi ve sellem (Haccetü`l-Vedâ` için) gerek zât-i şerifleri, gerek Ashâbı saçlarını taradıkları, güzel kokular süründükleri, (en güzel) izâr ve ridâlarını geydikleri halde Medîne`den (öğle ile ikinde arasında) çıkmışlardı. Resûl-i Ekrem geyilmesi mu`tâd olan izâr ve ridâ nev`inden hiç bir şey`i geymekten kimseyi men` etmedi. Yalnız (kokusu ve rengi) vücûde bulaşacak derece za`feranlı libâsın geyilmesini istemiyordu. (Bu muhteşem hac mevkibi) gündüzün Zü`l-Huleyfe`ye vardı. (Öğle namazını orada kıldı. Ve Zü`l-Huleyfe`de geceledi. Sabahleyin) râhilesine bindi. "Beydâ`" dağına yükselince Resûl-i Ekrem ve Ashâb`ı ihlâl ve telbiye eylediler. Resûl-i Ekrem kurbanlık devesini (boynuna iki nal parçası takarak) kılâdeledi. (Hörgücünün sağ safhasını kanatarak nişanladı). Bu ihlâl ve taklid keyfiyetleri Zilka `de`den beş gün kala (ayın yirmi beşinde) olmuştur. Nihâyet Zilhicce`nin dördüncü günü Resûl-i Ekrem Mekke`ye vardı. Beyt`i tavâf ve Safâ ile Merve arasında sa`yetti. Kurbanlık develerine nişan taktığı için de artık o kurbanlar Bedene olmuş ve bu sebeble Resûl-i Ekrem ihramdan çıkmamıştı. Tavâf ve sa`yden sonra Resûl-i Ekrem Mekke`nin üstündeki "Hacun" mevkiine nâzil oldu. Resûl-i Ekrem hacca niyet ederek ihramlanmıştı. Kâ`be`yi tavâf ettikten sonar Arafât`dan ininceye kadar Kâ`be`ye bir daha yaklaşmamıştır. Resûl-i Ekrem Ashâbına da Beyt`i tavâf ve Safâ ile Merve arasında sa`yetmelerini, sonra saçlarını kestirip ihramdan çıkmalarını emreyledi. Bu emr-i Nebevî kendisiyle berâber kılâdelenmiş kurbanı bulunmayan hacılar hakkında idi. Böyle bir kimse ihramdan çıkmakla berâber yanında zevcesi varsa onunla cinsî münâsebeti, güzel koku sürünmesi, (mu`tâd olan) elbîsesini geymesi halâl olur.
HadisNo     :     767

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kâ`be`yi tavaf;Telbiye
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN TELBİYESİ HAKKINDA ABDULLÂH İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis     :     Resûl-i Ekrem`in telbiyesi şöyle olduğu rivâyet edilmiştir: Lebbeyke Allâhümıne Lebbey, Lebbeyke, lâ şerîke lek, Lebbeyke inne`l-hamde ve`n-ni`mete lek, ve`l-mülke lâ şerîke lek = Yâ Rab! Da`vetine kirâren icâbet ettim, her emrini îfâ için dîvânına geldim. Rabb`im! Sen`in her da`vetine icâbet borcumdur. Sen`in saltanatında eşin ve ortağın yoktur. Allâh`ım! Bütün varlığımla Sana yöneldim, ham Sen`indir, ni`met Sen`indir, mülk de Sen`indir, bütün bunlarda eşin ve ortağın yoktur.
HadisNo     :     768

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı;İhramdan çıkmak;Kurban
Ravi     :     Enes b. Mâlik
Baslik     :     MENÂSİK HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK, İBN-İ ÖMER VE İBN-İ ABBÂS`IN HADÎSLERİ
Hadis     :     Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Vedâ` Haccı`na çıkmazdan evvel) öğle namazını Medîne`de biz de kendisiyle berâber olduğumuz halde dört rek`at kıldı. Sonra sabaha kadar orada geceledi. Sonra (sabahlayın devesine) bindi. Resûlullâh üstünde olduğu halde "Beydâ" ya doğruldu. Resûlullâh Allâh`a hamdetti. Tesbîh ve tekbîr eyledi. Sonra hac ile ömreye (niyet ederek) tehlil buyurdu. Maiyyetindeki huccâc da hac ile ömreye niyet ederek ihlâl eylediler. (Ve böylece ihrâma girdiler). Mekke`ye geldiğimizde Resûlullâh nâsa emretti, ihramdan çıktılar, nihâyet yevm-i terviye (ki, Zilhicce`nin sekizinci günüdür) olunca hac için ihrâma girdiler. Râvî Enes İbn-i Mâlik diyor ki: Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem Medîne`ye geldiğinde de (Kurban Bayramında) yakışıklı iki koç kurban etti.
HadisNo     :     769

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     MENÂSİK HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK, İBN-İ ÖMER VE İBN-İ ABBÂS`IN HADÎSLERİ
Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: İbn-i Ömer Zü`l-Huleyfe`de (râhilesine bindikten sonra) telbiye (ye başlar ve bilâ-inkıtâ` devâm) ederdi. (hudûd-ı) hareme dâhil olunca da telbiyeyi keserdi. Nihâyet "Zî-tuvâ" ya geldiğinde burada gecelerdi. Sabah namâzını kılınca da (Mekke`ye dühûl için) iğtisâl ederdi. İbn-i Ömer, Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in de böyle işlediğine sahîhan kanâat ederdi.
HadisNo     :     770
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Telbiye
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     MENÂSİK HAKKINDA ENES İBN-İ MÂLİK, İBN-İ ÖMER VE İBN-İ ABBÂS`IN HADÎSLERİ
Hadis     :     Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: "Ben Mûsâ`yı (Ezrak) vâdîsine inerken telbiye eder bir halde gördüm" buyurdu, dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     771

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı;İhramdan çıkmak;Sa`y
Ravi     :     Ebû Mûsâ el-Eş`arî
Baslik     :     HACC-İ TEMETTÜ` HAKKINDA EBÛ MÛSE`L-EŞ`ARÎ`NİN MUFASSAL BİR RİVÂYETİ
Hadis     :     Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem (Haccetü`l-Vedâ`dan evvel) beni Yemen`e kendi kavmime (bir vazîf ile) göndermişti. Yemen`e kendi kavmime (bir vazîfe ile) göndermişti. Yemen`den avdetimde Resûl-i Ekrem`e "Bahtâ" da (ihramlı olarak) mülâkî oldum. Resûl-i Ekrem bana: - Ne yolda ihramlandın, diye sordu. Ben de: - Resûlullâh`ın ihramlandığı gibi (Lebbeyk-hân olarak) dedim. Resûl-i Ekrem yine sordu: -Yanında Hedyin, (kurbanın) var mı? Ben: - Hayır, yoktur, dedim Bunun üzerine Resûlullâh bana (tavâf ve sa`y etmemi) emr eyledi. Ben de Beyt`i tavâf ve Safâ ile Merve arasında sa`y ettim. Sonra Resûl-i Ekrem ihramdan çıkmamı emreyledi. Ben de ihrâmımdan çıktım. Ve kavmimden (mehârimimden) bir kadının nezdine geldim. Başımı taradı, yâhud başımı yıkadı. Ömer radiya`llâhu anh (hilâfeti zamânında ve hac mevsiminde Mekke`ye) geldi. Ve dedi ki: Kitâbu`llâh`a mürâcaat edersek, o bize (ba`de`ş-şürû` ömre ile haccı) tamamlamamızı emrediyor. Cenâb-ı Hak (Allah için hac ve ömreyi, kurban keserek tamamlayınız) buyurmuştur. Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`in sünnetine mürâcaat edersek, o da bize kurban kesene kadar ihramdan çıkmağa müsâade etmemiştir.
HadisNo     :     772

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Ulû`l-Emre itâat
Ravi     :     Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik     :     İFRÂD, KIRÂN VE TEMETTÜ` HAKKINDA HAZRET-İ ÂİŞE`NİN MUFASSAL İKİ RİVÂYETİ
Hadis     :     Hac hakkında rivâyet edilen bir hadîsi (yakında) geçmişti. Bu rivâyette Hazret-i Âişe demiştir ki: Biz, Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem ile berâber hac aylarında, hac gecelerinde, hac zamanlarında (Medîne`den) çıktık ve (Mekke`nin hudûdu olan) "Serif" mevkiine indik. Resûl aleyhi`s-selâm (çadırından) Ashâb`ına karşı çıktı: - Sizden her kimin berâberinde hedyi (kurbanı) yoksa ve haccını ömreye tahvîl etmek isterse, o, (müfriddir, haccını feshedip) ömre yapsın!. Bir kimsenin de berâberinde hedyi varsa o da haccını ömreye tahvîl etmesin! buyurdu. Hazret-i Âişe demiştir ki: - Bu ta`lîm-i Nebevî üzerine Ashab`tan ömreyi iltizâm edenler de oldu, terk edenler de bulundu. Yine Âişe-i Sıddîka demiştir ki: - Fakat Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem ile Ashâb`ından bir kısmı, bunlar zî-kudret kimselerdi, hediyleri de kendi yanlarında idi. Bunlar, (karin olduklarından haccı feshe), ömreyi iltizâma muktedir değillerdi. (Bundan sonra Hazret-i) Âişe, hadîsin geri kalan kısmını da zikr etti.
HadisNo     :     773

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     İhramdan çıkmak
Ravi     :     Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik     :     İFRÂD, KIRÂN VE TEMETTÜ` HAKKINDA HAZRET-İ ÂİŞE`NİN MUFASSAL İKİ RİVÂYETİ
Hadis     :     Hazret-i Âişe şöyle demiştir: Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem ile biz, (eşhür-i hurumda hac seferine) çıktık. (Bu aylarda ömre değil), yalnız hac edilir zannolunurdu. (Mekke`ye) varıp (ömre için) Beyt-i Şerîf tavâf (ve sa`y) edildikte Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: - Hediy sevk etmiyenlerin ihramlarından çıkmalarını emreyledi. Hediy sevk etmiyenler ihramlarından çıktılar. Resûlullâh`ın kadınları da hediy sevk etmemişlerdi. Onlar da ihramlarından çıkmışlardı. [Âişe radiya`llâhu anhâ diyor ki: - Yalnız ben Serif`te hayiz olmuştum, Beyt`i tavâf edememiştim. Teşrık geceleri "Muhassıb" da ben: - Yâ Resûla`llâh! Herkes bir hac, bir ömre ile (Medîne`ye) dönüyor da ben bir hac ile dönüyorum, diye şikâyet ettim. Resûlullâh: - Mekke`ye geldiğimiz gecelerde sen tavâf etmedin mi? diye sordu. Ben: - Hayır, diye cevab verdim. Resûl-i Ekrem: - Öyle ise kardeşinle "Ten`îm"e git, orada ömre ihrâmına gir. Sonra tavâf ve sa`y edip buraya geliniz, buyurdu]. (Ümmü`l-Mü`minîn) Safiyye radiya`llâhu anhâ demiştir ki: Ben de âdetimi görmüştüm. Halkı yolumdan alakoyacağımı zannediyordum. Resûl-i Ekrem: - Ey şeâmeti halkın hareketini durduran kadın!. Sen yevm-i nahirde tavâf (-ı ifâzayı) etmedin mi? buyurdu. Safiyye diyor ki, ben de: - Hayır, yapmadım, diye cevap verdim. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem: - Beis yoktur, (tavâf-ı vedâ hâizden sâkıttır,) haydi yollanınız, buyurdu.
HadisNo     :     774

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hacc-ı Kıran;İhramdan çıkmak
Ravi     :     Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik     :     YİNE HAZRET-İ ÂİŞE`NİN İHRAMLANMA HAKKINDA MÜHİM BİR RİVÂYETİ
Hadis     :     Âişe-i Sıddîka demiştir ki: Haccetü`l-Vedâ` senesi biz, Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem ile berâber hacca çıktık. Bizden kimimiz ömre niyetiyle ihramlandı. Kimimiz hacca ve ömreye niyet ederek ihramlandı. Kimimiz de hac niyetiyle ihrâma girdi. Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem de hacca niyet ederek ihramlanmıştı. Fakat yalnız hac için ihrâma giren, yâhud hac ile ömreyi niyette cem` eden hacılar kurban bayramının ilk gününe kadar ihramdan çıkamazlar.
HadisNo     :     775

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hacc-ı Kıran
Ravi     :     Osman ve Alî
Baslik     :     BU BÂBTA HAZRET-İ OSMAN, HAFSA VE İBN-İ ABBÂS`TAN GELEN RİVÂYETLER
Hadis     :     Mervân İbn-i Hakem rivâyet ederek demiştir ki: Osman ve Alî radiya`llâhu anhümâ`ya (esnâ-yi hacda) şâhid oldum. Osman (halkı Hacc-ı Temettü`den,) ve hac ile ömreyi cem` etmekten (tenzîhen) nehyediyor, (İfrâd`a terğîb ediyor) du. Alî, bu nehyi görünce ömre ile hacca niyet ederek ve: (Lebbeyk) diyerek ihramlandı. Sonra Alî: ben, Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in sünnetini kimsenin söziyle terk edemem, dedi.
HadisNo     :     776

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     BU BÂBTA HAZRET-İ OSMAN, HAFSA VE İBN-İ ABBÂS`TAN GELEN RİVÂYETLER
Hadis     :     Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Câhiliyet devrinde müşrikler hac aylarında ömre etmeği, yeryüzünde işlenen günâhların en ağırı zannederlerdi. Bunlar Muharrem ayındaki hurmeti de Safer ayına naklederek derlerdi ki: devenin arkasındaki yara iyi olur, huccâcın ayak izleri gider, Safer ayı da çıkarsa, artık ömre etmek işte o zaman ömreciye halâl olur. Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem Ashâbiyle berâber (Zilhicce`nin) dördüncü gecesi sabahında hac niyetiyle telbiye ederek (Mekke`ye) gelmişlerdi. Aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm, Ashâb`ına haclarını ömreye çevirmelerini, ve (tavâf, sa`y, tıraşla) ihramdan çıkmalarını emreyledi. (Kendisinde ömre edilmesini ekber-i kebâirden ad ve i`tikâd ettikleri için) hac aylarında ömre ile emredilmesi huccâca ağır geldi. Ve Resûl-i Ekrem`e: - Yâ Resûla`llâh, bu nasıl hıldir, nasıl ömredir? (İhrâmın haram kıldığı şeyleri bu da halâl kılar mı?) diye sordular. Resûl-i Ekrem: - (Eşhür-i hurümdeki) bu ömrenin edâsı da bunların hepsini halâl kılar, buyurdu.
HadisNo     :     777

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     İhramdan çıkmak;Ulû`l-Emre itâat
Ravi     :     Hafsa
Baslik     :     BU BÂBTA HAZRET-İ OSMAN, HAFSA VE İBN-İ ABBÂS`TAN GELEN RİVÂYETLER
Hadis     :     Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`in zevci Hafsa radiya`llâhu anhâ`dan gelen bir rivâyette Hafsâ: - Yâ Resûla`llâh! Nâsa ne oluyor ki, ömre ile ihramdan çıkıyorlar da sen ömreden dolayı ihrâmından çıkmıyorsun? diye sormuş, Resûl-i Ekrem: - Ben başımı telbid, kurbanımı da (Kâ`be nâmına) taklîd ettim. Artık kurban kesmedikçe ihramdan çıkamam, buyurmuştur.
HadisNo     :     778

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     BU BÂBTA HAZRET-İ OSMAN, HAFSA VE İBN-İ ABBÂS`TAN GELEN RİVÂYETLER
Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: (Bir kere) İbn-i Abbas`tan birisi (Ebû Cemre) Temettüün hükmünden sormuş ve: - (Ben mütemetti` olarak haccetmek istiyorum), halk beni temettü`den nehyediyor, demiş. İbn-i Abbas da bu adama temettü` ile emretmiş. Ebû Cemre diyor ki: - Ben rü`yamda bana birisinin: "Temettü`, mebrûr bir hacdır, makbul bir ömredir" dediğini görmüştüm. Bu rü`yâmı İbn-i Abbâs radiya`llâhu anhümâ`ya haber verdim. İbn-i Abbâs bana: - Temettû` Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`in sünnetidir, dedi. (Ve: Hele yanımda otur da sana biraz dünyâlık vereyim, buyurdu).
HadisNo     :     779

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hac menâsikı
Ravi     :     Câbir b. Abdullâh
Baslik     :     HACCIN VE İHRAMLANMANIN ÜÇ NEV`İNE DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH HADÎSİ
Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem (Mekke`ye) kurbanlıklar gönderdiği (hac) günü Câbir Resûlullâh ile haccetti. Kendisiyle kurbanlıklarını (Mekke`ye) sevkeden Ashâb, o günü müfrid bi`l-hac olarak (telbiye edip) ihrâma girmişlerdi. Resûlullâh Ashâb`ına: - Haccınızı ömreye tahvîl ediniz, sonra Beyt`i tavâf ve Safâ ile Merve arasında sa`yederek, saçınızı kestirerek ihramdan çıkınız. Sonra ihramsız olarak (Mekke`de) oturunuz. Terviye, (Zilhicce`nin sekizinci) günü geldiğinde hac (niyyeti) ile (Mekke`de) ihrâma giriniz. Ve evvelki (ihramlandığınız) müfred haccınızı, Hacc-ı Temettü` yapınız! buyurdu. Ashâb-ı Kirâm: - Yâ Resûla`llâh! Biz, (ilk ihramda) hac (diye) tesmiye (ve tasrîh) ettiğimiz halde o haccımızı nasıl müt`a yaparız, demişlerdi. Resûl-i Ekrem: - Siz, benim emrettiğimi işleyiniz!. Eğer kurban sevk etmemiş olsaydım, ben de size emrettiğim gibi işlerdim. Lâkin şimdi kurbanın Minâ`da kesilene kadar ihramlıya harâm olan şeylerden hiç birisi bana halâl değildir, buyurdu. Ashâb-ı Kirâm da Resûlullâh`ın emrettiği gibi işlediler.
HadisNo     :     780
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     İmrân İbn-i Husayn
Baslik     :     HACCIN VE İHRAMLANMANIN ÜÇ NEV`İNE DÂİR CÂBİR İBN-İ ABDULLÂH HADÎSİ
Hadis     :     "Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem zamânında biz, mütemetti` olarak haccederdik. Kur`ân da (temettuun cevâzı vechile) nâzil oldu. Bir adam da (Hazret-i Ömer) hâlâ gönlü ne dilerse onu söyliyor" dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     781

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN MEKKE`YE TARÎK-I DUHÛL VE HURÛCU
Hadis     :     Resûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in Mekke`ye Bathâ-i Mekke`nin "Kedâ`" denilen "Seniyye-i ulyâ" yolundan girdiği, (Küdâ denilen) Seniyye-i süflâdan da avdet buyurduğu rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     782

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hicr-i Kâ`be
Ravi     :     Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik     :     KÂ`BE`Yİ KUREYŞ`İN SÛRET-İ İNŞÂSI VE HİCR-İ İSMÂİL. RESÛL-İ EKREM`İN KÂ`BE`Yİ ESÂS-I İBRÂHÎM`E İRCÂ` ETMEK ARZUSUNDA BULUNDUĞUNA DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN İKİ MÜHİM RİVÂYETİ
Hadis     :     Âişe-i Sıddîka demiştir ki: Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`e Hıcr-ı İsmâil`in cidârından sordum: - Yâ Resûla`llâh! Bu duvar Beyt`ten midir? dedim. Resûlullâh cevâben: - Evet, (cidar, Beyt`tendir) buyurdu. Ben yine sordum: - Kureyş`in bu Hıcr`ı Kâ`be`ye idhal ve ilhâka büdceleri kifâyet etmedi, (Beyt`i daralttılar) diye cevab verdi. Ben: - Kâ`be`nin kapısı niçin bu derece yüksektir? diye sordum. Resûl-i Ekrem: - Senin kavmin dilediklerini Beyt`e koymak, dilediklerini de koymamak için, cevâbında bulundu. Sonra Resûl-i Ekrem: Yâ Âişe! Eğer kavmin Kureyş, câhiliyet devrine yakın olmasaydı ben, cidârı (Hıcr`ı) Beyt`e ilhâk etmek, Beyt`in kapısını da zemin (seviyesi) ne indirmek isterdim. Fakat böyle yapıldığında kaviminin kalbinin kırılmasından endîşe ederim, buyurdu.
HadisNo     :     783

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hicr-i Kâ`be
Ravi     :     Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik     :     KÂ`BE`Yİ KUREYŞ`İN SÛRET-İ İNŞÂSI VE HİCR-İ İSMÂİL. RESÛL-İ EKREM`İN KÂ`BE`Yİ ESÂS-I İBRÂHÎM`E İRCÂ` ETMEK ARZUSUNDA BULUNDUĞUNA DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN İKİ MÜHİM RİVÂYETİ
Hadis     :     Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (Hazret-i Âişe`ye cevâben) buyurmuştur ki: kavmin, câhiliyet devrine yakın olmasaydı Beyt`i emreder yıktırırdım. Kâ`be`ye, kendisinden hâric bırakılan Hıcr`ı ilhak ederdim. Beyt`i zemin seviyesine indirirdim. Bâb-ı şarkî ve Bâb-ı garbî olmak üzere iki kapı yapardım. Ve böylece İbrâhim`in (inşâ ettiğ Beyt`in) vaz`-ı aslîsine bâliğ ve vâsıl olurdum.
HadisNo     :     784

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Mü`min kâfire vâris olmaz
Ravi     :     Üsâme b. Zeyd b. Hârise
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN DOĞDUĞU HÂNE-İ SAÂDETLERİ`NE DAİR RİVAYET
Hadis     :     Rivâyet olunduğuna göre, Üsâme Resûl-i Ekrem`e: - Yâ Resûla`llâh! (Yarın) Mekke`de nereye ineceksiniz, evinize mi? diye sormuş. Resûlullâh şöyle cevap vermiş: - Akîl (burada) evden, menzilden bir şey bırakdı mı ya? Akîl ve kardaşı Tâlib, Ebû Tâlib`e vâris oldular. Halbuki Ca`fer ile Alî radiya`llâhu anhümâ Ebû Tâlib`e vâris olmadılar. Çünkü bunlar Müslim idiler. Akîl ile Tâlib ise kâfir idiler.
HadisNo     :     785

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Ebû Hüreyre
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN ABDÜ`L-MUTTALİB OĞULLARİYLE BERÂBER ŞA`B-İ BENÎ HÂŞİM`DE KUREYŞ TARAFINDAN MUHÂSARA EDİLMESİ VE BİR MU`CİZE-İ NEBEVİYE
Hadis     :     Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (Minâ`dan) Mekke`ye inmek istediğinde: Yarın (öbirisi gün) inşâ-Allâh menzilimiz, Benî Kinâne yurdu olacaktır ki, burada Kureyş ile Kinâne oğulları küfr üzerine ahd etmişlerdi, buyurmuştur. Resûl-i Ekrem Benî Kinâne Hayfi demekle, "Muhassab" mevkiini kasedtmişti. Bu ahd ü peymân, Kureyş ile Benî Kinâne arasında Hâşimîler ve Abdülmuttalib oğulları aleyhine: "Bunlarla kız alıp vermemek, alış veriş etmemek üzere" akdedilmişti. Hâşimîlerle Muttalibîller Resûl-i Ekrem`i Kureyş ile Kinâne`ye inkıyâda iknâ edinceye kadar devâm edecekti.
HadisNo     :     786

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kâ`be`nin tahrîbi
Ravi     :     Ebû Hüreyre
Baslik     :     ÂHİR ZAMANDA KÂ`BE`Yİ İKİ HABEŞLİNİN TAHRÎB EDECEĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE`NİN BİR RİVÂYETİ
Hadis     :     Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Kâ`be`yi (âhir-i zamanda) Habeş (liler) den iki cılız bacaklı birisi tahrîb edecektir" buyurduğunu rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     787

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Aşûre orucu
Ravi     :     Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik     :     RAMAZAN ORUCU FARZ KILINMAZDAN EVVEL MÜSLÜMANLARIN ÂŞÛRÂ GÜNÜ ORUÇ TUTTUKLARI VE KÂ`BE`YE KİSVE GEÇİRDİKLERİNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE`NİN BİR HADÎSİ
Hadis     :     Âişe-i Sıddîka demiştir ki: Müslümanlar Ramazan farz kılınmazdan evvel Âşûrâ (Muharrem`in onuncu) günü oruç tutarlardı. Ve o günü Kâ`be`ye (yeni) örtü örterlerdi. Cenâb-ı Hak Ramazan orucunu farz kılınca Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem: "Âşûrâ orucunu tutmak istiyen onu yine tutsun, tutmak istemiyen de tutmasın" buyurdu.
HadisNo     :     788

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Ye`cüc-Me`cüc
Ravi     :     Ebû Saîd-i Hudrî
Baslik     :     YE`CÛC VE ME`CÛC`UN HURÛCUNDAN SONRA DA BEYTU`LLÂH`IN HACCEDİLECEĞİNE DÂİR EBÛ SAÎD-İ HUDRÎ`NİN BİR HADÎSİ
Hadis     :     Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Ye`cûc ve Me`cûc`un hurûcundan sonra da Beyt (u`llâh) haccedilir ve ömre edâ olunur" buyurduğunu rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     789

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kâ`be`nin tahrîbi
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     YE`CÛC VE ME`CÛC`UN HURÛCUNDAN SONRA DA BEYTU`LLÂH`IN HACCEDİLECEĞİNE DÂİR EBÛ SAÎD-İ HUDRÎ`NİN BİR HADÎSİ
Hadis     :     Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Kâ`be`yi yıkacak olan o apışak, iri ayaklı koyu siyah Habeşîyi Kâ`be`nin (duvar) taşlarını birer birer kopardığını görür gibi biliyorum" buyurduğu rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     790
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hacer-i Esvad-i öpme
Ravi     :     Ömer b. el-Hattâb
Baslik     :     HAZRET-İ ÖMER`İN HACER-İ ESVED`İ İSTİLÂMINDAN GÂYE-İ ŞERÎATİ BİLDİREN BİR SÖZÜ
Hadis     :     Rivâyet olunduğuna göre, Müşârün-ileyh Hazretleri bir haccında Hacer-i Esved`e yaklaşıp (dudaklarını koyarak) takbîl etmiş ve: "Çok iyi bilirim ki, sen zararı ve menfaati olmayan bir taş parçasısın! Eğer Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`in seni takbîl ettiğini görmeseydim aslâ seni takbîl etmezdim" demiştir.
HadisNo     :     791

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Abdullâh İbn-i Ebî Evfâ
Baslik     :     BEYT`İN İÇİ PUTLARLA DOLU BULUNMASINDAN KAZÂ ÖMRESİNDE RESÛLULLÂH`IN BEYT`E GİRMEDİĞİNE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ EBÎ EVFÂ HADÎSİ
Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (kazâ) ömre (sini îfâ) ederek Beyt (-i Şerîf)i tavâf edip Makâm(-ı İbrâhim) in arkasında namaz kılmıştı. Yanında kendisini halktan setreden birisi de bulunuyordu. O gözcüye birisi gelip, - Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (bu ömresinde) Kâ`be`ye girdi mi? diye sordu. O da: - Hayır, (girmedi) diye cevab verdi.
HadisNo     :     792

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Kâ`be`ye konan putlar
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     FETH-İ MEKKE GÜNÜ RESÛLULLÂH`IN EMRİ ÜZERİNE BEYT-İ ŞERÎF PUTLARDAN TATHÎR EDİLİRKEN ELLERİNDE FAL KALEMLERİYLE HAZRET-İ İBRÂHÎM VE İSMÂİL`İN SÛRETLERİ DE ÇIKARILDIĞINDA: ALLÂH BUNU YAPANLARI HELÂK ET
Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (Fetih günü Mekke`ye) geldiğinde Kâ`be`ye girmekten çekindi. Çünkü Kâ`be`de (câhiliyyetin) âlihe (edindiği putlar) vardı. Resûl aleyhi`s-selâm bunların çıkarılmasını emretti. (Ashâb tarafından) bu putlar çıkarıldı. (Bilhassa) İbrâhim ve İsmâil (aleyhime`s-selâm) ın sûretlerini de ellerinde ezlâm (denilen fal kalemleri) olduğu halde çıkardılar, Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem Allâh`a yemîn ederim ki, bu put-perestler pek iyi bilirlerdi ki: bu iki Peygamber hiç bir zaman erzâk-ı maksûmelerini böyle münker şeylerle aramış ve dilemiş değillerdir" buyurdu. Sonra Beyt`e dâhil oldu. Ve Beyt`in her tarafında Tekbir getirdi. Fakat Beyt`te namaz kılmadı.
HadisNo     :     793

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Remel;Tavafın ilk üç şartından koşmak (remel)
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     BEYT-İ ŞERÎFİ TAVÂFIN ÜÇ ŞAVTİNDE REMELİN SEBEBİ
Hadis     :     Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem Ashâb`iyle berâber (kazâ ömresi için Mekke`ye) geldiklerinde: (tavâf edilirken) müşrikler: - Ey Muhammed ümmeti! (Bakınız) Peygamberiniz size takaddüm ediyor, sizi Medîne`nin hummâsı zaîf düşürmüş, di (ye istihzâ eyle) mişlerdi. Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (buna vâkıf olunca) Ashâb`ına: - Tavâfın üç Şavtında koşmalarını, Rükneyn (-i Yemâneyn) arasında da (mu`tâd üzere) yürümelerini emreyledi. Resûl-i Ekrem`i, tavâfın bütün Şavtlarında (ki, yedidir) koşmalarını emretmeğe mâni` bir şey varsa, o da ancak Ashâb`ına acımasından ibârettir.
HadisNo     :     794

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hacer-i Esved`i selâmlama (istilâm);İstilâm;Remel;Tavafın ilk üç şartından koşmak (remel)
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN SÛRET-İ TAVÂFINA DÂİR ABDULLÂH İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis     :     Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem (Haccetü`l-Vedâ`da) Mekke`ye geldiği zaman ilk tavâf ettiğinde Hacer-i Esved`i istilâm ettiğini, yedi tavâftan (ilk) üçünde yürürken müsâreat buyurduğunu gördüm, demiştir.
HadisNo     :     795

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hz. Peygamber`in sünnetine bağlılık;Remel;Tavafın ilk üç şartından koşmak (remel)
Ravi     :     Ömer b. el-Hattâb
Baslik     :     REMEL HAKKINDA HAZRET-İ ÖMER`DEN GELEN BİR RİVÂYET. VE REMELİN BİR TA`RÎFİ
Hadis     :     Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Biz neden bu remele devâm ediyoruz? (Vaktiyle) biz, müşriklere reml ile (kuvvetli) görünmek isterdik. Halbuki Cenâb-ı Hak, onları mahv ü helâk etmiştir. Bundan sonra Hazret-i Ömer: Remel, bir şeydir ki, onu Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem işlemiştir. Biz, Peygamber`in bu sünnetini terk etmeği sevmeyiz, demiştir.
HadisNo     :     796

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hacer-i Esved`i selâmlama (istilâm);İstilâm;Rükn-ü Yemânî`yi istilâm
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     KÂ`BE-İ MUAZZAMA`NIN ERKÂNI. VE RESÛL-İ EKREM`İN RÜKN-İ HACER-İ ESVED İLE RÜKN-İ YEMÂNÎ`Yİ HER ZAMAN İSTİLÂM BUYURDUKLARINA DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis     :     Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in şu iki Rükn-i Yemânî`yi istilâm ettiğini gördüğüm zamandanberi (Harem-i Şerîf) kalabalık olsun tenhâ bulunsun, bu iki rüknü istilâm etmeği hiç bir zaman bırakmadım" demiştir.
HadisNo     :     797

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hacer-i Esved`i selâmlama (istilâm);İstilâm
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     HACCETÜ`L-VEDÂ`DA RESÛL-İ EKREM`İN DEVE ÜZERİNDE MİHCEN İLE İSTİLÂM BUYURDUĞUNA DÂİR İBN-İ ÖMER RİVÂYETİ
Hadis     :     "Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Haccetü`l-Vedâ`da Mihcen (denilen değnek) ile (Hacer-i Esved`i) istilâm ederek deve üzerinde tavâf etti" dediği rivâyet edilmiştir.
HadisNo     :     798

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hacer-i Esved`i selâmlama (istilâm);İstilâm
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     HACCETÜ`L-VEDÂ`DA RESÛL-İ EKREM`İN DEVE ÜZERİNDE MİHCEN İLE İSTİLÂM BUYURDUĞUNA DÂİR İBN-İ ÖMER RİVÂYETİ
Hadis     :     Birisi İbn-i Ömer`den Hacer-i Esved`i istilâmın hükmünü sormuş. İbn-i Ömer de: - Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem`in Hacer-i Esved`i istilâm (yâni eliyle mess) ettiği ve takbîl buyurduğunu gördüm, diye cevab vermiş. Sâil: - Ya müzâhemeye uğrarsam? Ne dersin!. Ya kalabalığa tesâdüf edersem? Ne hükmedersin!. diye tekrar sormuş. İbn-i Ömer (bu mütevâlî süallerden ictihâd ile hadîse muâraza edildiğini anlayıp müteessir olarak): - Ey Sâil! Sen bu "ne dersin!" suallerini Yemen`e (uzak) kıl!. (Ben sana) Resûlullâh salla`llahu aleyhi ve sellem, bu (mübârek) taşı messetti, takbîl buyurdu, (diyorum) demiştir.
HadisNo     :     799

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     
Ravi     :     Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN, EBÛ BEKR VE ÖMER`İN MEKKE`YE GİRDİKLERİNDE İLK EDÂ ETTİKLERİ İBÂDET, ABDEST ALIP TAVÂF ETMEK OLDUĞUNA DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE RİVÂYETİ
Hadis     :     Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (Mekke`ye) geldiğinde îfâya başladığı ilk ibâdet olmak üzere abdest aldı. Sonra tavâf etti. Sonra Resûl-i Ekrem bu tavâf ve sa`yi ömre addetmedi, Resûl-i Ekrem`den sonra Ebû Bekr ve Ömer radiya`llâhu anhümâ`da Resûl-i Ekrem gibi haccettiler. (Tavaf ve sa`yi ömre saymadılar).
HadisNo     :     800
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Sa`y;Tavaf namazı
Ravi     :     Abdullâh b. Ömer
Baslik     :     RESÛL-İ EKREM`İN TAVÂFTAN SONRA İKİ REK`AT NAMAZ KILIP SONRA SAFÂ İLE MERVE ARASINDA SA`Y ETTİĞİNE DÂİR İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis     :     Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in tavâfı hakkında rivâyet olunan bir hadîsi yakında geçmişti. Bu rivâyette de İbn-i Ömer: "Aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm`ın tavâftan sonra iki rek`at (Tavâf) namazı kılıp sonra Safâ ile Merve arasında sa`y etti" hadîsini ziyâde etmiştir.
HadisNo     :     801

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     İnsan şahsiyetine hürmet
Ravi     :     Abdullâh b. Abbâs
Baslik     :     VEDÂ` HACCINDAN BİR SENE EVVEL BEYT-İ ŞERÎF`İ ÇIPLAKLARIN VE MÜŞRİKLERİN TAVÂF ETMELERİ YASAK OLDUĞU İ`LÂN EDİLDİĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ
Hadis     :     Şöyle rivâyet edilmiştir: Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem Kâ`be`yi tavâf ederken bir insan geçti. Bu zavallının eli, başka bir insana bir kayışla, yâhud bir iple, yâhud bunlardan başka (mendil gibi) bir şey ile bağlanmıştı. Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem (şafkatli) eliyle bu bağı kopardı. Bundan sonra yanındaki adama: "bu zavallıyı eliyle yed!" buyurdu.
HadisNo     :     802

     
Fasil     :     KİTÂBÜ`L-HAC
Konu     :     Hz. Ebûbekr`in hac emirliği;Kâ`be`yi çıplak tavaftan men;Müşrik âdetlerinin kaldırılması;Müşrikler Kâ`be`ye yaklaşamaz
Ravi     :     Ebû Hüreyre
Baslik     :     VEDÂ` HACCINDAN BİR SENE EVVEL BEYT-İ ŞERÎF`İ ÇIPLAKLARIN VE MÜŞRİKLERİN TAVÂF ETMELERİ YASAK OLDUĞU İ`LÂN EDİLDİĞİNE DÂİR EBÛ HÜREYRE RİVÂYETİ
Hadis     :     Ebû Bekr-i Sıddîk radiya`llâhu anh Vedâ Hacc`ından (bir sene) evvel taraf-ı Peygamberî`den Emîr-i Hac olarak (Mekke`ye) gönderildiğinde Ebû Bekr de Ebû Hüreyre`yi Kurban bayramının ilk günü Minâ`da büyük bir cemâat içinde halka (şu iki maddeyi) i`lâna me`mur etmiştir (Ebû Hüreyre): Ey nâs iyi biliniz! Bu yıldan sonra müşriklerin haccetmeleri, çıplakların da Kâ`be`yi tavâf eylemeleri yasaktır! (demiştir).
HadisNo     :     803

     
Fasil  &a




islami forum



Bilx.net
Get  our toolbar!

Kabeden Canlı Yayın