سْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِİlminfazileti islamic sciences

>
English (US) Deutsch Français Русский 中文(简体) Português Italiano 日本語 한국어 Español
LA TAHZEN İNNALLAHE MEANA


İlk Örtünme Nasıl Başladı

İlk Örtünme Nasıl Başladı |  görsel 1
İlk Örtünme Nasıl Başladı Tesettür, örtünme Allah’ın bir emridir. Bu emir ilk geldiğinde sahabi hanımların uygulama şekli önem taşıyor. Çünkü ilk uygulamadaki ölçü daha sonraki uygulamaların biçimini belirliyor. Diğer yandan bu ölçü bilinince konu hakkında farklı konuşmanın önü de kesilmiş oluyor. Ahzab Suresi 33′teki “İslamdan önceki Cahiliye kadınlarının yaptığı gibi süslerinizi göstererek ve görünmek için dışarı çıkmayın” âyeti ve Nur Suresi’nin 31. ayet-i kerimesindeki, “kendiliğinden görünenleri müstesna, süslerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerinden iyice bağlasınlar” (1) ifadeleri mü`min kadınların nasıl giyinecekleri konusunda ölçüyü veriyor. Bu âyet iner inmez sahabe hanımların bu emri hayatlarına nasıl geçirdiklerini Hz. Âişe anlatırken diyor ki: “Allah ilk muhacir kadınlara rahmet etsin, onlar, ‘Kadınlar başörtülerini yakalarının üzerinden iyice bağlasınlar…” âyeti inince etekliklerini kesip bunlardan başörtüsü yaptılar. Satiyye binti Şeybe de bu konuda Hz. Âişe’den dinlediği şu hatırayı anlatır: “Biz Âişe ile birlikte idik. Kureyş kadınlarından ve onların üstünlüklerinden söz ediyorduk. Hz. Âişe dedi ki: “Şüphesiz Kureyş kadınlarının birtakım üstünlükleri vardır. Ancak ben, Allah’a yemin olsun ki, Allah’ın kitabını daha çok tasdik eden ve bu kitaba daha kuvvetle inanan Ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. “Nitekim, Nur suresindeki “Kadınlar başörtülerini yakalarının üzerinden iyice bağlasınlar…” ayeti inince, onların erkekleri bu ayetleri okuy...

Müslüman Anne Adaylarının 9 Ay Yapacakları Liste

Müslüman Anne Adaylarının 9 Ay  Yapacakları Liste |  görsel 1
Elini karnının üzerine koy ve salâvat getir. 1-Hep abdestli olmaya çalış. özellikle yemek yerken. 2-Bütün günahlardan korunmaya bak. 3-Elinden geldiğince müstehap olan şeyleri yapmaya çalış. 4-Geceleri aynaya bakma. 5-Snirlenme. huzurlu ve sakin ol. 6-Kur'ân dinlemeye ve okumaya çalış. 7-Namazlardan sonra tesbihatı ihmal etme. 8- Hamilelik boyunca 1 kere de olsa kuran hatim et. 9-Her gün salavât getir. 10-Bebek hareket ettiği her an elini karnının üzerine koy ve salavât getir ve ihlâs süresini oku. 11-Allahı çok düşün. 12-İnsanlara yardım et. 13-Mü'min insanların yüzüne bak. 14-Gıybetten ve yalandan uzak dur. 15-Namazını vaktinde kıl. 16-Devamlı allah, allah diye zikirde bulun. 17-Eğer evladının sabırlı olmasını istiyorsan elini karnının üzerüne koy ve asr süresini oku. 18-Evladına hayırlı bir isim koy ve daha karnındayken elini karnının üzerine koy ve ismiyle ona hitap et. unutma çocuğun anne baba üzerindeki hakkı anne ve babanın ona hayırlı bir isim vermeleridir. 19-Enbiya süresini oku, evladının salih bir evlat olması için dua et. 20-Eğer anne ve babanın çocukla çok iyi bir ilişkisi, bağı, diyolağu olmasını istiyorsan çocuk doğmadan anne ve baba evlatlarıyla konuşmalılar ve çocuk doğduktan sonra bu seslere aşina olacaktır. 21-Hamilelik esnasında düzenli beslenme ve temizliğe çok önem verilmelidir. http://www.facebook.com/Ilminfazileti...

İslam'i Tesettür ve Giyinmiş Çıplaklar

İslam'i Tesettür ve Giyinmiş Çıplaklar |  görsel 1
İslam'i Tesettür ve "Giyinmiş Çıplaklar" "Giyinmiş Çıplakların" vicdanlarına seslenmektir ve de sesleniyor.. Sözümüz açık başörtüsüz tesettürsüz kadınlara değildir. Allah onlara hidayet versin, tam örtünmeyi nasib etsin deriz. Sözümüz ise Haram olduğu halde pantolon giyen, kendi evi dışında makyaj süren, sürme çeken, parfüm sıkan, style-tarz giyinen, burnuna küpe takan, başlarını deve hörgücü gibi bağlayan kabartan, vücut hatlarını belli edecek giyisiler giyen "Güya başörtülü" hanımlaradır.. ________________________________________­_______________ Müslüman kadın, el ve yüzü müstesna bütün vücudunu örtmek mecburiyetindedir. Bir kimse buna inanır fakat uygulamazsa günahkâr olur. Amma? inkâr ederse dinden çıkar. Tesettürün dinen makbul olabilmesi için bir kaç şartı vardır: 1- Elbisenin vücudu gösterecek tarzda ince, 2- Nazar-ı dikkati çekecek kadar süslü ve renkli, 3- Vücudun hatlarını gösterecek şekilde dar, 4- Erkek kıyafeti olmaması gerekir İlla Çarşaf mecburiyeti yoktur. Bu saydığımız şartlara dikkat edip Pardesü'de giyilir. ________________________________________­_______________ Allah gerçek manada? tesettüre uygun giyinenlerden razı olsun. ................ "Giyinmiş Çıplaklarada" ölüm gelmeden ............... ........................ kısa zamanda nasib eylesin ........................ ................................ Amin Amin Amin ................................ ________________________________________­_______________ Batı ile İslam'ı karıştırmanın sonucunda ortaya çıkan gör&uu...

Hz Maşita ( Yaşanmış Hikayesi)

Hz Maşita ( Yaşanmış Hikayesi) |  görsel 1
Hz.Peygamber buyuruyor ki "Güzel bir koku duydum semada,dedim bu koku nedir dedilerki Muhammed bu koku Maşita'nın kokusudur. Sordum kimdir bu  Maşita ve çocukları? bana dedilerki Muhammed anlatalım sana... Dedilerki ya Resulallah Maşita firavunun kızının bekçisi idi,tarakçısı idi hamamda firavun'un kızının saçını tarardı.Maşita temiz,Maşita iman dolu bir İnsan ve Hz. Musaya iman etmişti.Birgün firavun'un kızı'nın saçını tararken tarak elinden yere düştü Maşita ise gayri ihtiyari farkında olmaksızın tarağı kaldırırken Bismillah dedi.Firavun'un kızı birden bire döndü ve kim o Allah? dedi.Babamı kastettin değilmi yani firavunu...Maşita sustu ancak firavun'un kızı üstüne geldi Maşita dedi babam değilmi? Allah dediğin benim babam değil mi? Maşita haşa dedi senin baban benim gibi bir kuldur kızım dedi o Allah olamaz...Benim dediğim Allah ise Musa'nın rabbi olan Allahtır... O dönemin İnsanları şöyle derlerdi “Lâ İlâhe İllallah Musa Kelimullah” Allah'ın Musa ile konuşmasından ötürü bunu derlerdi.Maşita Musa'nın rabbi olan Allahtan bahsediyorum dediğinde ise firavun'un kızı hemen babası'nın yanına koşarak Maşita sapıttı dedi,seni tanımıyor senin Allah olmadığını söylüyor dedi.Musa'nın rabbine inanıyormuş dedi. Firavun Maşita'yı getirir iki çocuğu vardır.Maşitayı ellerinden demirlere bağlar ve günlerce aç bırakır.Bana Allah'sın de der.Maşita direnir,Maşita'nın kızını getirirler içerisinde kızgın yağ olan büyük bir küp getirirler ve Maşita'ya derlerki ya Allahı inkar et firavuna Allah de yada senin kızını diri diri bu yağa atacağız derler.Maşita annedir ancak iman daha önemlidir.Ne kadar zulüm etselerde Maşita der ki Allah birdir Musa'nın dediği gibidir.Maşita'nın 13 yaşında olan kızını baş a...

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN - CANIM ANNEM

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN 2013 - CANIM ANNEM

RAHİM DUVARINDA ASILI DURURKEN

RAHİM DUVARINDA ASILI DURURKEN |  görsel 1
    Sonra onu dayanıklı bir karar yerinde bir damlacık haline getirdik.(23:13)     Sonra o damlacığı asılıp tutunan birşeye dönüştürdük…(23:14) Ayetin çevirisinde “asılıp tutunan şey” olarak çevirdiğimiz kelimenin Arapçası “alak”tır. Bu kelimenin Arapça’daki temel anlamı “asılı duran, tutunan madde”dir. Bu yüzden ayeti bu temel anlamıyla çevirmek en doğru çeviridir. Peygamberimiz’in yaşadığı dönemde embriyoloji bir bilim dalı olarak ele alınmıyordu. Bu yüzden embriyolojiyle ilgili terminoloji de yoktu. Kuran, indiği dönemdeki insanların kullandığı kelimelerden, embriyonun durumunu en iyi tarif edenlerle embriyonun aşamalarını açıklar. Rahime atılan küçük bir damlacık olan zigot, rahim duvarına “asılıp tutunmaktadır”. İşte Kuran, bu “asılıp tutunma” olayını açıklayarak indiği dönemde bilinmeyen, yaratılışımızda geçirdiğimiz bir aşamayı açıklamaktadır. Bu yüzden “alaka” kelimesini temel anlamının dışında “embriyo” şeklinde tercüme etmek, hem tercümenin yeterince aslına uygun olmaması, hem de ayetin esprisini ortaya koyamaması açısından uygun değildir. Peygamberimiz’in yaşadığı dönemde embriyolojik terminoloji olmadığından, embriyo için özel bir kelime kullanılmış gibi yapılan tercüme doğru olmayacaktır. Kan pıhtısı diye ayeti tercüme etmek de kelimenin temel anlamına ve ayetin işaretine terstir. Kan pıhtısının yapışkan yapısından dolayı ayetin tercümesine yakıştırıldığına, hatta sözlüklere bu mananın yan bir anlam gibi bile eklendiğine tanık olabilirsiniz. Bunun sebebi ayetin anlamını kavrayamayanların kendi yakıştırmalarını tercümeye sokmalarıdır. Kuran’ın inişinden yüzlerce yıl sonra bile anne rahmind...

SAVUNMASI SAĞLAM ANNE RAHMİ

SAVUNMASI SAĞLAM ANNE RAHMİ |  görsel 1
  Sizi basbayağı bir sudan yaratmadık mı? Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik. Belli bir süreye kadar; İşte (buna) güç yetirdik. Demek ki, Biz ne güzel güç yetirenleriz. (Mürselat Suresi, 20-23) Andolsun, Biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık. Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik. Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne Yücedir. (Müminun Suresi, 12-14) İnsanın yaratılışı ile ilgili yukarıdaki ayetler, embriyoloji alanına ait temel bilgiler içermektedir. Ayetlerdeki rahim bölgesini tarif eden "savunması sağlam bir karar yeri" ifadesi ise, günümüz tıp bilgisi ile daha iyi anlaşılan, önemli bir özelliğe işaret etmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.) Sperm ve yumurta hücrelerinin birleşmesi ile oluşan zigottan, trilyonlarca hücrenin uyum içinde çalıştığı, tam bir insan olana kadarki süreç anne rahminde geçer. Embriyonun 9 aylık bir sürede gelişimini tamamladığı bu yer -rahim- ayette de bildirildiği gibi “savunması sağlam” bir mekandır. Ayetlerdeki "savunması sağlam" olarak çevrilen "mekiynin" ifadesi, "sarsılmaz, sağlam, muhkem, güçlü, yerinden ayrılmayan, sağlamca yerine yerleşmiş" gibi anlamlar içermektedir. "Kararin" kelimesi ise "yerleşme mekanı, kalma, sabitlik, sağlamlık, duraklama yeri" gibi anlamlara gelmektedir. Bu kelimeler rahmin sağlam, korunaklı bir mekan olduğunu çok hikmetli bir şekilde tarif etmektedir. ...

Hanımların özel halleri Hayız

Hanımların özel halleri  Hayız |  görsel 1
Hamd, yalnızca Allah'adır. Birincisi: Hayızdan önceki sarılık veya bulanıklık: Eğer bu sarılık veya bulanıklık, hayız zamanında ise veya hayızdan kısa bir süre önce gelmişse, bu akıntıyla birlikte hayızın elem ve sancısı varsa ve hayız kanı bu akıntıyla birleşmişse yani bu akıntının hemen akabinde hayız kanı gelmişse, bu durum, kadın için onun âdetinden bir bölüm sayılır. Bu süre içerisinde namaz kılmaktan ve oruç tutmaktan uzak durur. Örneğin bir veya iki gün bulanıklıkla birlikte hayızın elem ve sancısının olması, ardından üçüncü günde hayız kanının gelmesidir. Bu sebeple bu üç günlük sürenin hepsi hayız sayılır. Bu meselede doğruya en yakın olan âlimlerin görüşü bu şekildedir. Nitekim değerli âlim Abdulaziz b. Baz -Allah ona rahmet etsin- bu görüştedir. Fakat Abdulaziz b. Baz, bulanıklıkla birlikte hayızın elem ve sancısının olmasını şart koşmamış, aksine sadece bulanıklıktan sonra hayız kanının gelmesini şart koşmuştur. Muhammed b. Salih el-Useymîn'in -Allah ona rahmet etsin- ilk görüşü de bu doğrultudadır. Fakat son görüşüne göre sarılık ve bulanıklığa, kesinlikle hayız kanı olarak itbar edilmemesi gerektiği yönündedir. (131869), (50430), (37840) ve (171945) nolu soruların cevaplarında iki değerli âlim Abdulaziz b. Baz ve Muhammed b. Salih el-Useymîn'den bu meselede birtakım nakiller mevcuttur. Bu meselede Muhammed b. Salih el-Useymîn'in -Allah ona rahmet etsin- "Semerâtu't-Tedvîn"; s: 24'de bulunan şu görüşüne bakabilirsiniz: "Son olarak bana görünen ve gönlümün mutmain olduğu görüş o ki, hayız, sadece kanın gelmesi ile olur. Sarılık ve bulanıklık meselesine gelince, beyaz akıntıdan önce olsa bile bu hayız ...

Anneler Gününüz Kutlu olsun

Anneler Gününüz Kutlu olsun |  görsel 1
  Her yıl Mayıs ayının 2.pazar günü kutlanan“ANNELER GÜNÜ” tüm dünyada Annelerin hatırlandığı bir gündür. Günümüzde Anneler artık telefon ve diğer iletişim araçları ile aranır oldu.Anneler evlatlarını binbir güçlükle büyütüp,onların sadece yüzlerinin gülmesini mutlu olmasını isterken bizler “işlerim çok yoğun Anneciğim,hiç vaktim yok” deyip sadece telefonla hatır sorar hale geldik. Ne zaman başımız sıkışsa,daralsak,biriyle konuşmak istesek,yargısızca bizi dinleyecek birine ihtiyaç duysak, dizlerine yatıp saçlarımızı okşayarak bizi teselli edecek Annelerimize koşarız.Çünkü onun sıcacık öpülmeye değer elleri vücudumuza değdiği anda adeta sihirli bir değnek gibi bizi huzura kavuşturur. Annelerimize olan sınırsız ihtiyacımızı ancak onu kaybettiğimiz anda anlarız.Sanki kanadımız kopmuş,yapayalnız kalmış hissederiz kendimizi. Annlerimiz bizim en iyi arkadaşımız,en iyi dostumuz,bizi karşılıksız seven tek dostumuzdur.Bu nedenle onu kaybetmeden,ondan ebediyyen ayrılmadan ona gerektiği değeri verelim.İşlerimiz  nekadar yoğun olursa olsun haftanın belli bir gününü,belli bir saatini, isterse 10 dakika olsun onlara ayıralım.Onlar bizden bir şey beklemiyor ki! sadece bizi görmek gözlerimize bakmak bizim nasıl olduğumuzu görmek isterler.Onlar için huzur ve mutluluk  yalnızca “Bizlerin mutluluğu,huzuru”dur. Onlarla öyle değerli saatler geçirin ki ilerki hayatınızda yaşadıklarınız size kalıcı birer değerli anılar olsun.Onlarsız geçireceğiniz zamanlar da o geçirilen güzel ve değerli anılar, sizin hayata tutunmanızda,sıkıntılı anlarınızda size destek olsun. Hani deriz ya ölümsüz sevgi diye işte onların bizlere olan sevgisiölümsüz&nb...

Dünyanın En Güzel Kokusu Anne Kokusu

Dünyanın En Güzel Kokusu Anne Kokusu  |  görsel 1
Battaniyede sallanan bebek bir türlü uyumuyordu. Üzerine annenin eşarbı örtülünce aniden sustu. Eşarbı iki eliyle yakalayıp burnuna getirdi. Kokusunu birkaç kez içine çekti. Gözlerini kapattı, başını hafifçe yana döndürdü, sessizce uyumaya başladı. Onun için en güvenli ve huzurlu yer, kokusunu doya doya içine çektiği anne kucağıydı. Battaniye mesafesinde de olsa anne kokusunu duymadan uyumak güç oluyordu. Anadolu’nun pek çok yöresinde annenin bir eşyası bebeğin beşiğine asılır yahut uzun süre boynuna taktığı bir kolye bebeğin yanı başına iliştirilirdi. Anne kokusunu yanında duyan bebek anne tarlada olsa da yanındaymış gibi beşiğinde mışıl mışıl uyumaya devam ederdi. Anne kokusuyla özdeşleşen kolyeler bölgelere göre değişirdi. Ege taraflarında karanfil, toy otu ve çeşitli baharat kokularından kolyeler yapılır, çocuk büyüdükten sonra da muhafaza edilir, askere giderken boynuna takılırdı. Anne kokusuyla memleket hasreti, gurbetin yalnızlığı, güvensizliği azalırdı. Uzaklardaki evlat kolyeyle hayata daha sıkı tutunurken annesi eşyalarını askıdan alıp koklar, öper, ağlar ve tekrar yerine asardı. Anne ve çocuk arasında bilinmeyen güçlü bağ, ana rahmine düştüğü anda başlar, bebeklikten itibaren güçlenerek devam eder, biri çok uzaklarda olsa, belki hiç dönmese de aynı sıcaklığıyla yaşanır. Hayatın her safhasında anne kokusu evlat için başkadır. Çocuğun kokusu da anneye özeldir ve her iki koku da cennete özgüdür. “Sen anne kokusu nedir bilir misin?” diye soran şair anne hayatta olmasa da kokusunun yaşadığına vurgu yapar. “Sesini duyduğunda yaşadığın sevinci; odasına girdiğinde kokusunu duydun mu? Peki ya boş dolabını gördüğünde ağla...

Annenin Kızına nasihatı

   Annenin Kızına nasihatı Yavrum, şimdi sana kırk yıllık evliliğimin tecrübelerine dayanarak bazı nasihatlerde bulunacağım.Bu nasihatlerime uyarsan dünyada mutlu bir evlilik gecirdiğin gibi,ahirette de ebedi saadete ulaşırsın.      1 - Kanaatkâr ol ! Yâni, kocan tarafından getirilen yiyecek ve giyecek herşeyi memnuniyetle kabul et ! Çünkü,          kanaat, kalbi huzûra kavuşturur. 2 - Söylenenleri dâima iyi dinle ve kocanıin meşrû (islama uygun) emirlerine itaat et ! 3 - Evin ve her şeyin her zaman, temiz, muntazam ve düzenli olsun ! 4 - Eşinin yemek saati ile uyku saatine dikkat etmelisin ! Açlık insanıi huysuz eder, uykusuzluk ise, öfkelendirir. 5 - Evinin mallarını ve eşyasını iyi koru ! Yaptığın işleri, iyilikleri başa kakma ! iyiliğe karşı iyilik çabuk unutulur       fakat kötülüğe karşı yapılan iyilik unutulmaz. 6 - Eşinin yakınlarına güzel muâmelede bulun ! Kocanın hatâlarını, yalnız iken, yumuşak bir şekilde söyle ! 7 - Kocanın sırlarını hiç kimseye söyleme ! Karı-koca arasındaki sırlar kabre berâberlerinde gömülmelidir. 8 - Eşinin üzüntüsünü ve neşesini paylaş ! Ona her yönüyle iyi bir hayat arkadaşı ol ! Yalan, yuvayı içten içe               yıkan bir kurttur. 9 - Aranızdaki problemleri kendiniz hâlledin ! Sakın bunları, bize ve başkasına taşıma ! Kimseden medet umma ! 10-Kocandan, almakta zorlanacağı, gücünün yetmeyeceği şeyleri isteme ! 11-Kadının güzel huylusu, eşine Cennet nîmetidir. Sen kocana Cennet nîmeti ol ! Azap çektirme !           ...


islami forum



Bilx.net
Get  our toolbar!

Kabeden Canlı Yayın